|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 194 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| SİYER-İ NEBİ Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(sav)'in Zamanında Yaşanan Olaylar... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu :
![]() Üye No : 1888
Üyelik tarihi : 01-01-2009
Konuları : 342
Mesajlar : 4,129
Teşekkürleri: 7,987
1,970 mesajına 3,023 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : 04.03.12
Durumu : Status: Offline
|
Sa'd bin Ebi Vakkas
![]() Künyesi Ebi Vakkas olan Sa'd, Allah'a ve Resulüne iman eden beşinci Müslüman olmuştur. Cennette müjdelenen on sahabeden biridir. Medine döneminde müşriklere karşı ilk oku atan sahabi ve Allah yolunda ilk kan döken sahabi olma şereflerine nail olmuştur. Resulullah (s.a.v)'ın bütün gazalarına katılmış, özellikle Bedir'de büyük yararlılıklar göstermiştir. Allah Resulü, başka hiçbir sahabisini övmediği şekilde Sa'd bin Ebi Vakkas'ı övmüştür; Uhud harbinde Sa'd, ok attıkça Allah Resulü: "Ânam babam sana feda olsun, at ey Sa'd!" buyurmuştur. Sa'd bin Ebi Vakkas (ra) İslâm'a girişine sebep olan vakayı şöyle anlatmıştır: "Müslüman olmadan önce rüyamda kendimi hiç bir şeyi göremediğim kapkaranlık bir yerde gördüm. Bu arada ay doğdu ve ben onun aydınlığına tabi oldum. Benden önce bu aya kimlerin uymuş olduğuna bakıyordum. Onlar, Zeyd bin Harise, Ali bin Ebu Talib ve Ebu Bekir'di. Onlara ne kadar zamandan beri burada olduklarını sorduğumda, onlar: "Bir saat kadardır" dediler. Araştırdığımda öğrendim ki, Resûlullah (s.a.v) gizlice İslâm'a davette bulunmaktadır. Ona Ecyad tepesi taraflarında rastladım. İkindi namazını kılıyordu. Orada İslam'ı kabul ettim." [İbnül-Esir, Üsdül-Gâbe] Sa'd'ın Müslüman olduğunu öğrenen annesi, buna çok üzülmüş ve oğlunu atalarının dinine döndürebilmek için çareler aramaya başlamıştı. Sa'd'a, eğer girdiği dinden dönmezse, yemeyip içmeyeceğine dair yemin etmişti. Sa'd, annesine, bunu yapmamasını, çünkü dininden dönmeyeceğini söyledi. Yeminini uygulamaya koyan annesi, bir zaman sonra açlık ve susuzluktan bayılmıştı. Ayıldığında Sa'd ona: "Senin bin tane canın olsa ve bunları bir bir versen, ben yine de dinimden dönmeyeceğim" demişti. Onun kararlılığını gören annesi yemininden vazgeçmişti (Üsdül-Gabe). Sa'd (ra) annesine çok düşkündü ve ona bir zarar gelmesini asla kabul edemezdi. Ancak imanla alakalı bir konuda Rabbine isyan edip başkalarının heva ve heveslerine de tabi olamazdı. Sa'd (ra) ve benzerlerinin karşılaşacağı bu gibi durumları çözümlemek ve iman edenleri rahatlatmak için Allah Teâlâ şu ayet-i kerimeyi göndermişti: "Bununla beraber eğer, hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşmak için seninle uğraşırlarsa, o zaman onlara itaat etme. Dünya işlerinde onlara iyi davran..." (Lokman, 31 / 15). Allah için akıtılan ilk kan! Sa'd (ra), Medine'ye hicrete kadar Mekke'de kalmıştır. Dolayısıyla müşrikler tarafından uğradıkları bütün saldırı ve işkencelere diğer Müslümanlarla birlikte Mekke dönemi boyunca muhatap olduğu muhakkaktır. Mekke'de Müslümanlar, Mekke zorbalarının saldırılarından emin olmak için ibadetlerini gizli ve tenha yerlerde ifa ediyorlardı. Bir gün Sa'd (ra) arkadaşlarıyla birlikte ibadet ederlerken müşriklerden bir grup onlara sataşarak İslam'la alay etmişler ve onlara saldırmışlardı. Sa'd eline geçirdiği bir deve sırt kemiğini alıp müşriklere karşılık vermiş ve onlardan birini yaralayarak kanlar içerisinde bırakmıştı. İşte İslâm'da Allah için ilk akıtılan kan bu olmuştur. (Üsdü'l-Gâbe, II, 367). Sa'd (ra) kardeşi Ümeyr (ra) ile Medine'ye hicret ettiği zaman, kan davası yüzünden Mekke'den kaçıp buraya yerleşmiş olan diğer kardeşleri Utbe'nin evinde kalmaya başlamışlardı. Muahat olayında Resûlullah (s.a.v), Sa'd'ı, Mus'ab bin Umeyr ile kardeş ilân etmişti. Başka bir rivayete göre de kardeş ilân edildiği kimse Sa'd bin Muaz'dır. (İbn Sa'd) İlk oku, Sa'd atıyor! Medine'ye hicretle birlikte İslâm devlet olmuş ve kendini tehdit eden güçlere karşı askerî faaliyetler başlamıştı. Bu çerçevede Mekke kervanlarına yönelik askerî birlikler (seriyye) sevk ediliyordu. İlk seriyye, Hicretin yedinci ayında Mekke kervanının yolunu kesmek için otuz kişiden oluşan Hz. Hamza komutasındaki seriyyedir. Sa'd (ra)'da bu ilk askerî birliğe katılanlardandır. Bir ay sonra Ubeyde bin Haris komutasında gönderilen seriyye Kureyş kervanıyla karşılaştığında ilk oku Sa'd bin Ebi Vakkas (ra) atarak çatışmayı başlatmıştı. Mekke'de Allah yolunda ilk kan akıtan kimse olma şerefi Sa'd (ra)'ya ait olduğu gibi, yine Allah yolunda ilk ok atma şerefi de böylece ona nasip olmuştur. Sa'd (ra) şöyle demektedir: "Araplardan Allah yolunda ilk ok atan kimse benim" Bedir savaşında müşrik süvari birliğinin komutanı olan Sa'd bin el-As'ı öldürüp kılıcını Resûlullah (s.a.v)'a getirmişti. O, Zülkife adındaki bu kılıcı ganimetlerin dağıtılışında Sa'd'a vermişti. "At, Sa'd, anam babam sana feda olsun" Uhud savaşında, müşriklerin üstünlüğü ele geçirdiği ve Müslümanların paniğe kapılarak dağıldığı esnada Resûlullah (s.a.v)'ın yanından ayrılmayıp gövdelerini siper ederek onu korumaya çalışan bir kaç kişiden birisi Sa'd bin Ebi Vakkas (ra) idi. O, cesaretinden hiç bir şey kaybetmeden ok atmaya devam ediyordu. Sa'd (ra) ok atmakta mahirdi ve hedefini şaşırmıyordu. Resûlullah (s.a.v) ona ok veriyor ve şöyle diyordu: "At Sa'd Anam babam sana feda olsun" (Müslim) Resûlullah (s.a.v), övgü, rıza ve hoşnutluğu ifade eden bu kelimeleri, ana ve babasını bir arada zikrederek başka hiç kimse için kullanmamıştır. Sa'd (ra)'ın Uhud günü gördüğü hizmet ve gösterdiği kahramanlık gerçekten çok büyüktü. Onun bu günde tek başına bin ok attığı rivayet edilmektedir. O, Hendek, Hudeybiye, Hayber, Mekke'nin fethi ve diğer gazvelerin tamamına katılmıştır İslam ordusunun en parlak zaferi Resûlullah (s.a.v)'ın vefatından sonra Hz. Ebu Bekir (ra)'ya bey'at eden Sa'd (ra), Hz. Ömer döneminde aktif olarak devlet idaresinde görevler almıştır. Bu dönemde onun en önemli görevlerinden birisi, asrın en büyük devletlerinden birisi olan İran İmparatorluğunu çökerten Kadisiye ordusunun kumandanlığıdır. Kadisiye, İslâm ordularının kazandığı en parlak ve kesin zaferlerden biri olarak tarihe geçmiştir. Şura heyetinde Hz. Ömer (ra), kendisinden sonra halife seçimini gerçekleştirmek için altı kişilik bir şûra oluşturmuştu. Sa'd (ra) da bunlar arasındaydı. Hz. Ömer (ra)'nın vefatından sonra halife tayini için müzakereler başladığı zaman Sa'd, Abdurrahman bin Avf lehine adaylıktan çekildiğini açıklamıştır. Hz. Osman (ra), halife seçildiği zaman; Ömer (ra)'nın vasiyetine uyarak Sa'd'ı Küfe valiliğine tayin etti. Ancak, bu seferki Küfe valiliği de fazla sürmemiştir. O, hazineden borç olarak almış olduğu bir miktar parayı geri ödemekte zorluk çekince, hazine emini Abdullah İbn Mes'ud tarafından Halifeye şikâyet edilmiş; bu şikâyet üzerine Osman (ra), onu Küfe valiliğinden azletmişti. Bunun üzerine Sa'd (ra) Medine yakınlarındaki Akik vadisinde bulunan çiftliğindeki evine yerleşmiş ve ziraatla uğraşmaya başlamıştır. Fitneden uzak duruyor Sa'd bin Ebi Vakkas (ra), Hz. Osman (ra)'nın şehid edilişiyle başlayan fitne ve ihtilaflardan tamamen uzak kalmaya gayret etmiştir. O, Müslümanlar arasında kan dökülmesinden çok rahatsız oluyor ve taraflardan kendisine gelen teklifleri geri çeviriyordu. O, ümmetin üzerinde anlaştığı bir halife ortaya çıkıncaya kadar kendisine hiç bir şeyden bahsedilmemesini istemişti. Sa'd (ra), gruplar arasında verilen mücadelelerde kimin haklı kimin haksız olduğunun açıklığa kavuşturulmasının mümkün olmadığını bildiği ve haksız yere bir Müslüman'ın kanını akıtmaktan çekindiği için böyle davranıyordu. O, kendisine gelenlere şöyle diyordu: "Bana, iki gözü, dili ve iki dudağı olan ve şu kâfirdir, şu mü'mindir diyen bir kılıç getirilinceye kadar asla kimseyle savaşmam" "Yüz bin kılıçtan kuvvetli tek bir kılıç vardır" Sa'd bin Ebi Vakkas (ra), güçlü bir kişiliğe ve siyasî desteğe sahip olduğu halde, riyaset çekişmelerinin içine girmekten ömrünün son günlerine kadar kaçınmıştır. Oğlu Ömer ve kardeşinin oğlu Haşim gidip ona: "Yüz bin kılıç sahibi var ki, hepsi seni hilafet için en liyakatli adam tanıyor." dediklerinde onun buna verdiği cevap şu olmuştu: "Bu sizin yüz bin kılıcınızdan daha kuvvetli tek bir kılıç, mü'mine çekilince onu kesmeyen, kâfire karşı sıyrılınca onu kesen kılıçtır." Onun bu anlamlı sözleri, Müslümanların birbirlerine zarar vermelerine karşı ne kadar hassas olduğunu ifade etmektedir. Vefatı ve defni Sa'd (ra), Hicrî 55 yılında ikamet etmekte olduğu Medine'nin dışındaki Akik vadisinde vefat etmiştir. Onun vefat tarihi hakkında, 54 ila 58 tarihleri arasında değişen farklı rivayetler bulunmaktadır. Sa'd bin Ebi Vakkas (ra)'nın cenazesi Medine'ye on üç kilometre kadar uzaklıkta olan Akik vadisindeki evinden alınarak Medine'ye getirilmiş ve Mescid-i Nebi de kılınan namazdan sonra, Bâkî mezarlığına defnedilmiştir. (İbn Sa'd) Cenaze namazını Emeviler'in Medine valisi Mervan bin Hakem kıldırmıştır. Resûlullah (s.a.v)'ın zevceleri de namaza iştirak etmişlerdi. Sa'd (ra), vefat edeceğini anladığı zaman yünden mamül cübbesini getirtmiş ve ölünce onunla kefenlenmesini vasiyet etmişti. Bunun sebebi olarak, Bedir gününde müşriklerle karşılaştığı zaman onu giymekte olduğunu ve bundan dolayı bu cübbesini çok sevdiğini söylemiştir. Milli Gazete
__________________
Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. �Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur� diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden iyi olmayacağını? ~ Tebrizli Şems ~ *** Sustum...
Avazım çıktığı Kadar |
|
|
| Bu mesaj için Medine Sevdalisi kullanıcısına teşekkür edenler: | Muhammed (10.05.09) |
![]() |
| Etiket |
| allah, atilan, bin, ebÎ, ilk, okun, sağ, sahibi, vakkas, yolunda |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|