|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,931 | Üyeler: 10,668 | Online: 215 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| TARTIŞ-YORUM Usul ve Kaideler Çerçevesinde HODRİ MEYDAN Dediğiniz Konuları Paylaşalım... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : 'akrep'
Üye No : 1162
Üyelik tarihi : 31-10-2008
Mesleği : Öğrenci :|
Nereden : Bezm-i Elest
Konuları : 362
Mesajlar : 3,985
Teşekkürleri: 4,530
2,137 mesajına 3,949 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline
|
İnsanız biz, hepimizin ayrı düşünceleri, ayrı dünya görüşleri, ayrı duyguları, ayrı istekleri var da var.. Hal böyle olunca tartışma kaçınılmaz oluyor. Tartışma gayet insani ve medeni bir haldir. Usulünce olunca da keyfine varılmaz. Tartışma yada eski dilde münazara, bir mevzu üzerinde değişik fikirlerin sunumuyla başlayan, tüm fikirlerin mantık süzgecinden geçirildiği, tezler ve antitezler ile tahkim edilerek ilerleyen yada gelişen düşünce buluşmasıdır. İşin belki de en keyifli yanı farklı farklı düşünce dünyalarında seyahat ediliyor olmasıdır kanımca. Tartışmayı yapan kişinin kesinlikle tahlil yeteneği gelişmelidir. Eğer bir kişiyi tenkit ediyor ve karşı fikir beyan ediyorsa ortada dönen mevzuu çok iyi algılaması lazım. Şimdilerde tartışma adabı çok hafife alınıyor, belki de çok gereksiz görülüyor yaygın bir şekilde.. Ama eskiden beri var olan “adabu'l-bahs ve'l-münazara” Osmanlının vazgeçilmez derslerinden biriydi. Belki de tartışma adabının öğretilmesine ders müfredatlarıyla başlamalı. Toplumumuzda sürekli çatışmaların, ufak tartışmalar yüzünden çıkan kanlı bıçaklı hallerin ne boyuta geldiğini hepimiz biliyor ve görüyoruz. Hatta net ortamında tartışıp bunu gerçek hayata taşıyan insanlar da mevcut. Demek ki ciddi bir sorunumuz var tartışmayla ilgili.. Konuları karşılıklı gözden geçirip incelersek, hoşgörülü olursak, biraz daha dikkatli incelersek yazılanları, zihnimizdeki duygusal duvarlardan bir nebze olup sıyrılarak var olanı görebilirsek o zaman tartışma adabını sağlamış olacağız. Tartışmanın hedefi istişare yani fikir alışverişidir. Amaç doğruyu ortaya koymaktır. Her zaman ortaya bir sonuç çıkacak mı! Hayır tabi ki bazen ucu açık kalan tartışmalarda olacaktır. Tartışma adabını zedeleyen en büyük sıkıntılardan birisi de bel altı vuruşları yada aldatmaca, saptırma, düşünceye hile katmadır. Eğer karşı taraf bize böyle bir girişimde bulunuyorsa tartışma adabına göre buna izin verilir kesinlikle bu sorun edilmez. Eğer sorun edilir ise işte adabı münazara dediğimiz tanımın dışına çıkarız. Eskilerin bir sözü aklıma geliyor “bir saat münazara bir ay mütalaadan iyidir” yani bir saatlik fikir alışverişi bir aylık incelemeden, okumadan, düşünmeden üstündür. Tartışmalar içinde çokça kullanılan yöntem ise cedeldir. Aslında cedel, ispatlama yada aksine çürütme yetisini geliştiren bir metottur. Bu yöntemin en büyük faydası karşı fikirden olan yada bizim tasvip etmediğimiz düşüncelerin şaibeli taraflarını belirleme ve düzeltme açısından çok pragmatik olmasıdır. Yine işin nihai bağlandığı ve tüm dayanağının yegane merkezi mantıktır. Mantık dahilinde olmayan tüm kanıtların, fikirlerin, tezlerin kabul edilmesi söz konusu olamaz. Özetleyecek olursak münazara, cedel, tartışma fikirlerin arenaya çıkma olayıdır. Burada elbette ki fikrini galip getirme kastıyla beyan verilebilir. Ama bu beyin fırtınası ve zihin egzersizi olarak algılanmalı saygı çerçevesini asla aşmamalıdır. Hele hele küsmek, darılmak, duygusal olarak kabuğuna çekilmek, ölçüyü kaçırıp rencide etmek, gereksizce lafları uzatmak, hakaret etmek, inatlaşmak, ego tatmini haline getirmek vs. adaba aykırı durumlardır. Bunları başarırsak tüm tartışmalar emin olun keyif verecektir. - alıntı - “De ki: Eğer sahiden doğru söylüyorsanız delilinizi getirin” (Bakara / 111) "Din nasihattir, din nasihattir, din nasihattir." Hadis-i Şerif |
|
|
| Bu mesaj için hadid kullanıcısına teşekkür eden 12 üyemiz: | ..::AhmetEsat::.. (29.09.10), Abdülhamit (17.11.09), Alemdâr-ı İslâm (17.11.09), atmaca53 (24.12.09), el Büğdüzi (17.11.09), erva (19.11.09), HANZALA (17.11.09), mavi (18.11.09), Medine Sevdalisi (17.11.09), muallim (17.11.09), Muhammed (18.11.09), Vukuf-i Kalbi (17.11.09) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 3461
Üyelik tarihi : 29-03-2009
Konuları : 654
Mesajlar : 4,482
Teşekkürleri: 10,380
2,954 mesajına 5,392 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Türkçe öğretmenimiz bize bir konu verirdi.Mesela:"Kalem kılıçtan keskindir".Bunun hakkında münazara hazırlamamızı söylerdi.Bizde bir sayfalık bir münazara hazırlar,karşıdaki arkadaşın fikirlerini çürütmek isterdik.Aslında insanı fikri ve hitap yönünden geliştiren güzel bir metod.Şimdi okullarda var mıdır bilemiyorum.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] " Kişi Sevdiği ile Beraberdir " (Hadisi Şerif) "İlim mü'minin en yakın dostudur.
Akıl onun yol göstericisi;iyi,yararlı amel,işlerini düzene sokucusudur. Yumuşak huyluluk onun veziri,sabır onun hükümdarı,şefkat ve merhamet onun babası,hazımlı olmak onun kardeşidir." |
|
|
| Bu mesaj için muallim kullanıcısına teşekkür edenler: | hadid (18.11.09) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : 'akrep'
Üye No : 1162
Üyelik tarihi : 31-10-2008
Mesleği : Öğrenci :|
Nereden : Bezm-i Elest
Konuları : 362
Mesajlar : 3,985
Teşekkürleri: 4,530
2,137 mesajına 3,949 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline
|
1- Tartışma hasede yol açar
Hadis-i şerifte, (Hased, ateşin odunu yediği gibi, hasenatı yer) buyuruldu. (İbni Mace) Tartışmada galip gelen de, mağlup olan da zararlıdır. Mağlup olana, (Falanca senden daha ileri görüşlüdür) denince, galip gelene haset etmeye başlar. Tartışmada galip gelen kimse, kendini üstün görmeye başlar. (Falanca, kendi yoluna girmek için beni davet etmişti. Fakat kendisi hakkı görünce bizim yolumuza girmeye mecbur kaldı) der, kendini üstün görmeye çalışır. Hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, kibredeni alçaltır, tevazu edeni yükseltir) buyuruldu. (Taberani) 2- Hakkı küçük görmeye sebep olur Tartışmacı, kendini üstün görme hastalığından kurtulamaz. Her zaman kendisinin hakim olmasını ister. (Niye hep kendin konuşuyorsun) diyenlere, (Biz böyle davranmakla ilmin izzetini koruyoruz) der. Hasmının bildirdiklerine önem vermez, onun delillerini küçük görür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Hakkı küçük görmek kibirdendir.) [İ.Gazali] 3- Kin tutmaya yol açar Kendi fikrinin kabul edilmediğini gören tartışmacı, karşısındakine kin besler, bazen ömür boyu onu affetmez. Kin bir felakettir. Hadis-i şerifte, (Mümin kinci olmaz) buyurulmuştur. (İ.Gazali) 4- Gıybete sebep olur Tartışmacı, hasmının sözlerini naklederek, (O şöyle dedi, ben şöyle cevap verdim) diyerek kendini gıybetten kurtaramaz. Her ne kadar hasmının söylediği sözleri doğru olarak nakletse bile, maksadı onun acizliğini göstermek olduğu için, hasmı da bu konuşmalardan razı olmayacağına göre, sözleri gıybet olur. Halbuki Allahü teâlâ gıybet etmeyi, ölü eti yemeye benzetmiştir. 5- Övünmeye sebep olur Tartışmacı, galip gelirse, kendini övmekten kurtaramaz. (Şu delilleri getirerek onu susturdum) diye kendini över. Halbuki, (Çirkin olan doğru, kişinin kendini övmesidir) denilmiştir. Allahü teâlâ da kendimizi övmekten bizi men ederek, (Elbette Allah, kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez) buyurmaktadır. (Lokman18 ) Arkadaşını mağlup etmekle övünen bir cemiyette, kardeşliğin tesisi mümkün olur mu? Övünmek, başkasını hakir, aşağı görmekten ileri gelir. Halbuki hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Din kardeşini hakir görmek, kötülük olarak yeter.) [Müslim] 6- Kusur araştırmaya sebep olur Tartışmacı, hasmını yenmek için onun gizli kusurlarını araştırmaktan kendini alamaz. Nerede ne demiş, diye araştırır. Halbuki Allahü teâlâ, tecessüs etmeyi, yani başkalarının kusurlarını araştırmayı men etmiştir. Tartışmacı, hasmının bedeni kusurlarını imâ ile de olsa söyler. Mesela; hasmı gözlüklü ise, (Bu gerçekler gözlükle görülmez, gerçeği görmek için gözlük kâfi değildir) diyerek hasmının, gözündeki kusurunu, bedeni kusurlarını ilmi noksanlığı için bir özür sayar. 7- Zarara sevinmeye sebep olur Tartışmacı, hasmının yenilerek kötü duruma düşmesine sevinir. Halbuki hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kendisi için sevdiğini, din kardeşi için sevmeyen kâmil mümin olamaz.) [Buhari] 8- Nifaka, riyaya yol açar Tartışmacı, zahiren hasmına sevgi gösterir. O ise bu sevgisinin yalan olduğunu bilir. Bu ise nifaktır, münafıklık alametidir. Tartışmacı halkın gözüne, gönlüne girebilmek için bazen demagojiye sapar. Halka yaranmak ise riyadır. Hadis-i şerifte, (Riya küçük şirktir) buyuruldu. (Taberani) Dil ile sevgi gösterip, kalben bir mümine buğzeden, lanete müstahak olur. 9- Hakkı kabul etmemeye sebep olur Tartışmacının nefret ettiği şey, hakkın hasmının ağzından çıkmasıdır. Halbuki hakkı kabul etmemek büyük felakettir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlânın en sevmediği kimse, hakkı kabul etmekte inat edendir.) [Buhari] 10- İnada sebep olur İnat, karşımızdakini aşağı görmeye, ondan nefret etmeye, ona düşmanlık beslemeye yol açar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Din kardeşine itiraz etme, boş konuşma, [üzücü] şaka yapma ve verdiğin sözden cayma!) [Tirmizi] |
|
|
| Bu mesaj için hadid kullanıcısına teşekkür eden 6 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (19.11.09), atmaca53 (24.12.09), evlad-ı fatihan (27.12.09), Medine Sevdalisi (19.11.09), Muhammed (24.12.09), sevgiliye sevdalı (18.11.09) |
|
|
#4 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Üye
Üye No : 6465
Üyelik tarihi : 23-12-2009
Konuları : 1
Mesajlar : 19
Teşekkürleri: 92
12 mesajına 21 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 24.01.10
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
bu başlıkta tartışılan konuya dair sorular sormak istiyorum.konu kilitli olduğu için ve forumacemisi olduğum için nereye yazacağımı bilmediğimden buraya yazıp işgal ettiysem kusura bakmayın.bu isteğimde bana pusula olup yol göstericek arkadaşlar var mı? |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : 'akrep'
Üye No : 1162
Üyelik tarihi : 31-10-2008
Mesleği : Öğrenci :|
Nereden : Bezm-i Elest
Konuları : 362
Mesajlar : 3,985
Teşekkürleri: 4,530
2,137 mesajına 3,949 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Bu bölümde yukarıdaki [yeni konu aç] butonuna tıklayarak konu açıp sorularınızı o konu içinde sorabilirsiniz . |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1942
Üyelik tarihi : 04-01-2009
Konuları : 143
Mesajlar : 1,284
Teşekkürleri: 357
636 mesajına 1,242 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
münazara, cedel, tartışma fikirlerin arenaya çıkma olayıdır. Burada elbette ki fikrini galip getirme kastıyla beyan verilebilir. Ama bu beyin fırtınası ve zihin egzersizi olarak algılanmalı saygı çerçevesini asla aşmamalıdır. Hele hele küsmek, darılmak, duygusal olarak kabuğuna çekilmek, ölçüyü kaçırıp rencide etmek, gereksizce lafları uzatmak, hakaret etmek, inatlaşmak, ego tatmini haline getirmek vs. adaba aykırı durumlardır. Bunları başarırsak tüm tartışmalar emin olun keyif verecektir. Kalp çok hassas, dostluklarda çok kıymetlidir. Her şeyin edebi olur da münazaranın edebi olmaz mı?. Edeple yapılmayan her münazara, kırgınlıklara sebeb olduğu gibi, çoğu zaman, ALLAH korusun, sırf mağlup duruma düşülmesin diye, enaniyet uğruna hakkı bile bile örtmeye kadar gidebilir. Bu yüzden, münazara kelimesi, muhasama, muâruza, münazaa, münakaza, münakaşa manalarına da kullanılmıştır. Veya bunlar en azından birbirine yakın kelimelerdir. Tecrübeyle sabittir ki, münazara ve münakaşadan pek hayır gelmemiş, hayırlı bir sonuca erilmemiştir. Ka-zanılsa da çok şeyler kaybedilmiştir onda. Herhalde bundan olsa gerek ki kitaplarımızda mezmum sayılmış, yerilmiştir. Elbette ki, nezaketle kazanılan hak, münazara, münakaşa ile elde edilenden daha uygun ve daha güzeldir.
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için k@rdelen kullanıcısına teşekkür edenler: | atmaca53 (30.12.09) |
![]() |
| Etiket |
| adâbı, lütfen, okuyunuz, tartışma |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Lütfen okuyunuz!!! | muallim | Makale | 0 | 18.06.09 07:47 |
| DUA..( Çokgüzel bir yazı okuyunuz lütfen) | sioux | DUA VE İBADET | 0 | 23.04.09 14:42 |
| tartışma... | dua | LATİFE | 0 | 21.03.09 10:35 |
| Lütfen Okuyunuz... | _'Şeyma'_ | DUA VE İBADET | 17 | 15.12.08 21:04 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|