| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,934 | Üyeler: 10,668 | Online: 219 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » TARİH »

TARİH Geçmişten Günümüze Tarihimiz.

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29.01.09, 11:28   #1
CaN KıRıĞı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 69
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 460
Mesajlar : 3,945
Teşekkürleri: 1,196
1,220 mesajına 2,208 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 0 CaN KıRıĞı is an unknown quantity at this point
Son Aktivitesi : 30.05.10
Durumu : Status: Offline

Standart Bir ibret vesikası



İngilizlerin balonunu patlatan sadrazam
"Cesur başbakanın girişimine kimler ve nasıl engel oldu? İbretle okuyalım." Mustafa Armağan yazdı..
İşte İngilizlerin Ermeni balonunu patlatan sadrazam

Türkiye "özür mektubu"nu tartışıyor. Kimsenin samimiyetinden şüphelenmek istemem ama bence Ermeni lobisi dahil, hiçbir Batılı "dayı"nın umurunda değil Ermeni "felaketi". Eskiden de öyleydi, şimdi de öyle.

Herkes bir siyaset yürütmekte ve çıkarı uğruna bu tür çetrefilli meseleleri savaş baltası gibi kullanarak başka ülkelere ve toplumlara manevra sahası bırakmamaya çalışmaktadırlar.

Nereden mi çıkartıyorum samimiyetsizliklerini? Bundan tam 90 yıl önce bir Osmanlı sadrazamı giydirilmek istenen bu deli gömleğini yırtıp atmak için cesurca bir girişimde bulunmuştu. Hem de bugün Türkiye'yi köşeye sıkıştıranlara meydan okuyarak. Ama bakın bu cesur başbakanın girişimine kimler ve nasıl engel oldu? İbretle okuyalım.

Tarih: Şubat 1919. İşgal İstanbul'u.

İşgalciler milletvekillerini, valileri, generalleri dahi hükümete zorla tutuklatmaktadırlar. İstanbul'da "İttihatçı avı" başlamıştır. Özellikle "Ermeni soykırımı"yla suçlananların cezalandırılması için ihbarlar birbirini kovalamaktadır.

Sultan Vahdettin, istifasını kabul ettiği Tevfik Paşa'ya sadaret mührünü yeniden uzatır. Besbelli Tevfik Paşa'nın önüne yine Ermeni iddiaları çıkartılacak ve suçluları cezalandırması istenecektir. Şimdi öyle bir adım atmalıdır ki, hem devlet üzerindeki şaibe ortadan kalksın hem de tepelerinde Demokles'in kılıcı gibi sallandırılan bu püsküllü beladan kurtulsunlar.

İngilizler nasıl çark etti?

Tevfik Paşa oturur, 13 Şubat 1919 günü beş tarafsız Avrupa ülkesinin (Danimarka, İsveç, İsviçre, Hollanda ve İspanya) büyükelçiliklerine birer mektup yazar. "Tehcir konusunu araştırmak amacıyla" İstanbul'da toplanacak bir uluslararası mahkemeye iki yargıç göndermelerini ister. Mesela Danimarka sefaretine gönderdiği Fransızca mektupta şunlar yazılıdır:

"Danimarka Kraliyet Elçiliği'nce bilindiği üzere Osmanlı hükümeti, savaş sırasında gerek Müslüman, gerekse Müslüman olmayan Osmanlı yurttaşlarının sürülmelerinden sorumlu olanlar hakkında adlî kovuşturma açmış bulunmaktadır. Irk ve din ayrımı gözetmeksizin suçluları ortaya çıkarmak üzere hem İstanbul'da hem de illerde soruşturma komisyonları kurulmuştur. Bu sorunu yüksek hakkaniyet ve tarafsızlık esprisiyle aydınlatabilmek için Osmanlı hükümeti, adı geçen soruşturma komisyonları üyeliklerine tarafsız ülkeler yargıçları arasından seçilecek yabancı üyeler de katmaya karar vermiştir. Bu düşünceyle Osmanlı Dışişleri Bakanı Danimarkalı iki yargıcın anılan komisyonlara atanması için hükümeti nezdinde aracılık etmesini ve Danimarka hükümetinin karşılığını tez elden bildirmesini Danimarka Kraliyet Elçiliği'nden rica etmekle onur kazanır. Bu üyelerin yollukları ve öteki giderleri tabii ki Hükümet-i Şahanece karşılanacaktır."

Tevfik Paşa bu beklenmedik çıkışıyla tek taraflı bir soykırım suçlaması yapan İngiltere'yi hiç olmazsa uluslararası bir denetim mekanizmasına bağlamak istiyordu.

İster inanın, ister inanmayın, İngilizler haber alır almaz bu notanın ilgili ülkelerin dışişleri bakanlıklarına ulaşmaması için seferber oldular. Neler yapmadılar ki? Sansür memurlarını harekete geçirdiler. Ne var ki, sansür memurunun bir anlık gecikmesi yüzünden telgraflar Kopenhag, Lahey ve Madrid'e ulaşır. Fakat İngilizler pes etmezler ve çekilen telgrafların hiç olmazsa İsveç ve İsviçre'ye ulaşmaması için bu defa Londra kanalından akla hayale gelmedik dolaplara girişirler.

Ermeni balonu
Bu arada şimdilerde "Ermeni soykırımı" anıtları açarak insanlık sevgisini vitrine taşıyan sevgili Fransa da iddiaları hukuken bitirebilecek bu önemli girişimi bütün gücüyle engellemeye uğraşanlar arasındadır. Paris, Kopenhag büyükelçisini harekete geçirerek İstanbul'a yargıç gönderilmemesi uyarısında bulunur. Sonuçta İngiliz-Fransız baskısı sonuç verecek ve Danimarka, Tevfik Paşa'nın davetini reddedecektir.

Sıra İspanyollara gelmiştir. Onların zaten İngiltere'den habersiz iş yapacak mecalleri yoktur. İspanya'nın Londra büyükelçisi, 28 Şubat'ta İngiliz Dışişleri Bakanlığı'nın görüşünü almak üzere başvurduğunda kendisine şu sunturlu cevap verilir: "Bu, barış konferansının işidir. Türkiye'nin çağrısının kabul edilmesi, Barış Konferansı'nda muhtemelen alınacak tedbirlerle çelişecek ve ciddi komplikasyonlar yaratabilecektir." (Barış konferansı dedikleri Lozan'dı ama orada Ermenileri nasıl "sattıklarını" bana değil, "diasporacılar"a sorun.)

Zaten 4 gün sonra Tevfik Paşa hükümeti bu girişiminin bedelini düşürülerek öder. Yine de Paşamız bir noktada hedefine ulaşmış sayılmalıdır. Ermeni soykırımı iddialarını dillerine dolayanların göz yaşartıcı samimiyetlerini(!) ortaya sermiş ve kayıtlara geçirmeyi başarmıştır.

Bugün bize utanıp sıkılmadan tarihimizle yüzleşmemiz gerektiğini söyleyen devletler, o zaman uluslararası bir mahkeme huzurunda gerçekleşecek tarafsız bir hesaplaşmayı göze alamamışlar ve dertlerinin Ermeniler değil, kendi çıkarları olduğunu cemi cümleye ayan etmişlerdi. Bilal Şimşir'in deyişiyle, "Balonun söneceğinden, hazırlanan sömürgeci planların bozulacağından kaygı"lanmışlardır (Malta Sürgünleri, Ank. 1985, s. 62.)

Başkentinin işgal altında bulunduğu, ordu ve parlamentosuna kadar bütün kurumlarının süngü gölgesinde nefes alıp verdiği ve olayın hatıralarının henüz sıcak olduğu bir ortamdaki tarafsız yargılama nasıl sonuçlanırdı, bilinmez. Ama en azından Türkiye'nin bir hafıza çalışması yapmaya açık olduğu ve bunu, güçlü ve avantajlı olduğu bir zamanda değil, en zayıf ve dolayısıyla en dezavantajlı zamanında istediği göz önünde bulundurulursa Tevfik Paşa'nın girişiminin değeri bir kat daha artar.

Tevfik Paşa gibi Abdülhamid'in yetiştirdiği bir 'âkil adam'ı milletin gözünden düşürüp unutturanlar neleri kaybettirdiklerini bir anlasalar keşke!



Sultan II. Abdulhamid'in İrade-i Seniyyesi'nin ikinci sayfası.

Abdülhamid'in gözüyle Ermeni meselesi: "Güçlü olmalıyız"

Sultan II. Abdülhamid, 118 yıl önceki bir iradesinde meselenin bamteline şöyle dokunuyordu:

"Bir süreden beri müstakbel Ermenistan'ın sınırları çizilmek isteniyor. Oysa Ermenilerin oturdukları yer, Müslümanların çoğunlukta olduğu bölgedir. Buraya Ermenistan denilecek hiçbir işaret yoktur. Burada istenen, ıslahat adı altında bir Ermeni devletinin kurulmasıdır. Bu kesinlikle mümkün değildir. Batılı devletlerden faydalanalım ama İngiltere'nin Mısır'ı, Fransa'nın Tunus'u, Avusturya'nın Bosna-Hersek'i işgalleri karşısında kimin kılı kıpırdadı? Maddî ve manevî kalkınmamıza engel oluşturan kapitülasyonların kaldırılmasını kim kolaylaştıracaksa ona yakın durmamız doğaldır. Maliyenin ıslahı, askeri tensikat ve donanımın ikmali, deniz kuvvetlerinin üstün seviyeye çıkarılması, herkesin çalışmasıyla kısa zamanda 1 milyonluk bir orduya kavuşularak devletin durumunun yükseltileceği padişah tarafından ferman buyurmuştur." (BOA, Yıldız Esas E. 31.1727/2, Z 158, K 86.)

Abdülhamid özetle, güçlü olana kadar bu kılıçları başımızın üstünde tutacaklarını ta o zamandan görmüş ve göstermiş. Bunun için ona 'Kızıl Sultan' demişlerdi ya zaten.

MUSTAFA ARMAĞAN

__________________
"CaN bardakta çay sohbetlerimiz" başlamıştır

Çayımızın şekeri olup sohbetimizi tatlandırmak ister misiniz?


Öyleyse buyurun



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View CaN KıRıĞı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için CaN KıRıĞı kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
el Büğdüzi (29.01.09), Tenbihü'l Gafilin (29.01.09), yusufsunetci (30.01.09), şehzade (29.01.09)
Alt 29.01.09, 11:38   #2
el Büğdüzi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 el Büğdüzi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
CaN KıRıĞı´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster


İngilizlerin balonunu patlatan sadrazam
"Cesur başbakanın girişimine kimler ve nasıl engel oldu? İbretle okuyalım." Mustafa Armağan yazdı..
İşte İngilizlerin Ermeni balonunu patlatan sadrazam

Türkiye "özür mektubu"nu tartışıyor. Kimsenin samimiyetinden şüphelenmek istemem ama bence Ermeni lobisi dahil, hiçbir Batılı "dayı"nın umurunda değil Ermeni "felaketi". Eskiden de öyleydi, şimdi de öyle.

Herkes bir siyaset yürütmekte ve çıkarı uğruna bu tür çetrefilli meseleleri savaş baltası gibi kullanarak başka ülkelere ve toplumlara manevra sahası bırakmamaya çalışmaktadırlar.

Nereden mi çıkartıyorum samimiyetsizliklerini? Bundan tam 90 yıl önce bir Osmanlı sadrazamı giydirilmek istenen bu deli gömleğini yırtıp atmak için cesurca bir girişimde bulunmuştu. Hem de bugün Türkiye'yi köşeye sıkıştıranlara meydan okuyarak. Ama bakın bu cesur başbakanın girişimine kimler ve nasıl engel oldu? İbretle okuyalım.

Tarih: Şubat 1919. İşgal İstanbul'u.

İşgalciler milletvekillerini, valileri, generalleri dahi hükümete zorla tutuklatmaktadırlar. İstanbul'da "İttihatçı avı" başlamıştır. Özellikle "Ermeni soykırımı"yla suçlananların cezalandırılması için ihbarlar birbirini kovalamaktadır.

Sultan Vahdettin, istifasını kabul ettiği Tevfik Paşa'ya sadaret mührünü yeniden uzatır. Besbelli Tevfik Paşa'nın önüne yine Ermeni iddiaları çıkartılacak ve suçluları cezalandırması istenecektir. Şimdi öyle bir adım atmalıdır ki, hem devlet üzerindeki şaibe ortadan kalksın hem de tepelerinde Demokles'in kılıcı gibi sallandırılan bu püsküllü beladan kurtulsunlar.

İngilizler nasıl çark etti?

Tevfik Paşa oturur, 13 Şubat 1919 günü beş tarafsız Avrupa ülkesinin (Danimarka, İsveç, İsviçre, Hollanda ve İspanya) büyükelçiliklerine birer mektup yazar. "Tehcir konusunu araştırmak amacıyla" İstanbul'da toplanacak bir uluslararası mahkemeye iki yargıç göndermelerini ister. Mesela Danimarka sefaretine gönderdiği Fransızca mektupta şunlar yazılıdır:

"Danimarka Kraliyet Elçiliği'nce bilindiği üzere Osmanlı hükümeti, savaş sırasında gerek Müslüman, gerekse Müslüman olmayan Osmanlı yurttaşlarının sürülmelerinden sorumlu olanlar hakkında adlî kovuşturma açmış bulunmaktadır. Irk ve din ayrımı gözetmeksizin suçluları ortaya çıkarmak üzere hem İstanbul'da hem de illerde soruşturma komisyonları kurulmuştur. Bu sorunu yüksek hakkaniyet ve tarafsızlık esprisiyle aydınlatabilmek için Osmanlı hükümeti, adı geçen soruşturma komisyonları üyeliklerine tarafsız ülkeler yargıçları arasından seçilecek yabancı üyeler de katmaya karar vermiştir. Bu düşünceyle Osmanlı Dışişleri Bakanı Danimarkalı iki yargıcın anılan komisyonlara atanması için hükümeti nezdinde aracılık etmesini ve Danimarka hükümetinin karşılığını tez elden bildirmesini Danimarka Kraliyet Elçiliği'nden rica etmekle onur kazanır. Bu üyelerin yollukları ve öteki giderleri tabii ki Hükümet-i Şahanece karşılanacaktır."

Tevfik Paşa bu beklenmedik çıkışıyla tek taraflı bir soykırım suçlaması yapan İngiltere'yi hiç olmazsa uluslararası bir denetim mekanizmasına bağlamak istiyordu.

İster inanın, ister inanmayın, İngilizler haber alır almaz bu notanın ilgili ülkelerin dışişleri bakanlıklarına ulaşmaması için seferber oldular. Neler yapmadılar ki? Sansür memurlarını harekete geçirdiler. Ne var ki, sansür memurunun bir anlık gecikmesi yüzünden telgraflar Kopenhag, Lahey ve Madrid'e ulaşır. Fakat İngilizler pes etmezler ve çekilen telgrafların hiç olmazsa İsveç ve İsviçre'ye ulaşmaması için bu defa Londra kanalından akla hayale gelmedik dolaplara girişirler.

Ermeni balonu
Bu arada şimdilerde "Ermeni soykırımı" anıtları açarak insanlık sevgisini vitrine taşıyan sevgili Fransa da iddiaları hukuken bitirebilecek bu önemli girişimi bütün gücüyle engellemeye uğraşanlar arasındadır. Paris, Kopenhag büyükelçisini harekete geçirerek İstanbul'a yargıç gönderilmemesi uyarısında bulunur. Sonuçta İngiliz-Fransız baskısı sonuç verecek ve Danimarka, Tevfik Paşa'nın davetini reddedecektir.

Sıra İspanyollara gelmiştir. Onların zaten İngiltere'den habersiz iş yapacak mecalleri yoktur. İspanya'nın Londra büyükelçisi, 28 Şubat'ta İngiliz Dışişleri Bakanlığı'nın görüşünü almak üzere başvurduğunda kendisine şu sunturlu cevap verilir: "Bu, barış konferansının işidir. Türkiye'nin çağrısının kabul edilmesi, Barış Konferansı'nda muhtemelen alınacak tedbirlerle çelişecek ve ciddi komplikasyonlar yaratabilecektir." (Barış konferansı dedikleri Lozan'dı ama orada Ermenileri nasıl "sattıklarını" bana değil, "diasporacılar"a sorun.)

Zaten 4 gün sonra Tevfik Paşa hükümeti bu girişiminin bedelini düşürülerek öder. Yine de Paşamız bir noktada hedefine ulaşmış sayılmalıdır. Ermeni soykırımı iddialarını dillerine dolayanların göz yaşartıcı samimiyetlerini(!) ortaya sermiş ve kayıtlara geçirmeyi başarmıştır.

Bugün bize utanıp sıkılmadan tarihimizle yüzleşmemiz gerektiğini söyleyen devletler, o zaman uluslararası bir mahkeme huzurunda gerçekleşecek tarafsız bir hesaplaşmayı göze alamamışlar ve dertlerinin Ermeniler değil, kendi çıkarları olduğunu cemi cümleye ayan etmişlerdi. Bilal Şimşir'in deyişiyle, "Balonun söneceğinden, hazırlanan sömürgeci planların bozulacağından kaygı"lanmışlardır (Malta Sürgünleri, Ank. 1985, s. 62.)

Başkentinin işgal altında bulunduğu, ordu ve parlamentosuna kadar bütün kurumlarının süngü gölgesinde nefes alıp verdiği ve olayın hatıralarının henüz sıcak olduğu bir ortamdaki tarafsız yargılama nasıl sonuçlanırdı, bilinmez. Ama en azından Türkiye'nin bir hafıza çalışması yapmaya açık olduğu ve bunu, güçlü ve avantajlı olduğu bir zamanda değil, en zayıf ve dolayısıyla en dezavantajlı zamanında istediği göz önünde bulundurulursa Tevfik Paşa'nın girişiminin değeri bir kat daha artar.

Tevfik Paşa gibi Abdülhamid'in yetiştirdiği bir 'âkil adam'ı milletin gözünden düşürüp unutturanlar neleri kaybettirdiklerini bir anlasalar keşke!



Sultan II. Abdulhamid'in İrade-i Seniyyesi'nin ikinci sayfası.

Abdülhamid'in gözüyle Ermeni meselesi: "Güçlü olmalıyız"

Sultan II. Abdülhamid, 118 yıl önceki bir iradesinde meselenin bamteline şöyle dokunuyordu:

"Bir süreden beri müstakbel Ermenistan'ın sınırları çizilmek isteniyor. Oysa Ermenilerin oturdukları yer, Müslümanların çoğunlukta olduğu bölgedir. Buraya Ermenistan denilecek hiçbir işaret yoktur. Burada istenen, ıslahat adı altında bir Ermeni devletinin kurulmasıdır. Bu kesinlikle mümkün değildir. Batılı devletlerden faydalanalım ama İngiltere'nin Mısır'ı, Fransa'nın Tunus'u, Avusturya'nın Bosna-Hersek'i işgalleri karşısında kimin kılı kıpırdadı? Maddî ve manevî kalkınmamıza engel oluşturan kapitülasyonların kaldırılmasını kim kolaylaştıracaksa ona yakın durmamız doğaldır. Maliyenin ıslahı, askeri tensikat ve donanımın ikmali, deniz kuvvetlerinin üstün seviyeye çıkarılması, herkesin çalışmasıyla kısa zamanda 1 milyonluk bir orduya kavuşularak devletin durumunun yükseltileceği padişah tarafından ferman buyurmuştur." (BOA, Yıldız Esas E. 31.1727/2, Z 158, K 86.)

Abdülhamid özetle, güçlü olana kadar bu kılıçları başımızın üstünde tutacaklarını ta o zamandan görmüş ve göstermiş. Bunun için ona 'Kızıl Sultan' demişlerdi ya zaten.

MUSTAFA ARMAĞAN

ben de şimdi netten mustafa armağanın kaçırdığım yazılarını okuyordum
__________________


''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen)
View el Büğdüzi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 29.01.09, 11:53   #3
CaN KıRıĞı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 69
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 460
Mesajlar : 3,945
Teşekkürleri: 1,196
1,220 mesajına 2,208 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 0 CaN KıRıĞı is an unknown quantity at this point
Son Aktivitesi : 30.05.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
el Büğdüzi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
ben de şimdi netten mustafa armağanın kaçırdığım yazılarını okuyordum
Tevafuk olmuş : )
__________________
"CaN bardakta çay sohbetlerimiz" başlamıştır

Çayımızın şekeri olup sohbetimizi tatlandırmak ister misiniz?


Öyleyse buyurun



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View CaN KıRıĞı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için CaN KıRıĞı kullanıcısına teşekkür edenler:
alpago (29.01.09)
Alt 29.01.09, 12:58   #4
şehzade - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 12
Üyelik tarihi : 04-08-2008
Nereden : Hünkar mahfili
Konuları : 416
Mesajlar : 3,359
Teşekkürleri: 845
1,299 mesajına 2,562 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 şehzade is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 27.05.10
Durumu : Status: Offline

Standart

benim bu yazı üzerine yorum bile yapmam abesle iştigal olur hocam herşeyi belgesiyle deliliyle zaten anlatmış..

Allah razı olsun..
__________________

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
mevlam için neyse değerim,ben o kadar ederim...
View şehzade'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için şehzade kullanıcısına teşekkür edenler:
CaN KıRıĞı (29.01.09)
Alt 29.01.09, 14:26   #5
alpago - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akıncı
Üye No : 1884
Üyelik tarihi : 01-01-2009
Mesleği : anlaşmalı kurum uzmanı
Nereden : yenibosna
Konuları : 2
Mesajlar : 143
Teşekkürleri: 13
42 mesajına 46 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 alpago is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 05.02.09
Durumu : Status: Offline

Standart

paylaşım için teşekkürler.
__________________
Bugünü unut, dün geçti, acaba yarın var mı?
Gençliğine güvenme, ölen hep ihtiyar mı?
Ya İslam'da erirsin, ya inkar'da çürürsün.
Yol Mezar'da bitmiyor,
GİRDİĞİNDE GÖRÜRSÜN

Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK
View alpago'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için alpago kullanıcısına teşekkür edenler:
CaN KıRıĞı (29.01.09)
Alt 29.01.09, 14:37   #6
CaN KıRıĞı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 69
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 460
Mesajlar : 3,945
Teşekkürleri: 1,196
1,220 mesajına 2,208 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 0 CaN KıRıĞı is an unknown quantity at this point
Son Aktivitesi : 30.05.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
şehzade´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
benim bu yazı üzerine yorum bile yapmam abesle iştigal olur hocam herşeyi belgesiyle deliliyle zaten anlatmış..

Allah razı olsun..
Amin ecmain..
Alıntı:
alpago´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
paylaşım için teşekkürler.
Ben teşekkür ederim kardeşim..
__________________
"CaN bardakta çay sohbetlerimiz" başlamıştır

Çayımızın şekeri olup sohbetimizi tatlandırmak ister misiniz?


Öyleyse buyurun



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View CaN KıRıĞı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
bir, ibret, vesikası

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:20 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.