|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,934 | Üyeler: 10,668 | Online: 219 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| TASAVVUF Tasavvuf, Allah ile Olan Muamelenin Saflığıdır. Bunun Aslı da Dünyadan Yüz Çevirmedir... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 168
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : Aksiyoner Edebiyatçı
Nereden : Hünkar Mahfili (Elazığ)
Konuları : 316
Mesajlar : 1,528
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 02.11.09
Durumu : Status: Offline
|
«Ben sizin rabbinizim» diyerek ilâhlık iddia eden ve bu iddiasını inatla sürdürerek nice masum insanların kanına giren, nice hakîki Allah dostlarını öldürten, koca kefere Firavun'un, Allah'a inanmış bir hazinedarı ve onun da Mâşita adında bir karısı vardı. Maşita aynı zamanda Firavun'un kızının da hizmetçisi idi. Bir gün hamamda Firavunun kızının saçını tararken elinden tarak düştü. O zamana kadar îmanını gizleyen ve Firavun'un yardımını gören Mâşita, o anda îmanını gizlemek lüzumunu duymadan Bismillah diyerek tarağı yerden aldı. Mâşita'nın bu sözlerinden bir şey anlamayan Firavun'un kızı: Ne diyorsun, sen benim babamdan başka birinin yaratıcı olduğuna mı inanıyorsun? diye sordu. Mâşita: Evet! Senin, benim ve bütün kâinatın, hatta babanı da yaratan yüce Allah ve onun Resulü Hz. Musa vardır. Ben onlara inanırım, senin kafir babana değil, dedi. Firavun'un kızı: Nasıl olur bu? Babama söylerim ben bu meseleyi, dedi ve hakikaten hamamdan çıktıktan sonra babasına durumu anlattı. Firavun Mâşita'yı huzuruna çağırıp meselenin doğru olup olmadığını sordu. Mâşita: Evet! Doğrudur. Senden başka hakiki bir ilâh vardır. O öyle Allah ki, hem senin, hem de bütün kâinatın yaratıcısı olan tek bir Allah'tır. Onun yeryüzündeki elçisi de Kelîmullah Hz. Musa'dır. Allah'a ve ahirete inanan herkesin; «La ilahe illallah Musa Kelîmullah» demesi lâzımdır, diyerek îmanını Firavun'un huzurunda da ikrar etti. Mâşita'nın bu sözleri Firavun'u çileden çıkarmıştı. Kendisini Allah olarak kabul edinceye kadar işkence yapılmasını emretti. Saçından tavana astırdı, çıplak vücudunu kamçılarla kırbaçlıyorlardı. O ise, en ufak bir taviz vermeden, îmanında ısrar ediyordu. En sonunda Firavun, onun îmandan dönmeyeceğini anlayınca, öyle işkence etmeye karar verdi ki, o işkenceler ancak şeytanın aklına gelirdi. Mâşita'yı bir tahtaya gerdiler. Ellerinden ve ayaklarından tahtalara çivilediler. Mâşita'nın iki çocuğu vardı. Bunlardan birisi beş yaşında, biri ise henüz Kundakta idi. Evvelâ beş yaşında olan kızını getirip, Mâşita'nın ağzını zorla açarak, kızın boğazını kesip kanını onun ağzına akıtmaya çalıştılar. Her tarafı kızının kanı içinde kalmıştı. Fakat en küçük bir pişmanlık duymayan Mâşita'da, dininden dönmek gibi bir şey görünmüyordu. Bu sefer kundaktaki yavrusunu getirip annesinin kucağına verdiler. Daha meselenin ne olduğunu anlama idrakinden mahrum olan yavruyu, annenin kucağına verdiklerinde, emmek için ağlayarak annesinin memesini arıyordu. İşte dediler. Sen Firavun'un ilâhlığını kabul etmeyecek olursan, bu çocuğunu da gözünün önünde keseceğiz. Ya dininden dön, yahut bu manzaraya razı olacaksın, dediler. O anda annelik şefkati galip gelmek üzere idi. Mâşita nerede ise Firavun'a: «Benim Allah'ım sensin» diyecekti. Bir taraftan şeytan da bu sözleri söylemesine yardım ediyordu. Tam bu esnada Cenab-ı Allah, daha kundakdaki çocuğu konuşturmaya başladı. Çocuk: Anneciğim sakın îmanından döneyim deme! Bak işte karşında Cennet bahçeleri ve Cemal-i ilâhî seni bekliyor. Kessin beni bu kafir. Beni ve seni öldürmekle ancak kendisine zarar vermiş olur. Başka hiç- bir şey yapamaz. Dünyada zillet altında yaşamaktansa, şehide olarak ölüp nimete kavuşmak hem senin, hem de benim için daha iyidir, diyerek annesini ikaz etti. Bu hal karşısında Firavun şaşkına dönmüştü: Aman söyletmeyin şunu. Bu durumu halk duyarsa, benim hakkımda şüpheye düşerler. Halk arasına vesvese girmesin, bu kadar tebaam var, bana inanan insanlar var. Rezil olmayalım, kesin şunların kafasını! diye emir verdi. Masum yavruyu da, evvelki gibi annesinin ağzına kestiler ve kanlarını etrafa saçtılar. Bu hadise karşısında Mâşita üzülmek şöyle dursun, ölümün bir an önce gelmesini bekliyordu. Fakat Firavun hâlâ hırsını alamamıştı. Kocasını da gözü önünde öldürmek istiyordu. Kocasını getirdiler. Hiç bir şeyden haberi olmayan adamcağız, iki yavrusunun ölüsünü ve hanımının çarmıha gerilmiş halini görünce: «Allah'ın laneti senin üzerine olsun ey koca kâfir!» diye bağırmaktan kendini ala;madı. Firavun'un intikam hırsları iyice kabarmıştı. Bir ateş yaktırıp, ateşin üzerine içi su dolu büyük bir kazan koydurdu. Kaynadıktan sonra da, çoluğuyla çocuğuyla hepsini kaynayan kazanın içine atıp, kaynatarak öldürdü. Kazana atılacakları zaman, suyun içinden: «Ey Allah'ın has kulları! Melekler ve bütün canlı varlık size gıpta etmektedir. Bu kaynayan ateş değil, Allah'ın sizin için hazırladığı bir Cennet bahçesidir. Buraya gelmek için acele ediniz. Sakın hiç üzülmeyiniz» sesleri geliyordu. Bu zamana kadar bütün Allah'a inanan insanlara bir örnek olacak olan bu hadise, bundan binlerce sene evvel vuku bulmuş olsa da bugün de, İslâm düşmanları Allah'a inananlara bu gibi işkencelerden zevk almaktan, Firavun'dan daha geri değillerdir. Allah îmanı kâmil nasip eyleye... |
|
|
| Bu mesaj için Esedullah kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Elimder_enes (21.01.09), Maşita Hatun (02.01.09) |
|
|
#2 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Azimli Üye
Üye No : 778
Üyelik tarihi : 11-10-2008
Mesleği : işsiz
Nereden : ankara
Konuları : 7
Mesajlar : 54
Teşekkürleri: 25
8 mesajına 13 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 13.05.09
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Rab efendi demektir.Firavun sizin efendiniz benim,benim dediğim olur,benim kanunlarım geçerlidir demek istemiştir.Yoksa yeri göğü yarattığı iddiasında değildir. Kuran hristiyanları rahiplerini rab edinmekle suçlar.Halbu ki ne rahipler yaratıcılık iddiasındadır ne de hristiyanlar rahiplerinin yaratıcı olduğunu iddia ederler.Burada eleştirilen, hristiyanların rahiplerinin helal dediğine helal haram dediğine haram demeleridir. Bugünkü mülümanlar dahristiyanlarla aynı durumdayız.Çünkü biz de Kuranın dışında mezhep imamlarını ve diğer din alimlerini rab edinmiş bulunuyoruz.Helallerimizi haramlarımızı din bilginlerimiz belirliyor. Örneğin: Sakal bırakmayı farz kesmeyi haram sayanlar neye göre bu hükme varıyorlar? Filan alim böyle dediği için buna inanıyorlar. Veya erkeğin altın ve ipek kullanması haramdır deniyor.Kuranda böyle bir haram olmadığı halde bu nereden çıkıyor. Alimlerden çıkıyor.İşte bu rab edinmedir.Firavunun da Nemrutun da rablik iddiası bu şekildedir. Mekkeli müşrikler de lat menat uzza dediklerine yaratıcı olarak tapmıyorlardı.Yeri göğü ve kendilerini yaratanın Allah olduğunu biliyorlardı. Rab kelimesine yaratıcı anlamı verirseniz şirki kamufle edersiniz.Şirki bilmezseniz şirke düştüğünüzü de bilmezsiniz. Rab,ilah,ibadet kavramları iyice anlaşılması gereken kavramlardır.
__________________
"O kimseler ki: Sözü dikkatle dinlerler,sonra onun en güzeline tabi olurlar. İşte onlar o kimseler ki, Onları Allah hidayete erdirmişdir. Ve işte gerçek akıl sahipleri de ancak onlardır." ZÜMER 18 |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
![]() Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
__________________
''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen) |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Selamet
Üye No : 178
Üyelik tarihi : 21-08-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : ELAZIĞ
Konuları : 151
Mesajlar : 658
Teşekkürleri: 430
172 mesajına 287 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 05.03.11
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Kardeş çok yanlış düşünüyorsun...
__________________
Maide suresi 51.ayet "Ey iman edenler! yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. onlar birbirlerinin dostudurlar. sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez."
|
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Azimli Üye
Üye No : 778
Üyelik tarihi : 11-10-2008
Mesleği : işsiz
Nereden : ankara
Konuları : 7
Mesajlar : 54
Teşekkürleri: 25
8 mesajına 13 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 13.05.09
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Kesinlikle hayır. Peygamberimiz Allahın elçisidir.Elçi olarak Rabbimiziden gelen emir ve yasakları tebliğ etmiştir.Kendisi de bu emir ve yasaklara uymakla mükelleftir. Rab kelimesi yaratıcılık manası içermez.Hiç bir müşrik Allahtan başka tapıntığı şeylere yaratıcılık izafe etmez.Yeryüzünde herkes bilir ki tek yaratıcı vardır O da Allahtır.Müşrikler Allahtan başka tapınıp yalvardıkları şeylere Allah indinde şefaatçi olmaları ,kendilerine yardımcı olmaları niyeti ile yalvarırlar. --->: Rab ne demektir 1.Mürebbi,gereksinimleri karşılayan,terbiye veren ve yetiştiren; 2.Kefil,gözetici,koruyup kollayan,ıslahla sorumlu olan; 3.Çeşitli kimselerin oluşturduğu bir toplulukta merkezi bir sıfata sahip olan; 4.Kendisine bağlananların efendisi,sözü geçen,üstünlüğü ve yüceliği kabul edilen ve tasarruf hakkına sahip,itaat ve boyun eğilen efendi,güç ve egemenlik sahibi reis 5.Malik,efendi. Naziat 24: S. Yıldırım (23-24) Adamlarını topladı ve onlara: "Sizin en yüce rabbiniz benim!" dedi. A. Uğur Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi. G. Onan Dedi ki: "Sizin en yüce rabbiniz benim." Ş. Piriş -Sizin en yüce Rabbi’niz/kralınız benim, dedi. A.Y. Ali Saying, I am your Lord, Most High. M.M. Pickthall And proclaimed: "I (Pharaoh) am your Lord the Highest" M.H. Şakir Then he said: I am your lord, the most high.
__________________
"O kimseler ki: Sözü dikkatle dinlerler,sonra onun en güzeline tabi olurlar. İşte onlar o kimseler ki, Onları Allah hidayete erdirmişdir. Ve işte gerçek akıl sahipleri de ancak onlardır." ZÜMER 18 Konu Selaheddin tarafından (22.01.09 Saat 11:26 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
![]() |
| Etiket |
| firavuna, maşita, İsyanı |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|