|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,931 | Üyeler: 10,668 | Online: 214 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| TARTIŞ-YORUM Usul ve Kaideler Çerçevesinde HODRİ MEYDAN Dediğiniz Konuları Paylaşalım... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Üye
Üye No : 492
Üyelik tarihi : 14-09-2008
Mesleği : Danışman
Nereden : Konya
Konuları : 17
Mesajlar : 20
Teşekkürleri: 0
3 mesajına 6 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 03.08.10
Durumu : Status: Offline
|
Ahmet Hakan ve Recai Kutan konuşursa kıyamet kopar! / Fikritakip Almanya’da mahkeme aşaması devam eden Deniz Feneri davası Türkiye’de AK Parti iktidarını sarsan etkilere neden oldu. Deniz Feneri davası Ergenekon davasını gündemden düşürdü, Başbakan Erdoğan’ın sinirlerini gerdi. Erdoğan, Almanya’da cereyan eden Deniz Feneri olayına kendi adının da karıştırılmasına tepki gösteriyor ve Doğan grubu medyanın bunu istismar ederek kendisine savaş açtığını düşünüyor. Fakat Başbakan Erdoğan, Deniz Feneri davasına adının karıştırılmasından Almanya’da mahkemeye itiraflarda bulunan kişiyi suçlayacağına Türkiye’de Doğan grubunun kötü niyetli yayın yaptığını gündemde tutmayı tercih ediyor. Erdoğan’ın olayın üzerine gitmeye hiç istekli olmaması da dikkatlerden kaçmıyor. Doğan grubu kötü niyetli olsa ve Erdoğan’ı yıpratmak için Deniz Feneri davasını kullanıyor olsa da Başbakan Erdoğan, neden bunlardan bağımsız olarak Deniz Feneri olayını üzerine gitmiyor? Üstelik kendi adının karıştırılmış olması gibi çok haklı bir gerekçe de ortadayken! Durum yeterince kuşkuludur. İktidara yakın medyanın da Deniz Feneri olayını Ergenekon soruşturması gibi görmek yerine Doğan grubunu hedefe oturtması kuşkuları fazlasıyla arttırıyor. Mesela Yeni Şafak gazetesindeki yazarlar, somut olayı sorgulamak yerine “Alman Ergenekonu” gibi muhayyel örgütlenmelerden veya Alman Dışişleri’nin rolünden sözediyor ve spekülasyon yapmayı tercih ederek AK Parti iktidarını hedef alan faaliyetlerden bahsediyorlar. Bu gazetenin yazarları, AK Parti’nin iktidardan düşmesine neden olacak hiçbir olaya katkı sunmamaya azimli gözüküyorlar. Ortada kanıtlanmış bir yolsuzluk bulunsa dahi! Gazetenin yazarı Fehmi Koru, Deniz Feneri olayının bir an önce gündemden düşmesi, ya da Doğan grubunun hedefe oturtularak gündemin değişmesi için canla başla çalışıyor mesela. Deniz Feneri olayında şirket kayıtlarında adı geçtiği belirtilen Koru, böyle bir şeyi hatırlamadığını söylüyor. Tıpkı Deniz Feneri olayıyla ilişkilendirilen Zahid Akman’ın şirket ve kuruluşlarda adı sürekli geçmesine rağmen bütün sorulara hiçbir kuruluşta aktif olmadığı cevabını vermesi gibi. Öyle bir üyelik ve şirket ortaklıkları bunlar, Akman hiçbirinde bulunmamış, toplantılara katılmamış, ticari kâr elde etmemiş, kuruluş faaliyetlerine katılmamış. Madem öyle bütün o kuruluş ve şirketlerde adının ne aradığını nasıl açıklıyor Akman? Bir kişi, hiçbir faaliyetine katılmadığı, hiç ilişkisi olmadığı halde neden bir kuruluşun veya şirketin organizasyon şemasında yeralır? Bu soru Koru için de geçerli. Şimdilerde AK Parti iktidarının etki alanındaki bütün kurumlarda kâr maksimizasyonuyla meşgul olan Koru, Deniz Feneri olayıyla ilişkisini hatırlayamayacak kadar konuyla alakasızsa o yapıda adı ne geziyor? Ya da Koru, hafıza kaybını oynayarak işin içinden sıyrılmayı deniyor. İşin doğrusu Fehmi Koru, hayatında unutulmasını istediği dönemlerle ilgili hep aynı cevabı veriyor: Hatırlamıyorum! Deniz Feneri davasının öncesindeki ilişkiler ağı içinde adı geçmesi üzerine yine aynı cevabı vermiş: “O dönemde Deniz Feneri diye bir örgüt var mıydı, Almanya'da faaliyet gösteriyor muydu? 'Beyaz Holding' diye bir şirket kurulmuş muydu?” bilmiyorum.” Bir internet sitesinin yazarlara sorduğu “12 Eylül’de neredeydiniz?” sorusuna cevap verirken Koru’nun yine “hatırlamıyorum” demesi gibi bir şey bu. İnsan 12 Eylül darbesi gibi büyük bir olay olurken nerede olduğunu nasıl hatırlamaz? Hatırlar da, eğer bulunduğu yer mevcut konumuyla ciddi çelişki çıkaracak bir yerse elbette unutulmasını ister. Koru, ABD muhibbi olması nedeniyle olsa gerek, Türkiye’de 12 Eylül darbesi olurken Suriye’de (bir rivayete göre medresede) Arapça eğitimi aldığını gizlemek ihtiyacı duyar hep. Halbuki bunda ne var? Arapça öğrenmek, medreseye katılmak gizlenmesi gereken bilgiler mi? Tabii ki değil, ama Koru, bugünkü konumundan geriye doğru kişisel tarihini yeniden yazmak zorunda kalanlardan olduğu için böyle davranmak zorunda kalıyor. Deniz Feneri’nin Almanya versiyonunun topladığı paraları Türkiye’de Kanal 7’ye, Erdoğan’a ve başka yerlere aktardığı iddiaları iki ismin tanıklığıyla kıyameti koparacak boyutlar kazanabilir. Bu iki isim, Kanal 7’nin kuruluş detaylarına vakıf Ahmet Hakan ve içinde Kanal 7’nin de olduğu şirket oluşumunun kurucu ortağı Recai Kutan’dır. Özellikle Recai Kutan, kurucu ortağı olduğu şirketteki hisselerini Kanal 7’nin yöneticilerine nasıl kaptırdığı, Kanal 7 yönetimiyle mahkemelik olmaları vs. süreci üzerine konuşmaya başladığında kesinlikle kıyamet kopacaktır. Anlatılanlara bakılırsa, Kanal 7’nin kurulmasından el değişmesine kadar geçen süreyi içeriden bilen Ahmet Hakan, Kanal 7’nin sahiplerinden başlayarak Erdoğan’a kadar uzanan yolun bütün detaylarını biliyor. Eğer Ahmet Hakan o detayları açıklarsa Erdoğan bile yerinden olabilir. Deniz Feneri, Kanal 7 ve başka meseleler İslami kesimlerin üstünü örttükleri günahları aslında. Herkesin her şeyi bildiği ama kimsenin açığa vurmadığı kirlilik örnekleri bunlar. Buna kim son verebilir? Tüm risklerine karşı mesela Recai Kutan, çıkıp dürüstlük gösterebilir ve sadece Kanal 7’nin kuruluşu örneğinde nasıl ilişkiler kurulduğunu izah edebilirse ya da Ahmet Hakan, artık sırtında yumurta küfesi taşımıyor olmanın rahatlığıyla bu günahın üzerindeki örtüyü kaldırırsa İslami kesimler kendileriye yüzleşmiş olurlar. İşte o zaman, kelimenin gerçek anlamıyla kıyamet kopar! 12 Eyl 2008 fikritakip.com |
|
|
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : abi
Üye No : 82
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 210
Mesajlar : 1,471
Teşekkürleri: 887
585 mesajına 1,422 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 04.08.11
Durumu : Status: Offline
|
Be kiymet falan kopacagina inanmiyorum... fikri takipcilerin nerelere su tasidiklarida bu yaziyla ortaya cikiyor.....Neredeyse Ergenekonla eslestirmeleri,hangi gayeye hizmet ettiklerinin delilidir....Elbetteki her gurubun icerisinde"hain" ler cikmaktadir..Bir cok hayirli hizmete öncülük eden,benzer kuruluslarin halk tarafindan sevilmesini güvenilmesini hazmedemeyen cevrelerin iceriye soktuklari "ajan" larin marifetleriyle bu gibi kuruluslari ortadan kaldirmaya matuf hareketlerdir...Zannetmeyinki Almanlar "Din" konusunda Almanlarn bizden geri yanlari var...Elbetteki malum dernekte usulsüzlükler yapilmistir,olabilirde..ancak hangi yaptigimiz is dör dörtüktür.... ben sahsen bunun bir oyun oldugunu düsünüyorum,yapanlarin tpki "Ali kalkanci" da oldugu gibi önceden iceriye sizan ayni düsüncedeki kisiler eliyle tamda "zamaninda"ortaya cikarilmis bir olay olarak görüyorum.... selam ve dua ile |
|
|
| Bu mesaj için abdulkadir36 kullanıcısına teşekkür edenler: | Agd_İntifada (14.09.08) |
![]() |
| Etiket |
| ahmet, hakan, konuşursa, kopar, kutan, kıyamet, recai |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|