| Konular: 50,315 | Mesajlar: 311,936 | Üyeler: 10,668 | Online: 220 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » TEBRİKLER-PROTESTOLAR »

TEBRİKLER-PROTESTOLAR Güzel Olan Tebrik Edilmeli, Yanlış Olan Uyarılmalı ve İkâz Edilmeli...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22.10.08, 10:52   #1
sevgiliye sevdalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 104
Üyelik tarihi : 14-08-2008
Mesleği : GÜVENLİK GÖREVLİSİ
Nereden : İSTANBUL
Konuları : 1085
Mesajlar : 3,151
Teşekkürleri: 2,814
1,468 mesajına 2,724 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 sevgiliye sevdalı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline

Thumbs up Nefretin ardından gelen hidayet...

Nefretin ardından gelen hidayet...
Buradan hakdini dinimizi araşıtırıp islamiyeti seçtigi için tebrik ediyorum




Bir zamanların ünlü müzisyeni tıpkı Orhan Pamuk'un bir romanına başladığı gibi 'Bir kitap okudu hayatı değişti.' Müslümanlardan nefret ederken İslam'ı seçti.

Röportaj Adem ÖZKÖSE - Gerçek Hayat
Bir zamanlar Almanya'da ünlü bir müzisyen olarak tanınan Julia Jawairiyah, kendisine hediye edilen bir kitap sonrası yaşadığı enteresan olayların ardından Müslüman olmaya karar verir. Müslüman olduktan sonra Peygamber Efendimizin eşlerinden biri olan Cuveyriye Annemizin ismini alan Alman Müzisyen, şu an Filistinli Mültecilerle birlikte Suriye'deki bir mülteci kampında yaşıyor. Filistinli bir gençle evli olan ve gelecekte Gazze'de yaşamayı düşünen Alman Müzisyen, artık en çok müzik dinlemekten değil; Kur'an okumaktan zevk aldığını söylüyor. Son derece ilginç olan bu hidayet öyküsünü ilginize sunuyorum.
-Geçmişinizle başlayalım isterseniz. İslam'la tanışıp Müslüman olana kadar hangi süreçlerden geçtiniz? Sizi tanımak istiyoruz.
Ailem, Alman bir aile. Babam Katolik annem ise Protestan'dır. Babam Katolik'ti fakat dindar değildi, dinleri de pek fazla sevmezdi. Annem geceleri dua ederdi, ben de onunla birlikte dua ediyordum. Annem her Pazar erkek kardeşimle beni kiliseye götürürdü. Kiliseye gittiğimde mutlu oluyordum, özellikle İsa Mesih ve diğer peygamberlerle ilgili hikâyeleri dinlemek beni mutlu ediyordu. Kilisede ve okulda İsa Mesih'in Allah'ın oğlu olduğunu öğrenmiştik; fakat ben bir türlü İsa Mesih'i Allah'ın oğlu olarak hayal edemiyordum. Küçük yaşlardan itibaren İsa Mesih'in Allah'ın oğlu değil de, tıpkı Süleyman ve Davut Peygamber gibi Allah'ın nebilerinden biri olduğuna inandım.



-Niçin böyle inanıyordunuz? Bunun sebebini neydi?

Bilmiyorum. Fakat zihnim ve kalbim İsa Mesih'i Allah'ın oğlu olarak kabul etmiyordu. 14 yaşımdan sonra kiliseye gitmeyi bıraktım; fakat geceleri Allah'a dua etmeye devam ettim. Lise yıllarımda Hippi Felsefesiyle ve Müziğiyle tanışarak hippiliğe ilgi duymaya başladım. Vakitlerimin büyük bir kısmını hippi arkadaşlarımla birlikte geçiriyordum. Hippi olduktan sonra Hıristiyanlığı ve yaptığım duaları tamamen terk ettim. Çünkü dinlerin ve duanın faydasız şeyler olduğunu düşünmeye başlamıştım.

-Nasıl bir felsefeleri ve yaşamları vardır hippilerin?

Hippi Felsefesi'ne göre arzularınıza sınır koymazsınız, siyasetle ilgilenmezsiniz, doğaya, gezmeye, müziğe ve barış içinde yaşamaya önem verirsiniz. Hippi Felsefesi özgürlüğün insanın içinde olduğunu ve insanın içindeki özgürlüğü keşfetmesi gerektiğini savunur. Hippiler insanların arasında hiçbir farkın olmadığına ve bütün insanların eşit olduğuna inanırlar. Ortak, komün bir hayat sürdürürler fakat komünizme karşıdırlar, çünkü hippiler komünizmin tıpkı dinler gibi insanın yaşamına sınır koyan bir düşünce biçimi olduğunu düşünüyorlar. Hippiler her şeyi birbirleriyle paylaşarak, şarkı söyleyerek hayattan zevk almaya çalışırlar. Paraya hiç önem vermezler. Bizim arkadaş grubumuzun da birkaç evi vardı. Bu evlerde sık sık bir araya gelip partiler düzenlerdik ve bu partilerde genelde ben sahneye çıkardım. Daha sonra Alman Gençler arasında meşhur olmaya farklı şehirlerde konserler vermeye başladım.

-Müzik tarzınız kimlerin veya hangi grupların müziklerine benziyordu?
Kendime Bob Dylan, Pink Floyd, Led Zeppelin ve The Beatles'i örnek alıyordum. Benim müziğim bir felsefeye dayanıyordu ve daha çok hayatın sırrı, özgürlük, doğa, eşitlik ve insanın zihnindeki karışıklıklar üzerine besteler yapıyordum.

'MÜSLÜMANLARDAN NEFRET EDİYORDUM'

-Daha sonra ne oldu?
Müziğe karşı yeteneğim vardı. Bu nedenle kendimi geliştirmeye karar verdim ve özel bir akademide müzik dersleri almak için 22 yaşımda Londra'ya gittim. İslam'la da ilk olarak Londra'da tanıştım.
-İslam'la tanışmadan önce Müslümanlar hakkında ne düşünüyordunuz?
Müslümanlardan nefret ediyordum ve İslam'ın da tıpkı Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi insanların özgürlüklerini ellerinden alan bir din olduğunu düşünüyordum. Müslümanlar benim gözümde cahil, yaşamdan zevk almayan özgürlüklerini kaybetmiş insanlardı. Onların son derece zayıf olduklarını, bu nedenle de bir yaratıcıya ihtiyaç duyduklarını düşünüyordum.


-İslam'la nasıl tanıştınız? İslam'a giriş öykünüzü merak ediyoruz.
Londra'da Stop Nevengten isimli bir bölgede yaşamaya başladım. Oturduğum bölgede kilise, sinagog ve mescid vardı. Burada tanıştığım Yahudiler ve Müslümanlar çok mutlu insanlardı. Cumartesi günü Yahudilerin, Cuma günü de Müslümanların mutlulukları daha fazla artıyordu. Yahudiler Cumartesi günleri özel yemekler hazırlıyorlardı, Müslümanlar da Cuma günü en güzel elbiselerini giyip mescide gidiyorlardı. Londra'da dinler üzerine düşünmeye ve hippiliği sorgulamaya başladım. Biz hippiler olarak mutlu olmayı, hayattan zevk almayı savunuyorduk; fakat Londra'da gördüğüm Yahudi ve Müslümanlar bizden daha mutlu insanlardı. İnançları onların mutlu olmalarını sağlıyordu. Bir süre Yahudilik üzerine araştırmalar yaptım, onların dini kitaplarını okudum. Bu araştırmalarım sonucu Yahudiliğin milliyetçi bir din olduğu sonucuna ulaştım. Milliyetçilikten nefret ettiğim için Yahudi olmamaya karar verdim. İslam'a ve Müslümanlara karşı olan olumsuz ön yargılarım nedeniyle İslam'ı araştırmıyordum. Çünkü asla Müslümanlar gibi yaşamayacağımı düşünüyordum.
- Müslümanların yaşamından size zor gelen neydi?
5 vakit namaz kılıyorlardı ve Müslüman Kadınların birçoğu örtülüydü. O dönem örtüneceğimi asla düşünemiyordum.
-Öyleyse Müslüman olmaya nasıl karar verdiniz?
Bir gün Londra sokaklarında yürüyordum ve caddenin birinde gösteri yapan insanlarla karşılaştım. Bu insanlar Kürt'tü ve bir şeyleri protesto ediyorlardı. Kürtçe konuşmalar yapıp sloganlar attıkları için ne dediklerini anlamıyordum. Bu arada caddede kitap satan bir adam gözüme çarptı ve bu adamın yanına giderek O'na bu insanların neyi protesto ettiklerini sordum. 'Türkiye'yi, Türk Devleti'ni protesto ediyorlar' dedi. Pakistanlı olan kitapçıyla tanışıklığımız bu şekilde başladı. Kitapçı bana İslam hakkında ne düşündüğümü sordu. O'na 'İslam kadınları ezen, insanlara terör fikrini aşılayan bir dindir' diye cevap verdim. Bu sefer 'İslam sizin düşündüğünüz gibi bir din değil, İslam'ın nasıl bir din olduğunu gerçekten öğrenmek ister misiniz?' diye sordu ve benim cevabımı beklemeden anlatmaya başladı.
-Cevabınız ne olacaktı?
'Hayır' diyecektim. İslam'a karşı olan ön yargılarım oldukça sertti ve bu adamı dinlemek istemiyordum. Benden 3 dakika süre istedi ve bana İslam'ı anlatmaya devam etti.
-Pakistanlı Kitap Satıcısı İslam'la ilgili size neler anlattı?
İslam'ın İsa Mesih'in, Davut ve Süleyman Peygamberin gerçek dini olduğunu ve İslam'ın değil; eski zamanlardan kalma bazı geleneklerin kadınları ezdiğini söyledi. İslam'ı araştırırsam çok farklı bir dünyayı keşfedeceğimi ve yaşamın sırrına ulaşacağımı ifade etti. Ben Pakistanlıyı daha fazla dinlemek istemiyordum, bu nedenle kendisine ayrılacağımı söyledim. Bunun üzerine bana bir kitap hediye etti ve 'eğer bir gün aramayı düşünürsen beni bu numaradan bulabilirsin' diyerek bana bir telefon numarası verdi. Verdiği kitabı ve numarayı çantama koydum, eve dönünce de Pakistanlıdan aldığım kitabı kitap dolabıma yerleştirdim. Bu kitabı okumayı asla düşünmüyordum; fakat kitap evime girdikten sonra evimde ilginç olaylar olmaya başladı.
-Nasıl ilginç olaylar?

Kitabın etrafında zaman zaman beyaz bir nur halkası beliriyordu. İlk başlarda çok şaşırdım, hayal gördüğümü sandım. Fakat gördüklerim hayal değil; gerçekti. Beyaz bir nur halkası 2 veya 3 dakika Pakistanlının bana verdiği kitabın etrafında geziniyordu, daha sonra kayboluyordu. Bu olay 2-3 günde bir tekrarlanıyordu.
BİR KİTAP, O'NUN HİDAYETİNE VESİLE OLDU
-Anlattıklarınız inanılır gibi değil.
Müslüman oluş hikâyemi anlattığım insanların birçoğu sizin gibi şaşırıyorlar ve inanmak istemiyorlar. Fakat ben bu anlattıklarımı aynen yaşadım. 10 gün geçtikten sonra kitabın etrafını saran nur tamamen ortadan kayboldu. Çok inatçı biriyimdir. Şahit olduğum ilginç olaylara rağmen İslam ve Müslümanlardan nefret ettiğim için Pakistanlı adamın hediye ettiği kitabı okumak istemiyordum. Hatta bir ara kitabın etrafında dolaşan nur halkasının bir büyü, kitabı aldığım Pakistanlının da bir büyücü olabileceğini bile düşündüm. İçimde büyük bir merak olmasına rağmen iki buçuk ay boyunca kendimle mücadele ettim ve kitabı okumadım. İki buçuk ayın sonunda artık dayanamadım ve kitabı okumaya başladım. Kitap gerçekten harikaydı, okudukça mutlu oluyordum ve İslam'ın hakikat olduğunu anlıyordum. Özellikle imanın şartları beni çok etkiledi. İslam bize bütün meleklere, bütün kitaplara, bütün peygamberlere inanmamız gerektiğini söylüyordu. Okuduğum kitap İslam'ın bir deniz olduğunu ve bütün dinlerin bir nehir gibi bu denize aktığını belirtiyordu. Kitabı bitirdikten sonra içimi büyük bir huzur sardı ve gerçeği bulduğumu, Allah'ın bana gerçeği bulmam için aylardır yardımcı olduğunu anladım. İslam'la ilgili zihnimde birkaç soru vardı. Bu soruları cevaplandırmak ve İslam hakkında daha fazla bilgi edinmek için Pakistanlı kitapçının bana verdiği numarayı aradım. Daha sonra adresini alıp, evine gittim. Pakistanlı yaşadıklarımı duyunca şaşırdı ve Allah'ın Müslüman olmam için bana yardımcı olduğunu söyledi. Kendisi ve eşiyle bir ay boyunca İslam hakkında konuştuk. O'nlara sorular sordum ve bu bir ayın sonunda Müslüman olmaya karar verdim.
-Sizi etkileyen kitabın ismi neydi ve kim tarafından yazılmıştı?
Mirza Tahir isimli bir yazar tarafından yazılmıştı. Kitabın ismi de İslam'a Giriş Bilgileri'ydi.
-1 ay gibi kısa bir sürede Müslüman olmaya karar verdiniz öyle değil mi?
Evet.

-Nasıl oluyor da bu kadar kısa bir sürede eski hayatınızı terk edip kendinize yepyeni bir hayat kurabiliyorsunuz? Bu çok zor olsa gerek.
Benim için çok zor olmadı. Zaten Hippi Felsefesi zihnimdeki sorulara cevap veremiyordu. Fakat İslam'ı araştırdıkça zihnimdeki sorulara ikna edici cevaplar bulabiliyordum. Ayrıca İslam'la ilgilendikçe Allah'ın kalbimi açtığını ve Allah'ın sürekli beni gözlemlediğini hissetmeye başlamıştım. Bu daha önce hiç yaşamadığım bir duyguydu.
- Müslüman olmanız çevrenizdekiler tarafından nasıl karşılandı?
Ailem ve arkadaşlarım delirdiğimi düşündüler. Okuluma devam ettim; fakat konser vermeyi bıraktım. Hayranlarım da büyük bir şaşkınlık geçirdiler, fakat ben kararımı vermiştim.
-Müslüman olduktan ne kadar süre sonra örtünmeye karar verdiniz?
İslam'a ilk girdiğim günler sadece namaz vakitlerinde örtünüyordum, diğer vakitler başım açıktı. Önce Allah'ın kadınlardan niçin örtünmelerini istediğini araştırdım. Sonunda şöyle bir sonuca ulaştım: ' Allah bize değer veriyordu ve bizi korumak istiyordu, bu nedenle de örtünmemizi emrediyordu'. Rabbimin bu isteğine uymam gerektiğini anlayınca örtünmeye karar verdim.
-İslam hayatınızda neleri değiştirdi?
Her şeyi. Hippiler hayatı kuralsız yaşarlar ve Hippilerin bağlı oldukları ahlak kuralları yoktur. Ben de hayatı böyle yaşıyordum. Hatta zaman zaman uyuşturucu da kullanıyordum. Müslüman olduktan sonra yeni bir hayata başladım, eski arkadaşlarımı ve kötü alışkanlıklarımı terk ettim.
-Şu an müzik çalışmalarınızı sürdürüyor musunuz?
Hayır. Müziği tamamen bıraktım.

-Niçin? İslam'ın müziği yasakladığını mı düşünüyorsunuz?
Müslüman olmadan önce müziği ruhum için bir ihtiyaç olarak görüyordum. İçimdeki mutsuzluktan, karışıklıklardan müzik sayesinde kurtulmaya çalışıyordum. Fakat şu an çok huzurlu ve mutluyum. Müziğe artık ihtiyacım yok. Ruhuma en çok huzur veren şey ise Kur'an okumak ve dinlemek.
-Uzun zamandır Filisitinli Mültecilerle bir arada Yermük Kampı'nda yaşadığınız duyduk. Bunun özel bir sebebi var mı?
İsrail'in Filistin'de yaptığı zulümlere Müslüman olmadan önce de karşı çıkıyordum. Hatta İsrail işgalini protesto etmek için düzenlenen bazı konserlerde de sahne almıştım. Müslüman olduktan sonra Filistinlilerin hürriyet mücadelelerine olan ilgim daha da arttı. Çünkü O'nlar benim kardeşlerim. Şu an Filistin'in özgürlüğü için düzenlenen bazı etkinliklerde görev alıyorum. Filistinli Mültecilerle yaşama kararını eşimle birlikte aldık. Eşim Londra'da yaşayan bir Filistinliydi, Londra'yı terk edip Suriye'ye gelerek Filistinli Mültecilerle birlikte yaşamaya başladık. Belki ileriki zamanlarda eşimle birlikte Gazze'ye yerleşebiliriz





__________________


H~ala izindeyiz..
A~dımlar kaybolurken karanlıkta..
M~enzile ramak var ey dünya!
A~şk'a birkaç dakika..
S~eninleyiz ey cennet kokan sevda..!
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
MGF Sanal Takip Ekibi
View sevgiliye sevdalı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için sevgiliye sevdalı kullanıcısına teşekkür edenler:
gazikentli (22.10.08)
Alt 22.10.08, 11:10   #2
gazikentli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 120
Üyelik tarihi : 16-08-2008
Mesleği : Muhasebe & Öğrenci
Nereden : Allah'tan!Nereye;Allah'a ...
Konuları : 462
Mesajlar : 4,950
Teşekkürleri: 4,039
2,495 mesajına 5,500 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 gazikentli is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 29.12.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Bir gün tüm insalık gerçek Hakikati bulup,İslama girecek inşaALLAH.
__________________


GitMek güzeldir...

Eğer gidilen sevgili ise;Üstelik En Sevgili ise...

GitMek daha da güzeldir;Güzeldir,yeryüzünün bütün renklerini...

bütün tatlarını..bütün seslerini..bütün iklimlerini..bütün sözlerini..

onları ''put'' belleyenlerin masasına atarak,

Özlenen'e gitMek...

Geride silinmeyecek ayak izleri bırakarak...

Muştuyla...




View gazikentli'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için gazikentli kullanıcısına teşekkür edenler:
sevgiliye sevdalı (22.10.08)
Alt 22.10.08, 11:14   #3
sevgiliye sevdalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 104
Üyelik tarihi : 14-08-2008
Mesleği : GÜVENLİK GÖREVLİSİ
Nereden : İSTANBUL
Konuları : 1085
Mesajlar : 3,151
Teşekkürleri: 2,814
1,468 mesajına 2,724 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 sevgiliye sevdalı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

İnşallah rabbim herkese onun yoluna girme hidayeti versin rabbim
__________________


H~ala izindeyiz..
A~dımlar kaybolurken karanlıkta..
M~enzile ramak var ey dünya!
A~şk'a birkaç dakika..
S~eninleyiz ey cennet kokan sevda..!
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
MGF Sanal Takip Ekibi
View sevgiliye sevdalı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 22.10.08, 12:56   #4
*sevda iklimi* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Fazilet
Üye No : 171
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : ömür boyu talebe
Nereden : Dersaadet, Mahrusa-i Saltanat, Istanbul, Islambol, Darü's-saltanat-ı Aliyye, Asitane-i Aliyye
Konuları : 67
Mesajlar : 1,383
Teşekkürleri: 823
432 mesajına 651 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 *sevda iklimi* is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 01.07.11
Durumu : Status: Offline

Standart

Elhamdülillah! Müslümanım!

Rabbime sonsuz şükürler olsun ki; katında tek din olan İslama mensub olarak doğduk ve inşaAllah son nefese kadar bu imanla emaneti teslim ederiz..
__________________
"Bizim Davamızda kimse kendi için yasamaz, Herkez kardesi için yasar. Menfaati Öldürmenin en kolay yolu budur.."
Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN
View *sevda iklimi*'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
ardından, gelen, hidayet, nefretin

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:03 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.