| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,931 | Üyeler: 10,668 | Online: 213 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » TARTIŞ-YORUM »

TARTIŞ-YORUM Usul ve Kaideler Çerçevesinde HODRİ MEYDAN Dediğiniz Konuları Paylaşalım...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02.09.08, 11:51   #1
mfatihkotku - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akıncı
Üye No : 210
Üyelik tarihi : 25-08-2008
Mesleği : talebe diyelim...
Nereden : değişiyor...
Konuları : 95
Mesajlar : 110
Teşekkürleri: 0
8 mesajına 11 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 mfatihkotku is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 18.09.08
Durumu : Status: Offline

Standart İstismarın İstismarı

İstismarın İstismarı

Haki Demir

Türkiye’de devlet ve cemiyet nezdinde varolan en küçük değerin dahi istismarının yapıldığı vakadır. Tefekkür ve ahlak zafiyeti ile hayatın en alt seviyesine kadar düşen insanlar, menfaat ve ihtiraslarının ürettiği enerji ile cemiyet meydanına arka kapıdan girdiklerinde kendilerini herhangi bir ölçü ile bağlı saymadıkları gibi devlet ve cemiyet hayatında cari olan ölçülerin tamamını insanları aldatma vasıtası haline getirebilmektedirler.

***

Ülkede resmi veya sivil alanda varolan her ölçü ve değerin istismar edilmesinden kaynaklanan bir fikri intihar vakası ile karşı karşıyayız. Tüm ölçülerin istismar edilmesi, hayat ve itimat kaynağı olan “değerlerin” manasını ve misyonunu kaybetmesine sebep olmaktadır.

***

Yanlış yapmak ile istismar etmenin aynı manaya gelmediği vakadır. Fakat ülkedeki istismarın yoğunluğu ve derinliği göz önüne alındığında yanlış (hata) ile istismarı birbirinden ayırabilmenin pratik imkanı kalmamıştır. Mesela vatanseverliği istismar ederek ondan fayda (menfaat) temin eden alçaklar ile gerçekten vatansever olan fakat vatanını koruma saiki ile gayrimeşru örgütlenmelere giden ve adam öldürenlerin diğerlerinden farklı olduğunu açıklamaya çabalamak beyhudedir. Birincisi istismar etmekte ikincisi ise yanlış yapmaktadır. Bir konuda yanlış yapanlar o konuyu istismar edenlere göre asil kalırlar.

İstismarın istismarı

Ölçülerin ve değerlerin istismarından daha vahim olan durum istismarın istismar edilmesidir. İstismar kavramı ölçülerin muhafazası için fevkalade önemli bir dil vasıtasıdır. Samimiyetin teorik turnusol kâğıdıdır. Pratikte samimiyeti tespit etmek ne kadar zor olsa da teorik olarak istismarın tespiti kolaydır. İstismar ölçünün güvenilirliğini zedeler fakat istismarın istismarı ölçüyü imha eder.

İstismar, ölçüye taraf olanlar veya taraf görünenlerin yapabileceği bir iştir. Fakat istismarın istismarı, ölçüye taraf veya sahip olanların değil karşısında duranların yapabileceği bir iştir. Bir insan Müslüman olduğu veya göründüğü için infak (yardım) yapabilir. Müslüman olduğu için yaptığında Allah rızasını gözetmiş ve dininin gereğini yerine getirmiştir. Müslüman göründüğü için infak yapan insan ise o yolla bazı iktisadi veya siyasi neticeleri elde etmeyi kolaylaştırabilir. Allah rızası için infak etmek ile oy kazanmak gizli maksadı için fakat Allah rızası açıklamasıyla infak etmek dinin istismarıdır. Buna karşılık, Müslüman (dindar) siyasetçilerin infak yapmasını Müslüman olmayan veya hayatını İslam’a göre yaşamayan birisi, din istismarı olarak açıkladığında o siyasetçinin önünü din istismarı yaptığı gerekçesiyle kesmek çabasına girmekte ve istismarı istismar etmektedir. Çünkü Müslüman bir siyasetçi de Allah rızası için infak yapabilir. Onun Allah rızası için infak yapmadığını ve dini istismar ettiğini anlayacak olan dindar olmayan birisi değil, dindar olan başka bir insandır.

İstismarı istismar edenler çok cüretkar bir tavır içindedirler. Taraf olmadıkları bir fikrin veya ölçünün hangi şartlarda ve nasıl uygulanması gerektiğine dair fikir beyan etmek entelektüel züppeliktir. Kendinin taraf olmadığı ve dolayısıyla idrak faaliyetine de konu olmayan bir dünya görüşünün mensuplarının nasıl yaşaması gerektiğine dair fikir beyan etmek, patolojik bir vakadır. İnsanların mensup oldukları fikri nasıl anlayacaklarını ve nasıl yaşayacaklarını o fikre karşı olanlardan öğrenmeye kalkmak gibi hastalıklı bir psikolojiye sahip olmaları beklenmemelidir. Bu meyanda insanların taraf olmadıkları fikrin istismar edildiğini iddia etmeleri öncelikle o fikrin en üst perdeden istismarı, sonra da istismarın istismarıdır.

İnsanlar taraf olmadıkları ölçünün istismar edildiğini söylediklerinde istismarı istismar etmediklerini ispat edemezler. Ülkedeki istismar ve istismarın istismarının yoğunluğu hatırlanırsa mensup olunmayan fikir ile ilgili istismar iddiasının arkasında bir art niyet olması ihtimali fevkalade yüksektir. Kötü niyetin olmadığını hayatın gailesi ve pratiğin çetrefilliği içinde teşhis etmek mümkün olmamaktadır.

***

İstismarın istismarının önüne geçilmesinin tek yolu her insanın veya kesimin taraf ve sahip olmadığı değer ile ilgili fikir beyan etmemesidir. İnsanlar taraf olmadıkları ölçünün istismar edilmesine mani olamazlar. Eğer böyle bir çabaya girerlerse ancak istismarı istismar ederler. Hiç kimse taraf olmadığı bir fikri o fikre inanlar kadar iyi ve derinliğine anlama imkanına sahip değildir. Anlaşılmayan bir fikrin (ölçünün) istismar edildiğini tespit etmek fevkalade zordur. Hayatta ölçülerin istismar edildiğinin açık bir şekilde gerçekleştiği misaller vardır ve bu vakaları her insan (ölçüye taraf olsun veya olmasın) anlayabilir. Fakat bu tür vakalara bakıp tüm fikir tatbikatlarını değerlendirmeye kalkan karşı taraf ancak istismarı istismar edebilir.

Bir fikre mensup olanlar kendi fikir sistemlerini veya ölçülerini istismar edenlerin peşine düşmelidirler. Karşı olduğu fikrin istismarını önleme imkanı yoktur ama mensup olduğu fikrin istismarını önlemek konusunda her insanın yapabileceği bir şey her zaman vardır. Herkes kendi bahçesini temizlediğinde istismarın olmadığı bir dünya ortaya çıkar.

İstismarın önlenmesinin yolu da istismarın istismarının önlenmesi ile kabildir. Karşı taraf istismarı istismar etmeyi bıraktıktan sonra ölçüye taraf olanlar sahip oldukları ölçüyü istismar edenleri teşhis ve ilan ederek onların hesabını görebilmelidir.

Siyasi alandaki istismarlar

Laik düşünceye sahip olanların İslam ile ilgili söyleyebilecekleri tek cümle yoktur. Dinin istismar edilmesi ise Müslümanların meselesidir.

Müslümanların siyasi taleplerde bulunmaları karşısında laik düşüncenin on büyüklüğünde depreme yakalanmış gibi sarsılarak İslam’a karşı söylemeye ve yapmaya çalıştıklarını “din istismarı” manevrası ile ortaya koymaları siyasi propaganda taktiğinden başka bir mana ifade etmemektedir. İslam’ı anlamaları zaten mümkün olmayan bu kişilerin İslam’ın istismar edildiğini de anlamaları kabil değildir. Buna rağmen istismardan bahsetmeleri, istismarın istismarıdır.

Müslümanların dinlerini başkalarından öğrendikleri gibi bir garabeti resmeden bu durum yeryüzünün en ahmak fikir misalidir. Laiklerin Müslümanlara dinlerini öğretme hakları olmadığı gibi böyle bir tavır hadleri de değildir. Kaldı ki Müslümanların dinlerini nasıl anladıkları veya anlamaları gerektiği konusu laik kişilerin gündemine sadece iktidar kavgası başladığında girer. Dini ferdi hırslarına alet ederek iktidar olmak isteyenlerle laiklerin dinin istismarını istismar ederek Müslümanların iktidara gelmelerine engel olmaya çalışmaları kategorik olarak aynıdır ve her iki taraf da aslında aynı saftadır.

Laikçilerin “din istismarı” manevrasıyla gerçekleştirdikleri daha büyük çaptaki istismarın istismarı ile Müslümanları tüm taleplerinden vazgeçirmeye çalışmaları artık komedi olarak izlenebilecek noktaya gelmiştir. İslam’dan bahsederken bir ayeti kerimeyi “Hz. Muhammed Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurmuştur” ön cümlesiyle okuyan insanların cahilliklerini ölçmeye insanlık tarihinin tüm üretimleri kafi gelmez. Veya mezhepleri saymaya başlayan bir profesörün “… Sünniler, şafiler ve Şiiler…” diye kurduğu cümledeki bilgisizliği fark etmemek o profesörün cahilliğine denk bir cahilliği gerektirir. İslam dininin dünya hayatını tanzim ettiğini dahi bilmeyenlerin cumhurbaşkanı olabildiği tek ülkedir Türkiye… Bunu bilmedikleri gibi bir de İslam ile ilgili yüksek perdeden fikirler beyan etmeleri, mesela “dinin Allah ile kul arasında olduğu veya vicdanlarda kalması gerektiği…” gibi filozofik! nutuklar atmaları bir Müslüman için kozmosta cereyan eden en komik vakadır.

www.cemaat.com
__________________
dünyasına dünyasına
aldanma dünyasına
dünya benimdir diyenin
dün gittik yasına...
View mfatihkotku'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
İstismarı, İstismarın

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:02 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.