|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,935 | Üyeler: 10,668 | Online: 208 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| TEBRİKLER-PROTESTOLAR Güzel Olan Tebrik Edilmeli, Yanlış Olan Uyarılmalı ve İkâz Edilmeli... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Selamet
Üye No : 83
Üyelik tarihi : 11-08-2008
Nereden : ERZURUM - KOCAELİ
Konuları : 248
Mesajlar : 698
Teşekkürleri: 257
344 mesajına 903 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu :
Status: Online
|
28 Şubatta malum medya ile ağız birliği yapan bugünse 28 şubata göstermelik olarak karşıtlık yapan F.Gülen ve cemaatine anlamlı bir soru Evet, madem 28 Şubat’a bu denli radikal karşıtlığınız vardı neden Erbakan’ı desteklemediniz, desteklemek bir yana düşürülmesi yangınına ellerde kova benzin taşıdınız? 28 Şubat’ın 12. yılında yapılan renkli devrimin komuta kademesine yöneltilen hücumlar tuhaf bir seyir izliyor. Mesela ne hikmetse bunun bir iç meseleden ibaret olduğu vurgusu bütün değerlendirmelerin ekseninde yeralıyor. Hem liberaller, hem eski ülkücüler, hem de muhafazakârlar 28 Şubat’ın bir renkli devrim olduğunu asla dile getirmiyorlar. İlginç değil mi? Halbuki önce şuna karar vermek gerek: 28 Şubat müdahalesi, 2000’de Sırbistan’da başlayıp 2004’de Ukrayna ve Gürcistan’da, 2005’te de Lübnan'da devam eden renkli devrimler kuşağının parçası mıydı değil miydi? Yoksa 28 Şubat, Türkiye’nin tamamen iç dinamikleriyle ilgili ve TSK’nın siyasete müdahalesinden mi ibaretti? Gülen Hareketi’nin medyasında 28 Şubat’ın renkli devrim olarak görülmemesinin, ya da böyle isimlendirilmemesine özen gösterilmesinin sebebi olsa olsa 2002’deki AKP iktidarının da renkli devrimler arasında olmasındandır. 1997’de başlatılan renkli devrim, sanıldığının aksine Ecevit’in başbakanlığında kurulan hükümetle gerçekleştirilemediğinde onun yerine daha güçlü siyasi desteğe sahip muhafazakâr bir iktidar 2002’de getirilmedi mi? Eğer böyle olmadıysa 2002’de iktidar olan AKP, neden 1999 hükümetinin bıraktığı yerden devam etti? AKP, hiçbir şeye dokunmayıp Derviş rejimini tek parti disiplini altında harfiyen uygulamadı mı? 28 Şubat’ın renkli devrim olarak görülmemesinin derin anlamları vardır, hiç yabana atmayalım. Çünkü eğer bu gayri meşru müdahaleyi sıradan bir askeri vesayet durumu saymaz da çapı biraz daha geniş bir icraat olarak görürsek o günlerde Erbakan hükümetinin neden azimle yıkılmaya çalışıldığını rahatlıkla anlayabiliriz. Hatta neden muhafazakârların, liberallerin, Gülen Hareketi’nin elbirliğiyle Erbakan’a karşı cephe aldığını da anlamak mümkün olabilir. Ama 28 Şubat’ı sıradan bir askeri müdahale ve demokrasi sorunu olarak görürseniz bütün bu olan biteni anlamak imkansızdır. Eğer bu sıradan bir askeri müdahale idiyse Fethullah Gülen neden o kadar azimle Erbakan hükümetini düşürmeye gayret gösterdi? Bugün bu kadar azimle Ergenekon karşıtı tavır alıp askeri vesayete karşı mücadele verirken aynı kararlılığı Erbakan’a destek vererek neden göstermedi, değil mi? Hani bu cemaatin mensupları diyor ya, “o vakitler zayıftık, destek olamazdık.” İyi de destek olmamak bir yana, hükümeti yıkmak için elinizden geleni ardına koymadınız, değil mi? Gülen’in verdiği söyleşilerde neler söylediğini dönüp okuyoruz. Hiç de zayıf olunduğu için destek verememe veya kenara çekilme durumu görülmüyor orada. İslam tarihinden örnekler, fıkıh, tefsir elde ne alet edevat varsa masaya dökülmüş Erbakan hükümeti üzerinde ameliyat yapılıyordu. Unuttuysanız dönüp okuyun. Şimdi askeri vesayete karşı “kahramanca” mücadele ediliyor ya, 28 Şubat’ta bari korkakça bir kenara çekilip oturulsaydı! Tam da biz bu eleştirileri yaparken ortaya çıkarılan Karadayı kasetinde ne deniyor: “Erbakan’a çekil dedim çekildi!” Gördünüz mü? Denmek isteniyor ki, Erbakan aslında düşürülmedi, ya da en azından biz bu işe ortak olmadık, kendisi çekildi, haberiniz bile yok! Erbakan’a yapılan muameleye dikkat edin. Önümüze koymaya çalıştıkları fotoğraf aynen şudur: Karadayı’nın bir “çekil” sözüyle tası tarağı toplayıp tüydü. İşte sizin lider bildiğiniz adamın kıratı budur! Hiç kuşku kalmadı, bunu Gülen Hareketi yapıyor. 28 Şubat günlerinde, var gücüyle, Erbakan’ın işi eline yüzüne bulaştırdığını, bu işi beceremediğini, çekilmesi gerektiğini, zaten ortağının yolsuzluklarına göz yummakla İslam nazarında da pek muteber biri olmadığını… sayıp dökerek! Ama işte herkes de biliyor ki bugün AKP iktidarının içinde bütün bu saydıklarını bizzat kendileri yapıyor. Doğru soru şudur: 28 Şubat renkli devrim miydi, yoksa sıradan bir askeri müdahale mi? Bu soruya “renkli devrim” cevabı verenler 1997’den bugüne kadarki dönemi doğru pencereden bakarak okuyanlardır. “Sıradan bir askeri müdahale” diyenler ise çarpık bakmakla kalmıyorlar, o çarpıklığın mimarı da oluyorlar aynı zamanda. Serdar Özmen fikritakip
__________________
DAVA ADAMI
OMUZLADIĞI MUKADDES YÜKÜ GÖTÜRÜRKEN,RÜZGAR TERSİNDEN ESMEYE BAŞLADIĞINDA GERİ DÖNMEYEN. YÜKÜ ATMAYAN,YOLU SATMAYAN,YOLA YATMAYANDIR. DAVA ADAMI SIRTINI YÜKE VERİP GÖĞSÜNÜ RÜZGARA SİPER EDENDİR Konu Elcihad tarafından (09.03.09 Saat 13:30 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
![]() |
| Etiket |
| desteklemediniz, erbakan’ı, karşıydınız, mâdem, neden, Şubat’a |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|