|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,934 | Üyeler: 10,668 | Online: 219 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| TASAVVUF Tasavvuf, Allah ile Olan Muamelenin Saflığıdır. Bunun Aslı da Dünyadan Yüz Çevirmedir... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1503
Üyelik tarihi : 29-11-2008
Konuları : 210
Mesajlar : 1,020
Teşekkürleri: 333
548 mesajına 926 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 28.08.10
Durumu : Status: Offline
|
Bir ihvan neden terakki etmez, derseniz, bugün size bundan bahsedeyim. Efendimizin misallerini vereyim size. Çok güzel güzel misaller getirirdi Sami Efendimiz. Bir gün bir ihvanı geliyor, “Efendim, bir türlü ilerleyemiyorum.” diyor, Efendimiz de: “Ocağının altında odunlar az, rabıtan az da ondan. Kaynatmıyor, o çarkı döndürmüyor attığın odunlar.” diye cevap veriyor. Açıktan görüyor hâlini ve derdini söylüyor. Efendimiz söylüyor ben de haber veriyorum. Meselâ: Elma, armut vs. meyveleri düşünün. Bunları birbirine aşılamak istediğinizde hem meyve aşılanmaya müsait olacak, hem de mahir bir aşıcıya ihtiyacınız var. Yoksa ne yeni bir meyve oluşur, ne de eski meyveden bir tat kalır. Tatsız, kokusuz, zehir gibi acı bir şey çıkar ortaya. Yenmez, zayi olur. Meyve sulu olacak, aşıcı sulu olacak. Ham olduğunu bile bile tarikat yolu gösterilmez insana. Mukaddime verilmeli önce. Bir zaman bekletmeli. İmanının sıhhatini ve ihlâsını iyice tecrübe etmesi lazım bu yola tâlip olan kişinin. Efendimiz diyor ki; “Duvara birkaç defa vurun da, kırılmayan testileri alın” “Hemen kırılıveren adamları almayın” diyor. Şöyle diyor: “Kalplerin şifası Allah Allah Allah Allah” demektir. Ağacın yaralı dalı varsa rabıta kalemi ile sararsın. Gereken dalları budarsın. Ne kadar kötü ahlâkı olsa da kalbinde halis bir teslimiyet taşıyan kişi bu yolda kemâle erer. Cansız dalları budanır, taze filizler vermeye başlar; göverir. Efendimiz derdi ki: “Bizim huzurumuzda dursun da, o kişinin kalbine manevî tohum düşmesin; bu mümkün olmaz. Tohumun tutacağından kimse şüphe etmesin…” Ama burada bir incelik var. Eğer tarla temizlenmemişse, ayrık otları toplanmamışsa, manevî tohumla birlikte bu otlar da büyür. Onun için mücahit çapasını eline alacak, o kötü ahlakları bir güzel çapalayacak. Çapalama işini, çabalama işini kişi kendi yapacak. Bizi ileri göndermeyen kötü ahlaklar. Cihat edin kötü ahlâklarınızla. “Siz çapalama işini güzel yaparsanız, füyûzat suyunu da ben koyarım”, derdi Efendimiz. Hırsını, tamahını, buhlunü, adavâtını, kinini, buğzunu, riyasını, süm’asını, kişi kendi gayretiyle yenmeye çalışacak. Büyüklerimiz, su vermeye hazır bekliyorlar. Amma bakıyorlar, tarla temizlenmemiş. Su verseler ayrık otları da boy atacak. Çapalama kesintisiz olacak, rabıta kalemi de sıkı duracak; o zaman o gönülden kaynak suları fışkırır. Çaputlarımızı atamıyoruz, ahlâkımızı çapalamıyoruz, emeğimizi riya, süm’a, nefis, şeytan rüzgarları alıp götürüyor. Bunun için terakki edemiyoruz. Fidanı sıkı bağlayacağız; sağa sola meyil vermeyecek. Neyle bağlayacağız: Emri bi’l marûf nehyi ani’l-münker ile. Allah’ın emrettiklerini tutup nehy ettiklerinden kaçmak suretiyle iyice bağlayacağız. Rüzgar esse bile üzerinden geçer gider o zaman, bağlı kazığa zarar veremez. O ağaçtan artık zamanla irfan meyvaları toplanmaya başlanır. Rabıtaya sıkı tutunup “Allah Allah Allah” demeye devam edin, bakın nasıl meyva verecek o ağaç. Es’ad Erbili (k.s.) 69. mektubunda şöyle buyurmuş: “Muhabbet-i masivaya meftun bir kalp ile mahbûb-ı hakikinin huzuruna varılmaz” Üstâd-ı Ekrem Efendimiz (k.s) bunu Yüksek İslâm Enstitüsü’nden bir Hocaefendiye yazmış. Biz, köylümüze konuşuyoruz. Dağda çoban olsa sözümüzden anlaması ve hazzetmesi lâzım. Sözü büyükler sarf etmeli, en küçüklerimiz de anlamalı. Onun için sözü döndürüp konuşuyorum. Mahbub-û Hakikimiz Allah celle celaluhu. Sevgilimiz, Allâhımız. Bizden razı olduğu gün kurtuluruz. Hiç başka türlü ibadetin faydası olmaz. Baş olayım, ayak olayım. Cennete gireyim. Şunu bulayım. Hiç bunun için ibadet etmeyin. Kalbinizde başka bir şeyin muhabbetiyle Allah’a ibadet etmeyin. Sırf Rıza-yı İlahiyeyi istediğimiz için Allah’a ibadet edelim inşallah. Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allâh’a. KALEMDAR
__________________
“Rabbiğfirli” |
|
|
| Bu mesaj için İn'ikas kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 622
Üyelik tarihi : 27-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Bileyim:)
Konuları : 1172
Mesajlar : 7,948
Teşekkürleri: 1,802
2,630 mesajına 4,405 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11
![]() Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Tefekkürü mevti düzgün olanın rabıtası da sağlam olur; derler...
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için el-Kevserî kullanıcısına teşekkür edenler: | İn'ikas (07.01.09) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akıncı
Üye No : 1460
Üyelik tarihi : 25-11-2008
Mesleği : İlme talip... (Talebe)
Nereden : mânen yahyalı...
Konuları : 19
Mesajlar : 210
Teşekkürleri: 43
80 mesajına 112 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 13.08.09
Durumu : Status: Offline
|
rabıta olmasaydı tarikatta insan bir adım atamazdı buyruluyor... insanın rabıtadan istifade ettiği üç şeyden anlaşılır; birincisi Allaha muhabbeti çoğalır... ikincisi Allahtan çok korkar ; haram kıldığı amelleri işleyemez dili kötü söz söyleyemez... üçüncüsüde ibadet kendisine kolay gelir...
__________________
Güneş olmayınca masûlü, gölge Oldurmaz dediler; çok geç anladım Yağsa âb-ı rahmet kapalı kabı Doldurmaz dediler; çok geç anladım... |
|
|
| Bu mesaj için Kenzü-l irfan kullanıcısına teşekkür edenler: | İn'ikas (07.01.09) |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 622
Üyelik tarihi : 27-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Bileyim:)
Konuları : 1172
Mesajlar : 7,948
Teşekkürleri: 1,802
2,630 mesajına 4,405 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11
![]() Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Rabıta muhabbet demektir...Aşk demektir... Mürşid-i kamile sevgi duymak ve onun gibi olmaya çalışmaktır... Aşk olmasa alem olmazdı... "Levlake levlak vema halektüm eflak..."
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için el-Kevserî kullanıcısına teşekkür edenler: | İn'ikas (07.01.09) |
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akıncı
Üye No : 1460
Üyelik tarihi : 25-11-2008
Mesleği : İlme talip... (Talebe)
Nereden : mânen yahyalı...
Konuları : 19
Mesajlar : 210
Teşekkürleri: 43
80 mesajına 112 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 13.08.09
Durumu : Status: Offline
|
Hacı Hasan Sultanımız şu örneği veriyor; "Büyüteci düşünün... güneşe tuttuğunuz zaman önündeki kağıtları ısıtıp yakabilir... mürşid-i kamilin kalbi büyüteç gibidir... Allaha çok yakın olduğundan füyüzatı toplar..." ve bu füyüzat ile gönül ocağımızı tutuşturur inşallah...
__________________
Güneş olmayınca masûlü, gölge Oldurmaz dediler; çok geç anladım Yağsa âb-ı rahmet kapalı kabı Doldurmaz dediler; çok geç anladım... |
|
|
| Bu mesaj için Kenzü-l irfan kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | el-Kevserî (06.01.09), İn'ikas (07.01.09) |
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 622
Üyelik tarihi : 27-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Bileyim:)
Konuları : 1172
Mesajlar : 7,948
Teşekkürleri: 1,802
2,630 mesajına 4,405 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11
![]() Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Şeyh Mustafa Hulusi Efendi (KS), Es’ad Efendimiz (k.s.)’e, “Efendim! Size nasıl rabıta yapayım. Sizi, yanıma mı getireyim, yoksa yanınıza mı geleyim. Önüme mi getireyim, yoksa kalp çanağımı mı açayım da füyuzat-ı ilahiyye dökülsün.” diye soruyor. Efendimiz (k.s.), “Mustafa Efendi! Bırak bunları. Kutb-u cihan, şarktan doğan güneşe benzer. Şarktan doğan güneş, pencerelerde, yağmur olduğu halde görünüyorsa onlar da öylece her kalpte doğar.” buyuruyor.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için el-Kevserî kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Kenzü-l irfan (06.01.09), İn'ikas (07.01.09) |
![]() |
| Etiket |
| kaynatmaz, odun, suyu |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|