| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,931 | Üyeler: 10,668 | Online: 216 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » TARTIŞ-YORUM »

TARTIŞ-YORUM Usul ve Kaideler Çerçevesinde HODRİ MEYDAN Dediğiniz Konuları Paylaşalım...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02.03.10, 15:57   #1
arifan yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 arifan yolcusu is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart önce müslümanlar arası diyalog

ÖNCE MÜSLÜMANLAR ARASI DİYALOG

Bilindiği üzere İslam dünyası en az yüz elli yıldır emperyalizmin acımasız tahakkümü altında ağır bir zillet içerisinde bölük pörçük yaşamıştır.
Paylaş | 02 Mart 2010 A
B
C
D Toplam: 4,266 okuma / 0 yorum Günümüzde bir çok İslam ülkesi de fiili sömürge döneminden henüz yeni sayılabilecek bir zaman diliminde ancak kurtulabilmiş ve şu veya bu şekilde bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Fakat Batı’nın sömürgecilik faaliyeti yerli işbirlikçiler vasıtasıyla dolaylı olarak devam etmektedir. Bu sömürgecilik sadece İslam dünyasının zenginlik kaynakları üzerinde değil kültür, din, siyaset, sanat, edebiyat ve medya üzerinden de acımasız bir şekilde devam etmektedir.

Bu saydığımız etmenler içerisinde şüphesiz din en dominant noktayı teşkil etmektedir. Zira bir toplum ve millet son tahlilde din etrafında şekillenir. Müesseselerini, değer yargılarını ve varoluş biçimini onun etrafında oluşturur. Bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini, bir arada yaşamayı, birlik ve bütünlüğü ondan aldığı manevi güçle sürdürür. Batı dinin bu özelliğini çok iyi bildiği için “Dinler arası Diyaloğu” ilk önce kendi aralarında başlattılar.

Öyle ki, ta miladi ikinci yüzyılda Justin Marthry “Yahudi Tripho ile Diyalog’u” yazmış daha sonraları Edinburg konferansı keza Yahudi Filozof Martin Buber bu konuda makale ve kitaplar kaleme almıştır. Bilahere bir çok Katolik, Protestan din adamı ve siyasetçi- ki buna Papa Benedictus, İnnosentos, ünlü yazar Victor Hugo ve Winston Churchil de dâhildir- Hıristiyanlar arasında barış ve diyaloğu tesis etmek için yoğun çaba sarf etmişlerdir ve sonuçta bilindiği üzere bu süreç siyasi, ekonomik ve kültürel entegrasyonla, Kutsal Roma İmparatorluğunun Post-modern bir denemesi olan Avrupa Birliği projesi ile doruk noktasına ulaşmıştır. Öyle ki, Avrupa reform, rönesans sürecinden 1648 din savaşları, Fransız devrimi, bilahere 1. ve 2, dünya savaşlarında milyonlarca Hıristiyan vatandaşını, kaybetti milyonlarcası sakat ve dul kaldı. İşte bu çatışmaların bir daha tekrar etmemesi için de “kilise dinler arası diyaloğa” önem vermektedir.

Esasen, bütün bunlardan sonra İslam dünyası ve genelde Asya’nın misyon çerçevesine katılması amacıyla Dinler arası Diyaloğu Müslümanları da içine alacak şekilde resmen ve müesses anlamda başlatan II. Vatikan Konsili (1962-1965) olmuştur.

Demek ki, tarihsel ve siyasal derinliğe sahip olan toplumlar diyaloğu öncelikle kendi medeniyet havzasında başlatmakta ve var olan dini, sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik sorunları diyalog, hoşgörü ve anlaşmalar yoluyla çözerek medeniyet bağlamında bir birliğe ulaşabilmektedirler. Peki, durum Avrupa ve genel anlamda Batı Medeniyetinde bu merkezde iken bize ne oluyor. Bırakın İslam ülkelerini, mezhepleri ve Şia’yı cemaatler, tarikatlar düzleminde bile bir araya gelip diyalog kuramıyoruz.

Şimdi yapılması gereken bu vatan için, her Türk vatandaşı gibi şehit vermiş dedelerin torunlarından olan çeşitli cemaat ve tarikatları dışlamak, onların İslam anlayışını tekfir ederek İslam’ı sadece belli bir âlim ve şeyhin yorumuna indirgeyip işte hakikat ve gerçek İslam budur, diğerleri batıldır demek zamanı değildir.

En azından Ayetullah Burucerdi ve eski Ezher şeyhi Şeltut gibi bir araya gelerek mezhepleri yakınlaştırma(durul takribiin) gayesi ile İslam dünyasında ilmi, dini, kültürel ve irfani diyaloğu artırmaktır. Öyle ki, Peygamberi anti-Christ(deccal) olarak kabul eden bazı Vatikan ve Protestan çevreleri ile diyalog kurabildiğimize göre acaba İslam dairesi içerisinde olan çeşitli, mezhep, tarikat ve cemaatlerle niye diyaloğu hızlandırmıyoruz bu noktada neden bir araya gelemiyoruz diye sormak gerekmez mi? Bu ne biçim taktik ve stratejik anlayıştır Allah aşkına.

Neden Fethullah Gülen hoca efendi, İskender paşa cemaati, Kadiriler, Süleymancılar, Rufailer, Cerrahiler, Melamiler, Mevleviler, Diyanet, Mahmut hoca, Sayın Erbakan vs. aynı karede buluşup Müslümanların sorunları için istişare edip güç birliği yapmazlar? Önce diyaloğu kendi aralarında başlatmazlar. Neden İslam dünyasının cemaat liderleri ve kanaat önderleri örneğin bir yıl İstanbul da, bir yıl Tahranda, bir yıl Kahire, Cakarta’da, vs buluşamazlar.

Efendim siyasal ve tarihsel derinliği olan Müslümanlar işe, yani tebliğe, diyaloğa, yardıma, dayanışmaya, ihsana, infaka sahih sünnet uyarınca önce sıla-ı rahimden başlar, sonra komşularına sonra, köy, kasaba, şehir ve ulusal düzlemde rengine, ırkına, diline, meşrep ve mezhebine bakmadan ülke Müslümanlarına kol ve kanat gerer. Önce onlar arasında barışı, diyalogu, sevgiyi, sukuneti, adaleti, sağlamaya çalışır. Sonra Hıristiyanlarla, Yahudilerle, Budistlerle, vs eşit şartlarda diyaloğa girer.

Sonra bu iş burada kalmaz bütün gücünü ve enerjisini bir medeniyet perspektifi düzleminde İslam ülkelerinin kültürel, ekonomik ve siyasi birlikteliği için harcar. Sonra Tüm dünya insanlarının selameti ve kurtuluşu için tüm insanları köleleştiren ve ortaya bir gezegen sorunu çıkaran “Yırtıcı Kapitalizmin” çocuğu olan, milyonlarca insanı aç, sefil ve zillet içerisinde bırakan emperyalizmle-sömürgecilikle mücadele eder. Allah’ın özgür olarak yarattığı kulları, kula kulluk yaptıran ortada ne kadar sistem ve düzen varsa onların tahakkümünden kurtarmanın yollarını arar. Gücünü her şeyden önce İmanından, Kur’an’dan, ilminden ve milletinden alır. Gücünü ve dinamizmini Vatikan ve benzeri misyon kuruluşlarından almaz. İslam ülkelerine heyetler gönderir oradaki, cemaat, mezhep, tarikat benzeri oluşumların liderleri ve kanat önderleriyle, Üniversite hocalarıyla, aydınlarla diyalog kurarak toplantılar düzenler. İslam ümmetinin fakr’u zaruret, geri kalmışlık, işgal ve sömürgecilikten nasıl kurtulacağının ve nasıl gelişip yükseleceğinin yolunu açacak epistemolojik, ilmi, fikri, entelektüel, ekonomik ve siyasal temellerinin atılmasına yardımcı olur. Peki, tamam da Hıristiyan ve Yahudilerle veyahut diğer din mensupları ile diyalog kurmayalım mı? Evet, kuralım amma Vatikan’ın misyonuna tabi olarak değil. Bu iş Müslüman’ca olsun. Yani tıpkı efendimizin katıldığı “Hılf-ul fudul” Cemiyeti gibi, insanca yapılsın

http://www.ajans5.com/haber/20100302...si-diyalog.php
__________________
Her halde maksut sensin,
Her manada anlatılmak istenen sensin

eller ne derse desin,
sen bize en sevgilisin

04/02/2011
unutulmayacak günlerden
View arifan yolcusu'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
muallim (02.03.10), suvari4060 (02.03.10)
Alt 02.03.10, 16:02   #2
muallim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 3461
Üyelik tarihi : 29-03-2009
Konuları : 654
Mesajlar : 4,482
Teşekkürleri: 10,380
2,954 mesajına 5,392 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 muallim is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Neden Fethullah Gülen hoca efendi, İskender paşa cemaati, Kadiriler, Süleymancılar, Rufailer, Cerrahiler, Melamiler, Mevleviler, Diyanet, Mahmut hoca, Sayın Erbakan vs. aynı karede buluşup Müslümanların sorunları için istişare edip güç birliği yapmazlar? Önce diyaloğu kendi aralarında başlatmazlar. Neden İslam dünyasının cemaat liderleri ve kanaat önderleri örneğin bir yıl İstanbul da, bir yıl Tahranda, bir yıl Kahire, Cakarta’da, vs buluşamazlar.

Efendim siyasal ve tarihsel derinliği olan Müslümanlar işe, yani tebliğe, diyaloğa, yardıma, dayanışmaya, ihsana, infaka sahih sünnet uyarınca önce sıla-ı rahimden başlar, sonra komşularına sonra, köy, kasaba, şehir ve ulusal düzlemde rengine, ırkına, diline, meşrep ve mezhebine bakmadan ülke Müslümanlarına kol ve kanat gerer. Önce onlar arasında barışı, diyalogu, sevgiyi, sukuneti, adaleti, sağlamaya çalışır. Sonra Hıristiyanlarla, Yahudilerle, Budistlerle, vs eşit şartlarda diyaloğa girer.

Sorun zaten burada başlıyor.Cenab-ı Allah müslümanlara birlik ve beraberlik nasip eylesin.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




" Kişi Sevdiği ile Beraberdir "

(Hadisi Şerif)

"İlim mü'minin en yakın dostudur.
Akıl onun yol göstericisi;iyi,yararlı amel,işlerini düzene sokucusudur.
Yumuşak huyluluk onun veziri,sabır onun hükümdarı,şefkat ve merhamet onun babası,hazımlı olmak onun kardeşidir."

Konu muallim tarafından (02.03.10 Saat 16:03 ) değiştirilmiştir..
View muallim'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için muallim kullanıcısına teşekkür edenler:
suvari4060 (02.03.10)
Alt 02.03.10, 16:48   #3
arifan yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 arifan yolcusu is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

başlık konusu birçok kesim tarafından dillendiriliyor
en zayıfından en dindarına kadar
peki bu ihtilaf kader midir
ümmet ne zaman birleşecektir
ne zaman ayrılığa düşecektir
bu yönde hadislerdeki işaretler nedir
özellikle türkiyede erbakan hocamız ve milli görüşün islam vahdeti içindeki yeri ve çabaları nelerdir
bazı bozuk itikatli şahıslar karşısında niçin ittifak edilmiyor
türkiye de yada dünyada biraraya gelen alimler topluluğu var mıdır
islam vahdeti hangi noktalarda sağlanabilir
milli görüş ve hoca hangi alimlerin teşvikiyle bu yola çıkmıştır
hocaya itaat etmenin yada etmemenin manevi sorumlulukları nedir
türkiyede değişik islami partiler ve farklı cemaatler
rahmet midir, bela mıdır
..............vs
bu konulara sanal aleimin nimetlerinden yararlanarak elimizden geldiği kadar parmak basmak istiyoruz
__________________
Her halde maksut sensin,
Her manada anlatılmak istenen sensin

eller ne derse desin,
sen bize en sevgilisin

04/02/2011
unutulmayacak günlerden
View arifan yolcusu'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
muallim (02.03.10), suvari4060 (02.03.10)
Cevapla

Etiket
arası, diyalog, müslümanlar, Önce

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Müslümanlar Arası Diyalog Vukuf-i Kalbi AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET 5 12.09.09 02:52
Dinler arası diyalog gökayyldz Yeni Başlayanlar ve Yardım 5 09.05.09 21:03
dinler arası diyalog elbenna İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP 2 25.11.08 08:24
Dinler arası diyalog imkansız Yahya-EbuHafs © Geri Dönüşüm Kutusu 0 24.11.08 11:30

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:09 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.