|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,931 | Üyeler: 10,668 | Online: 213 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| TARTIŞ-YORUM Usul ve Kaideler Çerçevesinde HODRİ MEYDAN Dediğiniz Konuları Paylaşalım... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Çizgindeyiz HOCAM
Üye No : 11
Üyelik tarihi : 04-08-2008
Nereden : Dünya
Konuları : 659
Mesajlar : 3,621
Teşekkürleri: 3,811
2,100 mesajına 5,522 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Özgüvenini kaybetmiş bir milletin çocuklarıyız / Akif Çarkçı Özgüvenini ve tarih bilincini yitirmiş toplumlar geleceklerini ışıklandıracak güçlü bir vizyon geliştiremezler. Çünkü kendilerini başkalarından ayıran, başkalarından farklı ve üstün kılan misyonlarını da kaybetmişlerdir. Misyon ve vizyondan yoksun toplumlar, bulanık ufuklarda, başkalarının kurguladığı bir oyunda figüran oyuncu olmakla kalmazlar, başkalarının rotasını çizdiği bir yolda yolunu bilmeyen sarhoş bir kaptan gibi bir şeritten öbür şeride savrularak yön ve menzil ararlar. Otoyolda son süratle bir şeritten öbür şeride savrularak yol alan bir otomobil ne kadar devrilmeye namzet, ne kadar feci bir kazaya mecbur ise, inancını, tarih şuurunu ve özgüvenini kaybetmiş toplumlar da insanlık ve medeniyet otobanında bir gün takla atmaya, yoldan çıkmaya adaydırlar. Hele de gece karanlığı söz konusu ise ve yolu aydınlatan ışıklar bir bir sönmüşse…. Müslüman Türk milleti, asırlar boyu, tarih ve medeniyet otoyolunda, İslam’ın aydınlığında büyük bir cesaret ve kararlılıkla ilerlerken, insan ve medeni olmanın, ahlaklı ve faziletli olmanın meyvelerini uğradığı her coğrafya parçasında bir bir toplarken, başka toplumlara, başka milletlere örnek olacak kahramanlıklara imza atarken, otoyolun ışıkları birileri tarafından tek tek söndürülmüş, toplumun yolunu aydınlatan manevi lambalar artık karanlığı bertaraf etmekten vazgeçmiş, yoldaki işaretler ve işaretçiler ortadan kaybolmuş, artık araba kaza yapmamak için el feneri mesabesindeki cılız fenerlere mahkum kalmıştır. Esas işaretler ve işaretçiler, yolumuzu aydınlatan gerçek ışıklar bir bir söndürülmeye, etkisiz hale getirilmeye başlayınca medeniyet yürüyüşümüz ve özgüvenimiz alt üst olmuştur. Tarihin parlak aynasında akisleri yansıyan mücahede ve irfan şuaları tatlı birer hatıra olarak sadece hafızalarımızdaki yerini almıştır. Teorinin pratiği her zaman aştığı göz önüne alınırsa pratiğe yansıtamadığımız teorilerimizin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Yeniden güçlü bir medeniyet kurmanın özlemi içerisinde yanıp tutuşurken, bin bir strateji ve bin bir rota tayin ederken insan ve zaman unsurunu bir türlü hesaba katmayışımız bütün düşüncelerimizi ve bütün zihni gayretlerimizi bir anda boşluğa atıvermektedir. “Yeniden dirilelim, yeniden tazelenelim, bizi biz yapan değerlere yeniden dönelim, yeter bu yozlaşma, yeter bu kokuşmuşluk, basitlik, basiretsizlik ve ufuksuzluk” derken, derdimizi bağıra bağıra ancak odalarımızın kireç kokan duvarlarına beynimizden kusarken yalnız olduğumuzu hatırlamamız, arkamızdaki kalabalıkların sanal duruşlarını ve yalancıktan varoluşlarını hissetmemiz bu derde müptela olan hepimizi derinden kahretmektedir. Evet yeniden dirilelim, kendimize dönelim, inancımız ve özgüvenimiz öyle güçlü çığlıklara dönüşsün ki elimizde eğrilen demir demirliğinden utansın. Meydan okuyalım kainata tekrar Bediüzzaman’ın ifadesiyle. Öte yandan sevgi ve iyilik tohumları ekelim sesimizin, gölgemizin ve bizzat kendimizin ulaştığı her yere. Ama kimle, nasıl, ne zaman ve hangi ışıklarla, hangi işaretlerle, hangi işaretçilerle? Projesizliğimiz, faziletli, erdemli insan kaynağından yoksunluğumuz, yetişmiş insan kalabalıklarına olan sahte güvenimiz, kirli siyasetimiz, değerden arınmış, korsakoflaşmış bilinçlerimiz bulanık ufuklara sürüklemektedir hepimizi. Farkında değiliz. Nereye kadar bu gidiş nereye? diye soranların sesinin cılız çıktığı bir dönemde iktidar ve servetin gölgesinde ense kalınlaştıran kodamanların kahkahaları, yeniden dirilişe olan inancımızı köreltmese de özgüven yoksunu dertsizler, yüzsüzler yüzünden gün be gün eriyip gitmekteyiz. Vay halimize… Alıntıdır. |
|
|
| Bu mesaj için Zirve58 kullanıcısına teşekkür edenler: | nuveyba (02.09.08) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 278
Üyelik tarihi : 27-08-2008
Konuları : 61
Mesajlar : 1,214
Teşekkürleri: 1,447
453 mesajına 856 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 03.04.12
Durumu : Status: Offline
|
Günümüzü çok güzel ifade etmiş. Malesef günümüz insanlarında bazı eksikliklerden kaynaklanan bir çöküntü var. Özgüvenimizi yitirmeye başladık.. İnanç eksikliği, takva eksiliği, idealsizlik ve geçmişimizi bilmeme yüzünden bu hallere geldik sanırım. Ecdadımızın yaptıkları okullardaki tarih kitaplarında yazmıyor ve malesef tarihimiz anlaşılmıyor. Ve bazı akımların insanları düşünemden uzaklaştıran yaklaşımları da buna tuz biber oluyor. Hocamız boşuna "Önce Ahlak ve Maneviyat" demiyor. Ahlak ve Menviyat sırrına tam erersek zaten özgüvenini kazanmış ve tarihteki eski yerini yendein almış bir millet oluruz.
__________________
Doğrusu Allah, kendi uğrunda, kenetlenmiş bir duvar gibi, saf halinde çarpışanları sever.
-Saff, 4. |
|
|
![]() |
| Etiket |
| bir, Çocuklarıyız, kaybetmiş, milletin, Özgüvenini |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|