| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,934 | Üyeler: 10,668 | Online: 218 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum İSLAM-İ İLİMLER » TASAVVUF »

TASAVVUF Tasavvuf, Allah ile Olan Muamelenin Saflığıdır. Bunun Aslı da Dünyadan Yüz Çevirmedir...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25.11.08, 20:17   #1
Kaf-Kef - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Milli Selamet
Üye No : 1050
Üyelik tarihi : 25-10-2008
Nereden : Şehirlerin en güzeli
Konuları : 60
Mesajlar : 597
Teşekkürleri: 125
195 mesajına 343 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Kaf-Kef is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 05.06.11
Durumu : Status: Offline

Standart Mevlana(ks.)dan

O’nun yanında iki ben sığmaz. Sen: “Ben!” diyorsun. O da: “Ben” diyor.
Ya sen öl ya da O ölsün ki bu ikilik kalmasın. Fakat O’nun ölmesi imkansızdır.
Bu ne hariçte nede zihinde mümkündür.
Çünki “O ölmeyen bir diridir”. (Hayy)

O, o kadar lütufkardır ki imkan olmuş olsaydı., senin için ölürdü.
Fakat mademki O’nun ölmesi imkansızdır, O’nun sana tecelli etmesi için sen öl.
İki canlı kuşu birbirine bağlarsan, aynı cinsden oldukları için , iki tane olan kanatları dört tane olduğu halde uçamazlar. Çünki ikilik mevcuttur. Halbuki buna ölü kuşu bağlarsan uçar. Zira ikilik kalmamıştır.


Güneşte o lütuf vardır ki yarasanın önünde ölür; fakat buna imkan olmadığından;
“Ey baykuş! Benim lütfum herkese erişmiştir, sana da ihsanda bulunmak isterim. Sen öl.
Çünki buna imkan vardır. Böyle yaparsan benim yüceliğimin nurundan nasip alabilirsin.
Baykuşluktan çıkıp yakınlık Kaf’ının Anka’sı olursun “diyor.

Kendini bir dost için feda etme kudreti ALLAH’ın kullarından bir kulda vardı.
O dostu ALLAH’dan istedi. Aziz ve Celil olan ALLAH kabul etmedi ve ona: “Ben senin onu görmeni istemiyorum”diye bir ses geldi. O ALLAH kulu ısrar ve yalvarmaya devam etti.
“ALLAHm bende onun arzusunu meydana getirdin. Bu bende yok olmuyor” diyordu.
Nihayet ona “Eğer onun sana görünmesini istiyorsan başını feda et, sen yok ol,kalma, bu dünyadan git”dendi.
O: “Ey ALLAHım razı oldum” dedi ve öyle yaptı., dost için başını feda etti. İşte ozaman maksadı hasıl oldu.

Bir günü bütün dünyanın ömrüne bedel olan kulun lütfu böyle olursa, bu lütfu yaratan ALLAH’ın lütfu böyle olmaz mı?
Bu sana imkansız görünür. Fakat O’nun fena bulması imkansızdır. O halde sen fena bul.


FİHİ MA FİH
6. Fasıl
Sayfa68-69

Hazret nefis anlatıyor. Tadına doyulmuyor.
Burada Fihi Ma Fihden bölümler paylaşmayı düşünüyorum imkanım olduğu kadarıyla inşaallah.
__________________
View Kaf-Kef'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Kaf-Kef kullanıcısına teşekkür eden 8 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (13.10.09), erva (01.04.09), hatipli_mücahit (13.10.09),  (26.10.09), mavi (13.10.09), Medine Sevdalisi (13.10.09), Muhammed (13.10.09), sevgiliye sevdalı (03.04.09)
Alt 01.04.09, 19:25   #2
Kaf-Kef - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Milli Selamet
Üye No : 1050
Üyelik tarihi : 25-10-2008
Nereden : Şehirlerin en güzeli
Konuları : 60
Mesajlar : 597
Teşekkürleri: 125
195 mesajına 343 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Kaf-Kef is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 05.06.11
Durumu : Status: Offline

Standart

55. Fasıl
Sayfa229-230-231

Buyurdu ki: Nasıl, hatırın hoş mu? Çünki hatır aziz bir şeydir, tuzak gibidir.
Av tutması için tuzağın sağlam olması gerekir.
Eğer hatır hoş olmazsa, tuzak yırtılıp bir işe yaramaz olur.
İşte bunun için bir kimse hakkında dostluk da düşmanlıkda ifrat dereceye varmamalıdır. Çünki her ikisinde de bu tuzak yırtılır. Mutedil olmalıdır. Bu dostluğu ifrata vardırmamak lazım geldiğini, haktan gayrısı hakkında diyorum elbette.

Yüce Allah hakkında hiç bir ifrat tasavvur olunamaz. Aşk ne kadar fazla olursa o nispette iyidir. Çünki Hakk’ın gayrısı için ifrat derecede olması şu bakımdan mahzurludur.
Halk gökkubbenin esiridir. Gökkubbe döner. Binaenaleyh halkın durumuda döner, değişir. Dostluk ifrata varınca daima büyüklüğünü, saadetini ister.
Bu ise mümkün değildir. İşte bu cihetten hatır perişan olur.
Düşmanlık da ifrat dereceye varınca, her zaman onun kötülüğünü uğursuzluğunu ister. Gökkubbe dönmektedir. Böylece onun ahvali de döner. Bir zaman mesut bir zaman bedbaht olur. Bir insanın daima bedbaht olması da mümkün olmadığından, onu sevmeyen adamın rahatı kaçar.

Fakat Allah aşkı bütün alemlerden kafir, Yahudi, puta tapan, bütün insanlarda ve varlıklarda gizlidir. Bir insan kendini var edeni nasıl sevmez? Aşk onda gizlidir. Fakat bir takım engeller belirmesine manidir.
Engeller ortadan kalkınca o aşk açığa çıkar. Yalnız varlıklar değil yokluk bile onları da var etmesi ümidiyle kaynaşmaktadır. Yokluk da bir padişahın önüne dizilmiş dört insan gibidir. Her biri beklemektedir ve her biri padişahın mansıbı kendisine ayırmasını bekler ve her biri öbüründen utanmıştır.
Çünki birinin ümidi öbürüne uymaz. Onun için yokluklar, Allah’tan var olmayı ümit ettiklerinden, sıralanmışlardır ve her biri: “Beni var et!” diye hepsinden önce yaratılmak ister.
Bunlar yüce Allah ‘dan istiyorlar.
Binaenaleyh birbirlerinden çekinirler, işte yoklujklar böyle olursa varlıklar nasıl olmalıdır .
“Allahı tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur; fakat siz onların bunu nasıl yaptıklarını anlayamazsınız “ (Kur’an-ı Kerim sure:17, Ayet:44)

Sözüne hayret edilmez. Çünki yok olmayan hiçbir şey yoktur ki O’nun hamdini tesbih etmesin. İşte esas bu gariptir.

Şiir:
Küfür ve iman her ikisi de senin yolunda:
O birdir, O’nun ortağı yoktur diye koşarlar.





Bu evin temeli gaflettendir; ve alemdeki bütün cisimler, büyümesi de gafletle olmuştur. Senin bu büyüyen cismin de gaflettendir ve gaflet küfürdür. Küfür olmadan din olmaz . Çünki din küfrü bırakmaktır.
__________________

Konu Kaf-Kef tarafından (01.04.09 Saat 19:27 ) değiştirilmiştir..
View Kaf-Kef'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Kaf-Kef kullanıcısına teşekkür eden 8 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (13.10.09), Aşk-ı Mâ'şuk (03.04.09), hatipli_mücahit (13.10.09), mavi (13.10.09), Medine Sevdalisi (13.10.09), Muhammed (13.10.09), sevgiliye sevdalı (03.04.09), Vukuf-i Kalbi (01.04.09)
Alt 03.04.09, 13:56   #3
Aşk-ı Mâ'şuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akıncı
Üye No : 1808
Üyelik tarihi : 27-12-2008
Nereden : öyle bir demden...
Konuları : 8
Mesajlar : 141
Teşekkürleri: 940
78 mesajına 119 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Aşk-ı Mâ'şuk is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 01.03.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Varlık da yokluk da birdir anlayana...

Allah cc, anlayıp
Zatı'na layık olanlardan eylesin...

"Bir vücuttur cümle eşya, ayni eşyadır Huda,
Hep hüviyettir görünen, yok Huda’dan maada... (Yunus Emre)


__________________

''Bütün maşuklar, âşıklara avlanmışlardır.

Kimi âşık görürsen bil ki maşuktur. Çünkü o, âşık olmakla beraber maşuk tarafından sevildiği cihetle maşuktur da... "
(H.z. MEVLÂNÂ)



...ve aşk ; Ateşten bir denizi ,mumdan kayıkla geçmektir. ( Şeyh Galip)


View Aşk-ı Mâ'şuk'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Aşk-ı Mâ'şuk kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (13.10.09), Kaf-Kef (03.04.09), Medine Sevdalisi (13.10.09), Vukuf-i Kalbi (03.04.09)
Alt 03.04.09, 14:55   #4
Lâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 1650
Üyelik tarihi : 13-12-2008
Mesleği : Pokemon Usta Öğreticisi
Nereden : Ankara
Konuları : 168
Mesajlar : 3,681
Teşekkürleri: 3,913
2,026 mesajına 4,296 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 Lâ is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.11.10
Durumu : Status: Offline

Standart

__________________


HAZRET-İ ALİ (K.V.) BUYURDULAR Kİ/

"Yanında;
Allah'ın sünneti, Rasûlullâh'ın sünneti ve evliyanın sünneti olmayan
kimsenin elinde hiçbir şey yok, demektir.
Kendisine, Allah'ın sünneti
nedir? diye suâl edilince, buyurdu ki:

- Sırrı gizlemektir. Rasûlullâh'ın sünneti nedir? diye
suâl edilince buyurdu ki:

- İnsanları idare etmektir. Evliyanın sünneti nedir?
diye suâl edilince buyurdu ki:

- İnsanların verdiği sıkıntıya katlanmaktır."







View Lâ'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Lâ kullanıcısına teşekkür edenler:
Medine Sevdalisi (13.10.09)
Alt 13.10.09, 08:28   #5
Kaf-Kef - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Milli Selamet
Üye No : 1050
Üyelik tarihi : 25-10-2008
Nereden : Şehirlerin en güzeli
Konuları : 60
Mesajlar : 597
Teşekkürleri: 125
195 mesajına 343 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Kaf-Kef is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 05.06.11
Durumu : Status: Offline

Standart

14.Fasıl
Sayfa 100-101



Hz. Peygamber :” Gece uzundur onu uyku ile kısaltma; gündüz parlaktır, onu günahlarınla karartma” dedi. Gece Rabba sırlarını söylemek, yalvarmak yalvarmak için uzundur. İnsan dostları ve düşmanları tarafından hiç rahatsız edilmeden Allah ile baş başa kalır. Kalbinin tesellisini arar ve bulur.
Yüce ALLAH amellerin gösterişten korunması ve sırf kendine ait olmasını temin için, geceyi bir perde olarak çekmiştir. Karanlık gecede de gösterişe düşkün olan adam, samimi olandan, yani yalnız ALLAH için ibadet yapandan ayrılır. Gösteriş için yapan kepaze olur.
Her şey gece ile örtülür, gündüz açığa çıkar, iki yüzlü adam ise gece ile kepaze olur. Kendi kendine: “ Mademki beni kimse görmüyor o halde kim için ibadet edeyim?” der. Ona: “ Biri görüyor, fakat sen, seni göreni görecek bir insan değilsin.” derler. Seni öyle bir kimse görüyor ki herkes onun kudretinin elinde bulunur ve insanlar acze düştükleri zaman onu çağırır.
Dişleri, kulakları, gözleri ağrıdığı, suçlandıkları, korktukları ve kendilerini güven içinde hissetmedikleri zaman , hepsi gizlice O’nu çağırırlar ve belayı uzaklaştırmak, sağ kalmak, hastalıktan kurtulmak için gizli gizli sadakalar verir ve O’nun bunları kabul ettiğine yahut kabul edeceğine inanırlar, güvenirler.
Fakat ALLAH onlara yeniden sağlık bağışladığı ve yeniden rahata kavuştukları zaman o güven gider ve yeniden hayal kurmaya başlar: “ Ey ALLAHımız o ne hal idi? Zindan köşesinde bin “Kulhüvallah” ile, usanmadan seni sadakatle çağırıyorduk, ve sen dilediğimizi bağışladın.
Şimdi, bu zindan başında da içinde olduğumuz gibi yine sana muhtacız. Bizi bu karanlık alemin zindanından çıkar. Nebilerin alemine ulaştır. Bize şu zindandan kurtulduğumuz ve dertden halas olduğumuz andaki ihlas niçin gelmiyor da bunun yerine yüz bin türlü hayal hasıl oluyor?Bu hayallerin fayda verip vermeyeceği de belli değil. Bunların tesiri insanda tembellik ve usanç yaratıyor. O hayalleri yakan güven ve kesinlik nerede?”diye ulu ALLAHa yalvarırlar.
Ulu ALLAH bunlara karşılık olarak buyuruyor ki: Benim bundan maksadı hayvani nefistir, bu ise benim ve sizin düşmanınızdır. “Benim düşmanımı da sizin düşmanınızı da dost edinmeyin.” (sure:60, Ayet:1)
Bu düşmanı her zaman mucahede zindanında tutunuz. Çünki o, zindanda bela ve sıkıntı içinde oldukça, ihlas yüzgösterir ve kuvvet bulur. Dişin ve başın ağrıyınca, bir şeyden korkunca, ALLAHa karşı içinde bir riyasızlık , samimiyet ihlas meydana geldiğini tecrübe ettiğin halde niçin vücudun rahatına bağlanıp kaldın?
Her zaman ona bakmakla onu beslemekle uğraşıp durdun? İpin ucunu kaçırmayın; daima nefsin istediklerini yerine getirmezseniz, ebediyen muradınıza erer ve bu karanlık zindandan kurtulursunuz. Bunun için Kur’anda: “ALLAHın huzurunda suçlu durmakdan korkarak nefsini heva ve heveslerden alı koyan için hiç şüphe yokki varılacak yurt cennetdir.” (Sure:79, Ayet:40-41)
__________________

Konu Kaf-Kef tarafından (13.10.09 Saat 08:31 ) değiştirilmiştir..
View Kaf-Kef'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Kaf-Kef kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (13.10.09), Medine Sevdalisi (13.10.09)
Alt 13.10.09, 10:45   #6
mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Fazilet
Üye No : 368
Üyelik tarihi : 02-09-2008
Mesleği : Boş gezenin baş belası
Nereden : Dünya
Konuları : 72
Mesajlar : 1,181
Teşekkürleri: 2,057
724 mesajına 1,366 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 mavi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 04.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Küfür ve iman her ikisi de senin yolunda:
O birdir, O’nun ortağı yoktur diye koşarlar.
madem firavun vardır, öyle ise Musa'da (a.s.) vardır.
bunlardan birinin varlığı diğerinin varlığını da gerektirir.

hekimoğlu ismail

nacizane eklenti... paylaşım için teşekkürler... Allah devamına muvaffak eylesin...
__________________


Fikirler kurşun geçirmez!

***

Güldü!
Ve o gördüğüm en güzel yüzdü...
View mavi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
mevlanaksdan

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:00 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.