|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,934 | Üyeler: 10,668 | Online: 209 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| TARİH Geçmişten Günümüze Tarihimiz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 445
Üyelik tarihi : 10-09-2008
Nereden : Feth'in Şehrin'den
Konuları : 282
Mesajlar : 2,307
Teşekkürleri: 1,061
594 mesajına 956 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 20.06.10
Durumu : Status: Offline
|
Antalya'da geçtiğimiz günlerde yapılan sahtekarlık, eskiden yapılsaydı kelleleri gitmişti!Geçtiğimiz günlerde Antalya'da Osmanlı döneminden kalma tapularla evrak sahteciliği yapılarak arazilerin devredildiği ortaya çıktı. Evrak sahteciliğine Osmanlı döneminde de rastlanılır, ancak idamla bile cezalandırılırdı.
Türkiye'de arazilerin ve evlerin tapuları hâlâ tartışmalıdır. Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü Osmanlı döneminden kalma kayıtlara bakarak durumu inceler. Mahkemeler de bu kayıtlara göre karar verir. Osmanlı döneminden kalma evrak önemli olduğu için zaman zaman özellikle köylerin yayla meseleleri için sahte Osmanlıca belgeler ortaya çıkar. Geçtiğimiz günlerde Antalya'nın Korkuteli ilçesi Duraliler yaylasındaki alanlara ait Osmanlıca tapuların, 1996 ile 2002 yılları arasında, Antalya il merkezindeki Duraliler köyünde bulunan hazine ve ormana ait arazilerin şahıslara devri için kullanıldığı ortaya çıktı. Evrak sahteciliğine Osmanlı döneminde de rastlanılırdı. OSMANLI MEMURLARI Osmanlı döneminde memurlar çok itibarlıydılar ve iyi de gelirleri vardı. Memurların bir kısmına timar (bir bölgeden devletin toplayacağı verginin bir devlet görevlisine tahsisi) verilirken bir kısmına ise maaş verilirdi. Ancak memurların çoğu devletten maaş veya timar almazlardı. Bürokrat ve memurların asıl gelirleri çalıştıkları devlet dairelerinde yaptıkları işler karşılığında iş sahiplerinden aldıkları harçlardan idi. Bürolarda yapılan işlerden alınacak miktarlar devlet tarafından kanunla belirlenmişti. Bürokratlara ve kıdemli memurlara bahsettiğimiz gelirlerin dışında elbise, et, ekmek, buz, odun, atları için ot, arpa vs. gibi birçok ihtiyaç maddesi de devlet tarafından verilirdi. Önemli miktarda gelirleri olmasına rağmen memurların zaman zaman fazla para kazanmak için çeşitli suiistimallere karıştıkları ve devlet dairelerinde işi olan kimselerin işlerini geciktirdikleri (bugün git yarın gel) görülmektedir. İstanbul'daki devlet dairelerinde işi olanlar, yol yordam bilmeyen cahil insanlar ise günlerce çile çekmelerine rağmen işlerini halledememekteydiler. EVRAK SAHTECİLİĞİ Osmanlı bürokrasisinde vazife yapan çeşitli görevlilerin zaman zaman kendi işleriyle ilgili hususlarda suiistimallere karıştıkları görülmektedir. Örneğin, 1590 yılında Divân-ı Hümâyûn ve Mâliye dairelerindeki bir kısım memurların sahte belgeler hazırladıkları, İran seferleri için serdarlara gönderilen tuğrası çekilmiş boş fermanları ele geçirerek, onlarla istedikleri gibi sahte evrak hazırladıkları, hatta yazıldıktan bir müddet sonra silinen mürekkep kullanarak, yazısı silinen belgeler ile sahte emirler yazdıkları, yapılan teftiş sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Bu suiistimalleri yapanlardan ikisi idam edilmiş, altısının birer elleri kesilmiş, yedisi ise gemilerde kürek çekmeye gönderilmiştir. Bu tip hadiselere özellikle devlet gelirlerinin dağıtımı ile memuriyet evrakını hazırlayan dairelerde daha sık rastlanılmaktadır. Defterhâne-i Amire, yani Osmanlı döneminin Tapu Müdürlüğü bu açıdan suiistimale uygun kalemlerden birisi olduğu için kalem kâtipleri, yani memurları da zaman zaman bu tür sahte evrak düzenlemişlerdir. Özellikle bazı Defterhâne kâtiplerinin taşradaki görevlilerle yakınlık kurdukları ve onlarla haberleşerek usulsüz arzlar ile boş belgeleri ele geçirip timar gelirlerini kanunlara aykırı olarak istedikleri şekillerde tasarruf ettikleri görülür. 1783'de Defterhâne kâtiplerinden Yesrî'nin taşradaki görevlilerle haberleşerek sahte vesikalar düzenlediği anlaşılmış, memur devlet hizmetinden atılarak, diğerlerine ibret olsun diye Bozcaada'ya sürülmüştür. Haksız kazanç elde etmek için evrak sahteciliğinin yapılması her dönemde rastlanan bir husustur. Ancak Osmanlı döneminde suiistimali yapan görevliler işledikleri suça göre kalemden çıkarılma, sürgün, kürek cezası, el kesme ve idam gibi ağır cezalara çarptırılmışlardır. MEMUR AMiR ELELE SAHTEKARLIK YAPTILAR 1620'li yıllarda çok büyük bir evrak sahteciliği ortaya çıkarılmıştır. Bu sahteciliğe memurlarla birlikte iki büyük bürokrat da karışmıştı. Defter emini Abdi Efendi ve Reisülküttâb Hamza Efendilerin, boşta kalan timarları üzerlerine geçirip sonradan kendi adamlarına ferâgat ettikleri anlaşılmış, bunun üzerine Reisülküttâb Hamza Efendi idam edilmiş, Abdi Efendi ise görevden alınmıştır. Kaynak: Dünya Bülteni
__________________
Kula kul olmak için atılmadık meydana
Biz yalnız Hakikate Hakka secde ederiz Nasıl girdiyse dava sahipleri zindana Bilsinki kahbe devir bizde öyle gireriz... |
|
|
| Bu mesaj için akinci_gençlik37 kullanıcısına teşekkür edenler: | واويلا (01.12.08) |
![]() |
| Etiket |
| cezası, evrak, osmanlıdaki, sahtekarlığının |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|