| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,933 | Üyeler: 10,668 | Online: 209 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum İSLAM-İ İLİMLER » TASAVVUF »

TASAVVUF Tasavvuf, Allah ile Olan Muamelenin Saflığıdır. Bunun Aslı da Dünyadan Yüz Çevirmedir...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01.09.08, 20:04   #1
Esedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 168
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : Aksiyoner Edebiyatçı
Nereden : Hünkar Mahfili (Elazığ)
Konuları : 316
Mesajlar : 1,528
Tecrübe Puanı: 0 Esedullah is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 02.11.09
Durumu : Status: Offline

Standart Kalbi hazırlamak

Kalbi hazırlamak:

Müridin ihlâsı öyle olmalı ki, mürşidini Rasûlüllah’ın (s.a.v.) vekili ve âlemde ALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHALLÂH’ın halifesi olduğuna inanmalı. Mürşidinin kendisini ret etmesini, ALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHALLÂH ve Resulünün reddetmesi, kabul etmesini de aynı şekilde ALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHALLÂH ve Rasûlünün kabul etmesi olduğuna inanmalıdır. Ve yukarıda geçtiği şekilde, bir müridi şeyh reddederse, şeyhinin şeyhi de kabul etmeyip ta ki Rasûlüllah’a kadar silsiledeki şeyhlerden hiç birinin kabul etmeyeceğini bilmelidir. Mürşidde öyle bir ruhaniyet vardır ki; bütün hâllerde müridinden ayrılmaz. Hatta, ihvanımızda bazıları mürşidin ruhaniyetinin üzerlerinde hazır ve kendilerine baktığını gördükleri için uykuda bile ayak uzatmazlar.

Eğer mürid bu hâli görmezse, görüyor gibi inansın. Çünkü bu inanç gereği edeplendiği için, şeyhinin kendisine baktığını gören mürid ile feyzde eşittirler. Bilakis mürşidinin ruhaniyyeti, mürid can çekişirken ve kabir suali zamanında müridin yanında hazır olur ve Münker ve Nekir isimli meleklere cevap vermekte yardım edip, teselli verir. Şeytan o müridden kaçar. Daha öncede anlatıldığı gibi, ruhaniyet için perde, madde, müddet yoktur. İhvanımızdan bazıları, vefat etmiş olan ve ALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHALLÂH’a yaklaşmış müridin kabrine kalben baktıklarında (keşif yoluyla), mürşidin ruhaniyetini kabirde görüp, ona yardım ettiğini, teselli verdiğini ve ziyade korku ve heyecanını yatıştırdığını görmüşlerdir.

Anlatılan bu durum ALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHALLÂH’ın kudretine bağlıdır. ALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHALLÂH’ın kudretine inanmak ise iman esaslarından, temellerinden ve şartlarındandır. Bu gibi şeyler aklın tasarrufunun dışında olup, hemen bu şekilde inanmak lazımdır. Mürid, ALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHutaâlâ’nın, mürşidine gözün görmediği yerde olan şeyi görecek göz, işitecek kulak verdiğine inanmalıdır. Her ne kadar bu durumu mürşidi ona göstermese de, açıklamasa da böylece itikad etmesi gerekir. Çünkü hadis-i kudsîde ;“kul nafile ibadetlere devam ettikçe bana o kadar yaklaşır ki ben onu severim. Ben onu sevdiğim vakit işiten kulağı, gören gözü olurum” ve başka bir rivayette de “benimle işitir, benimle görür, benimle tutar, benimle yürür, benimle konuşur” buyrulmuştur. Ve ALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHutaâlâ’nın, “hani sen attığın zaman sen atmadın, fakat ALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHALLÂH attı” kavli şerifi de bu mânaya işarettir. Eğer böyle inanırsa, mürşidinin feyzi, doğudan batıya uzayıp; mürid nerde olursa olsun, mürşidinin feyzinin, suyun en derin yerlerine bile ulaştığını bilir. Durum böyle olunca , feyiz almanın anahtarı bu şekilde kuvvetlice inanmak ve ziyade şekilde feyzi talep etmektir. Keşif ve ru’yet erbabı olan mürid, mürşidinin nurunun doğu ile batı arasını kaplamış olduğunu görür. Eğer bir mürid, şeyhinin nurunun doğu ile batı arasını kaplamadığını görürse, noksanlık ve zayıflık o müridin keşfinde olup mürşidin nisbetinde değildir. Yani, mürşidin Mevlâ ile olan nisbetinde, ama beraberliğinde değil...

Mürşidinin uykusunu, kendisinin geceyi ibadetle geçirmesinden, yemek yemesini ise kendisinin oruç tutmasından daha faziletli olduğuna inanmalıdır.

Mürşidin bir nefeste yükselmesi, başka bir kimsenin bütün ömründe yükselmesi kadardır. Mürşid, kendisinde olan bir bakış ile bir kimseye baksa, o kişiyi, Cüneyd-i Bağdadi ve Beyazıd-ı Bestami’nin (k.s.) makamına ulaştırır.

Kendisine mürşid tarafından bakılan kimse fasıkların en fasığı bile olsa, yüksek makam ulaşacağını bilmeli ve mürşidinin bu bakışını talep etmelidir. Çünkü, “mü’min ALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHutaâlâ’nın nuruyla bakar” buyurulmuştur. ALLÂHALLÂHALLÂHALLÂHALLÂH her şeye kâdirdir.
View Esedullah'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
hazırlamak, kalbi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:39 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.