|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,934 | Üyeler: 10,668 | Online: 212 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| TARİH Geçmişten Günümüze Tarihimiz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,284
9,034 mesajına 19,477 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
MECELLE (Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye) Osmanlı Devleti zamanında, Ahmed Cevdet Paşa başkanlığındaki ilmî bir heyet tarafından, İslâm Hukukuna bağlı kalınarak hazırlanan ve asıl ismi Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye olan meşhur kanun. İslâm dinine yabancı kalan, Avrupa kültürü tesiri altında yetişen ve kurtuluşu batılılaşmakta görenler başta M. Reşid Paşa olmak üzere, Fuad ve Âli Paşalar, Avrupaî tarzda bir takım yenilik hareketlerine giriştiler. Bu yenilik fikrini, devletin idare edildiği kanunlarda da göstermeye kalkıştılar. Bunlardan bilhassa Âli Paşa, Fransa’da Birinci Napolyon zamanında (1804) tedvin edilmiş olan Fransız Medenî Kanunu’nun tercüme edilerek, Osmanlı Devletinde de tatbik edilmesi fikrini ileri sürüyordu. Buna mukabil Ahmed Cevdet Paşa ve bazı ileri gelen ilim adamları İslâm hukukunun zengin ve işlenmiş bir dalı olan Hanefî fıkhının kanunlaştırılması tezini müdafaa ediyorlardı. Bu ikinci fikir galip geldi ve tahakkuk ettirilmesi için, “Mecelle Cemiyeti” adıyla ilmi bir heyet toplandı. Başına Cevdet Paşa reis yapıldı. Memleketin en kıymetli İslâm bilginlerinin (fakihlerin) iştirak ettiği bu cemiyet, Osmanlı Devletinin Tanzimat devrinde en mühim içtimaî, sosyal hâdiselerinden birini teşkil eden ve Türk fikir hayatının ölmez ve muhteşem âbidesi olan Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye’yi meydana koydu. Mecelle ve Ahmed Cevdet Paşa: Mecelle, bir heyet tarafından telif edilmiştir. Bu bakımdan onu sadece Ahmed Cevdet Paşanın eseri olarak göstermek yanlıştır. Cevdet Paşa zamanında, medenî hukuk sahasında iki zıt fikir vardı: 1) İslâm Hukuku (fıkıh) kaidelerinin bir kanun metin hâline getirilmesi, 2) Fransız medenî kanununun tercüme edilerek kabul edilmesi. O zamanlar İstanbul’da en tesirli ve nüfuzlu elçi, Fransa elçisiydi. O ve onun entrikalarına kapılanlar, ikinci fikrin tatbikat sahasına konulmasını temin etmek için var güçleriyle çalışıyorlardı. Fakat, birinci teze taraftar olanların başında bulunan Ahmed Cevdet Paşanın ve diğerlerinin gayretleriyle, İslâm fıkıh kitaplarından, zamanın icaplarına uyan meselelerin Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye adıyla asrî bir kanun şeklinde yazılması fikri kabul edildi. Ahmed Cevdet Paşa, bu işi yapacak ilmî cemiyete reis seçildi. Paşa’nın yazdığına göre, frenk hayranları, cahil softalar, ecnebî kışkırtmalarına âlet olanlar, bu hayırlı işi baltalamak için çok dalavereler çevirmişlerdir. Nihayet Mecelle, 1868’de neşrolundu. İslâm Hukuku denilince birçok kimsenin hatırına Mecelle gelirse de, İslâm Hukukunun tamamı Mecelle’den ibaret değildir. Mecelle, yalnız Hanefî mezhebinin muamelâta ait hükümlerini ihtiva etmektedir. İslâm Hukuku denilince, Hanefî mezhebi ile birlikte diğer üç mezhebin hükümleri de anlaşılır. Bu hâliyle İslâm Hukuku, dünyada benzeri hiç bulunmayan bir hukuk deryasıdır. Bilâhare Mecelle’nin eksik bahislerinin tamamlandığı söylenmişse de şu ana kadar ortaya çıkmamıştır. Mecelle yazılmadan önce, asırlar boyunca bütün İslâm memleketlerinde ve bu arada Osmanlı Devletinde uygulanmış olan İslâm Hukukunun bazı hükümleri, Mecelle ile her an herkesin müracaat edip, kolaylıkla anlayıp tatbik edebileceği sade maddeler hâline getirilmiş ve bu durum büyük bir hizmet olmuştur. Türkiye’de 1926 yılında, Mecelle ile birlikte bütün İslâm Hukuku ve şer’i mahkemeler kaldırılmıştır. Aynı şey, 1928’de de Arnavutluk’ta yapılmıştır. Bosna ve Hersek’te de yalnız şuf’a müessesesi muhafaza edilmiş olmakla birlikte Mecelle kaldırılmış, İslâm Hukuku bazı bakımlardan ahvâl-i şahsiyye (status personnel) vasiyet ve vakıf gibi konularda Müslümanlara uygulanmaya devam etmiştir. Bütün bunlara normal mahkemelerde bakılmıştır. Mecelle cemiyeti, vakitsiz kapatılmış olduğundan, bu mühim eser de tamamlanamamıştır. Medenî kanunun mühim konularından olan evlenme, boşanma, gaib, mefkud, vakıf, vasiyet, miras mevzuları Mecelle’de eksik kalmıştır. Yalnız bu konular fıkıh kitaplarında geniş olarak yazılmıştır. Her meselenin dindeki hükümleri açıklanmıştır. Mecelle’den seçme maddeler: Mecelle’nin çeşitli maddelerinden alınmış “sosyal” nitelik taşıyan hükümlerinden bazıları şunlardır: Madde 912- Birinin ayağı kayıp da düşerek başkasının malını telef etse öder. Madde 914- Kendi malı sanarak, başkasının malını telef eden öder. Madde 915- Başkasının elbisesini çekip de yırtan, tamamen kıymetini öder. Elbiseyi tutup, sahibi çekmekle yırtılsa, yarısını öder. Madde 916- Çocuk, birinin malını telef etse, çocuğun malından ödenir. Malı yoksa, malı oluncaya kadar beklenir. Velisi ödemez. Madde 918- Birinin binâsını yıksa, sâhibi dilerse, enkazı ona bırakıp binânın kıymetini alır. Yâhut enkâzı ve değer farkını birlikte alır. Ağaçlarını kesmek de böyledir. Madde 919- Yangını durdurmak için bir evi, Hükümetin emri ile yıkan ödemez. Kendiliğinden yıkan öder. Madde 921- Mazlum olanın, başkasına zulm etmeye hakkı yoktur. Her ikisi de öder. Meselâ sahte para alan, bunu başkasına veremez. Madde 922- Birinin malının telef olmasına sebep olan, öder. Ahırın kapısını açıp hayvan kaçarak zâyi olsa, öder. Hayvanı ürkütüp kaçıran da böyledir. Madde 926- Yoldan geçene zarar veren, öder. Madde 927- Hükümetin izni olmadan yolda oturup satış yapılamaz. Madde 928- Duvarı yıkılıp, birinin malına zarar verirse, önceden, duvarın yıkılacak, tâmir et gibi ikâz yapılmışsa öder. Madde 929- Başı boş bırakılmamış bir hayvanın kendiliğinden yaptığı zararı sâhibi ödemez. Sâhibi görüp, men’ etmezse veya hayvanın, tehlikelidir, çâresine bak, denilmişse, öder. Madde 934- Yolda hayvanı bağlamaya, aracını park yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Park yerlerinde durdurabilirler. Madde 1013- Bir binâya ortak olarak mâlik olan kimselere (Hisse-i şâyı’a sâhibi) denir. Bir binânın yarısı Ahmed’in, üçte biri Ömer’in, altıda biri Ali’nin olsa, Ahmed hisse-i şâyı’asını satsa, Ömer ve Ali almak isteseler, yarısını Ömer, yarısını da Ali alır. Ömer, hissesine göre iki misli alamaz. Madde 1023- Karşılıksız hediye ve vasiyet gibi temliklerde şüf’a hakkı olmaz. Madde 1031- şüf’a hakkı bulunan kimsenin, satış yapıldığını işitince, hemen hakkını istemesi, iki şâhit yanında tekrar söylemesi ve bir ay içinde mahkemeye başvurması lâzımdır. Madde 1036- Müşterinin teslim etmesiyle veya hâkimin karar vermesiyle, şüf’a sâhibi satılan binâya mâlik olur. Madde 1201- Evin havasını, manzarasını, güneş görmesini kapatmak, zarar-ı fâhiş sayılmaz. Bir odanın ziyâsını (aydınlığını) tamâmen kesmek, zarar-ı fâhiş olur. Madde 1202- Mutbah, kuyu başı, ev aralığının görünmesi zarar-ı fâhiştir. Araya duvar, perde yapması, lâzım olur. Madde 1210- Arada müşterek olan duvarı, bir ötekinin izni olmadıkça yükseltemez ve üzerine binâ yapamaz. Madde 1224, yol, su yolu, kanalizasyon zarar-ı fâhişi olmadıkça, eskiden kalanlarına dokunulmaz. Madde 1226- Bir kimse, verdiği izinden vazgeçebilir. Meselâ tarlasından geçmeye izin vermişken, men edebilir. Madde 1228- Arsasından geçmekte olan su yolunun geçmesine ve arsaya girilip tâmir olunmasına mâni olamaz. Yeniden su yolu geçirilmesine mâni olabilir. Madde 1243- Dağlardaki ağaçlar ve otlar herkese mübahdır. Ağaçları kesen mâlik olur. Madde 1255- Mübah şeyleri ele geçirmekte kimse kimseye mâni olamaz. Madde 1265- Denizler, büyük göl ve nehirler, şehirlerden uzak sâhipsiz arâzi ve dağlar, herkese mübahtır. Fakat, başkasına zarar vermemek şarttır. Madde 1281- şehirden uzak, sahipsiz yerde kuyu kazan, bunun (harim) ine mâlik olur. Yirmi metre yarı çapındaki dâire içi, merkezindeki kuyunun harimi olur. Madde 1291- şehir içindeki kuyunun harimi olmaz. Herkes mülkünde kuyu kazabilir. Madde 1313- Değirmen, hamam, apartman gibi taksim olunamayan mülk harap olup, tâmirini istemeyen ortak bulunursa, hâkimin izni ile tâmir edilip, sonra hissesine düşen para ondan alınır. Madde 1314- Müşterek bir binâ yıkılınca, yeniden ortaklaşa yapılmasını istemeyen olursa, buna cebr olunmaz. Arsa taksim edilir. Madde 1315- Apartman yıkılınca herkes kendi katını yaptırır. Alttaki yaptırmazsa, üstekiler, hâkimin izni ile, hepsini yaptırıp, alttaki hissesini verinceye kadar, katını kullanamaz. Madde 1321- Sâhipsiz nehirleri, Beytülmâl ayıklar. Beytülmâlde para yoksa, masrafı oradan sulama yapanlardan alınır. Madde 1327- Müşterek kanalizasyonu temizlemek masrafı aşağıdan başlar. şöyle ki, en aşağıdaki evden, arsadan başlayıp bunun masrafını hepsi öder. Yukarıdaki arsalardaki kısımların masraflarına aşağıdakiler iştirak etmezler. |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler: | واويلا (13.11.08) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,284
9,034 mesajına 19,477 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Bilmütelaa muhat-ı ilm-i ali buyurulur ki ; mukaddimenin ikinci makalesi İbni Nüceym ile anın meslekine salik olan fukahanın cem eyledikleri kavaid-i fıkhıye olup hükkam-ı şer'i BİR NAKL-İ SARİH BULMADIKÇA YALNIZ BUNLARLA HÜKMEDEMEZ... not : yani mecellenin başındaki vecize şeklinde 100 madde yi uygulayacak olan şer’i hakimler karşılaştıkları bir olayda "APAÇIK BİR NAKİL BULMADIKÇA" bu maddeleri hüküm tesisine mesned yapamazlar... Mecelle komisyonu azalarının esbabı mucibe mazbatası... |
|
|
![]() |
| Etiket |
| adliye, ahkâmı, mecelle, mecellei |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|