| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,933 | Üyeler: 10,668 | Online: 216 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum İSLAM-İ İLİMLER » TASAVVUF »

TASAVVUF Tasavvuf, Allah ile Olan Muamelenin Saflığıdır. Bunun Aslı da Dünyadan Yüz Çevirmedir...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02.10.08, 07:30   #1
el-Kevserî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 622
Üyelik tarihi : 27-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Bileyim:)
Konuları : 1172
Mesajlar : 7,948
Teşekkürleri: 1,802
2,630 mesajına 4,405 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 el-Kevserî is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Temkin ve Telvin

TEMKİN VE TELVİN HAKKINDA

Makam ve telvin arasındaki fark hakkında dediler ki:
Makam, kulun ALLAH'ın haklarını edâda, hâlis bir niyetle elinden gelen bütün gayretini sarfetmesidir.

Telvin bu halin gelib gitmesi, temkin ise telvini ortadan kaldırmakdır. Hâl ve makam birbirine yakın mânâları ifade eder.

Telvinden Murâd: Hâlden hâle geçmekdir.

Temkinden Murâd: Temkin sahibinin tereddüdden hâli olup bütün varlığının dostda fenâ bulmasıdır. Gönlünde O'nun arzusundan başka birşey bulunmamasıdır.

Makamlar yolun menzilleridir. Temkin ise Dost'da karardır. Temkin kemâl derecesinin hakikatına ermekdir. Resûlü Ekrem Muhammed Mustafâ sallALLAHu aleyhi ve sellem efendimiz hazretleri en yüksek derecede temkin, sahibi idi. Mekke'den, "kaabe kavseyn"e kadar hâlis tecellide mustağrak idi. Bir hâlden diğer hâle geçmedi. Bir değişme de vuku bulmadı.

Suyun yanında bulunan, suya meyletmez. O temkin makamına gelinceye kadar bir çok menzillerin kat' edilmesi gerekdiğini ve kıymetli gizli cevherin ancak böyle ele geçeceğini biliyordu. Temkin makamına ulaşınca da telvin sebeplerinin cümlesi ondan sakıt oldu. Artık O'nunla beraberdi.

Avârif tercümesinde denir ki: 'Temkin, kalbin kurb mahallinde mustağrak olmasıyla, hakikatın keşfinin devamının ifadesidir. Telvin ise, nefsin sıfatlarının hicâbı olması haliyle, kalbin onun zuhûrunu müşahedesi halinin, münâvebe ile birbirini kovalaması sebebiyle kalbin keşif ile hicâb arasında dolaşıp durması, hâlden hâle geçmesidir.

Sâlik nefsin sıfatları hududunu, yani engelini aşmadıkça, kalbin sıfatları âlemine ulaşmadıkça ona telvin sahibi bile demezler. Çünkü telvin değişik hâllerin biribirini kovalamasıyla olur. Nefsin sıfatlarıyla mukayyed olanın, önce hâl ile alâkası yoktur. Telvin ise kalb ehillerine müyesser olur ki, bunlar da henüz sıfatlar âlemini geçmiş değillerdir. Zât'a vâsıl olamamışlardır. Bu sebeble sıfatlar çeşidlidir. Telvinde çokluk vardır. Keşf-i zât erbâbı da, telvin hududunu geçip Temkin makamına ulaşmışlardır.

Zât'da vahdet sebebiyle tegayyür, yani değişme yokdur. Gönlün, telvinden kurtulması; rûh makamına yükselip değişik sıfatların tasarruflarından kurtulması ile ve zâta kurbiyet fezasın-da temkin sahibi olmasıyla olur.

Avârif de gene denir ki: 'Temkin ile artık kulda bir değişiklik vuku bulmaz demek değildir. Çünkü o bir beşerdir. Temkin demek, artık bir daha perdelenmiyecek bir şekilde hakikatın müşahedesine ermek demektir ki bu eksilmez, devamlı artar. Halbuki telvin sahibi nefsin sıfatlarının zuhuru vaktinde mükaşefeden perdelenir ki, bu noksanlıkdır. Bazı hâllerde hakikat onun gözünden kaybolur. Sebâtı yalnız iman temeli üzerinedir. Telvini ise ârizi hâllerdedir. Telvin kalb ehillerine mahsusdur. Çünkü onlar kalblerin hicâbları altındadır. Kalbler ve kalb ehilleri sıfatlar âlemini aşamazlar. Temkin ehilleri ise hâllerin şartlarından öteye geçmişler, kalblerinin hicâblarını yırtmışlardır.

Rûhları zât nûruyla karşı karşıya gelmişdir. Tecelli-i Zât şuâların ilk zuhûru hâllerinden kurbiyyet makamlarına ulaşınca telvin onlardan uzaklaşmışdır.."

Telvin ve temkin makamları hakkında hayli malûmat edindik. Fakat bu dışdan edinilen bilgi, insanın rûhunun, tekâmülüne, teâlîsine yüksek derecelere vâsıl olmasına kâfi değildir.

Bazı tasavvuf dersi öğretmenleri bile, her tarîkatın, kurucularını, kurulma sebeblerini, tarihlerini ve hepisinin de ayrı ayrı âdâblarını papağan gibi ezberledikleri halde, asıl dikkat edecekleri cihetleri ihmâl ettiklerinden mâneviyatın zevkini alamamaktadırlar.

Fazla bilgiden ziyâde, insanoğlu az ve en lüzumlusunu öğrenip, kendini ona göre ayarlamalıdır.

Zamanımızda âdet yerini bulsun diye çok bilgi edinmek isteyen, esnâf ve halk tabakası var, devamlı bir şeyler öğrenmek istiyorlar, dört mezhebin fıkhı gibi. Zihinleri yoruluyor. Hem öğrendikleri ile amel edemiyorlar, hem de namazın farzları, vacib ve sünnetlerini öğrenmeğe vakit bulamıyorlar.

Kula düşen kendine lâzım olanı almakdır, bilhassa haram helâl konularını öğrenmek gibi.

Halkın bilgilerine müracaat ettikleri müftiler ve öğrenci yetiştiren öğretmenler müstesna.

Bahsedilen hâl ve makamlara ancak ALLAHü Teâlâ ve Tekaddes hazretlerinin inâyeti ile erişilir.

Amma bu âlî yoldan istifade etmek isteyenler Cenâb-ı Hakk'ın kendilerine bahşettiği irâde-i cüz'iyelerini hüsn-ü isti'mâl ederek, yüksek bir azim ve irfanlıca hareket etdiklerinde, Cenâb-ı Hakk'ın lûtf ettiği, hakikat kokuları kendilerin-de görülmeğe başlar.

1. Kullukdaki gâye, garazsız ivâzsız sırf ALLAH'ın rızasını tahsil olmalı.

2. Bunun tahakkuku için Kur'ân-ı Kerim'in emrettiklerini yapmak, yasakladıklarından ciddi olarak kaçınmak.

3. Bilhassa rızkı helâl kazançdan temin etmek. Bugün nice insanların, müttekî dedikleri kimseler vardır ki, ittika ile hiç bir alâkaları yoktur. Çünkü kazançları şübhelidir.

4. Hakiki, yani temkin ehli bir mürşidi kâmile tam teslim olmak. Hakikatte teslimiyet Cenâb-ı Hakk'adır. Kişi ibadetinden ziyade teslimiyetinden istifade eder. Teslimeyeti zayıf olan Sâlik lâyıkıyla terakki edemez

Yol kesicilerden kaçınmalı. Bazı nasibsizlerin:

Bayezid Bestâmi, yahud Bahaeddin Muhammed Nakşibend Hazretlerinden sonra bu yol kapanmışdır, yahud da: Sonradan ihdâs edilmiş bid'at yoludur, demelerine kanmamalıdır.

5. Sıdk ile hizmet yoluna girmelidir. Hem de hiçbir ferd ve mahlûku ayırd etmeksizin.

Hoca Ubeydullah Ahrar hazretlerinin:

"Ben bu yolu tasavvuf kitablarından değil, halka hizmetle elde ettim. Herkesi bir yoldan götürürler, hayır umduğum herkese hizmet ederim."sözleri meşhurdur.

Mürşid tayininde dikkatli olmalı. Her teklifi hemen kabullenmemeli. Çok irşâdla meşgûl olanlar var ki telvin ehli bile değiller. Buna mukabil sâlik de ihlâssız, kabiliyetsiz ise, mânevi yoldan istifade edemez.

Takriben 25 sene kadar evvel, muhterem üstadımız Mahmûd Sâmi Ramazanoğlu hazretleriyle yolumuz Konya'nın Yunak kasabasına uğradı. Misafir kaldığımız hanede yatsı namazını müteâkib istirahate çekilmek üzere idik. Yolculuğun verdiği yorgunluğa rağmen, 80-85 yaşlarında kasabanın sevdiği saydığı meşhur bir hoca efendi, söze başladı ve dedi ki:

- Hayır, hayır olamaz! Ben şu yaşa geldim, her sene muayyen aylarda, kasabadan çıkar intisâb edebileceğim sâlih bir insanı arar, taharri ederdim. Fakat gönlüm kimseye yatmazdı. Hüzünlü, eli boş olarak dönerdim. Elhamdülillah şimdi en nihayet aradığımı buldum. Artık tahammülüm kalmadı. Sabaha çıkacak ömrüm bilmem kaldı mı? Her ne kadar yoldan geldiğinizi ve yorgun olduğunuzu biliyorum. Fakat bir an evvel dersimi almak istiyorum, diye diretti. Bir saat kadar yalnız bir odada bu hususda görüşdüler.

Arzusu yerine gelmişdi. Kendisi âlim ve ehl-i takvâ olduğu için her önüne çıkana teslim olmamışdı. Muhterem Üstadımzla görüşdükten sona nasıl teslim olunması icab ederse Cenâb-ı Hakk'ın izniyle öylece teslim oldu, kısa zamanda letâiflerde hayli terakkiler tesbit edildi. Bir sene sonra âhirete intikal ettiği haberini aldık.

ALLAH ganî ganî rahmet eylesin! Âmin.

Sadık Dana
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View el-Kevserî'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
telvin, temkin

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:46 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.