| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,931 | Üyeler: 10,668 | Online: 217 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » TARTIŞ-YORUM »

TARTIŞ-YORUM Usul ve Kaideler Çerçevesinde HODRİ MEYDAN Dediğiniz Konuları Paylaşalım...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19.12.10, 19:42   #1
Durr-û Meknûn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 4675
Üyelik tarihi : 30-06-2009
Mesleği : Merkez Efendi Nöbetçisi..
Nereden : Mars'ta..
Konuları : 232
Mesajlar : 4,232
Teşekkürleri: 7,589
2,110 mesajına 4,130 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 Durr-û Meknûn is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Sultan, sırrıyla beraber çakılıyor

Basit bir hikayeyi ilginç olmayan ayrıntılarla boğan, oyuncuların performansıyla olumsuz anlamda şaşırtan Sultanın Sırrı filmi gizemli olmaya çalışırken komikleşiyor. Büyük umutlar vaat edilen film ne anlattığını bir türlü beceremeden koskoca bir hayal kırıklığıyla bitiyor.


Hemen hemen her hafta gösterime yeni yeni Türk filmleri giriyor. Kimi çok iddialı girip, fena halde çuvallıyor, kimi de hak etmediği ve beklemediği ilgiyi görerek sevindirik oluyor. Ne olursa olsun bir gerçek var. Vizyona giren Türk film sayısı arttıkça bizim yüzümüzde beliren gülümseme de o denli büyüyor. Bu filmlerin içerisinde bu olumlu havayı lehine çevirecek hamleleri yaparak kurnazca yollar seçen ve "Nasılsa seyirciyi sinemaya getiriyoruz. Bir film daha kaktıralım." gibi yamuk düşünen insanlar da yok değil. Zaten bu düşüncedeki film sahiplerine en iyi şamarı da yine seyirci vuruyor. Zaman zaman kaliteli filmler gösterime girse de birçoğu zaman ayrılmayacak kötü filmler kategorisinde yerini sağlam bir şekilde alıyor. Bu hafta bol bol Türk filmi seyirciye, "merhaba" dedi. Çakal, Çakallarla Dans, Sultanın Sırrı ve Şenlikname: Bir İstanbul Masalı. Bunların içerisinde Sultanın Sırrı'nı seyretme fırsatı bulsak da diğer filmleri henüz göremedik. Sultanın Sırrı isminden de anlaşılacağı gibi tarihi bir sırrın peşinden İstanbul'a gelen ABD'li ajanların ve onları takip eden yerli karakterlerin hikâyesini anlatmaya çalışıyor. Lakin fena halde çuvallıyor ve bizleri hayal kırıklığına uğratıyor.

Kalitesiz ve anlamsız detaylar sıkıyor

Film çorak bir arazide silahlı çatışmayla başlıyor. Açılışını iyi yapan film bir süre daha aynı düzeyde ilerliyor. Olayların gelişmeye başlamasıyla film yavanlaşıyor ve sıradan bir film havasına bürünüyor. Diyaloglardaki kalitesizlik ve anlamsız detaylar da filmin akıcı ilerleyememesinin en büyük nedeni olarak göze çarpıyor. Filmin en büyük kozlarından olan ABD'li oyunculardan Emmanuelle Betancourt'u Ciano isimli ajan karakterinde seyrediyoruz. Türkiye'ye üniversite görevlisi olarak geldiğini söyleyen ve bu anlamda araştırma yaptığını yabancı hayranı Yeliz'e (Zeynep Başerler) inandıran Ciano'nun önündeki engel ise Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Hakandır. Sinan Albayrak'ın Hakan karakteriyle Ciano sürekli birbirlerini alt etme, atlatma ve mağlup etme yarışındadır. Hakan Ciano'dan şüphelendiği için peşine takılır. Hakan'ı da, sadece iki metreden görebilme kabiliyeti olan iki garip ajan izlemeye başlar. Filmde birilerini birileri takip ediyor, o birilerini de başkaları takip etmeye başlıyor ve böylelikle film gizemli hale geliyor.

Basit bir konu ve gizemsiz ayrıntılar

Bir süre sonra bu ABD'li ajanın Sultan Abdülhamit'in büyük sırları sakladığını düşündüğü bir sandığın peşinde olduğunu anlıyoruz. Sandığın içerisinde ne olduğunu öğrendiğinizde içimizden, 'heee şu mesele' diyorsunuz. Filme romantizm de katmak isteyen ekip yama gibi duran garip bir aşkı da filmde asılı bırakıveriyor. Ermeni bir kızla Müslüman bir Türk'ün imkânsız aşkı inandırıcı durmadığı gibi de nasıl sonlandığını da bir türlü öğrenemiyorsunuz. Zaten filmde hiçbir şeyi doğru düzgün anlayamıyorsunuz. Filmin karmaşıklığından ya da çok fazla 'giz' taşıdığından değil; çok basit olduğu için inanmak istemiyor, daha başka şeyler bekliyorsunuz. Ama koskoca bir hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Özellikle de Sinan Albayrak gibi kaliteli oyunculuğa sahip birinin nasıl böyle bir filme 'He' dediğini çözmeye çalışıyorsunuz. Zaten ABD'den getirilmiş aktörlerde filmde fazlasıyla sırıtıyor. Sırf kavga ettirilmek için getirilmiş, fakat o da becerilememiş. Marc Dacaskos ve Emmanuelle Betancourt da filmde tıpkı araya sıkıştırılan 'aşk' gibi yama gibi duruyor. Hele de Dan Brow'nun eseri Da Vinci Şifresi kitabındaki ayrıntılara göndermeler ve Opus Dei saçmalıkları filmi hepten batırıyor. Kitabı okumayanlar ve Opus Dei hakkında bilgisi olmayanlar zaten onun ne olduğunu da anlamıyor ve bu ayrıntılar çabucak geçiştirilip sonlandırılıyor. Bu arada salonu terk etmeye başlayan seyirci sayısı fazlalaşıyor. Finale umut bağladığımız için filmin sonunu bekliyoruz. Maalesef bu da mümkün olmuyor. Anlatmak istediğini bir türlü beceremeyen filmin sonu da apar topar bitiriliyor ve seyirciyi memnuniyetsiz yüz ifadesiyle uğurluyor.

Abartılı kamera hareketleri seyirciyi bunaltıyor

Film İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı katkılarıyla hazırlanmış. Yönetmenliğini Hakan Şahin'in yaptığı filmin senaryosu Ömer Erbil'e ait. Oyuncu kadrosuyla iddialı olan film için ABD'den Marc Dacaskos ve Emmanuelle Betancourt getirilmiş. Türkiye'den de Sinan Albayrak, Zeynep Beşerler ve Burak Sergen kadroya dahil edilmiş. Film biraz da görüntü yönetmeni Tolga Kutlar'ın o hiç durmayan ve anlamsız açılarıyla daha sıkıcı hale geliyor. Kutlar, aksiyon filmlerinde uygulanan yöntemi denemeye çalışsa da bunu abarttığı için olayı verimsiz hale getirmiş. Aslında film için birkaç iyi cümle kurmak isterdik maalesef eldeki iyi imkânları kullanamayan, eski 'Tarkan' filmlerinden hatırladığımız atmosfere gerekli gizemi katamayan, oyuncuları layıkıyla kullanılamayan, daha birçok tarihi olayımız olmasına rağmen bir türlü anlatılamayan bir olaydan dolayı bu mümkün olmuyor. Filme puanlama yapacak olursak 10 üzerinden 3'le sinema tarihimizdeki batık filmler kategorisindeki zirveye doğru gönderebiliriz.

Sinemalar.com ~ Az Sonra Sinemalar.com'a Yönlendirileceksiniz...
__________________
Bütün sorumluluklarıma
Cumaya gittim gelicem demek istiyorum..



Hezarfen Misali benimkisi..



Aslında amerika Gibi
ama güneyde..
Birgün Nerede Yaşayacağım Biliyor Musun,

Cennet Şelalelerinde..





Hamuş'unun Parende'si.(:



CtLk İkili

EliF

Konu Durr-û Meknûn tarafından (19.12.10 Saat 19:49 ) değiştirilmiştir..
View Durr-û Meknûn'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Durr-û Meknûn kullanıcısına teşekkür edenler:
Adige Abzakh (19.12.10)
Alt 28.12.10, 15:47   #2
Kara Kalem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 271
Üyelik tarihi : 26-08-2008
Mesleği : Uyku Tulumunda Öğrenci
Nereden : Vizörün Arkası
Konuları : 526
Mesajlar : 5,948
Teşekkürleri: 2,509
2,500 mesajına 4,912 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 Kara Kalem is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

iki üş bişey yazmak elzem oldu artık

bi kere film başlarken abdülhamit'in sandığın içine haritaları yerleştirmesi felan iyi olmuş. filmin başlangıcını da vinci'nin şifresi havasına sokmuş. ama sonra arabaların toprak bir yoldan geçme sonra da çatışma sahnesi ile başlyana film kamera yönetmeninin ucuz ve basit tekniği ile yerle bir oluyor. daha film başlar başlamaz bunu fark etmez hiçte zor değil. kamre yönetmeni her kimse, biraz daha yetişmesi lazım. farklı bir tarzda olacak diye mahvetmiş. neyse
sonra çatışma sahnesinde namluların ucundan saçan ışıklar çok daha basit.
üç boyutlu bilgisayar oyunlarında ki efektlerden farkı yok. uyduruk ve cılız.
Daha snra amerikalı ve saray müdürünn diyaloğu esnasında gereksiz yere ağza-burna zoom yapılmasıda filmi fel. ediyor.
hele ne olduğunu anlamadan filmin bitmesi daha bi ilginç.
birçok türk filminde uğradığımız sonunu getirememe sendromu burdada kendini göstermiş. neyse ki film, içinde pek çok araştırma konusunu barındrğı için senaryosuna birşey diyemiyorum. hele abdülhamit'i olduğu gibi gösteren bir film onur verici.
filmin bitişindeki kötülüğü de yine abdülhamit kurtarmış.
abdülhamit filmin başında gösterildiği yerden devam ediyor sandık sahnesine. sandığı kilitliyor. şifrelşiyor ve tabi içine bir kimsayal sıvı koyuyor. ve film şu sözlerle bitiyor.

Sandık, sultanın istediği gibi değlide zorlayarak açıldığında şişeler patladı ve kağıtların hepsi yandı.
Koskoca bir sultan boş bir sandık yapmamıştı
__________________
Leyese için dua bekliyor.
View Kara Kalem'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.12.10, 16:26   #3
bişnev - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 3787
Üyelik tarihi : 19-04-2009
Nereden : Adana
Konuları : 150
Mesajlar : 2,172
Teşekkürleri: 1,710
1,066 mesajına 2,077 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 bişnev is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Koskaca sultan boş bir kutu yapmaz...

Film başlarken bu filmi bitirene kadar gözlerimi bozmam inşALLAH dedim/k..
Konu çok güzel,Don brown davinci şifresinden benzer yerler var.

Herşeye eyvALLAH filmin sonu çok komikti hakikaten.Birden bitti ve ışıklar yandı.
İnsan 'ne bu şimdi' demekten kendini alamıyor..

Emek var filmde Allah var şimdi hakkını yemeyelim..

Hayırlı olsun.
__________________


Sevgili!..

Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim…
Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim.
Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak,
Uhud’da dişini avcuma almak isterdim.
View bişnev'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
beraber, çakılıyor, sultan, sırrıyla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hep Beraber Kongreye..! Abdülhamit Muhittin Yıldırım 1 13.10.10 10:05
Beraber mi Yürüdük Biz Bu Yollarda... Ruh-efzâ GENEL EDEBİYAT 1 17.01.10 17:27
Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Cihad Yıldızı MGFORUM ARŞİV 0 24.06.09 19:18
Beraber yürüdük biz bu yollarda... !! gazikentli RESİMLER 6 23.04.09 19:53
Sultan Abdulhamid'e kızıl sultan lakabı niçin verildi? şehzade TARİH 2 02.09.08 10:19

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:13 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.