|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,934 | Üyeler: 10,668 | Online: 213 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| TARİH Geçmişten Günümüze Tarihimiz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 445
Üyelik tarihi : 10-09-2008
Nereden : Feth'in Şehrin'den
Konuları : 282
Mesajlar : 2,307
Teşekkürleri: 1,061
594 mesajına 956 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 20.06.10
Durumu : Status: Offline
|
Dünyânın en uzun ömürlü hânedanı Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gâzi’nin Orhan Bey’den başka Alâeddîn Bey, Çoban Bey, Hâmid Bey, Melik Bey, Pazarlu Bey adında oğulları, Fatma Hâtun adında bir kızı vardı. Ölümünden sonra devletin başına oğlu Orhan Bey geçti. Osman Gâzi sâlih bir Müslüman olup, İslâm ahlâkının iyi ve güzel vasıflarına sâhipti. Az sayıdaki aşîret kuvvetleriyle, Bizans ordusunu ve tekfurlarını üst üste mağlup edip, zaferler kazanan üstün bir kumandandı. Dünyânın en uzun ömürlü hânedanını ve en büyük devletlerinden birini kurdu... 13. yüzyıldan 20. yüzyıla... Osman Gâzi kurduğu hânedanla; üç kıta, yedi iklim, her çeşit ırk, dil, din, mezhep, fikir, kültür ve medeniyetteki insanı, bünyesinde “Osmanlı” adı altında toplayan, Kur’ân-ı kerîm, hadîs-i şerif ve İslâm âlimlerince öğülen mânevî hizmetlerin mirasçısı ve idârecilik vasfının 13. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar nesillere intikalcisidir. Osmanlı Devleti dinî meselelerini, kuruluşundan îtibâren Hanefî mezhebi hükümlerince hâlletti. Kazâ merkezlerine, şehirlere tâyin edilen kâdılar, Hanefî mezhebine göre karar verirlerdi. Osman Gâzi zamânında askerî teşkilât Oğuz töresine göre olup, aşîret kuvvetlerine dayanıyordu. Târihçilerin, Osman Gâzi ve kurduğu devlet hakkındaki ortak fikirleri özetle şöyledir: “Türk ve İslâm târihinin en muhteşem devri Osmanlıların eseridir. Onlar, millî ve İslâmî mefkûrelerinin dâhiyâne terkibi, siyâsî istikrar ve sosyal adâletleri sâyesinde üç kıtanın ortasında ve Akdeniz havzasında, beşer târihinde nizâm-ı âlem dâvâsının en kudretli temsilcileri olmuşlardır. Cihân hâkimiyeti... Osmanlı hânedanı, dünyâda hiçbir âileye nasîb olmayan büyük ve dâhi pâdişâhları birbiri ardından yetiştirmekle, bu devlete yalnız en büyük hayâtiyeti bahşetmedi. Onu millî, dînî ve insânî idealler çerçevesinde milletin kalbini kazanarak cihân hâkimiyeti düşüncesinin de en sağlam teşkilâtı hâline getirdi. İslâm dîninin, beşeriyeti saâdete, adâlete ve insanlığa eriştirmek için îlân ettiği yüksek esaslar ve dünyâ nizâmı mefkûresi, Eshâb-ı kirâmdan sonra en ileri derecesine Osmanlı devrinde ulaşmıştır...”
__________________
Kula kul olmak için atılmadık meydana
Biz yalnız Hakikate Hakka secde ederiz Nasıl girdiyse dava sahipleri zindana Bilsinki kahbe devir bizde öyle gireriz... |
|
|
| Bu mesaj için akinci_gençlik37 kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | واويلا (10.11.08), Alemdâr-ı İslâm (10.11.08) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 445
Üyelik tarihi : 10-09-2008
Nereden : Feth'in Şehrin'den
Konuları : 282
Mesajlar : 2,307
Teşekkürleri: 1,061
594 mesajına 956 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 20.06.10
Durumu : Status: Offline
|
Türklerde okçuluk kılıç ve gürz...
Okçuluk Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki ustalıklarından hayranlıkla söz etmişlerdir. Türkler, kısa fakat çok kuvvetli yaylar kullanırlardı. Oku gerek piyade ve gerekse süvari olarak kullanmakta emsalleri yoktu. Süratle giden bir atın üzerinden, hedefe isabetli ok atarlardı... Okmeydanı’nda kurulan meşhur kemankeşler ocağı, 15 ve 16. asırlarda emsalsiz üstadlar yetiştirmiştir. Bu arada lodos, poyraz, gündoğusu, batı, kıble, karayel, yıldız gibi yönlerde esen rüzgârlara atılan kamış ve tahta oklarla kurulan menziller, yani kırılan rekorlar, erişilemeyecek kadar yüksektir. Beş kalkanı delen ok!.. Makbul İbrahim Paşa, Atmeydanı’ndaki sarayını yaptırması nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman’a bir ziyafet vermiştir. Bu ziyafet eğlenceleri sırasında, Türk okçuluk tarihinin önemli kişilerinden biri olan Tozkoparan İskender, at üstünden attığı okla birbirinin içine yerleşmiş 5 kalkanı delmiştir. Bu usta kemankeşin başarıları efsanelere konu olacak kadar büyüktür. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında Tozkoparan İskender’in gündoğusundaki 1281.5 gez menzilinden (845 metre) daha uzağa ok atışı hiçbir dönemde gerçekleşememiştir... Türkler, kılıç kullanmakta da ustaydılar. Bu, şimşirbazlık denilen bir sporun, yani bugünkü eskrim sporunun doğmasına sebep olmuştur. Türk kılıçları, başlıca yatağan ve pala olmak üzere iki kısımdı. Yatağan, Yeniçeri silahlarından olup, meşhur kıvrık Türk kılıcıydı. Pala ise daha ziyade bahriye askeri ve süvariler tarafından kullanılırdı. Pala, düz, genişliği ucuna doğru biraz artan ve bu yüzden hafifçe öne kıvrık gibi görünen bir silahtı. İki yüz okkalık gürz... Türklerin gürzleri de ünlüydü. Bunlar yekpare saplı veya zincir saplı olurdu. Spor için ise somak veya mermer gürz kullanılırdı. Talim gürzleri, ikiyüz okka (256.5 kg) kadar olurdu. Bununla müsabakalardan önce çok idman yapılırdı. Gürz, sağ ve sol elde, değişik yönlerde, belli kaidelerle çevrilip sallanarak, kaldırılıp indirdilerek kullanılırdı...
__________________
Kula kul olmak için atılmadık meydana
Biz yalnız Hakikate Hakka secde ederiz Nasıl girdiyse dava sahipleri zindana Bilsinki kahbe devir bizde öyle gireriz... |
|
|
| Bu mesaj için akinci_gençlik37 kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | واويلا (10.11.08), Alemdâr-ı İslâm (10.11.08) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 445
Üyelik tarihi : 10-09-2008
Nereden : Feth'in Şehrin'den
Konuları : 282
Mesajlar : 2,307
Teşekkürleri: 1,061
594 mesajına 956 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 20.06.10
Durumu : Status: Offline
|
Türk harp taktiği "Sahte Ricat"
Osmanlı Devleti’nin kurulduğu ve geliştiği dönemlerde şehirler, etrafını çevreleyen muhkem surlar ve kuvvetli kalelerle korunuyordu. Dolayısıyla Osmanlı Devleti büyürken daha çok muhasara savaşı yapmak zorunda kalıyordu. Mesela Orhan Gazi zamanında, Kara Çebeş ve Menküb’ün fethinde “sahte ricat” taktiğinin uygulandığı çok görülmektedir. “Türkler kaçıyoorr” mu?!. Kara Çebeş fethinde Orhan Gazi, kaleye bir konak mesafede askeri üç bölüğe ayırdı. Kendi komutasındaki bir bölüğü hisarın önüne yerleştirdi. Gece olunca diğer bir bölük hisarın arkasında mevzi aldı. Üçüncü bölük ise bir dere içine girdi. Kuşatma harekâtı başladıktan birkaç gün sonra Osmanlı birlikleri geri çekilme görüntüsü veren geri harekâta başladılar. Bizanslılar, Türklerin kaçtıkları zannına kapıldıkları gibi, kale önünde yakaladıkları bir Türk askerinden de düşmanlarının kaçtığı şeklinde yanlış istihbarat aldılar. Bunun üzerine kaleden çıktılar ve pusuya düştüler. Bu suretle Kara Çebeş’in fethi mümkün oldu... Menkub’un muhasarası!.. 1475-76 tarihinde Kırım’da bulunan Menkub şehri Ahmed Paşa tarafından muhasara edilmişti. Kalenin savaş yoluyla alınamayacağını gören Paşa, burada bir miktar asker bırakarak geri çekildi. Birkaç gün sonra buradaki askerler de çekildiler ve pusuya yattılar. Muhasara öncesinde kaleye dışarıdan birçok insan girmişti ve uzun süren muhasarada erzak vs. sıkıntısı başlamıştı. Osmanlı askerinin geri çekildiğini görünce hemen hisardan dışarı çıkmaya başladılar. Bunun üzerine harekete geçen Osmanlı askerleri hücuma geçerek hisarın kapısını ele geçirdiler ve şehri fethettiler...
__________________
Kula kul olmak için atılmadık meydana
Biz yalnız Hakikate Hakka secde ederiz Nasıl girdiyse dava sahipleri zindana Bilsinki kahbe devir bizde öyle gireriz... |
|
|
| Bu mesaj için akinci_gençlik37 kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | واويلا (10.11.08), Alemdâr-ı İslâm (10.11.08) |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Ö_E
Üye No : 114
Üyelik tarihi : 15-08-2008
Mesleği : Böcek Annesi
Nereden : İstanbuL
Konuları : 556
Mesajlar : 8,893
Teşekkürleri: 4,470
3,713 mesajına 7,156 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Allah razı olsun akinci_gençlik37 kardesim,
Emegine saglık... ![]() Ecdad su halimizi görse torunları olusumuzdan utanırdı herhalde... ![]()
__________________
. . . . . .
|
|
|
| Bu mesaj için EliF kullanıcısına teşekkür edenler: | akinci_gençlik37 (10.11.08) |
|
|
#5 | |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 445
Üyelik tarihi : 10-09-2008
Nereden : Feth'in Şehrin'den
Konuları : 282
Mesajlar : 2,307
Teşekkürleri: 1,061
594 mesajına 956 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 20.06.10
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Ecmain olsun Abla Biz işi ecdada bırakmayalım kendimiz utanalım ve derhal onlara layık torunlar olma yolunda emin adımlarla ilerleyelim insAllah.....Ecdada Layık olabilme Duası İle...
__________________
Kula kul olmak için atılmadık meydana
Biz yalnız Hakikate Hakka secde ederiz Nasıl girdiyse dava sahipleri zindana Bilsinki kahbe devir bizde öyle gireriz... |
|
|
|
| Bu mesaj için akinci_gençlik37 kullanıcısına teşekkür edenler: | EliF (10.11.08) |
|
|
#6 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Ö_E
Üye No : 114
Üyelik tarihi : 15-08-2008
Mesleği : Böcek Annesi
Nereden : İstanbuL
Konuları : 556
Mesajlar : 8,893
Teşekkürleri: 4,470
3,713 mesajına 7,156 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Eyvallah akinci_gençlik37 kardesim,
Canı gönülden Amiiinnn... ![]() ![]() ![]()
__________________
. . . . . .
|
|
|
|
![]() |
| Etiket |
| binbir, hikayesi, osmanlı |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|