| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,931 | Üyeler: 10,668 | Online: 217 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » TARTIŞ-YORUM »

TARTIŞ-YORUM Usul ve Kaideler Çerçevesinde HODRİ MEYDAN Dediğiniz Konuları Paylaşalım...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11.10.08, 16:42   #1
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart OHAL Neden Çözüm Olamaz ?

[Yorum - Hüseyin Yayman/[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]İ]


OHAL neden çözüm olmaz?(1)


Hakkari Şemdinli'de Aktütün Karakolu'na yapılan saldırı geride yürek burkan manzaraları bıraktı. İnsanlar bir yandan şehitler için ağlarken diğer yandan çeyrek asırdır terör sorunuyla başarıyla mücadele veren Türk Silahlı Kuvvetleri'nin neden böylesine ağır ve büyük kayıplar verdiğini yüksek sesle sormaya başladı.

Meselenin henüz daha dumanları tüterken duygusal tepkilerin verilmesini normal karşılamak lazım. Ancak tarih tecrübemiz ve sosyolojik birikimimiz romantik reflekslerle aşırı tepkiler vermeyi değil, serinkanlı olmamızı gerektiriyor. Yine geçmişte yaşadığımız tecrübeler terörle mücadelede anti-demokratik uygulamaların pek işe yaramadığını apaçık ortaya koyuyor.

Bin yıldır ortak kaderi paylaşan Türk ve Kürt halklarını birbirine düşman etmeyi amaçlayan ve geldiği nokta itibarıyla da Kürt halkının çıkarlarını savunmaktan daha çok uluslararası kirli bir savaşın parçası olan PKK, geçen yıllar içinde temel hedeflerinin hiçbirine ulaşamadı. PKK'nın yeniden şiddete başvurmasının ve hırçınlaşmasının temel sebebi bu. Önce bunu görmek ve teslim etmek lazım.

Otuz yıldır sürdürdüğü düşük yoğunluklu çatışmanın sonucunda bölge insanından istediği çapta bir destek alamayan ve her geçen gün sempati kaybeden örgüt bu durumu görüyor ve inisiyatifi kaybetmemek için daha fazla şiddete başvuruyor. Önümüzdeki dönemde ve özellikle 2009 Nevruz'unda PKK'nın çok daha fazla şiddete başvuracağı görülüyor. PKK, yerel seçimler öncesi yapılacak 2009 Nevruz kutlamalarını 1992 kutlamalarına çevirmek ve inisiyatifi yeniden ele almak istiyor. Belki de OHAL'i en çok örgüt istiyor desek yanlış olmaz.

TSK'da sancılı değişim

13 Eylül 1992. Aktütün Karakolu'nun ilk defa basıldığı olayın tarihi. O tarihte 22 şehit ve çok sayıda yaralı vermişiz. Aktütün Karakolu'nun bağlı olduğu tugayın komutanı Utku Güney Paşa, Asayiş Komutanı Necati Özgen Paşa, Tabur Komutanı ise Binbaşı Erdal Sarızeybek.
1992 yılı PKK'nın en çok eylem yaptığı ve en çok karakol basıp, en çok şehit verdirdiği yıllardan biri oldu. Örgütün alan hâkimiyetini sağlamaya çalıştığı ve kanlı Nevruzların yaşandığı bir yıldı bin dokuz yüz doksan iki. Aynı zamanda bu sene Türk Silahlı Kuvvetleri'nin PKK ile mücadelesinde en çok zorlandığı ve mücadele stratejisini değiştirdiği bir yıldı.
O yıllarda Genelkurmay'da yapılan bir brifingde Korgeneral İsmail Selen, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Torumtay'a "...zabıta önlemleri gerek. Bu sadece askerî tedbirlerle, klasik savaş mantığıyla çözülemez" dediğinde kıyamet kopuyor ve Torumtay Paşa buna itiraz ediyordu. Bu olaydan sonra Selen Paşa emekliye ayrılıyordu. Doğan Güreş Paşa'nın Genelkurmay başkanı olmasıyla PKK ile mücadelede yeni bir sayfa açılıyor ve meselenin ciddiyeti kavranmaya başlanıyordu.
TSK'nın mücadele konseptini değiştirip düşük yoğunluklu çatışma düzenine geçmesi ciddi bedeller ödemesine ve yıllarına mal oldu. Terörle mücadelenin sivil yönetimler tarafından sürekli askere havale edilmesi ve siyasetçilerin elini taşın altına koymaması başka bir sorun alanıydı. Maalesef bu durum bugün de kısmen geçerli. PKK sorunu sadece inzibati tedbirlerle çözülecek bir sorun değil, artık bunu görmek ve idrak etmek gerekiyor. Aslında bunu TSK da görüyor...
PKK meselesine rakamlar zaviyesinden bakıldığında durum çok daha iyi anlaşılacaktır. Türkiye 1912-1913 Balkan Savaşı'nda 4.307, İstiklal Savaşı'nda 10.885, Kıbrıs Harekatı'nda 486 şehit verdi. PKK ile mücadelede ise ne kadar kayıp verildiğini zaten siz biliyorsunuz. Yani PKK ve terör sorunu Cumhuriyet tarihinin en büyük sorunlarından biri. Örgütü geçmişte olduğu gibi asla hafife almamak gerekiyor.
Hakkari ve Şemdinli PKK'nın mücadelesinde en kritik yer olarak gördüğü bir coğrafya. Büyük dağ silsilelerinin ve derin vadilerin olduğu oldukça zor doğası olan bir bölge. PKK'nın terminolojisiyle Botan eyaletine bağlı, Behdinan bölgesi. PKK'nın savaşı buradan tüm bölgeye yaymak istediği bir coğrafya. Bu bölge PKK'nın kışlık ve yazlık olarak kullandığı Balkaya, Oramar ve İkiyaka dağlarında üç ana kampının bulunduğu bir mekân. Halen PKK'nın en etkin olduğu bir bölge burası.
Şemdinli'nin PKK için bu kadar önemli olmasının sebebi sınırın hemen öte yanında yer alan Zağros, Hakurk, Basyan ve Avaşin kamplarının bulunması. Bu kamplardan çıkan teröristler bir-iki saat içinde Alan, Samanlı, Derecik, Dağlıca, Yeşilova, Aktütün, Durak ve Umurlu karakollarına saldırıp hemen geri dönebiliyorlar. Bu sadece Şemdinli'de oluyor, Zap ve Berçela kampından çıkanlar başta Üzümlü olmak üzere diğer karakolları basarken, Jerma Betkar ve Kalereş'ten çıkanlar Yüksekova'nın sınır karakollarını tehdit ediyorlardı. Adı geçen bu karakollar PKK'nın en çok taciz ettiği ve birçok kere 250-400 kişilik gruplarla saldırdığı karakollardı.
PKK, 1991 yılının Ağustos'unda Samanlı'da 9, Eylül'ünde Çobanpınar'da 7, Ekim'inde Çayırlı Sınır Bölüğü'nde 18 şehit verdirmişti. Pirinçeken, Ördekli, Işıklı karakolları saldırıları hariç.
1992 yılına gelindiğinde ise şiddetin dozu daha da artmış ve verilen kayıplar hızla yükselmişti. 30 Ağustos 1992 Alan Karakolu'nda on yedi şehit, elliden fazla yaralı; 29 Eylül 1992 Derecik Karakolu baskını 28 şehit, 24/25 Mayıs 1992 Üzümlü Karakolu baskını 15 şehit, 20 Temmuz 1992 Sivritepe Karakolu baskını 11 şehit.
Peki hükümet ve TSK bu saldırılar karşısında ne yapıyordu? Hükümet hiçbir şey yapmayıp meseleyi tamamen askere havale ederken asker de nasıl çetrefilli bir meseleyle karşı karşıya olduğunu anlamaya çalışıyordu bu yıllarda. Askerler iyi niyetle kahramanca bir mücadele verirken meseleyi daha çok lokal bir asayiş sorunu olarak görüyorlardı.
Bu yaklaşım TSK içinde herkes tarafından paylaşılmasa da o yıllarda hâkim bir görüştü.

Karakollar neden basılır?

Hepimizin televizyon görüntülerinden izleyip "Aktütün Karakolu bu mu?" dediği derme çatma binalardan oluşan ve hemen hepsi bu anlamda birbirine benzeyen karakolların durumunu Hakkari Dağ Komando Tugay Komutanlığı yapan Osman Pamukoğlu Paşa şöyle anlatıyor: "...jandarma karakollarının hemen hemen hepsi hiçbir askerî düşünce dikkate alınmadan kaçakçılık yollarını kapatacak şekilde inşa edilmişti. Binalar çukurların, vadilerin, göçük alanlarının dibindeydi. Özel bir taarruz düzenlemeye hiç gerek yoktu. Roketatarları omuzlarında iki militan gelip iyi birer roket atsalar, şansları iyi giderse bununla bile iyi sonuç alabilirlerdi." Pamukoğlu'nun da söylediği gibi gerçekten de bu karakollar sırayla tekrar tekrar basılmış ve büyük kayıplar verilmişti. Hâlâ da verilmeye devam ediyor ve karakolların yeri aynı.
1990-1992 yılları arasında Hakkari Dağ Komando Tabur komutanlığı ve daha sonra 1999-2001 yılları arasında Hakkari Dağ Komando Tugay komutanlığı yapan ve bölge konusunda oldukça tecrübeli bir isim olan Alaattin Parmaksız Paşa, buradaki karakolların basılma nedenlerini şöyle sıralıyor:
1. Karakolların konumu ve fizikî yapılarının elverişsiz olması
2. Karakollardaki fizikî kuvvet miktarının yetersizliği
3. Arazinin yapısının elverişsiz olması
4. Karakolların yapısının sabit, düşmanın hareketli olması
5. Gece havadan takviye imkânının olmaması
6. PKK ile halkın işbirliği durumu
Peki bunlar 1990'larda bilinirken ne yapıldı? Aktütün'deki binaları, karakolun konumunu, fizikî durumunu gördünüz. Bu sorunun cevabını ben vermeyeyim siz verin. TSK'nın bilmesi gereken odur ki bu tavır ve bu yaklaşım onun 'şahsı maneviyesine' zarar veriyor. Unutulmamalı ki ne başka bir Türkiye, ne de Türkiye'nin başka bir ordusu var.
Erdal Sarızeybek, Aktütün Karakolu baskınından sadece 16 gün sonra yapılan Derecik Karakolu baskınını (29 Eylül 1992) şöyle anlatıyor: "...saat 05 suları. Tabura döneli iki ya da üç gün olmuştu ki Alan ve Aktütün saldırılarını haber veren aynı haberci geldi. 'Komutanım. Teröristler Derecik'e saldırıyor, acele telsize gelin dedi.' ...Ben ne yapayım! Bu yürek bunca acıya nasıl dayansın! Beyin ne düşünsün ne yapsın! Alan çatışmasından sonra benden rapor istediler yazdım. Dedim ki Şemdinli'de devlet yok." Bir mesele bundan daha açık nasıl anlatılabilir ki? Derecik Karakolu basılırken uyarıları ciddiye almayanlar aynı tavrı son Dağlıca ve Aktütün saldırılarında da tekrarladı.
Bir yandan durumu bütün çıplaklığıyla tahlil eden bir akıl, diğer yandan bütün bunları yok sayan bir irade. Daha fazla söze gerek var mı? Yorum sizin...
ZAMAN
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Ahmed Naina (12.10.08), CaN KıRıĞı (12.10.08)
Alt 12.10.08, 02:37   #2
Selaheddin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Azimli Üye
Üye No : 778
Üyelik tarihi : 11-10-2008
Mesleği : işsiz
Nereden : ankara
Konuları : 7
Mesajlar : 54
Teşekkürleri: 25
8 mesajına 13 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Selaheddin is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 13.05.09
Durumu : Status: Offline

Standart

Eğer PKK ile savaşsan OHAL e de gerek kalmadan başarırdık.Biz PKK ile değil onun adını kullanan büyük bir dış güçle savaşıyoruz.Hiç kendimizi kandırmayalım.Onun için OHAL vs boş işler.
__________________

"O kimseler ki: Sözü dikkatle dinlerler,sonra onun en güzeline tabi olurlar. İşte onlar o kimseler ki, Onları Allah hidayete erdirmişdir. Ve işte gerçek akıl sahipleri de ancak onlardır."
ZÜMER 18

View Selaheddin'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Selaheddin kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (12.10.08)
Alt 12.10.08, 11:34   #3
CaN KıRıĞı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 69
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 460
Mesajlar : 3,945
Teşekkürleri: 1,196
1,220 mesajına 2,208 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 0 CaN KıRıĞı is an unknown quantity at this point
Son Aktivitesi : 30.05.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Bir terör sorunu olan pkk kürt sorunu olarak görüldüğünden zaten şu anda özellikle güneydoğu anadolu bölgesine yeterince hizmet gitmiyor hak ve özgürlükler etnik gruplaşmaların gölgesinde kalmış durumda..buna çözüm üretme mercii siyasi otoritedir fakat maalesef türkiyedeki siyasi otorite topu her zaman askeri kanada atıp çözümü silahlı mücadelede görmektedir..(her ne kadar bunun aksi söylensede ortaya konulan somut siyasi tedbirler yoktur).. bunun yanısıra bir yandan sözüm ona terörle mücadele ediliyor öte yandan terörü finanse eden kaynakları bırakın kurutmayı onlarla işbirliği yapılıyor..bu ne perhiz bu ne lahana turşusu..tüm bunlar yetmiyormuş gibi şimdi de ohal gündeme getirildi.. ohalin gündeme gelmesi demek türkiyede bir kürt sorunu var demektir..(zira ohal sadece bazı bölgelerde uygulanacak)..halbuki bu sorun kürt sorunu değil terör sorunudur..ohalin uygulanması demek pkk nın ekmeğine yağ sürmekten öteye geçmeyecektir..geçmişte olduğu gibi...
__________________
"CaN bardakta çay sohbetlerimiz" başlamıştır

Çayımızın şekeri olup sohbetimizi tatlandırmak ister misiniz?


Öyleyse buyurun



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View CaN KıRıĞı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için CaN KıRıĞı kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (12.10.08)
Alt 12.10.08, 11:50   #4
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Selaheddin´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Eğer PKK ile savaşsan OHAL e de gerek kalmadan başarırdık.Biz PKK ile değil onun adını kullanan büyük bir dış güçle savaşıyoruz.Hiç kendimizi kandırmayalım.Onun için OHAL vs boş işler.
Onunlada savaşmıyoruz maalesef efendi kardeş..

Stratejik ve istihbaratta yardım aldığımız,en güvenilir ortağımız belli:ABD

Bizim senelerdir uğraş verdiğimiz şey,kuklalar..Oysa kuklacıya yönelmeli.Bu da ancak mîlli bi politika izlemekle oluyor.Teröre destek sağlayan parasal vanaları kapatmakla,mafyayla mücadele etmekle olur.

Ohal'i sivri taraflar elbette istiyor ama hepimiz biliyoruz ki ortada bi devlet yok ki hurra dalalım onlara..Bunu yazıda belirtildiği gibi en çok PKK ister.Hem kendi ideolojisine haklı imajı vermek hem ordumuza zahiyat verdirmek için..

Allah bi an önce bu ülkeye milli görüşü tek hâkim güç eylesin.Çekiç gücün arkasına tekmeyi yapıştırmayı sadece biz biliyoruz çünkü.Doğuda ki şu anki durumda ondan farksız.Çekiç güç gitsede,aynı işlevi gören bi sürü temizlenmeye muhtaç pislik var..
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler:
Selaheddin (12.10.08)
Alt 12.10.08, 12:27   #5
Selaheddin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Azimli Üye
Üye No : 778
Üyelik tarihi : 11-10-2008
Mesleği : işsiz
Nereden : ankara
Konuları : 7
Mesajlar : 54
Teşekkürleri: 25
8 mesajına 13 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Selaheddin is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 13.05.09
Durumu : Status: Offline

Standart

Evet çözüm kesinlikle milli görüş.
__________________

"O kimseler ki: Sözü dikkatle dinlerler,sonra onun en güzeline tabi olurlar. İşte onlar o kimseler ki, Onları Allah hidayete erdirmişdir. Ve işte gerçek akıl sahipleri de ancak onlardır."
ZÜMER 18

View Selaheddin'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
Çözüm, neden, ohal, olamaz

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:13 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.