|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 194 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| SİYER-İ NEBİ Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(sav)'in Zamanında Yaşanan Olaylar... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1942
Üyelik tarihi : 04-01-2009
Konuları : 143
Mesajlar : 1,284
Teşekkürleri: 357
636 mesajına 1,242 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Sual: Dini yazılarda saygı kelimelerini her seferinde yazmalı mı? (CC, S.A.V, R.A) gibi kısaltma yapmak uygun mu? CEVAP Din kitaplarında diyor ki: Allahü teâlânın ismini okuyunca, yazınca, söyleyince, işitince, sübhânallah, tebârekallah, celle-celalüh veya teâlâ gibi saygı sözlerinden birini söylemek, yazmak, ilkinde vacip, tekrarında ise müstehaptır. Resulullah sallallahü aleyhi ve sellemin ismini işitenin ömründe bir defa salevat getirmesi farz, okuyunca, yazınca, söyleyince, işitince ilkinde söylemek vacip, tekrarında müstehaptır. (c.c.), (s.a.v) (r.a) gibi kısaltma yapmak uygun değildir. Mirât-i kâinât kitabında diyor ki: Cahiller ve tembeller, saygı sözlerini kısaltarak birkaç harf yazıyorlar. Bu doğru değildir. Çok sakınmalıdır! Hafife almak tehlikelidir Sual: Kısaltmalar her tarafta kullanılıyor. Bir metini okurken (C.C.) geçtiğinde onu harf bazında söylemiyoruz, yüksek sesle Celle Celalühü diyoruz. Bu konuları konuşmakla vaktimizi boşa geçirmiş bulunuruz. Bu konular İslam’a göre sivrisinek vızıltılarıdır. CEVAP Allahü teâlânın ismini doğru yazalım, C.C. yazmayalım demeyi sivrisinek vızıltısı olarak görmek çok tehlikelidir, insanın imanını tehlikeye atabilir. Dinde bir şeyi hafife, basite almak tehlikelidir. Din kitapları C.C. yazılmamalı diyor. Ama günümüzdeki kimseler yazıyor. Her tarafta kullanılması ölçü değildir. Ölçü din âlimlerinin bildirdikleridir. Sinek vızıltısı olsaydı, din âlimleri bunu kitaplarına yazmazdı. Bir söz ile insan küfre düşer, bir söz ile imana gelir. Bir söz ile hanım boş olur, bir söz ile elin kızı elin erkeğine hanım olur. Küçük harfle yazmak Sual: Lafzatullahı yani Allah kelimesini allah diye baş harfini küçük yazmak küfür mü, yoksa haram mı? Çünkü Allah’tan başka büyük yok. CEVAP Ne küfür, ne haram, ne de mekruhtur. İslam harflerinde zaten büyük harf yok. Dolayısıyla, Kur'an-ı kerimde Allah ismi küçük harfle yazılır. Türkçe’de özel isimlerin büyük harfle yazılması âdet olduğu için, büyük harfle yazıp, yadırganmaya sebep olmamalıdır. Yalnız Allah demek Sual: Konuşurken, vaaz ederken, (Allah diyor ki) demek uygun mu? CEVAP Uygun değildir, saygısızlık olur. Allah teâlâ demek de uygun değildir. Allahü teâlâ demelidir. Allahü teâlânın ismini söyleyince, işitince, yazınca, celle-celalüh, teâlâ gibi saygı sözlerinden birini söylemek, yazmak birincisinde vacib, tekrarında ise müstehabdır. Resulullah efendimizin ismini işitince salevat söylemek de böyledir. (Redd-ül muhtar ) devamı..
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için k@rdelen kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 622
Üyelik tarihi : 27-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Bileyim:)
Konuları : 1172
Mesajlar : 7,948
Teşekkürleri: 1,802
2,630 mesajına 4,405 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11
![]() Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Mustafa İslamoğlu ve Ali Şeriatî gibi bazı kimseler Efendimizden (sallahu aleyhi vesellem) bahsederken sanki askerlik arkadaşlarıymış gibi konuşuyorlar... Bakınız: "Üç Muhammed" Bakınız: "Muhammed kimdir?"
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için el-Kevserî kullanıcısına teşekkür edenler: | muallim (12.12.09) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1942
Üyelik tarihi : 04-01-2009
Konuları : 143
Mesajlar : 1,284
Teşekkürleri: 357
636 mesajına 1,242 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Zikir olsun salavat olsun, Arabi nazımla güzelce telaffuz edilmesi ibadettir. Mesela hadis-i şerifte Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: " Kim bir yazıda Benim üzerimde salavat getirirse, ismim o kitapta devam ettiği müddetçe melekler yazana istiğfar etmekten ayrılmazlar. " Bazı kişiler, yazılarında (S.A.V.) yazıyorlar. Bu doğru değildir. En azından sahibini bu sevaptan mahrum kılar.. Nitekim Hafız İbnu Salah rahimehullah diyor ki: " Bazı gafil insanlar, yazı yazmak esnasında Peygamberin ismini yazarlarken cimrilik veya tembelliğe kapılarak avam talebeleri gibi sallallahu aleyhi ve sellem yerine " salalem " yazmaktadırlar. Bu doğru değildir." Türkçemizde de telifçiler, yazarlar, bu belanın dolusuna yakalanarak (S.A.V.) yazmaktadırlar. Ne tuhaf!.. İmam Şa'rani rahimehullah diyor ki: " Böyle yazanlar, ya cimriliğe kapılmış, mürekkep ve kağıdı kadar Peygamberi sevmemiş, ya tembelliğe yakalanmış, parmaklarının yorulmasından vazgeçmiş, dolayısıyla O Habib-i A'zam'ı sevmemiş; yahut da " Kim bir yazıda Benim üzerimde salavat getirirse, İsmim o kitapta devam ettiği müddetçe melekler yazana istiğfar etmekten ayrılmazlar." mealindeki hadis-i şeriften gafil kalmıştır... 1 S.a ifadesi selamun aleykümün yerini tutmayacağı ve daha ince düşünülürse İslamı tahrip olduğu gibi, s.a.v. , r.a , c.c gibi kısaltmalarla esasında dini ıstılahlarda ciddi bir tahrip söz konusudur. Sözüyle kişi Allah ve Peygamberini över! ama ne acı ki; Allah ve Peygamberin adını kullanıp, esasında sözünü övmüş olur. Bazen ağzımızdan, kalemimizden öyle bir kelime çıkar ki, bizi Arşa çıkarır biz farkında olmadan; bazen de öyle bir kelime kullanırız ki, en diplere atar da bizi, yine farkında olmayız. S.a.v yazıp, savuşturanlar! Peygamberin İsmine hürmet emredilmişken, üşengeçlikten veya her ne sebepten olursa olsun bu hürmeti göstermeyip; Ona ta'zim etmeyip, ardından Peygamberi sevmek iddiası gibi bir tezatı kabullenmemiz, İmam Şarani rahimehullahın beyanına göre söz konusu olmaz! Bu en mühim konulardandır. Direkt kalbin, duygunun cümleye yansırken aldığı kalıbın Rahmani mi şeytani mi hislere aracılık edeceğine ait bir mihenktir. Evet sevginin belirtileri vardır: Sevmek ittiba ile tefsir edilmiştir dinimizde. Rasulu Muhterem aleyhisselamı seven muhakkak, Onun sözüne ittiba edecek ve uyacaktır. Seven sevdiğine isyan etmemeli. Etse dahi kendini haklı çıkarmaya calışmamalı, boynunu bükmeli, özür beyan edebilmelidir.. Dinimizde, üstünlük takvaya verilmiştir. Takva ise tamamen saygıdan ibarettir. Saygının ise her nüansı bellidir. Kalple ilgilidir; lakin apaçık emirlere uymak, yasaklardan kaçınmakla tefsir edilir. Neyi savıp savusturduğumuza inşaAllah yeterli izahat olmuştur. Muhabbetle 1. İktibas: DUA s.110 İsmail ÇETİN Dilara Yayınları devamı..
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için k@rdelen kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1942
Üyelik tarihi : 04-01-2009
Konuları : 143
Mesajlar : 1,284
Teşekkürleri: 357
636 mesajına 1,242 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Soru: Peygamberimizin ismi geçtiğinde kısaltma olarak (ASM) veya (SAV) doğru olmadığı yazılıyor. Bu konuda görüşünüzü alabilir miyiz? Cevap: -Hafız İbn-u Salah “bazı gafil insanlar yazı yazmak esnasında Peygamberin ismini yazarken cimrilik veya tembelliğe kapılarak, avam talebeleri gibi “SallALLAHu aleyhi ve selem” yerine “salalem”(Türkçede de SAV veya ASM) yazmaktadırlar. Bu doğru değildir” demektedir. Türkçemizde de telifçi yazarlar bu gaflet tolusuna yakalanarak kitaplarında (SAV) yazmaktadırlar. Ne tuhaf. İmam Şarani de diyor ki; “Böyle yazanlar ya cimriliğe kapılmış, mürekkep ve kâğıdını Peygamberinden daha fazla sevmiştir. Ya da tembelliğe yakalanmış, parmaklarının yorulmasından vazgeçmiş, dolayısıyla o Habib-i Azamı sevmemiştir. Ben (Şarani) her gün bin kere “CezALLAHu anna Muhammedin ma hüve ehluhu” salâvatını okurum” demektedir. (İsmail Çetin Üstaz İle Yapılan Bir Röportaj’dan Nakledilmiştir) DEVAMI..
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için k@rdelen kullanıcısına teşekkür edenler: | muallim (12.12.09) |
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 3461
Üyelik tarihi : 29-03-2009
Konuları : 654
Mesajlar : 4,482
Teşekkürleri: 10,380
2,954 mesajına 5,392 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Güzel bir konu seçmişsin.Bizleri aydınlattığın için Allah celle celaluhu razı olsun.Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin şefaatı hepimizin ve ümmeti Muhammed'in (sallallahu aleyhi ve sellem) üzerine olsun.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] " Kişi Sevdiği ile Beraberdir " (Hadisi Şerif) "İlim mü'minin en yakın dostudur.
Akıl onun yol göstericisi;iyi,yararlı amel,işlerini düzene sokucusudur. Yumuşak huyluluk onun veziri,sabır onun hükümdarı,şefkat ve merhamet onun babası,hazımlı olmak onun kardeşidir." Konu muallim tarafından (12.12.09 Saat 11:53 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
| Bu mesaj için muallim kullanıcısına teşekkür edenler: | k@rdelen (12.12.09) |
|
|
#6 | ||
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1942
Üyelik tarihi : 04-01-2009
Konuları : 143
Mesajlar : 1,284
Teşekkürleri: 357
636 mesajına 1,242 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
mesleğim annelik diyebilirim.. malum harama girmeden meslek yürütmek imkansız bu devirde.. Alıntı:
PEYGAMBERİMİZE (SAV) TA'ZİM VE HÜRMET Soru: "Bir televizyon kanalında; (...) isimli şahıs "Müslümanların, peygambere ta'zim ve hürmet ederken, farkına varmadan şirke düştüklerini" iddia etti. Program süresince; sınıf arkadaşından bahseder gibi, 'Muhammed' hitabını kullandı.(...) Programı birlikte izlediğimiz arkadaşlar arasında, bir görüş ayrılığı ortaya çıktı. Bazı arkadaşlar 'Peygamberimiz efendimizi ismi veya künyesi ile anmak caiz degildir' dediler. (...) Bazıları ise bunun örfi bir hüküm olduğunu iddia ettiler. Delil olarak Resul-i Ekrem 'in huzuruna gelen bazı bedevilerin, ismi ve künyesi ile hitap ettiği halde, peygamberimizin bunu yasaklamadığını söylediler. (...) Peygamberimiz efendimizi ismi ve künyesi ile anmak caiz midir, değil midir?" CEVAP: Resul-i Ekrem 'in huzuruna gelen bazı bedevilerin; O'na ismi ve künyesi ile hitap ettiklerine dair, birçok delil vardır. Bedevi örfüne göre cereyan eden bu hitap şekli, muhkem nass ile yasaklanmıştır: "Allah'ın Resulünü çağırmayı, birbirinizi çağırmanız gibi yapmayın.."(En-Nur Suresi: 63) Gadı Beyzavi, meşhur tefsirinde "Resul-i Ekrem 'e hitap ederken veya O'nu çağırırken, birbirinize yaptığınızdan farklı davranmanız farzdır. O'nun ismini veya künyesini zikrederek, yüksek sesle çağırmayınız. Hitap ederken veya çağırırken: "Ya Resulallah (ey Allah'ın Resulü) Ya Nebiyallah (ey Allah'ın nebisi) gibi" tazim ifade eden ifadelerle anın ve tevazu gösterin. Yüksek bir ses ile değil, mülayim bir sesle, çağırın. Onun beddua etmesine vesile olacak fiillerden uzak durun. Çünkü O'nun bedduası da kabul edilir"(1) diyerek, meseleyi izah etmiştir. Allahu Teala (cc) bu muhkem ayeti ile Hz. Peygamberimiz 'e; uzaktan ismini anarak veya "Ya Ebal-Kaasım" gibi künyesini anarak hitap etmeyi yasaklamıştır. Ayrıca "Doğrusu Allah'ın Resulü yanında seslerini kısanlar (var ya) işte onlar, Allah'ın kalplerini takva için imtihan ettiği kimselerdir. Onlar için mağfiret ve büyük bir mükafat vardır." (El-Hücurat Suresi:3.) ayeti ile seslerini kısmalarını tavsiye etmiştir. Hz. Sa'id b. Cubeyr ve Mücahid bu konuda şunları söylemişlerdir. "Ayetin manası ona rıfk ve mülayemet ile 'Ey Allah'ın Rasulü' deyin, O'nun huzurunda, sesinizi yükselterek 'Ya Muhammed' şeklinde hitap etmeyin" demektir. İmam-ı Dahhak, Hz. Abdullah İbn-i Abbas'tan şu haberi nakletmektedir: "Müslümanlar önceleri Hz. Peygamberimiz 'e 'Ya Muhammed, ya Ebal-Kaasım' diyerek hitab ediyorlardı. Allah Peygamberini tazim için ona böyle hitab edilmesini men etti, artık ona 'Ya Nebiyallah, Ya Resulallah' deyiniz buyurmuş oldu. Mücahid ve Sa'id b. Cubeyr de aynı görüştedir. Katade, "Allah bu ayette peygamberlerine tazim ve tebcilde bulunmasını ona saygı gösterilmesini emretmiştir." demiştir. (2) İbn-i Ebi Hatim, İbn-i Merduye ve Ebu Nu'aym "Dela'il" de İbn-i Abbas'tan tahric etmişlerdir: "Araplar Hz. Peygamberimiz 'e 'Ya Muhammed', ya Ebal-Kaasım diye hitab ederlerdi. Bu ayetle Allah, peygamberine bu şekilde hitap edilmesini men etti. Sahabiler de ondan sonra ona 'Ya Resulallah' diye hitab etmeye başladılar."(3)Kaadi İyaz; bir başka inceliğe dikkati çekerek, şöyle demektedir: "Resul-i Ekrem 'in Allahu Teala (cc)'nın katındaki yüce makamına işaret eden hususlardan birisi de, Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de diğer peygamberlere isimleriyle hitab ettiği halde ona yalnızca risalet ve nübüvvet vasfıyla hitap ederek 'Ya Eyyühe'n-Nebi, Ya Eyyühe'r-Resul' buyurmuş olmasıdır"(4) İmam-ı Zerkeşi'de, Kur'an-ı Kerim'le ilgili ilimlere dair meşhur eserinde "Hitabu'l Medh" (bir kimseye övgü yoluyla hitab etme) başlığı altında şunları söylemektedir: "Hz. Peygamberimiz 'e" "Ya Eyyühe'n-Nebi" diye hitab edilmesi medh hitaplarından bir türdür. Allah umumi bir hüküm vazederken "Ya Eyyühe'r-Resul" özel bir durum için "Ya Eyyühe'n-nebi" buyurmuştur.(5) Hücurat Suresi nazil olduktan sonra sahabeden Hz. Sabit b. Kays (ra) Hz. Peygamberimiz'in huzuruna çıkmamaya, devamlı olarak evinde kalmaya başlamıştır.. Resul-i Ekrem huzuruna gelmeyen bu sahabesinin durumunu, komşusu Hz. Sa'd b. Muaz'a (ra) sormuştur. Bunun üzerine Hz. Sa'db. Muaz (ra) komşusunu ziyaret eder ve bu davranışının sebebini sorar. Hz.Sabit b. Kays (ra) şöyle cevap verir: "Sesim fıtraten çok yüksektir. Resul-i Ekrem 'in yanında konuşurken, sesim O'nun sesinden yüksek çıkıverir diye endişe ediyorum. Allahu Teala (cc) nehyine uygun davranamazsam, amelerim boşa gidiverir."(6) Her Müslümanın; alemlere rahmet olarak gönderilen Resul-i Ekrem 'e, ta'zim ve hürmette bulunması farzdır. Bahsettiğiniz şahsın iddiası batıldır. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim. (1) Gadı Beyzavi-Envaru't-Tenzil ve Esraru't-Te'vil, İst.: 1265 C: 2 Sh: 153. (2) İbn-i Kesir-Tefsiru'l Kur'an'il Aziym-Beyrut: 1969 C:3 Sh: 306 vd, Ayrıca İmam-Kurtubi-El-Cami li Ahkami'l-Kur'an C:12 Sh: 322. (3) İmam-ı Alusi-Ruhu'l-Me'ani, Bulak 1301; C: 6 Sh: 116. Ayrıca Abdurrahman b. Ali el-Cevzi-Zadu'l-Mesir-Şam: 1965 C: 6 Sh: 68 vd. (4) Kaadi Iyaz-Eş-Şifa bi Ta'rif: Hukuki'l Mustafa İst.: 1325; Sh: 37. (5) Ez-Zerkeşi; El-Burhan fi Ulumi'l-Kur'an, Kahire, 1376 C: 2 Sh: 229 vd. (6) Müslim; Kitabu'l-İman, I/165, Buhari; Kitabu't-Tefsir, VI/46, 7 sadakat net (bu yazıda saygı ifadeleri kısaltılarak kullanılmıştır,hüsnizan ediyoruz,yazıyı hazırlayan sanırım bilmiyor olabilir inceliği )
__________________
Konu k@rdelen tarafından (12.12.09 Saat 12:03 ) değiştirilmiştir.. |
||
|
|
| Bu mesaj için k@rdelen kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (12.12.09), Isti'sam (18.12.09) |
![]() |
| Etiket |
| dini, kısaltmalar, yazılarda |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Dini Terim | el-Kevserî | SERBEST KÜRSÜ | 5 | 02.08.09 11:22 |
| DiNi FiLMLER VCD | ybsakarya54 | Belgesel ve FiLmLer | 0 | 24.04.09 17:09 |
| Dini kitaplar | hadid | MGForum Program Arşivi | 0 | 10.12.08 16:33 |
| Dinî Teşkilat | واويلا | TARİH | 0 | 30.11.08 16:38 |
| Dini Gifler | Alemdâr-ı İslâm | RESİMLER | 0 | 18.11.08 21:37 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|