|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,934 | Üyeler: 10,668 | Online: 210 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| TARİH Geçmişten Günümüze Tarihimiz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 171
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : ömür boyu talebe
Nereden : Dersaadet, Mahrusa-i Saltanat, Istanbul, Islambol, Darü's-saltanat-ı Aliyye, Asitane-i Aliyye
Konuları : 67
Mesajlar : 1,383
Teşekkürleri: 823
432 mesajına 651 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 01.07.11
Durumu : Status: Offline
|
Gelin sizinle Mimar Sinan'ın, Leonardo da Vinci ile yarışacak dehasını anlayalım. Büyük ustanın kalfalık eserim dediği Süleymaniye'nin şifreleriyle tanışalım. Akıllara durgunluk verecek gizemli bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? : ) Süleymaniye Camii, Kanuni Sultan Süleyman tarafından imparatorluğun gücünü ve görkemini göstermek adına inşa ettirildi. Bu görev, tarihin en büyük ustası Mimarbaşı Sinan'a verildi. Camii ve külliyesi 7 senede bitirildi. Ancak 7 yıllık bu uzun süre Kanuni'nin canını sıkmıştı. Sinan'ın yapıyı neden bir türlü açmadığını anlamamıştı. O sırada her taraftan da dedikodular yağmaya başladı Sultan'a. 'Sinan caminin ortasında oturuyor ve nargile tüttürüyor' dediler Muhteşem Süleyman'a. Kanuni durumu kendi gözleriyle görmek için bir ikindi vakti Süleymaniye'ye gitti. Muhteşem yapının içine girdiğinde Sinan tam da söylendiği gibi caminin ortasında oturmuş nargilesini tüttürmekteydi. Sultan gözlerine inanamadı. Tok sesiyle ve bütün haşmetiyle ''Bu ne iştir Mimarbaşi'' diye haykırdı. Oysa Mimar Sinan'ın içtiği nargilede tömbeki yoktu. İçtiği sadece suydu. Usta mimar, nargilenin fokurtularını dinleyerek caminin akustiğini ölçmeye çalışıyordu. Mihraptaki imamın sesini, aynı oranda bütün camiye nasıl ulaştıracağını hesaplıyordu. Bunun için Anadolu'nun değişik köşelerinden 65 tane dev turşu küpü getirtti. Bu küpleri içleri boş, ağızları dışarıya gelecek şekilde kubbenin eteklerine dizdirdi. Amacına ulaşmıştı Mimarbaşı. Sesi, yüzlerce metrekarelik mekanın her köşesine, en iyi şekilde yaymayı başarmıştı. Kanuni de, Sinan'ın niyetini anlamış, ustasını hemen bağışlamıştı. Mimar Sinan yapının içine bir de hava koridoru inşa etti. Elektriğin henüz bulunmadığı o yıllarda, Süleymaniye 275 dev kandille aydınlatılıyordu. Sinan, bu kandillerden çıkan is camiye zarar vermesin ve cemaati rahatsız etmesin diye orta kapının üzerine küçük bir odacık yaptırdı. Binanın değişik köşelerine açtığı oyuklardan giren islerin bu odada toplanmasını sağladı. Şaşırdınız değil mi? Durun, daha bitmedi… Ve adına da İs Odası denilen bu bölmenin içine özel bir nemlendirme sistemi kurdu Sinan. Odada toplanan islerden, dönemin en kaliteli mürekkebini damıttı. Süleymaniye'nin duvarlarında gördüğünüz o muhteşem kalem işleri, yazılar, süslemeler, caminin kandillerinden çıkan isten damıtılan o mürekkeple yapıldı. Tekrar altını çiziyorum, bunlar günümüzden 458 yıl öncesinin bilimiyle, teknolojisiyle yapıldı. Son bir şifre daha var.. Hani oyuklar var dedim ya isin bir odada toplanmasını sağlayan, hava akımını içeri alan. Dışarıya çıkıp o iki oyuktan içeriye baktığınızda, birinden caminin içindeki Allah, diğerinden ise Muhammed yazılı dev levhaları görürsünüz. Ayrıca Süleymaniye'nin hangi köşesini, hangi duvarını, hangi açısını ölçerseniz ölçün, sayısal olarak karşınıza Allah kelimesinin ve katlarının çıktığını görürsünüz. Alın işte size sırlarla,şifrelerle dolu bir mabet. Da Vinci şifresini yaya bırakacak bir maharet.
__________________
"Bizim Davamızda kimse kendi için yasamaz, Herkez kardesi için yasar. Menfaati Öldürmenin en kolay yolu budur.."
Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN |
|
|
| Bu mesaj için *sevda iklimi* kullanıcısına teşekkür edenler: | Elimder_enes (07.10.08) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 120
Üyelik tarihi : 16-08-2008
Mesleği : Muhasebe & Öğrenci
Nereden : Allah'tan!Nereye;Allah'a ...
Konuları : 462
Mesajlar : 4,950
Teşekkürleri: 4,039
2,495 mesajına 5,500 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : 29.12.10
Durumu : Status: Offline
|
Konuyu okuyunca dilimden sadece şu 2 kelime çıkıverdi ''ALLAHU EKBER''.
Paylaşımızdan ötürü ALLAH razı olsun kardeşim.Defalarca görüp,içerisinde namaz kılıp,dua ettiğimiz manevi havası çokça olan bir mabedullah. Baki dua ve selam
__________________
GitMek güzeldir... Eğer gidilen sevgili ise;Üstelik En Sevgili ise... GitMek daha da güzeldir;Güzeldir,yeryüzünün bütün renklerini... bütün tatlarını..bütün seslerini..bütün iklimlerini..bütün sözlerini.. onları ''put'' belleyenlerin masasına atarak, Özlenen'e gitMek... Geride silinmeyecek ayak izleri bırakarak... Muştuyla... |
|
|
| Bu mesaj için gazikentli kullanıcısına teşekkür edenler: | *sevda iklimi* (22.08.08) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 171
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : ömür boyu talebe
Nereden : Dersaadet, Mahrusa-i Saltanat, Istanbul, Islambol, Darü's-saltanat-ı Aliyye, Asitane-i Aliyye
Konuları : 67
Mesajlar : 1,383
Teşekkürleri: 823
432 mesajına 651 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 01.07.11
Durumu : Status: Offline
|
ecmain inşaAllah..Mevla dostlarından ve sizlerden de razı olsun..
__________________
"Bizim Davamızda kimse kendi için yasamaz, Herkez kardesi için yasar. Menfaati Öldürmenin en kolay yolu budur.."
Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN |
|
|
![]() |
| Etiket |
| mimar, sinanın, şifresi |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|