|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,934 | Üyeler: 10,668 | Online: 216 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| TARİH Geçmişten Günümüze Tarihimiz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu :
![]() Üye No : 12
Üyelik tarihi : 04-08-2008
Nereden : Hünkar mahfili
Konuları : 416
Mesajlar : 3,359
Teşekkürleri: 845
1,299 mesajına 2,562 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7
![]() Son Aktivitesi : 27.05.10
Durumu : Status: Offline
|
Sultan Abdülhamid'i Ve Osmanlıları Niçin Kötülemişler Mehmed Hocaoğlu'nun bir hatırasıMehmed Hocaoğlu Tarihte Ermeni Mezalimi ve Ermeniler (İstanbul 1976) kitabının yazarıdır. Aşağıdaki yazı M. Hocaoğlu'nun Abdülhamid Han ve Hatıraları; Belgeler isimli kitabının Giriş kısmından iktibastır (Türkiyat Matbaacılık İstanbul 1989).Okul sıralarında iken tarih kitapları ve hocalarımız Sultan Abdülhamid Han'ı Kızıl Sultan diye adlandırıp; aydınları denize attırdığını sürgüne yolladığını hür düşünceye izin vermediğini memleketi casuslarla (hafiyeler) doldurduğunu sarayında süt banyosu yaparak cariyeleriyle gün geçirdiğini her şeyden korkan evhamlı bir Padişah olduğunu anlatıp yazdıkları halde onun zamanını yaşamış yaşlılar bütün bunların tam tersini II. Abdülhamid zamanının tam manasıyla altın devri olduğunu söylemişlerdi. Bize anlatılan ve yazılanların gerçeklere tamamıyla aykırı olduğunu da belirtmişlerdi. Demokrasi ve hür düşüncenin 1950′de başlaması üzerine tarihin üzerine indirilmiş bu ağır ve karanlık perde yavaş yavaş aralandı. Gerçekler birbiri arkasından gözükmeye başladı.1955′de Türkiye Büyük Millet meclisinde basın kanunu hakkında şiddetli tartışmalar yapılıyordu. Bir yaz günü Ankara'da Prof. Osman Turan ile Özen Kıraathanesinde oturuyorduk. Bir masa ötede Hamdullah Suphi Tanrıöver'in sesini duyan Osman Turan ona doğru bakınca bizi masasına çağırdı. Gittik. Şuradan buradan konuşulurken söz basın kanunu üzerindeki sert tartışmalara geldi. O sıralarda mahut gazetelerden birisi kendi düşüncesine ters düştüğü halde Sultan Abdülhamid Han lehinde tefrika yayınlıyordu. Söz buraya gelince Hamdullah Suphi Tanriöver'e : – "Beyefendi! Sultan Abdülhamid birinci Osmanlı Mebusan Meclisini kapamamış olsaydı şimdiye kadar demokraside bir hayli mesafe almış ve bugünkü sert tartışmalara da yer kalmamış olacaktı." dedim.Hamdullah Suphi Tanrıöver büyük bir kızgınlıkla sandalyesinden kalkıp oturduktan sonra : – "Sen ? Birinci Osmanlı Mebusan Meclisi'ni bilir misin?" dedi. Yaşımın bunu bilmeme imkan vermediğini söyleyince : – "Tarih kitaplarında resmini görmedin mi?" – "Gördüm." – "Hani (eliyle tarif ederek) lahana başlı hocalar ve yanlarında dal fesli (sadece fes sarıksız demek) kişilerin resmini gördün mü?" – "Evet gördüm."– "İşte o lahana başlı hocalar bu memleketin gerçek sahibinin temsilcisi idiler. Fakat bunlar medresenin yetiştirdiği günün gidişinden politikanın gerçek yüzünden Hıristiyan mebusların kötü niyetlerinden habersizdiler. Dal fesliler de Rum Ermeni Yahudi Arnavut Durzi Nasturi ve diğer milletlerin temsilcileri idiler. Bunlar Avrupa'da okumuş politikanın bütün inceliklerini bilen; devleti içinden yıkmak isteyen hainlerdi. Bu şeytanlar o saf ve temiz hocaları çabucak kandırıp arkalarına kattılar. Memleket çıkarına ters düşen devleti içinden çökertecek hareketlere giriştiler. Eğer Sultan Abdülhamid Birinci Mebusan Meclisini dağıtmamış olsaydı İmparatorluk daha o günden dağılmış olacaktı. Buna göre sen ne dersin İmparatorluk mu çökmeliydi yoksa Mebusan Meclisi mi dağılmalıydı ?" dedi.– "Şüphesiz meclisin dağılması daha iyidir." dedim. – "Öyle ise Sultan Abdülhamid de senin dediğini yaptı. Meclis'i dağıtarak İmparatorluğu otuz üç sene daha yaşatmayı başardı." dedi.Hamdullah Suphi Tanrıöver'in bu sözleri kafamı allak bullak etmiş çocukluğumda yaşlı halkın söylediklerine hak kazandırmış oluyordu. İsyan edercesine :– "Beyefendi! Öyle ise neden başında bulunduğunuz Maarif Vekilliği Sultan Abdülhamid'i bize kötü tanıttı ?" Güldü. Derin nefes aldı. Eliyle havada bir çizgi yaptıktan sonra : – "Bir inkilap yapılmış saltanat kaldırılmış cumhuriyet ilan edilmişti. Politika gereği saltanat ve sultanları kötülemek lazımdı. Biz de öyle yaptık." dedi.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] mevlam için neyse değerim,ben o kadar ederim...
|
|
|
| Bu mesaj için şehzade kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 71
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 84
Mesajlar : 1,389
Teşekkürleri: 1,755
546 mesajına 789 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
iftiralarn çoğu abdulhamit gerçeği kitabında bulunuyor Allah razı olsn |
|
|
![]() |
| Etiket |
| abdulhamid, bakın, hanı, hele, kötülemişler, niçin, osmanlıyı, sultan |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|