| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,931 | Üyeler: 10,668 | Online: 217 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » TARTIŞ-YORUM »

TARTIŞ-YORUM Usul ve Kaideler Çerçevesinde HODRİ MEYDAN Dediğiniz Konuları Paylaşalım...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01.01.09, 14:42   #1
Kara Kalem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 271
Üyelik tarihi : 26-08-2008
Mesleği : Uyku Tulumunda Öğrenci
Nereden : Vizörün Arkası
Konuları : 526
Mesajlar : 5,948
Teşekkürleri: 2,509
2,500 mesajına 4,912 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 Kara Kalem is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Kahrolsun İsrail!Niye Kahrolacaksa...

Sivil toplum kuruluşlarının kadrolu konuşmacılarından olmaya çalışmadığım için rahatlıkla söyleyebilirim. Ne yazık ki Türkiye'de yaşayan Müslümanlar olarak çocukluktan kurtulabilmiş değiliz. Aynı filmi defalarca izlemesine rağmen, her izlediğinde ilk defa görüyormuş gibi bütün kötü esprilere aynı kahkahalarla gülen kötü izleyiciler gibiyiz. Adımlarımızı, "Akıl bir işin sonunu düşünmektir" diyen büyük bilgeden hiçbir şey öğrenmemiş gibi atıyoruz. Bu yazının klasik; 'sürekli konuşuyoruz da ne oluyor' mantığını ihtiva eden bir yazı olacağını sanıyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz. Bağırmaya devam edin.
Toprağın üzerindeki tanıdıklarım, toprağın altındaki tanıdıklarıma nazaran şimdilik oldukça fazla. Ancak her geçen gün, bu orantı toprağın altındakiler lehine değişiklik gösteriyor. Bu durumdan yaşlanıyor olduğum gerçeğini çıkarmak için, öyle parlak bir zekâya ihtiyaç yok.
Sorun şu ki, İslam dünyasının başka bir karesinde yaşıtım olan insanlar için bu orantı tam tersiyle yürek burkuyor. Sözgelimi Filistinli bir gencin, toprağın altındaki tanıdıkları, üstündeki tanıdıklarına nazaran çok daha fazla görünüyor. Dolayısıyla durumun, yaşlılıkla doğrudan bir bağlantısı yok. Peki, neyle bağlantısı var? Bu da soru mu diye, burun kıvıranların dalgınlığı, kolları kırılan çocukların varlığına sebep oluyor. Bu sorunun basit görünen havasına aldanıp rehavete kapılmak pek akıllıca değil.
Amerika'nın zenci başkanına, bel bağlayıp alkış tutan Müslüman ellerin varlığından, Müslümanların dünyadaki konumlarının düzelmeyeceği gerçeğini çıkarmak hiç de zor değil. "Mümin feraset sahibidir" diyen Son Peygamber yalan söylemeyeceğine göre, aldatılmaya gayet müsait halimizi açıklamak nasıl mümkün olacak?

İsrail'i Saadet Partisinin Dışında Kim Durduracak?
İsrail'in küstahlığını Saadet Partisi ve D-8'in dışında kim durduracak?
Anketlere inanacak olursak, Türk halkının şu kadarı İsrail'den açıkça nefret etmektedir. Bu bilgiyi, kısa hafızalı aklımızın bir köşesine yazalım ve devam edelim. İsrail terör örgütünün, Gazze'ye yönelik menfur saldırısının ertesi günü, Türkiye'de yayınlanan gazete sayfalarına dikkat kesilelim. Ulusalcı gazeteler de milliyetçi gazeteler de aynı İsrail nefretini manşetlerine taşımış. Yayınını İslami hassasiyetlere göre yapan gazeteler de popüler saçmalığa düşmüş tiraj endeksli gazeteler de aynı öfkeyi haykırmış. Sağcısı, solcusu, liberali, İslamcısı, cemaatçisi, ılımanı hepsi aynı nefreti söylüyor. Ancak Türkiye'de yaşayan insanlar nasıl eşsiz bir ferasete sahip ki, Türk başbakanı, İsrailli üst düzey bir katili ağırlayıp elini sıkabiliyor? Şunu anlamak lazım; O iş bizim sandığımız gibi değil.
Gerçekten sandığımız gibi işlemiyor işler. Ama sandığımızdan çıkan oylarda sürekli onların adları yazıyor. Bu nasıl iştir?
Geçtiğimiz Pazar günü Beyazıt'ta idim. Son beş yılda yapılan Beyazıt eylemleri arasında en çok kalabalığa sahip eylem olması itibariyle sevindirici gibi duruyor. Kalabalığa, bir çeşit kabalık diyen birisi olarak, benim için değil. Şunu bir daha gördüm ki, ya düşünme biçimimiz fena halde sıkıntılı ya da fikir namusumuz, namus kelimesiyle izah edilemeyecek kadar kirli. Benim de içlerinde bulunduğum binlerce kişi Beyazıt'ta İsrail'e lanet okudu. Aynı gün Türkiye'nin ve İslam dünyasının hemen her yerinde aynı temenniler vardı. Acı olan şu ki; kitlelerin 'sabrımızı taşırma' diye haykırmalarıyla eş zamanlı olarak İsrail terör örgütü, Gazze'yi yine bombaladı. Demek ki bu iş de kitlelerin sandığı gibi değilmiş.
Bu cümleleri sığ bir particilik olarak okuyanlar çıkacaktır. Umurumda değiller. Beyazıt'ta toplanan beş bin kişinin bağırıp çağırması, İsrail'i korkutur mu dersiniz? Sahici çözümler üretmek zorundayız. Eylemde sunucunun, açılan Saadet Partisi bayrağını kastederek, 'Filistin bayrağı dışında bayrak açmıyoruz' temennisi kime hizmet eder? Sunucunun organize heyetini temsil etmediğini biliyorum. Aklı sıra, 'bütün kesimleri toplamalıyız' yalancılığına yatacaktır. Kusura bakmayın ama bunun adı soytarılıktır. Bunun adı düşmanını tanımamaktır. Bunun adı çocukluktur. Neyle korkutacaksın İsrail'i?
Konuşmalara bakıyorum, genelde aynı mantık var; cümlelerin çoğunluğu İsrail'e öfke kusuyor. Biraz daha zekâ belirtisi taşıyanlar, işin gerçek muhatabını keşfetmenin pırıltısıyla hükümete ne yapması gerektiğini söylüyor. Sonuç, Müslümanlar yine kendilerine hoşgörü gösterilmesini beklemeye devam edecekler. 'Ne olur bizi öldürmeyin.'
Bu işleri yoluna koymak için mevcut çözümü belirtemeyen herkes, öyle ya da böyle İsrail'e hizmet eder. Nerede ve kim toplanırsa toplansın, herkese aynı şeyi söylüyorum. İsrail'in küstahlığını Saadet Partisi ve dolayısıyla D-8'lerin dışında kim durduracak? D-8'in dışında, İsrail'e haddini bildirecek daha sahici bir çözümü olan var mı? Tamam, Saadet Partisi'nde hem fikir olmayabiliriz, bunu kabul edebilirim. Ancak o zaman daha sahici bir çözüm ortaya koymak zorundasınız.
İsrail terör örgütü haritadan silinmedikçe insanlığa huzur yok
Arap Birliği denilen, amatör tiyatro grubunun toplantısına mı bel bağlamalıyız? Birleşmiş Milletler denen, uluslar arası yalan tuzağından çıkacak kınamayı mı bekleyeceğiz? İkiyüzlülerden, yalancı alçaklardan, namussuz politikacılardan barış cümleleri duymayı mı isteyeceğiz? Müslüman ülkelerin, hain başkanlarının yaptıkları kınamalara kanıp, mutlu mu olacağız? Halklarını Siyonizm'e peşkeş çeken Abbas'ın ya da Mübarek'in kirli ağızlarına mı bakacağız?
Öldürüldüğümüz her yerde demokratik alçaklıkta ısrar ediyoruz. Bu ülkenin siyasileri geri zekâlı mıdır? Terör örgütü İsrail, sizin, adına tepki dediğiniz şeyi hesap etmeden mi azgınlaşıyor? Nasıl bu kadar salak olursunuz? 'Biz de üzülüyoruz' deme soytarılığından ne zaman kurtulacağız?
Bu yazıya sert diyen kim varsa hepsinin canı cehenneme diyorum. Nasıl bu kadar hissizleşebilirsiniz? Ölü sayılarını açıklarken, piyango kuyruğunda rakam kovalayanların yılışıklığı gibi konuşuyorsunuz. Bu kadar basit mi?
Çektiğiniz bütün numaralara eyvallah, çürük dişlerle sırıtmanıza eyvallah, reel politik'inize, kardeşlik yalanlarınıza, dostluk mesajlarınıza, dinler bahçesinde yetiştirdiğiniz bütün meyvelere eyvallah. Bilgisayar oyunu mu sanıyorsunuz bunu? İnsanlar ölüyor, şaka değil.
Ali Babacan! Kimsin sen? Bu akşam evine gittiğinde muhterem eşine, Filistinli ölü çocukların fotoğraflarını götür. Büyük posterlere bas o fotoğrafları. Bütün gece, gözyaşlarıyla o fotoğrafları izleyin. Aynada kendine bak. Tarihin sana verdiği fırsatı nasıl göremezsin. Allah aşkına, kendin için, ülken için, insanlık için en sahici eylemi yapma fırsatın varken değerlendir bunu. Bir defalığına olsun, başbakanın ne söyleyeceğini beklemeden, içindeki söyle.
Bu katliamla ilgili cümle kurarken, barıştan söz eden kim varsa hepsine küfür ediyorum. Kiminle ve ne barışı? "Şiddetin izlerini hiçbir kibarlık silemez" der Sartre, "onları yalnız şiddet yok edebilir." Başbakanın yarım kalmış eğitim hayatı, onun bu gerçeği öğrenmesine engel olmuş görünüyor. Ne yazık ki insanlık, şiddetten ancak şiddet vasıtasıyla kurtulur.
Ahmedinejat'ın her fırsatta belirttiği gibi; İsrail, haritadan silinmeden insanlığa huzur yok! Bunun en sahici çözümü de D-8'i ihya etmektir. Daha iyi bir çözümü olan varsa, öne çıksın.




*alıntıdır.
__________________
Leyese için dua bekliyor.
View Kara Kalem'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
kahrolacaksa, kahrolsun, İsrailniye

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:32 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.