| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 188 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Serdar Demirel »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03.08.10, 18:22   #1
Isti'sam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 Isti'sam is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart Ama ben güçlü olmak istemiyorum ki !

Ama ben güçlü olmak istemiyorum ki !
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
“Güç”ün haklı olanı belirlediği ve “güç”ün hak kabul edildiği bir çağda sihirli değnek görevi gören bir kavramdır, güç. Dolayısıyla “güç”ün kutsandığı bir çağda güçlü olmayı ve güçlü gözükmeyi kim istemez?

Zayıfların hoş karşılanmadığı bir çağdayız. Zayıflara ancak acınılır. Kimse de acınma dürtüsünün nesnesi olmak istemez. Acınana saygı da duyulmaz. Saygı duymama hususunda toplum çok acımasızdır. Bu yüzden olsa gerek, insanlar zayıf yönlerini gizlemede, güçlü yönlerini de abartarak göstermede yarışırlar.


Karizma gerçek ve sahtesiyle “güç”e işaret ettiği için olsa gerek, insanların en fazla itibar ettiği büyüdür. İktidara giden yol karizmadan geçer. İnsanın toplumda işgal ettiği yer de, bu zeminde karizması kadar olacaktır.
Hüzün içinde kıvranan ve yaşadığı acıların altında ezilen birisine, bunu çevresine hissettirdiği için, “Güçlü ol!” dediğimizde, biraz da yukarıdaki gerçeği hatırlatırız ona. Kanadı kırık da olsa, yaralarını bize göstermeye muhtaç da olsa; “Güçlü ol!” deriz.


Aslında bu nasihatla, acılarını bize gösterme, kendine sakla, yoksa zayıf olduğun anlaşılır, demiş oluruz. Onu güçlü insan numarası yapmaya davet ederiz. Güçlü olmasa da güçlü gözükmeye zorlarız...
Buradaki “güçlü olmak” hâli, “metîn olmak” hâlinden farklıdır. Metîn olmak; kolaylıkla sarsılmamak, korkuya kapılmamakla alakalıdır. Arkasında kuvvetli bir tevekkül mevcuttur.


Güçlü olmak ise, modern insanda müstağni olmak anlamındadır daha çok. Doktrinleşmiştir; güçlü erkek, güçlü kadın, güçlü toplum, güçlü devlet...

Yani hiç kimseye muhtaç olmamak iddiası. Çağın hâli pür melâli yani...
Bir defasında bir öğrencim gelmişti. Üzüntüsünden perişan olmuştu. Konuşurken kendisini tutamamış, ağlamıştı. Ben de çağın güç kavramına atfettiği tılsımlı kuvveti arkama alarak, ona, “Güçlü ol!” demiştim. Toparlanacağını umut ederek. “Güçlü ol” sihirli çubuğunun değdiği dağınıklığı toparlayacağına kâni olarak.

Hiç beklemediğim bir cevap sökün etmiş; “Ama hocam, ben güçlü olmak istemiyorum ki!” demişti. Böylesi bir tepkiye hazır değildim doğrusu. Bir baktım ki, asıl açığa düşen benim. “Ben güçlü olmak istemiyorum” diyen birisinin karşısında gücü tükenen ben olmuşum.

“Güç”e tenezzül etmeyene, güç mitine sığınmak istemeyene ne tür bir reçete sunabilirsiniz ki! Birkaç gün güçlü olmak istemeyen muhatabımın güçten ve güçlü görünmenin sahte zırhından nasıl feragat edebildiğini sorup durmuştum kendime.
Belki de güç doğallıktadır. Belki de güç, insanın güçsüzlüğünü kabullenmesindedir. Belki de güç, insanın inandıklarıyla güçsüzlüğünü paylaşarak destek aramasındadır. Paylaşarak güçsüzlüğünü azaltmasındadır.

Daha doğrusu güç, Mutlak Güç karşısında güçsüzlüğünü, acizliğini, muhtaç olduğunu ilan etmektir...


Modern insanın müstağni takıldığını bilirim. Yani minnetsiz, kimseye ihtiyacı olmayan. Ben müstağni olmaktan Allah’a sığınırım. Kendi kendine mutlaka yetmeyi hayat düsturu kılan birisinin sorunlu birisi olduğuna da inanırım.
Çünkü müstağni olmak iddiası, insanın, kendi kendine yetmese de, yettiğini vehmetmesidir. Hâlbuki insan muhtaç yaratılmıştır. İnsanın muhtaç olması düşkün olduğu anlamına da gelmez.
Modern kişisel gelişimin ‘muktedir gözük, karizmanı şişir’ öğretisi, modern insanı daha da yalnızlaştırmaktan ve dolayısıyla daha fazla muhtaç kılmaktan başka bir işe yaramıyor.


“Ama hocam, ben güçlü olmak istemiyorum ki!” diyen muhatabım bütün bunları bilmiyordu. Meselenin fikrî boyutuyla da ilgili değildi. Ama hissettiğini sanıyorum.
Bu duruşa bakınca; “Demek ki modern söylemlerin tılsımlı gücünü kırmak bu kadar basitmiş” diyorum. Yeter ki modern dayatmalara tenezzül edilmesin, boş güç gösterilerinden medet umulmasın.

Güç arayışı, mustağni olmak arayışına dönüştüğünde kibirle buluşmakta gecikmemektedir. Bunun da kalbin âfetlerinden olduğuna kuşku yok.

Serdar Demirel
__________________




Yürümek isteyen bütün ağarlıklarını bırakmalı;
Yaşamak isteyen ölmeli...


SuÜstüneYazıYazmak
View Isti'sam'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Isti'sam kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz:
Peykan- (03.08.10), sina (03.08.10), Vukuf-i Kalbi (03.08.10)
Alt 03.08.10, 20:06   #2
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Güç;ya Aziz,heybet;ya Celil'in arkasında saklı...
Güç ve güzelliğin suretleri maalesef en değer verdiğimiz şeyler.

Fikir haysiyetinden uzak olanlar,kalıplara takılı kalmak mecburiyetindedir...


Yazı için teşekkürler kardeşim.
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler:
Isti'sam (04.08.10)
Alt 04.08.10, 00:19   #3
Isti'sam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 Isti'sam is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Vukuf-i Kalbi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster

Fikir haysiyetinden uzak olanlar,kalıplara takılı kalmak mecburiyetindedir...
Doğru... Nedense bu görüntüye takılıp kalma durumu müslüman toplumlarda daha belirgin gibi.

Alıntı:
Vukuf-i Kalbi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Yazı için teşekkürler kardeşim.
Rica ederiz..
__________________




Yürümek isteyen bütün ağarlıklarını bırakmalı;
Yaşamak isteyen ölmeli...


SuÜstüneYazıYazmak
View Isti'sam'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 04.08.10, 07:53   #4
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Isti'sam´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Doğru... Nedense bu görüntüye takılıp kalma durumu müslüman toplumlarda daha belirgin gibi.


Rica ederiz..


Aslında diğerlerinden farkı yok ama savunması gereken manevi değerlerin onda tersi nisbetinde gözükmesi dikkatleri üzerine çekiyor.
Hem namaz kılan,hem paraya tapan adamın daha fazla eleştirilmesi gibi...
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 04.08.10, 11:52   #5
mesnevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 3543
Üyelik tarihi : 01-04-2009
Konuları : 24
Mesajlar : 212
Tecrübe Puanı: 0 mesnevi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 17.10.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Isti'sam´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster



Güç arayışı, mustağni olmak arayışına dönüştüğünde kibirle buluşmakta gecikmemektedirBunun da kalbin âfetlerinden olduğuna kuşku yok



Serdar Demirel 'in unuttuğu bir şey var. mustağni olmak arayışı her ne kadar insanı kibre götüren kalbi bir hastalıksa da; peşinden koşan kuru kalabalıkları da güç olarak görmek gözünü iktidar hırsı bürümüşlerin zihinsel yanılsamalarıdır.


yükselen istatistikler; yolunun hak olduğu senin doğru olduğunu göstermez.

bülen ecevit o kadar hızlı yükseldi oldu ki ; milletvekili kadrosunu doldurmak için önüne gelen herkez kontenjana yazılmaya mecbur kalındı.. yakın korumalar, şöförler milletvekili oldu. yüksek dereceli devlet memuriyetlerine kimler geldi, kimler brokrat oldu siz tahmin edin: ve bunun sonucu ülkeyi nerelere götürdü malum.

mesele burda yapılması gereken; ideologyanı ifsad olmuş toplumun kokuşmuş değerleri üzerine kurulup, kadrolarını tek özelliği ''fırsatçılık'' olanlarla şişirmek ve süratle yükselmekmi? yoksa her geçen gün biaz daha kaybolan ahlaki değerlerimizi yeniden ihya etmek için tabanın ve gençlerin makul bir hızda eğitilip, daha sonra biz bile ifsad olsak kendi ayakları üzerinde duracak kadar bilinçlenmesimi?
View mesnevi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için mesnevi kullanıcısına teşekkür edenler:
Nil Fırat (05.08.10)
Alt 05.08.10, 00:19   #6
Isti'sam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 Isti'sam is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Vukuf-i Kalbi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster


Aslında diğerlerinden farkı yok ama savunması gereken manevi değerlerin onda tersi nisbetinde gözükmesi dikkatleri üzerine çekiyor.
Hem namaz kılan,hem paraya tapan adamın daha fazla eleştirilmesi gibi...
Evet bize öyle gelmiş olabilir.
__________________




Yürümek isteyen bütün ağarlıklarını bırakmalı;
Yaşamak isteyen ölmeli...


SuÜstüneYazıYazmak
View Isti'sam'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
ama, ben, güçlü, istemiyorum, olmak

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Terör üzerine demeç duymak istemiyorum Adige Abzakh Mahmut Toptaş 0 21.06.10 17:18
Güçlü Olmak ve Cihad - Prof.Dr.M. Es'ad COŞAN (Rh.A.) Vukuf-i Kalbi CİHAD 2 16.11.09 18:03
Kitlelerin tercihi güçlü muktedirlik Alemdâr-ı İslâm MİLLİ GAZETE 0 17.10.09 11:18
Anne: Oğlum doktor olmanı istemiyorum! Muhammed YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI 0 27.09.09 11:40
Müşriklere karşı güçlü görünmek ... Vukuf-i Kalbi HADİS 0 01.08.08 17:50

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:15 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.