| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,935 | Üyeler: 10,668 | Online: 210 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » TARİH »

TARİH Geçmişten Günümüze Tarihimiz.

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23.12.08, 12:45   #1
Sükut-u Leyl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 503
Üyelik tarihi : 14-09-2008
Nereden : -
Konuları : 785
Mesajlar : 2,732
Teşekkürleri: 3,635
1,492 mesajına 3,323 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 Sükut-u Leyl is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart Ayasofya Sessiz Ayasofya Bizsiz

Ayasofya Sessiz Ayasofya Bizsiz



Fatih Ayasofya’da
Fatih, Ayasofya’ya ilerliyor. O sırada Ayasofya kadın-erkek, çoluk-çocuk, genç-ihtiyar, her yaştan Rum’u Ermeni’si tarafından dolu, Fatih’i görünce korkuyla gözyaşı ile yerlere kapandılar. Fatih de, şükür secdesine kapandı. Herkes yerlerde amma, biri izzetle, biri ise zilletle yerlerde... Fatih Sultan Mehmet Han, o muazzam kalabalığı sükunete davet ederek, korkudan gözleri fal taşı gibi açılmış olan bu insanlara tarihe geçen şu sözleri söylemiştir. “Kalkınız! Hepinize söylüyorum ki; bu andan itibaren artık ne hayatınız ne de hürriyetiniz hususunda gazabımdan kokmayınız.”

O devir insanının bilmediği duymadığı, hatta hayal bile edemediği bu sözler karşısında çok etkilenmişler ve “Osmanlı’nın sarığını görmek, Latin serpuşunu görmekten evlâdır” demişlerdir.

SULTAN FATİH’İN AYASOFYA VAKFİYESİ
“İşte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya’yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi’nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar.

Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse;

Allâh’ın, Peygamber’in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen LANETİ ONUN VE ONLARIN ÜZERİNE OLSUN, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın.

Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır.

Allâh’ın azabı onlaradır.

Allâh işitendir, bilendir.

(Fatih Sultan Mehmed Han / 1 Haziran 1453)

******
Fatih Sultan Mehmed'in yayınladığı Ayasofya Camii'nde kapsayan Vakfiyesi ile ilgilenen hukukçular, sözkonusu kararnamenin hukukî olmadığı kanaatine varmışlardır. Fatih'in orijinal vakfiyesinin bir kısmı şöyle:

"Eğer bu hayır müesseseleri yıkılacak olursa, ikinci defa, üçüncü defa ila ahir yeniden inşa oluna… Bütün bu şerh ve ta'yin eylediğim şeyler, tesbit edilen şekilde ve vakfiyede yazılı haliyle VAKIF olmuştur; şartları değiştirilemez; kanunları tağyir edilemez; asılları maksatları dışında bir başka hale çevrilemez; tesbit edilen kuralları ve kaideleri eksiltilemez; vakfa herhangi bir şekilde müdahale Allâh'ın diğer haramları gibi haramdır.

Kim ki, bozuk teviller, hurafe ve dedikodudan öteye geçmeyen bâtıl gerekçelerle, bu vakfın şartlarından birini değiştirirse veya kanun ve kurallarından birini tağyir ederse; vakfın tebdili ve iptali için gayret gösterirse; vakfın ortadan kalkmasına veya maksadından ve gayesinden başka bir gayeye çevrilmesine kast ederse, vakfın temel hayır müesseselerinden birinin yerine başka bir kurum ikame eylemek ve vakfın bölümlerinden birine itiraz etmek dilerse veya bu manada yapılacak değişiklik veya itirazlara yardımcı olur yahut yol gösterirse; veya şer'-i şerife aykırı olarak vakıfda tasarruf etmeye azm eylerse, mesela şeri'a-ta ve vakfiyeye aykırı ferman, berat, tomar veya talik yazarsa veyahut tevliyet hakkı resmi yahut takrir hakkı resmi ve benzeri bir şey taleb ederse, kısaca bâtıl tasarruflardan birini işler yahut bu tür tasarrufları tamamen geçersiz olan yazılı kayıtlara ve defterlere kaydeder ve bu tür haksız işlemlerini yalanlar yumağı olan hesaplarına ilhak ederse, açıkça büyük bir haramı işlemiş olur, günahı gerektiren bir fiili irtikâb eylemiş olur. Allâh'ın, meleklerin ve bütün insanların la'neti üzerlerine olsun. Ebeddiyyen Cehennemde kalsınlar, onların azapları asla hafifletilmesin ve onlara ebediyyen merhamet olunmasın. Kim bunları duyup gördükten sonra değiştirirse, vebali ve günahı bunu değiştirenlerin üzerine olsun.

Hiç şüphe yok ki, Allâh her şeyi işitir ve her şeyi bilir."

Eksilen Ayasofya Vakfiyesi

Girişinde Fatih Sultan Mehmet’in mührünün bulunduğu Ayasofya Vakfiyesi, 63.5 metre uzunluğunda. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nde bulunan vakfiye, 1950’de bir sergi için İngiltere’ye götürülüyor. Ancak, büyük zarar görüyor. Yırtılmış, yıpranmış halde tekrar Türkiye’ye getirilen vakfiye yaklaşık 5 metresi eksik geliyor. Kesik parçaların nerede olduğu ve kimler tarafından koparıldığı hâlâ çözülmüş değil. Türkiye’de ilgili makamların bu konuda bir araştırma ve çalışması da bulunmuyor.



Ayasofya, ah Ayasofya!

1 Haziran tarihi, Ayasofya’da ilk Cuma namazı kılınışının 555. yıldönümüydü. Başka konular araya girdiği için günü gününe yazamadık. Ama tümüyle ıskalamak ahlâki olmayacaktır. çünkü Ayasofya bir “sembol mabet”dir. Fethin kalbidir.

Ayasofya dendiğinde içini hicranla çekmeyen bir “Anadolu insanı” bulmak zordur. Tabii bu sözüm “Anadolu insanı” özelliklerini koruyanlara ilişkindir: Doğu ile Batı arasında bocalamaktan tıknefes olmuş, ya da kendi değerlerini elinin tersiyle itip kendi halkına yabancılaşmış olanları kapsamaz.

Ayasofya bu milletin yüreğinde yetmişdört senelik bir hüzündür! Cami oluşundan tam 481 sene sonra çıkarılan bir bakanlar kurulu kararıyla, Ayasofya Camii, müzeye çevrilip namaza kapatılmıştır. Bu münasebetle bir kez daha söylüyorum: Osmanlı Devleti’nin kuruluş amacı Bizans’ın fethi, fethin dayanağı, Peygamber-i âlişan Efendimiz’in fethe ilişkin müjdesi ("Konstantîniye elbette fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandandır, onu fetheden askerler ne güzel askerlerdir!" [Kaynak: Ahmed bin Hanbel, Müsned; c.4, s.335] şeklindeki meşhur hadis-i şerif), müjdenin yüreği ise Ayasofya’dır.

Ayasofya’yı sıradan bir mabet olmaktan çıkarıp sembolleştiren saik, Peygamber müjdesi şehrin yüreğini teşkil etmesidir. Bu kimliği ile Ayasofya, Osmanlı asırlarında çok önemsenmiş, o kadar ki, Ayasofya imamına saray protokolünde yer verilmiştir.

Bırakınız tarihi kimliğini bir yana, fetihten sonra, fetih ordusunun ilk Cuma namazını kıldığı mâbed olarak düşünmek bile, Ayasofya’nın “cami” olarak hizmet vermesindeki zaruret ortaya çıkar.

O anı düşünür müsünüz?.. Salı günü fethedilen Bizans’ın en büyük mabedi Ayasofya baş döndürücü bir hızla Müslümanlaştırılıp Cuma namazına hazırlanmış, Fatih Sultan Mehmed’in yanıbaşında camiye giren hocası Molla Ak Şemsüddin, camiyi hınca hınç dolduran fetih ordusuna hitaben yaptığı konuşmaya, “Ey gaziler!..” diye başlamış, “bilin ve agâh olun ki, cümleniz hakkında Ahirzaman Peygamberi ol Server-i Kâinat Efendimiz Hazretleri, ‘Onlar ne güzel askerdir’ buyurmuştur. İnşAllâh cümlemiz mağfuruz. Fakat gaza malını israf etmeyüb Konstantiniyye içinde hayır ve hasenata sarf ve Padişahınıza itaat ve muhabbet ediniz” demiştir.

Konuşmasının ardından şanlı talebesinin başına iki çatal ablak sorguç takmış ve sözlerini “fisebil-illâh mücahid” olması dileğiyle tamamlamıştır: “Bütün Al-i Osman’ın ab-ı ruyu [şerefi, namusu, haysiyeti] oldun. Heman mücahid-i fi sebil-illâh ol!”

İşte bu sebeple Ayasofya büyük fethi sembolize etmektedir. Ne hazin ki, tam 481 sene Müslümanların secdegâhı işlevini gördükten sonra, varlığı bile tartışmalı 14. 11.1934 tarihli bir bakanlar kurulu kararıyla müzeye çevrilip namaza kapatılmıştır. İşte kararın metni:

“Sayı: 2/1589

“Maarif Vekilliğinden yazılan 14.11.1934 tarih ve 94041 sayılı tezkerede; eşsiz bir mimarlık, sanat abidesi olan İstanbul’daki Ayasofya Camii’nin tarihî vaziyeti itibarıyla müzeye çevrilmesi bütün Şark âlemini sevindireceği ve insanlığa yeni bir ilim müessesesi kazandıracağı cihetle bunun müzeye çevrilmesi, çevresindeki evkafa ait dükkânların yıktırılması ve diğerlerinin de evkafça istimlâk edilmesi suretiyle güzelleştirilmesi ve tamiri ve daimî muhafazası masraflarına karşılık da evkafça bu sene ve gelecek seneler bütçelerinden muayyen bir para ayrılması hakkında bir karar ittihazı istenilmiş ve Evkaf Umum Müdürlüğü’nden yazılan 153197/107 sayılı mütalâanamede, bu caminin Bizanslılardan kalma bir eser olması hasebiyle hiçbir vakfı olmadığı ve her ne kadar cami olduktan sonra sultanlar ve halk tarafından bazı gelirler bağlanmışsa da bunlardan aşar olarak bağlanan sultan gelirlerinin kaldırılmış olduğu ve halk tarafından bağlanan gelirler ise Kur'an okumak ve buna benzer belli ve nerede olursa olsun yapılabilir dinî emekler için olup müzeye çevrilmesi ve korunması için verilecek bir geliri bulunmadığı ve şimdiye kadar tamiri, gelirine bakmadan diğer vakıflarla bir arada yapılabilmekte olan bu bina cami olmaktan çıkınca artık buna da imkân kalmayacağı ve bütçelerinin bugünkü vaziyeti herhangi bir yardıma da yol bırakmamakta olduğu ve çevresindeki yapılardan evkafa ait olanları yıkmak ve kaldırmak elden gelirse de ötekine berikine ait olanların evkafça satın alınmasına imkân bulunduğu bildirilmiştir.

Bu iş İcra Vekilleri Heyeti’nde 24.11.1934’te görüşülerek caminin çevresindeki evkafa ait binaların Evkaf Umum Müdürlüğü’nce yıktırılarak temizlettirilmesi ve diğer binaların istimlâk, yıkma ve binanın tamir ve muhafazası masrafları da Maarif Vekilliği’nce verilmek suretiyle Ayasofya Camii’nin müzeye çevrilmesi tasvip ve kabul olunmuştur.” (İmzalar)



1453'te İstanbul’u fetheden Osmanlılar Ayasofya'yı harabe halinde buldular. Muhteşem mozaiklerinin çoğu yağmalanmış, altın, gümüş gibi değerli madenler, bir zamanlar Bizans’ı kurtarmak için İstanbul’a gelen Haçlılar tarafından yağmalanmıştı. Müverrih Tursun Bey, bir görgü şahidi olarak fethin Ayasofya’sını şöyle anlatıyor:

“Onun rahnesine taş koyacak bir mimar kalmamış, mamur olarak sadece bir kubbesi kalmıştı. Padişah-ı Cihan bu binayı harab ve yebab (yıkık) görünce, ahir harap olmasın deyüp tamirini ve bakımını emretti.”

İşte bu yüzden Ayasofya, Hıristiyan Bizans’tan çok, Müslüman Türk’ün eseridir. Bu gerçeği Paul Wittek gibi vicdanlı müsteşrikler bile vurgulama gereği duymuşlardır.

Wittek şöyle diyor: “Ayasofya’nın, bu muhteşem kilisenin muhafazasını, asırlar görmüş yapının zamanın tahribatına karşı müdafaasını, sırf Türklerin sahip olduğu teknik maharete ve iktisadî kaynaklara borçlu olduğumuzu itiraf edelim.”

Başka söze ne gerek var?


Yavuz Bahadıroğlu
__________________
Sözlerime lâl düştü...
View Sükut-u Leyl'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Sükut-u Leyl kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz:
gazikentli (23.12.08), Halil ibrahim (30.12.08), _BY_MILLIGORUS_ (24.12.08)
Alt 23.12.08, 14:55   #2
gazikentli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 120
Üyelik tarihi : 16-08-2008
Mesleği : Muhasebe & Öğrenci
Nereden : Allah'tan!Nereye;Allah'a ...
Konuları : 462
Mesajlar : 4,950
Teşekkürleri: 4,039
2,495 mesajına 5,500 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 gazikentli is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 29.12.10
Durumu : Status: Offline

Standart

ALLAH razı olsun

Bismi Teala

Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse) ancak korka korka girebilmelidirler. Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır. (BAKARA/114)

ALLAH'ın zalimlerden hesap soracağı gün elbet yakındır.

__________________


GitMek güzeldir...

Eğer gidilen sevgili ise;Üstelik En Sevgili ise...

GitMek daha da güzeldir;Güzeldir,yeryüzünün bütün renklerini...

bütün tatlarını..bütün seslerini..bütün iklimlerini..bütün sözlerini..

onları ''put'' belleyenlerin masasına atarak,

Özlenen'e gitMek...

Geride silinmeyecek ayak izleri bırakarak...

Muştuyla...




View gazikentli'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için gazikentli kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Sükut-u Leyl (23.12.08), yusufsunetci (24.12.08)
Alt 23.12.08, 14:58   #3
hatipli_mücahit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 267
Üyelik tarihi : 26-08-2008
Nereden : izmir
Konuları : 119
Mesajlar : 2,078
Teşekkürleri: 1,216
689 mesajına 1,000 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 hatipli_mücahit is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 02.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

güleceksin ayasofyam
güleceğin gün yakın
yürüdü islam ordusu
geliyor akın akın
__________________


ilim cehaleti giderir ama ahmaklığa bişey yapamaz...

View hatipli_mücahit'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için hatipli_mücahit kullanıcısına teşekkür edenler:
Sükut-u Leyl (23.12.08)
Alt 23.12.08, 16:52   #4
Sükut-u Leyl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 503
Üyelik tarihi : 14-09-2008
Nereden : -
Konuları : 785
Mesajlar : 2,732
Teşekkürleri: 3,635
1,492 mesajına 3,323 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 Sükut-u Leyl is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
gazikentli´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
ALLAH razı olsun

Bismi Teala

Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse) ancak korka korka girebilmelidirler. Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır. (BAKARA/114)

ALLAH'ın zalimlerden hesap soracağı gün elbet yakındır.

Rabbim senden de razi olsun gazikentli
__________________
Sözlerime lâl düştü...
View Sükut-u Leyl'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 24.12.08, 11:46   #5
yusufsunetci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 342
Üyelik tarihi : 31-08-2008
Mesleği : öğretmen
Nereden : Viranşehir, Şanlıurfa
Konuları : 74
Mesajlar : 1,584
Teşekkürleri: 2,562
713 mesajına 1,310 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 yusufsunetci is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Online

Standart

bizimkiler vakfiyeyi ayrıca bastırıp dağıtmışlardı...

vakfiyeyi bozanlar sorumluluğun altından nasıl kalkacak bakalım. daha doğrusu nasıl kalkamayacak...
__________________

Rahman ve Rahim olan Allah'ın aşkıyla...




MG Akademi Grubu Kitap Ekibi

"Okumak, özgürlüğe uçmaktır." (Aliya İzzet Begoviç)





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


.
View yusufsunetci'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için yusufsunetci kullanıcısına teşekkür edenler:
Sükut-u Leyl (26.12.08)
Alt 24.12.08, 11:52   #6
_BY_MILLIGORUS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Fazilet
Üye No : 41
Üyelik tarihi : 08-08-2008
Mesleği : Media Planlama Ve Reklamcılık...
Nereden : Aksaray In TURKEY...
Konuları : 108
Mesajlar : 1,456
Teşekkürleri: 1,167
406 mesajına 678 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 _BY_MILLIGORUS_ is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 07.04.12
Durumu : Status: Offline

Standart

GIRDAP die bir film var...

Bilmiyorum izleyeniniz varmı_???_

Orda Bi Diyalog Geciyor Universite Oğrencisi ile Turistler Arasında...

Turist: Ayasofya Muzesi Burasımı_??_

Ogrenci: Orası Muze Değil Camidir...

İzlerken Kanımı Dondurmustu...

İnsAllah Hayal Birgun Gercek Olur...
__________________
View _BY_MILLIGORUS_'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için _BY_MILLIGORUS_ kullanıcısına teşekkür edenler:
Sükut-u Leyl (26.12.08)
Cevapla

Etiket
ayasofya, bizsiz, sessiz

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:43 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.