| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,931 | Üyeler: 10,668 | Online: 218 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » TARTIŞ-YORUM »

TARTIŞ-YORUM Usul ve Kaideler Çerçevesinde HODRİ MEYDAN Dediğiniz Konuları Paylaşalım...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20.10.08, 23:38   #1
Yahya-EbuHafs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Refah
Üye No : 540
Üyelik tarihi : 18-09-2008
Konuları : 441
Mesajlar : 945
Teşekkürleri: 294
326 mesajına 661 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Yahya-EbuHafs is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 22.09.10
Durumu : Status: Offline

Standart İslâm'da Helâller ve Haramlar Bellidir

İslâm'da Helâller ve Haramlar Bellidir


Ey kardeşlerim! Diyorum ki, dinimiz İslâm'da helâller de, haramlar da bellidir. Her birinin adeta listesi bizlere sunulmuştur. "Bunu yap ve bunu yapma" diye her şey açıklanmıştır. Âlemlerin Rabbi olan yüce Allah'tan Cebrail, ondan da Rasulullah , ondan da sahabeler bu hakikatleri bize ulaştırmışlardır. "Şu işi yaptığınız taktirde dünya ve ahirette yorulacaksınız, onu terk ettiğiniz zaman ise dünyada da ahirette de rahat edeceksiniz" diye hükümler açıklanmıştır. Örneğin zinaya yaklaşmayınız, faiz yemeyiniz, hiçbir toplum bir başka toplumu küçük görmesin, onlarla alay etmesin, "yeyin için fakat israf etmeyin" (Araf, 31) şeklinde helâller ve haramlar listesi belirtilmiştir. Peki, o halde Amerika ve Avrupa'da helâl ve haram listesi nedir? Helâller ve haramlar nelerdir? Orada halkın kendisi helâl ve haramı tespit etmektedir. "Zina etmek istiyoruz" teklifini sunuyorlar. "Zina etmek isteyenler elini kaldırsın" diyorlar. Kaldırılan eller % 50'yi geçtiği zaman zina helâldir! "Homoseksüelliğin serbest bırakılmasını istiyoruz. İsteyenler elini kaldırsın" diyorlar. Kaldırılan eller % 50'nin üzerinde ise homoseksüellik serbesttir. "Faiz yemek istiyoruz. İsteyenler ellerini kaldırsın." Kaldırılan eller % 50'nin üzerinde ise faiz helâldir! Ancak bizler bu kâfir toplumlardan farklıyız. Çünkü yüce Rabbimiz bizlere gönüllere şifa veren ve apaçık nur olan Kur'ân'ı indirmiştir ve bizlere şöyle buyurmuştur:


"Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, göğüslerdeki (dert ve sıkıntılar) için bir şifa ve müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir." (Yunus, 57)
Bu sebeple sıkıntı ve kedere kapılan bir kimse şöyle dua etsin: "Ey Allah'ım! Ben Sen'in kulunum, senin kölenin oğlu ve yine senin cariyenin oğluyum. Kaküllerim senin elindedir. Hakkımdaki hükmün geçerlidir. Verdiğin karar adaletlidir. Ey Rabbim! Bizzat kendinin kendini isimlendirdiğin her isminle, kitabında indirdiğin isminle, yaratıklarından herhangi birine öğrettiğin isminle ya da gayb bilginle sadece kendi bildiğin isminle dilerim ki Sen Kur'ân'ı bana kalbimin baharı, göğsümün ruhu, üzüntümün cilası, gam ve kederimin gidericisi kıl. Üzüntü ve kedere düşen herhangi bir kimse bu duayı okuyacak olursa Allah onun üzüntü ve kederini sevince çevirir."( Mecme'uz Zevaid c. l O, 136'da; Hakim Müstedrek l, 509)
Kur'ân-ı Kerim kalpleri parlatır, göğüslere şifa verir. Çünkü Kur'ân hidayettir, rahmettir, canlılıktır, nurdur. Bundan daha fazla ne istiyorsun? Peki, Amerikalı bir kâfir, yahudi, tağut, asi, imparatorlar, krallar, liberaller, liderler ister müslümanların ülkesinde, isterse başka ülkelerde olsunlar, gönüllere şifa veren, sıkıntı ve hüzünleri yok eden bu nimeti nereden bulacaklar?Bushun yanında mı, yoksa şimonun yanında mı?


Bizler büyük bir nimet içerisindeyiz. Küçük yaştan eğitilerek büyütülmekte, yabancı bir kadına bakmanın haram olduğunu bilmekte, yabancı bir kadınla yalnız kalmanın haram olduğunu, zinanın haram olduğunu, faiz ve gıybetin haram olduğunu bilmekte ve şahsiyetimizi küçük yaşta olgunlaştırarak Rabbimizin izni ile büyümekteyiz. Fakat Amerikalı birisi için bu nasıl geçerli olabilir ki? Bir gün içki helâl, bir gün ise haramdır... Devlet birçok kere içkiyi serbest bırakırken birçok kere içkiyi yasaklamakta ve içenleri de cezalandırmaktadır. Serbest bıraktığında ise içenleri cezalandırmamaktadır. Ancak İslâm'da tek bir hüküm vardır, o da içki haramdır. İslâm terbiyesi altında yetişen bir çocuk bu hakikati iki yaşında öğrenir ve onun ayıp olduğunu bilir. İslâm'da her haram ayıptır, helâlde ise hiçbir ayıplama ve kınama yoktur. Bu sebeple hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur: "Haya etmiyorsan dilediğini yap." (Buharı, Kit Enbiya, bab: 54, kitab edeb bab: 78; Ebu Davud, kit. Edeb, bab: 6; Ibn Mace, kit. Zühd, bab: 17) Bunun iki manası vardır.

Birincisi yapacağın iş şeriata ters düşmüyor ise, bunu yap. Yani yaptığın şeyde dinen utanılacak bir şey yoksa onu yap, demektir. İkincisi ise yüzsüz, utanmaz kimse dilediği her şeyi yapar. Bu bakımdan bizler gerçekten müsterihiz. Çünkü biz hangi yoldan gideceğimizi biliyoruz. Avrupalının yolu neresi? O nereye gidiyor? Bilmez bunu. Bizim bütün meselelerimiz düşünce bazında olsun, ruhen olsun çözülmüştür. Bu nedenle biz yolumuzun başlangıcını ve sonunu biliyoruz. Nereden geldik? Şu an neyiz ve nereye gideceğiz? Bu soruların cevabını bilmekteyiz. Biz Allah'tan geldik. Çünkü bizi O yarattı. Şu an O'nun kuluyuz. Çünkü bizi kendisine kulluk yapmak için yarattı. Sonunda ise ölüp tekrar diriltileceğiz ve yine Allah'ın huzuruna çıkartılacağız. Bu hususta yüce Allah şöyle buyurmuştur:


"Allah sizi yaratmıştır, sonra da öldürecektir..." (Nahl, 70) "De ki: Allah sizi diriltir, sonra öldürür; sonra da kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan kıyamet gününde sizin hepinizi bir araya getirir..." (Casiye, 26) Ne için yaratıldığımız ise şöyle beyan edilmektedir: "Ben, cinleri ve insanları, ancak bana ibadet etmeleri için yarattım." (Zariyat, 56) Tüm kainatın ve yeryüzünün sorumlusunun kim olduğu hususunda da şöyle buyurulmuştur: "Göklerin ve yerin mülkü Allah'a attır." (Şura, 49; Casiye, 27; Fetih, 14; Hadid, 2; Hadid, 5 ve Buruc, 9) Bizim kendisine kulluk ettiğimiz yüce ve tek ilah kahhardır (kahredicidir), cebbardır (ezicidir), hakimdir (hüküm ve hikmet sahibidir), rahmandır (dünyada kullarının tümünü esirgeyendir), rahimdir (ahirette mümin kullarına merhamet edendir) ve latiftir (kullarına karşı yumuşak davranandır). Peki, Avrupa'da bu kavramlardan hangisi var? Avrupalılar manevi güç olarak kiminle diyalog halinde bulunuyorlar? Kime sığınıyorlar, hangi kaleye saklanıyorlar? Hangi şey ile sığınma istiyorlar? Şeytan mı, cin mi, ahiret mi yoksa aziz ve celil olan yüce Allah mı? Bunların tamamı da batılıların lügatinden çıkartılmıştır. Batılı için çek, dolar, senet ve mal her şeydir. Euro kaç para? Dinar kaç para? Dolar kaç para? İşte bu sözcükler batılıların hayatını oluşturur. Bu sebeple inançsız olarak yaşayan bir insan, gücü yeterse zulmeder. Gücü yeterse insanların malını haksızlıkla yer, gücü yeterse zina eder, gücü yeterse hırsızlık eder.


Amerikalı zenciler birçok problemler çıkaran insanlar olarak tanınmaktadırlar. Kardeşlerimizden biri anlattı.Bir kardeşimiz belediye başkanının oturduğu yerde ikamet ediyordu. Belediye başkam bu kardeşimizin yanına Amerikalı zenci bir müslümanın gidip geldiğini görür. Ve bu kardeşimize: "Dinle, bu zenci adam bir daha buraya gelmeyecek" der. Kardeş: "Neden?" diye cevap verir. Belediye başkanı: "Bu mücrimdir, çalar ve öldürür" der. Kardeş: "Hayır çalmaz" der. Belediye başkam: "Çalar" der. Kardeş der ki: "Kim hırsızlık yapıyormuş bir görelim. Bir deneme yapalım. Bugün onun geldiği yol üzerine 100 dolar bırakalım." Fiilen giriş holüne 100 dolar bırakır. Zenci içeri girerken 100 doları bulur, onu alır içeri girince şöyle der: "Ben 100 dolar buldum, her halde bu evde kalanlara ait" der. Kardeşimiz belediye başkanına bakar ve ona şöyle der: "Yarın da senin oğlunu imtihan edeceğiz. Bakalım durum nasıl olacak?" Yine 100 dolan aynı yere koyar. Bu defa belediye başkanınm oğlu içeri girerken parayı alıp cebine koyar ve yürüyüp gider.

Kardeşimiz belediye başkanına: "Gördün mü? Kim hırsızlık yapıyormuş? Senin oğlun mu, yoksa bu zenci adam mı?" Ve ona meseleyi şöyle izah etmiştir: "Bu zenci müslümandır. İslâm'da hırsızlık haramdır."
Görüldüğü gibi İslâm olmaksızın emniyet ve güven söz konusu değildir. Onlar diyorlar ki: "Kanun hırsızlığı yasaklar, zulmü yasaklar, zinayı yasaklar." Hayır, kanunun gücü bunlara yetmez. Polisiye tedbirlerle insanların iç âlemine hakim olamazsınız. Görünürde bunlar kanun korkusu ile yasaklananları yapmasalar da, kimsenin görmediği yerde deveyi hamudu ile yutarlar. Böylece bu gibi insanların yaşadıkları toplum tamamen çökmüş ve yıkılmış bir toplumdur.
View Yahya-EbuHafs'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Yahya-EbuHafs kullanıcısına teşekkür edenler:
ŞÜHEDA (22.10.08)
Cevapla

Etiket
bellidir, haramlar, helâller, İslâmda

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:16 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.