|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,934 | Üyeler: 10,668 | Online: 210 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| TARİH Geçmişten Günümüze Tarihimiz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 1255
Üyelik tarihi : 06-11-2008
Mesleği : EMEKLİYİM
Konuları : 72
Mesajlar : 410
Teşekkürleri: 37
166 mesajına 284 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 13.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Dünyanın ilk Standartlar ve Tüketiciyi Koruma Kanunları II.Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu, ilk BelediyeKanunları, ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnamelerihazırlandığı söylenmektedir. Bu kanunlardan bazı örnek maddelerzikrederek anlatabilir misiniz? Prof Dr. Ahmed Akgündüz Evetdoğrudur. II. Bâyezid devrine ait en mühim kanunlardan birisi şüphesizki, Bursa, İstanbul ve Edirne İhtisâb Kanunnâmeleridir. Bu kanunnâme,dünyanın en mükemmel ve en geniş belediye kanunu olmakla kalmamakta,aynı zamanda dünyada ilk tüketici haklarını koruyan kanun, ilk gıdamaddeleri nizâmnâmesi, ilk standartlar kanunu, ilk çevre nizâmnâmesi vekısaca asrına göre çok hârika bir hukuk kodudur. Bu kanun, hem Osmanlıörf âdetlerini ve hem de İslâm hukukunu çok iyi bilen Mevlânâ YaralucaMuhyiddin tarafından hazırlanmıştır. Hazırlanış tarihi 1502 ila 1507tarihleri arasındadır. Biz, her biri 100 küsur maddeyi bulanbu üç kanunnameden sadece bazı maddelerini, tüketici hakları açısındanarz ediyoruz (Maddenin başındaki rakamlar Kanun maddelerine veharflerden B, Bursa, E Edirne ve İ İstanbul Kanununa işaret etmektedir): “İ-45.Ve mahkeme kararıyla yiyecek ve içecek ve giyecek ve hubûbât ki;çarşıda ve pazarda vardır, gözedilüb her meslek sahibi teftiş oluna.Eğer terâzûda ve kilede ve arşunda eksük bulunursa, muhtesib (belediyebaşkanı) haklarından gele. İ-21. Etmekçiler, standart olarakalınan ekmeği narh üzere pâk işleyeler, eksik ve çiğ olmaya. Etmekiçinde kara bulunursa ve çiğ olursa, tabanına let uralar; eksük olursatahta külâh uralar veyahud para cezası alalar. Ve her etmekçinin elindeiki aylık, en az bir aylık un buluna. Tâ ki, aniden bazara un gelmeyübMüslümanlara darlık göstermeyeler. Eğer muhâlefet edecek olurlarsa,cezalandırıla. İ-4. Eyle olıcak ekmek gâyet eyü ve arı olmak gerekdir. E-7.Aşcılar bişürdükleri aşı pâk bişüreler ve çanakların pâk su ile yuyalarve tezgâhlarında kâfir olmaya. Ve iç yağiyle nesne bişürmeyeler. Ve birakçelik eti her ne narh üzerine alurlar ise beş pare olur. Bir akçelikaş alanın aşına bir pâre koyalar. İki pulluk dahi etmek vereler. Birakçelikden artuk alsalar ya eksük alsalar, bu hisâb üzerine vereler.Cemî‘ Edirne'nin aşcıları ittifakiyle teftiş olundı. İ-38. Ve kile ve arşun ve dirhem gözlenile; eksüği bulunanın hakkından geleler. İ-5.Un kapanında olan kapan taşlarını, mahkeme kararıyla muhtesib (belediyebaşkanı) dâim görüb gözede. Tâ ki, hile ve telbîs olub un alan ve satankimesnelere zarar ve ziyân olmaya. B-74. Ve hamallar na‘lsuz at istihdâm etmeyüb ve dağ yükünün iki yükünden ziyâde götürmeye. E-58.Ve ayağı yaramaz bârgiri işletmeyeler. Ve at ve katır ve eşek ayağınıgözedeler ve semerin göreler. Ve ağır yük urmayalar; zira dilsüzcanavardır. Her kangısında eksük bulunursa, sâhibine tamam etdüre.Eslemeyeni gereği gibi hakkından gele. Ve hammâllar ağır yük urmayalar,ma’kul üzerine ola[1]. İ-40. Ve sirke ve yoğurda su koymayalar. Su katılmış olub bulunursa, teşhir edeler veyahud tahta külâh uralar, gezdireler. İ-29.Kuyumcular, sâde işi dirhemine bir akçe; minekârî işde dirhemine ikiakçe ve altun sâde ise miskâline üç akçe; müşebbek işde miskâline beşakçe ve gümüş düğmeler iriyi ve hurdayı gâyet eyü hâlis işleyeler,bakır koyub işlemeyeler. İşleyenin muhtesib (belediye başkanı) gereğigibi haklarından gele. İ-33. Ve boyacıları dahi gözedeler, kalb boyamayalar; boyarlarsa gereği gibi hakkından geleler. İ-42.Ve iplikçilerin ipliği tire ipliğine berâber ola. Ve astar ki, şehirdeişlene, sekiz arşun ola, eksük olmaya. Olursa hakkından geleler. İ-46.Hammâmcılar, hâmmâmları gözedeler, yunmuş ola, ıssı ve sovuk su ileârâste ve dellâkleri cest ve çâlâk ola. Usturası keskin ola. Şöyle ki,usturası altında kimesne zahmet çekmeye ve nâzır olan fotaları pâkduta; Müslümana verdüği fotayı kâfire vermeye. İ-66. Ve dahi hekîmlere ve attârlara ve cerrâhlara, muhtesib (belediye başkanı)in hükmi vardır; görse ve gözetse gerekdir. İ-24.Bakkallar ve attârlar ve bezzâzlar ve takyeciler, onun on bire satalar,ziyâdeye satmayalar. Ziyâdeye satarlarsa, muhtesib (belediye başkanı)dutub te'dîb ede. Ammâ bu bâbda ve gayride mahkeme kararı bile ola. E-194.Berber gözlene; kâfir başın tıraş etdükleri ustura ile Müslüman başıntıraş etmeyeler. Kâfir yüzin sildikleri fota ile Müslüman yüzinsilmeyeler. Usturaları keskün ola. E-195. Tabibler dahi gözlene;bîmârhâne (hastahane) tabiblerine göstereler, imtihân edeler, kabuletmedikleri kimesneleri men` edeler. Cerrâhlar dahi gözlene;san`atlarında kâmil olalar. E-196. Değirmenciler gözlene;değirmende tavuk beslemeyeler ki, halkın ununa ve buğdayına zararetmeye. Ve âdetlerinden artuk almayalar ve iri öğütmeyeler ve kesmüklübuğdayı değiştirmeyeler ve illâ muhkem ve müntehî hakkından geleler. E-198. Ve câmilerde dilenci tâifesin yürütmeyeler. İ-70.Ve her san‘atı aydan aya kadı ile teftiş ede ve dahi göre ve gözede.Her kangısı kim ta‘yin olunan narhdan eksük sata, muhtesib (belediyebaşkanı) hakkından gelüb teşhîr ede. İ-73. Fil-cümle bu zikrolunanlardan gayrı her ne kim Allâh ü Te‘âlâ yaratmışdır, hepsini demuhtesib (belediye başkanı) görüb gözetse gerekdir, hükmi vardır. Şöyle bileler, her kim muhâlefet ve inâd ederse, itâba ve ikâba müstahak olur”[2] [1]Hayvan haklarının 20. yüzyılın başında savunulmaya başlandığıdüşünülürse, bu maddenin çok ileri bir hukuk anlayışının mahsulü olduğudaha iyi anlaşılır. [2] Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. II, sh. 188-230, 286-304, 387-402. |
|
|
| Bu mesaj için 34-İSTANBULLU kullanıcısına teşekkür edenler: | erva (18.12.08) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 1255
Üyelik tarihi : 06-11-2008
Mesleği : EMEKLİYİM
Konuları : 72
Mesajlar : 410
Teşekkürleri: 37
166 mesajına 284 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 13.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Evet kardeşlerim şimdi ki belediyeciliğe bakınız,bir de Osmanlının belediyecilik anlayışına.. Farkını görüyoruz artık.. |
|
|
| Bu mesaj için 34-İSTANBULLU kullanıcısına teşekkür edenler: | واويلا (19.12.08) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 71
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 84
Mesajlar : 1,389
Teşekkürleri: 1,755
546 mesajına 789 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Allah razı olsn |
|
|
![]() |
| Etiket |
| kanunnameleri, osmanlı |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|