| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,935 | Üyeler: 10,668 | Online: 209 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » TEBRİKLER-PROTESTOLAR »

TEBRİKLER-PROTESTOLAR Güzel Olan Tebrik Edilmeli, Yanlış Olan Uyarılmalı ve İkâz Edilmeli...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03.03.09, 20:30   #1
abdulkadir36 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : abi
Üye No : 82
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 210
Mesajlar : 1,471
Teşekkürleri: 887
585 mesajına 1,422 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 abdulkadir36 is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 04.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart Bekaroğlu´ndan Böhürler´e tokat gibi cevap!

Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu´ndan AKP MKYK üyesi ve Yenişafak Gazetesi Köşe Yazarı Ayşe Böhürler´e tokat gibi cevap.

Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu´ndan AKP MKYK üyesi ve Yenişafak Gazetesi Köşe Yazarı Ayşe Böhürler´e tokat gibi cevap.

Yenişafak´ta ki köşe yazısında Bekaroğlu´na ´Başörtüsü üzerinden siyaset yapıyor´ diyen Ayşe Böhürler, Bekaroğlu´nun sert tepkisi ile karşılaştı. Bekaroğlu Böhürler´i yazar kimliğinden çok siyasi kimliği ile konuştuğunu söyleyerek, ´Mensup olduğunuz parti yani AKP toplumun bütün değerlerini ayaklar altına almış, ayağa düşürmüştür´ dedi.

AKP´nin Başörtüsü´nü göstererek koca koca makamlar elde ettiğini söyleyen Bekaroğlu, ´Şimdi bu “zor” işi bırakalım da diğer “kolay” işleri konuşalım. Siz bana söyler misiniz başörtüsü neleri örtebildi? Örneğin; gösterişi, büyüklenmeyi, padişahlık ilanını örtebildi mi? Yolsuzlukları, adam kayırmayı, rüşveti, hak ihlallerini, kamu malını yağmalamayı, israfı, gelir dağılımı arasındaki uçurumları örtebildi mi? Niçin kızıyorsun sevgili kardeşim; Allah aşkına; başörtülüler giderek iki farklı sınıfa ayrılmıyor mu? “Desa işçisi Emine” ile “cipli Emine” arasındaki uçurum giderek derinleşmiyor mu?´dedi.

Bekaroğlu yaptığı açıklamada Böhürlere yüreğin varsa bu konulara da cevap ver dedi.

İşte Bekaroğlu´nun AKP MKYK Üyesi ve Yenişafak Yazarı Böhürlere Tokat gibi vevabı!

Bir süreden beri mahallemizin kanaat önderi köşe yazarlarının şahsım ve kendisini yeniden kurmaya çalışan Saadet Partisi hakkında yazdıklarını anlamaya çalışırken 21 Şubat 2009 tarihinde Yeni Şafak’ta yayımlanan yazınız imdadıma yetişti. Diğerleri hep dolanarak yazmışlar; sizse siyasetçi yanınız ağır basmış olacak ki açıkça yazmışsınız, teşekkür ederim.

Ayşe Hanım,

Beni “siyasi istikbal ve hırs uğruna başörtüyü kullanmak”la suçluyorsunuz. Oysa siz benim ikbal, istikbal ve hırs gibi kavramlardan ne kadar uzak olduğumu en iyi bilen insanlardan birisiniz. Çok açık ki, kadın, entelektüel ve yazar kimliğinizden çok siyasetçi refleksi ile hareket ediyorsunuz.

Doğru, Saadet Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayıyım. Ama siz yine bilirsiniz ki, ben hayatım boyunca doğruya doğru, yanlışa yanlış demeye çalışmış, geleneğin içi dışı ayırımı yapmadan eleştirilerde bulunmuş bir insanım. Elbette hatalar yaptım, ama çizgimi hiç değiştirmedim. Eğer bir entelektüel ve yazar olarak konuşmuş olsaydınız, bana cevap verir, gündeme getirdiğim konu üzerine bir şeyler söylerdiniz, “Ne yapalım, Saadet ve Refah geleneğini oluşturan kişiler de yapıyor” demezdiniz.Ayşe Hanım,

Sizin ve diğer İslamcı (!) kanat önderlerinin bu sert ve panik içindeki cevapları benim için bir test oldu. Doğru yoldayım, sizleri rahatsız edebildim, vicdanlara, sinir uçlarına ulaştım. Hani “eski” bir söz vardı, “Biz zaferden değil seferden sorumluyuz” diye. Sonuç ne olur bilmiyorum, ama ben size ve herkese bir şeyleri hatırlatmaya çalışıyorum, inanın bu seçim kampanyasındaki tek amacım “hatırlatmak”. Yazınızda belirttiğiniz gibi, hani o hep birlikte olduğumuz günlerde konuştuklarımızı; hakkı, adaleti, merhameti, tevazuu… hatırlatmak için sevgili Numan Kurtulmuş’un teklifini kabul ederek aday oldum. Sayın Böhürler, aslında benim “siyaset” yapmadığımı bilmeniz sizi bu kadar sinirlendiriyor.

Ayşe Hanım, yazınızda yer yer haddinizi aşarak beni neredeyse popülizm ile, sahtecilikle suçluyorsunuz, üstelik burada bol bol kadın istismarı da yapıyorsunuz, kendinizi bütün başörtülü kadınların temsilcisi olarak görüyorsunuz. Hayır, Ayşe Hanım, cipiniz var mı yok mu bilmiyorum, ama siz tüm başörtülü kadınların temsilcisi değilsiniz.

Ayşe Hanım,

Ben başörtüsü istismarı yapmıyorum, aksine başörtüsü üzerinden siyaset yapmayı açığa düşürüyorum. Siz söyleneni anlayacak entelektüel kapasitesi olan bir insansınız. Benim, “Cipteki başörtülü kadınla otobüs durağında bekleyen kadın” ve “Desa işçisi (işsizi mi desem) Emine ile pahalı deri ürünleri almak için Desa’ya giden Emine” benzetmesi ile ne yapmak istediğimi anladığınızdan eminim. Ama siz beni sahtecilikle suçluyorsunuz ve “Susun!” diyorsunuz. Susmayacağım, başörtüsü üzerine değil ama adalet üzerine, hak üzerine, tevazu üzerine konuşmaya devam edeceğim.
Ayşe Hanım,

Mensubu olduğunuz Adalet ve Kalkınma Partisi devr-i iktidarında her şey ayağa düşürüldü; hak, adalet, sadaka, infak, yardım… bütün kavramların içi boşaltıldı. Ne yazık ki, başörtüsü bütün bunlara engel olamadı. Sayın Ayşe Böhürler, ben mi başörtüsünden ikbal ve istikbal elde ettim, ben mi başörtüsünü hırsıma alet ettim. Allah’tan korkun. İsterseniz bırakalım bizi sizi de şu gerçeği itiraf edelim, başörtüsü başbakanlık, cumhurbaşkanlığı, başkanlıklar getirdi ama hiçbir şeyi örtemedi. İşte benim söylediğim tam da buydu.

Sizi bilmem ama ben dünü dün konuşmuştum. Gelin susmayalım, sizinle bugünü konuşalım. Siz başı örtülü bir kadınsınız. Sanırım kuruluşundan beri Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyesisiniz. Sizin partinizde kadının ve başörtülülerin durumunu hiç sorguladınız mı? Hadi, kabul edelim, partiye zarar verir, kapatma davası açılır diye başörtülüler milletvekili, başkan, il genel ve belediye meclisi üyesi yapılmıyor. Peki, o zaman niçin kadın kollarınızdaki başörtülü kadınlar ev ev dolaşıp muhafazakâr-dindar seçmenden oy istiyor? Bu başörtüsü istismarı değil mi? Bu durumu hiç sorguladınız mı?

Sayın Ayşe Böhürler, yazınızda diyorsunuz ki, “Çözemeyecekseniz başörtüsü üzerine konuşmayın.” Haklısınız ne öncekiler ne de sizin partiniz başörtüsü yasağını kaldırabildi. Ama başörtüsü gösterilerek koca koca makamlar elde edildi. Şimdi bu “zor” işi bırakalım da diğer “kolay” işleri konuşalım. Siz bana söyler misiniz başörtüsü neleri örtebildi? Örneğin; gösterişi, büyüklenmeyi, padişahlık ilanını örtebildi mi? Yolsuzlukları, adam kayırmayı, rüşveti, hak ihlallerini, kamu malını yağmalamayı, israfı, gelir dağılımı arasındaki uçurumları örtebildi mi? Niçin kızıyorsun sevgili kardeşim; Allah aşkına; başörtülüler giderek iki farklı sınıfa ayrılmıyor mu? “Desa işçisi Emine” ile “cipli Emine” arasındaki uçurum giderek derinleşmiyor mu? Başbakan, Genel Başkanınız Sayın Erdoğan, “sadaka ekonomisi” denince küplere biniyor, yine Allah aşkına, bu nasıl sadaka, devletin sadaka vermesi nerede görülmüş, sonra insanlara naklen yayınlarda yardım etmek, onları teşhir etmek nasıl bir şey?

Her şeyi bir taraf bırakalım, siz Ayşe Böhürler olarak, tüyü bitmemiş yetimlerin hakları gasp edilerek yaşanan debdebelerden rahatsız değil misiniz? Haberdar olmamanız mümkün değil; İstanbul’da büyük şehir bürokratları bir elleri yağda bir elleri balda boğaz sırtlarında tripleks villalarda yaşıyor, her biri sayıları yirmiyi geçen BİT’lerde yönetim kurulu üyesi, 30 bin TL maaş alan var. “Ne var bunda, hepsi yasal” mı diyeceksiniz?
Sayın Ayşe Böhürler, İstanbul’daki imar yağmalarını hiç duymadınız mı? Bunlara da “her şey yasal” mı diyorsunuz? Siz her yasal olanın vicdani, doğru ve ahlaki olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Yok, Ayşe Hanım, eğer böyle bakıyorsanız siz ve ben aynı yerde durmuyoruz. Gerçekten yollar ayrılmış, benim yaptığım da zaten bunun böyle olduğunu göstermektir. Sizin bundan rahatsız olmanız da benim bunları ilan etmiş olmamdandır. Aslında yazınız bunu çok açık bir şekilde ortaya koydu, o nedenle size tekrar teşekkür ederim.

Ayşe Hanım, ben ölüme ve ölümden sonraki yaşama, ‘ceza günü’ne inanıyorum. Zaten size ve herkese hatırlatmaya çalıştığım budur. 02.03.2009. (Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu)

Ajans5.com / Özel Haber
View abdulkadir36'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için abdulkadir36 kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
gülşah (03.03.09), nuveyba (03.03.09), Vukuf-i Kalbi (03.03.09), ŞÜHEDA (04.03.09)
Alt 03.03.09, 20:33   #2
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Ağzına sağlık Bekaroğlu.....
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 03.03.09, 20:43   #3
gülşah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Azimli Üye
Üye No : 2225
Üyelik tarihi : 21-01-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 26
Mesajlar : 69
Teşekkürleri: 44
37 mesajına 61 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 gülşah is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 02.04.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Evet helal olsunnn
View gülşah'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 03.03.09, 21:04   #4
abdulkadir36 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : abi
Üye No : 82
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 210
Mesajlar : 1,471
Teşekkürleri: 887
585 mesajına 1,422 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 abdulkadir36 is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 04.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart

sonunuda iyi baglamis.....

Ayşe Hanım, ben ölüme ve ölümden sonraki yaşama, ‘ceza günü’ne inanıyorum. Zaten size ve herkese hatırlatmaya çalıştığım budur. 02.03.2009.
View abdulkadir36'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için abdulkadir36 kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (03.03.09)
Alt 04.03.09, 07:58   #5
Elcihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Milli Selamet
Üye No : 83
Üyelik tarihi : 11-08-2008
Nereden : ERZURUM - KOCAELİ
Konuları : 248
Mesajlar : 698
Teşekkürleri: 257
344 mesajına 903 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Elcihad is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Online

Standart M .bekaroğlundan a. Böhürlere sert cevap

Yenişafak´ta ki köşe yazısında Bekaroğlu´na ´Başörtüsü üzerinden siyaset yapıyor´ diyen Ayşe Böhürler, Bekaroğlu´nun sert tepkisi ile karşılaştı.



İşte Bekaroğlu´nun AKP MKYK Üyesi ve Yenişafak Yazarı Böhürlere Tokat gibi vevabı!

Bir süreden beri mahallemizin kanaat önderi köşe yazarlarının şahsım ve kendisini yeniden kurmaya çalışan Saadet Partisi hakkında yazdıklarını anlamaya çalışırken 21 Şubat 2009 tarihinde Yeni Şafak’ta yayımlanan yazınız imdadıma yetişti. Diğerleri hep dolanarak yazmışlar; sizse siyasetçi yanınız ağır basmış olacak ki açıkça yazmışsınız, teşekkür ederim.

Ayşe Hanım,

Beni “siyasi istikbal ve hırs uğruna başörtüyü kullanmak”la suçluyorsunuz. Oysa siz benim ikbal, istikbal ve hırs gibi kavramlardan ne kadar uzak olduğumu en iyi bilen insanlardan birisiniz. Çok açık ki, kadın, entelektüel ve yazar kimliğinizden çok siyasetçi refleksi ile hareket ediyorsunuz.

Doğru, Saadet Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayıyım. Ama siz yine bilirsiniz ki, ben hayatım boyunca doğruya doğru, yanlışa yanlış demeye çalışmış, geleneğin içi dışı ayırımı yapmadan eleştirilerde bulunmuş bir insanım. Elbette hatalar yaptım, ama çizgimi hiç değiştirmedim. Eğer bir entelektüel ve yazar olarak konuşmuş olsaydınız, bana cevap verir, gündeme getirdiğim konu üzerine bir şeyler söylerdiniz, “Ne yapalım, Saadet ve Refah geleneğini oluşturan kişiler de yapıyor” demezdiniz.

Ayşe Hanım,

Sizin ve diğer İslamcı (!) kanat önderlerinin bu sert ve panik içindeki cevapları benim için bir test oldu. Doğru yoldayım, sizleri rahatsız edebildim, vicdanlara, sinir uçlarına ulaştım. Hani “eski” bir söz vardı, “Biz zaferden değil seferden sorumluyuz” diye. Sonuç ne olur bilmiyorum, ama ben size ve herkese bir şeyleri hatırlatmaya çalışıyorum, inanın bu seçim kampanyasındaki tek amacım “hatırlatmak”. Yazınızda belirttiğiniz gibi, hani o hep birlikte olduğumuz günlerde konuştuklarımızı; hakkı, adaleti, merhameti, tevazuu… hatırlatmak için sevgili Numan Kurtulmuş’un teklifini kabul ederek aday oldum. Sayın Böhürler, aslında benim “siyaset” yapmadığımı bilmeniz sizi bu kadar sinirlendiriyor.

Ayşe Hanım, yazınızda yer yer haddinizi aşarak beni neredeyse popülizm ile, sahtecilikle suçluyorsunuz, üstelik burada bol bol kadın istismarı da yapıyorsunuz, kendinizi bütün başörtülü kadınların temsilcisi olarak görüyorsunuz. Hayır, Ayşe Hanım, cipiniz var mı yok mu bilmiyorum, ama siz tüm başörtülü kadınların temsilcisi değilsiniz.

Ayşe Hanım,

Ben başörtüsü istismarı yapmıyorum, aksine başörtüsü üzerinden siyaset yapmayı açığa düşürüyorum. Siz söyleneni anlayacak entelektüel kapasitesi olan bir insansınız. Benim, “Cipteki başörtülü kadınla otobüs durağında bekleyen kadın” ve “Desa işçisi (işsizi mi desem) Emine ile pahalı deri ürünleri almak için Desa’ya giden Emine” benzetmesi ile ne yapmak istediğimi anladığınızdan eminim. Ama siz beni sahtecilikle suçluyorsunuz ve “Susun!” diyorsunuz. Susmayacağım, başörtüsü üzerine değil ama adalet üzerine, hak üzerine, tevazu üzerine konuşmaya devam edeceğim.

Ayşe Hanım,

Mensubu olduğunuz Adalet ve Kalkınma Partisi devr-i iktidarında her şey ayağa düşürüldü; hak, adalet, sadaka, infak, yardım… bütün kavramların içi boşaltıldı. Ne yazık ki, başörtüsü bütün bunlara engel olamadı. Sayın Ayşe Böhürler, ben mi başörtüsünden ikbal ve istikbal elde ettim, ben mi başörtüsünü hırsıma alet ettim. Allah’tan korkun. İsterseniz bırakalım bizi sizi de şu gerçeği itiraf edelim, başörtüsü başbakanlık, cumhurbaşkanlığı, başkanlıklar getirdi ama hiçbir şeyi örtemedi. İşte benim söylediğim tam da buydu.

Sizi bilmem ama ben dünü dün konuşmuştum. Gelin susmayalım, sizinle bugünü konuşalım. Siz başı örtülü bir kadınsınız. Sanırım kuruluşundan beri Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyesisiniz. Sizin partinizde kadının ve başörtülülerin durumunu hiç sorguladınız mı? Hadi, kabul edelim, partiye zarar verir, kapatma davası açılır diye başörtülüler milletvekili, başkan, il genel ve belediye meclisi üyesi yapılmıyor. Peki, o zaman niçin kadın kollarınızdaki başörtülü kadınlar ev ev dolaşıp muhafazakâr-dindar seçmenden oy istiyor? Bu başörtüsü istismarı değil mi? Bu durumu hiç sorguladınız mı?

Sayın Ayşe Böhürler, yazınızda diyorsunuz ki, “Çözemeyecekseniz başörtüsü üzerine konuşmayın.” Haklısınız ne öncekiler ne de sizin partiniz başörtüsü yasağını kaldırabildi. Ama başörtüsü gösterilerek koca koca makamlar elde edildi. Şimdi bu “zor” işi bırakalım da diğer “kolay” işleri konuşalım. Siz bana söyler misiniz başörtüsü neleri örtebildi? Örneğin; gösterişi, büyüklenmeyi, padişahlık ilanını örtebildi mi? Yolsuzlukları, adam kayırmayı, rüşveti, hak ihlallerini, kamu malını yağmalamayı, israfı, gelir dağılımı arasındaki uçurumları örtebildi mi? Niçin kızıyorsun sevgili kardeşim; Allah aşkına; başörtülüler giderek iki farklı sınıfa ayrılmıyor mu? “Desa işçisi Emine” ile “cipli Emine” arasındaki uçurum giderek derinleşmiyor mu? Başbakan, Genel Başkanınız Sayın Erdoğan, “sadaka ekonomisi” denince küplere biniyor, yine Allah aşkına, bu nasıl sadaka, devletin sadaka vermesi nerede görülmüş, sonra insanlara naklen yayınlarda yardım etmek, onları teşhir etmek nasıl bir şey?

Her şeyi bir taraf bırakalım, siz Ayşe Böhürler olarak, tüyü bitmemiş yetimlerin hakları gasp edilerek yaşanan debdebelerden rahatsız değil misiniz? Haberdar olmamanız mümkün değil; İstanbul’da büyük şehir bürokratları bir elleri yağda bir elleri balda boğaz sırtlarında tripleks villalarda yaşıyor, her biri sayıları yirmiyi geçen BİT’lerde yönetim kurulu üyesi, 30 bin TL maaş alan var. “Ne var bunda, hepsi yasal” mı diyeceksiniz?

Sayın Ayşe Böhürler, İstanbul’daki imar yağmalarını hiç duymadınız mı? Bunlara da “her şey yasal” mı diyorsunuz? Siz her yasal olanın vicdani, doğru ve ahlaki olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Yok, Ayşe Hanım, eğer böyle bakıyorsanız siz ve ben aynı yerde durmuyoruz. Gerçekten yollar ayrılmış, benim yaptığım da zaten bunun böyle olduğunu göstermektir. Sizin bundan rahatsız olmanız da benim bunları ilan etmiş olmamdandır. Aslında yazınız bunu çok açık bir şekilde ortaya koydu, o nedenle size tekrar teşekkür ederim.

Ayşe Hanım, ben ölüme ve ölümden sonraki yaşama, ‘ceza günü’ne inanıyorum. Zaten size ve herkese hatırlatmaya çalıştığım budur. 02.03.2009. (Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu)
__________________
DAVA ADAMI
OMUZLADIĞI MUKADDES YÜKÜ GÖTÜRÜRKEN,RÜZGAR TERSİNDEN ESMEYE BAŞLADIĞINDA GERİ DÖNMEYEN.
YÜKÜ ATMAYAN,YOLU SATMAYAN,YOLA YATMAYANDIR.
DAVA ADAMI
SIRTINI YÜKE VERİP GÖĞSÜNÜ RÜZGARA SİPER EDENDİR
View Elcihad'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Elcihad kullanıcısına teşekkür edenler:
ŞÜHEDA (04.03.09)
Alt 04.03.09, 08:08   #6
ŞÜHEDA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 9
Üyelik tarihi : 03-08-2008
Mesleği : Ev Hanımı
Nereden : Ayağımın bastığı her Mekan
Konuları : 51
Mesajlar : 761
Teşekkürleri: 289
169 mesajına 259 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 ŞÜHEDA is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 23.08.09
Durumu : Status: Offline

Standart

Bekledim bekledim ve Sayın hocamızın beni yanıltmadığını birkez daha gördüm.
Çünkü içimizdeki insanları dahi rahatsız eden söylemlerindeki manayı anlayamamışlar varken Ayşe Böhürler gibiler'e verilen net cevaplardan sonra umarım birileri çıkıp gereksiz rahatsızlıklar oluşturmazlar.

Öncelikle bu forum ortamında tabi.

Vesselam...
__________________
CİHAD-I ALNIMIZIN ÇATINA VURDUK
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
YA RABB ÜMMETİN SUSKUNLUĞUNU SANA ŞİKAYET EDİYORUM
Yıllardır Leyla ile Mecnun,Kerem ile Aslının aşklarını anlattılar sana
Sen aşkı bunlarla sınırlı sandın
Oysa Kudüste aşk bambaşkadır...
Bazen Mescid_i Aksa'ya bakıp saatlerce ağlamaktır...
Kubbetü_s Sahranın önünden geçince Ömeri anlamaktır...
Selahattine seslenmektir
bazense aşk!!!
Tarihe bakmaktır,Miracı yaşamaktır...

Konu ŞÜHEDA tarafından (04.03.09 Saat 09:19 ) değiştirilmiştir..
View ŞÜHEDA'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
bekaroğlundan, bekaroğlu´ndan, böhürlere, böhürler´e, cevap, gibi, sert, tokat

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:46 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.