|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,939 | Üyeler: 10,668 | Online: 223 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| TEBRİKLER-PROTESTOLAR Güzel Olan Tebrik Edilmeli, Yanlış Olan Uyarılmalı ve İkâz Edilmeli... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Selamet
Üye No : 83
Üyelik tarihi : 11-08-2008
Nereden : ERZURUM - KOCAELİ
Konuları : 248
Mesajlar : 698
Teşekkürleri: 257
344 mesajına 903 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu :
Status: Online
|
Tuzun kokması / ulemanın ulanması İhaleyi ehil olmayana vermek zulümdür İhale meselesinin aynı zamanda 'vazife vermek' olarak değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Hayrettin Karaman, şunları anlatıyor: "Bir işe iki kişi talip. Taliplerden birisi 10 numara ehli. Yalnız bizim partiden, mezhepten, dinden değil. Öbürünün ehli ondan aşağı. Ama bizden biri. Sadece bizden olan ve olmayan kriterlerini kullanarak ehliyeti kaale almazsanız bu zulümdür. Hangi iktidar yaparsa yapsın bu böyledir. Diyelim biri 10, diğeri 9. O biri 'bizden olma' kriteriyle tamamlıyorsunuz. Burada zulüm görmüyorum. İhalede iki şey var. İhaleyi bakanlık ya da yerel yönetim yapsın; milletin, halkın emanetçisidir. Bir kere o benim paramı harcıyor. Bana hizmet yaptırıyor. Bizim ayıplayacağımız, günah sayacağımız şey, biri 10'a diğeri 8'e yapıyor. Sen bizden diye 10'a yapana veriyorsun. Biri iyi yapıyor, diğeri kötü yapıyor, bizden diye kötü olana veriyorsun. Bu zulümdür. İslam'a, dine ve ahlaka sığmaz." Hayrettin Karaman, oranı ne olursa olsun gühanın günah olduğunu ancak az ile çoğun arasındaki farka dikkat çekiyor. Karaman, "Mesela bir belediyede 100 kişi hırsızlık yapıyor. Diğer belediyede 5 kişi hırsızlık yapıyor. Bu iki iktidarı rüşvet ve hırsızlıkta değerlendirirken adilseniz, bu oranı da ortaya çıkaracaksınız. Bunu yapmamak da insafsızlıktır." açıklamasında bulunuyor. (İstanbul, Zaman) Yukarıdaki yazıyı başlığından ve ilmiyle öne çıkmış yazarından dolayı farklı bir beklenti ile okudum ancak üzülerek aşağıdaki satırları yazma cüreti gösterdim. Neresinden tutarsak tutalım mevcut iktidara çanak olmaya mahküm bir anlayışın ip uçlarını barındırıyor. Hükümet icraatlarının halk tarafından algılanmasını da teyit edecek bir yaklaşım. Halkımız iktidarla ilgili yolsuzluk ve rüşvet iddialarını ‘’bunlar da yiyici ama iş yapıyorlar ya da diğerleri çok yiyordu bunlar az yiyorlar’’ şeklinde karşılamıyor mu? Bu necip millet paylaşılan çürümüşlük ve erdemsizliğe taraf olabiliyor ne yazık ki. Bazen hissesini almaktan mahrum olduğu çürümüşlüğe karşı oluşu erdemli olduğunu göstermez. Ancak haksızlık karşısındaki tavrı net olan Muhammedül Emin’e ve İktidarın kadılık teklifini reddettiği için şehid edilen Büyük İmam Numan B. Sabit’e mirascı olduğunu düşündüğümüz İslam ülemasından da iktidar karşısında benzer bir duruş bekliyoruz. Kabilecilik anlayışından kurtulamamış yukarıdaki fetvanın içeriği kan bağına dayalı bir kabile ekonomisi oluşturan iktidarın mensuplarına ancak doğru yolda olduklarını telkin edebilir. Adamlar ulemanın bu yaklaşımı karşısında ne diyebilirler ki; ‘’biz de zaten 10/9 arasından 10’u bizden dolayı tercih ediyoruz, onlarda yolsuzluk daha çok idi bizde daha az.’’ Bu’’ biz ve bizden olmayan’’ ayrımının hangi kriterlere göre oluşturulduğu ve 10-9 arasındaki farkın ne gibi işlere kapı aralayacağı, hazirünün algılama potansiyelini de hesaba katarak,adaletin tecellisinde ölçü sayılacak ilim makamı açısından dikkate alınması gerekmez mi? Ortada spesifik bir vaka üzerinde konuşulmadığına göre acaba hukuk dili ile bu mesele halledilebilir mi? Mevcudu meşrulaştırma eğilimini dikkate alırsak bu yaklaşımın ifade ettiğinden ziyade muhatapların algılama kapasiteleri daha önemli olmakta. Sevgili hocam, bazı ekonomik gerçekleri dikkate almanızı istirham ediyoruz. Altı yıllık AKP iktidarında devletle çalışmayan şirketler gerilemiş ya da batmıştır. Devletle çalışanlar büyüyüp gelişmiştir. ANAP iktidarlarıyla benzeştirilen bu dönemin ahlaksızlık ve usulsüzlük benzerliğinin dışında fazla bir benzerliği yoktur. Özal döneminde ekonominin dinamizmi özel sektör içindeydi ve büyümenin kaynağı özel sektör idi. Şimdi ise her alanda oluşturulan tekelleşmeler ile özel sektörün canlılığı ve çoğulculuğu yok edilmiş ve devlet elinde toplanan sermaye ihale ve yerel yönetimler üzerinden kabile ve kan bağını esas alan tekelci bir ekonomiye dönüşmekte. Devlet ile teması olanlar şişerken özel sektöre dayalı çalışanlar habire küçülüyor. Bir sonraki süreçte devletin kaynakları da kuruyacaktır. Türkiye ekonomisini striptizci üçkağıt ekonomisi olarak tanımlayan ekonomist Osman Altuğ ‘’vatandaşına helalinden ekmek kapısı oluşturamayan iktidar ve devlet çökmeye mahkumdur.’’ Diyor Hocam bu iktidar döneminde ekonomik çıtanın üstündekiler devlet üzerinden zenginliğine zenginlik katarken önemli bir miktardaki alt kesim sadakaya mahkum olmuştur. Orta sınıf ise iş sahibi gibi gözüktüğünden sadaka kriterleri dışında kalmakta ve kamu ve devlete de tedarikçilik yapamamasından dolayı varlığını maddi olarak üretememenin verdiği memnuniyetsizlik toplumsal bir bunalımın ve belki de intiharların potansiyelini taşımaktadır. Elbette sabah kahvaltısında peynir alacak parası olmayan gencin bunalıma girerek çocuğunu öldürüp intihar etmesinden yada ekonomik sıkıntılardan dolayı eşinin evi terk etmesiyle 4 çocuğuyla baş başa kalan adamın yaşam mücadelesine karşı pes edip çocuklarını ve kendini zehirlemesi gibi durumlardan iktidarı sorumlu tutamayız ve konumuzun dışında!!? Ancak değindiğiniz konuyla ilgili olabilecek durum şudur: devleti ele geçirmiş kabile mensuplarının bulundukları makam ve mevkinin ağırlığını kullanarak ihalelere yön vermesi, yetkililerin yakın akrabalarının bu işlerde nüfuzlarını kullanarak, ‘’biz bakanız bu iş bizde kalacak’’ baskılarıyla öne geçmeleri ve devletin kaynaklarını-imkanlarını özel nedenlerle istimal etmeleri adalete uygunmudur değil midir? Burada kastettiğimiz adalet vahiy bilgisine dayanan adalettir, kabile asabiyetini çağrıştıran ‘’eşit koşullarda 10/9 arasında bizden olmasından dolayı 10’u tercih etme’’ kriterini esas alan ve Abbasi/Emevi rekabetinden doğmuş fıkıh/hukuk dili değil. Mevcut durumu dikkate alırsak sizin bu yaklaşımınız ancak iktidardakilere ‘’ yürü be koçum kim tutar seni’’ telkininden başka bir işe yaramaz. Sizin söyleminiz ‘’kızımız az hamile’’ demek oluyor. Vahyi temsil eden ilim makamının konjöktürel olmaktan çok adalete kriter ve iktidara mesafeli olmasını bekliyoruz. Adaletin değerini oluşturan kriterin referansı kendi içindedir, dışında bir şeye bağlı değildir. Cemil Polat //Fikri takip.com
__________________
DAVA ADAMI
OMUZLADIĞI MUKADDES YÜKÜ GÖTÜRÜRKEN,RÜZGAR TERSİNDEN ESMEYE BAŞLADIĞINDA GERİ DÖNMEYEN. YÜKÜ ATMAYAN,YOLU SATMAYAN,YOLA YATMAYANDIR. DAVA ADAMI SIRTINI YÜKE VERİP GÖĞSÜNÜ RÜZGARA SİPER EDENDİR |
|
|
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Hayrettin Karamanıda akpli veya diyalogçu takıldıktan sonra eleştirir olduk... Ne fitne kazanıdır o... Hristiyan ve Yahudiler için: "Muhammed aleyhisselamın peygamber olduğuna inanırlarsa,ehli cennettir" diyecek kadar alçak,yüzü kara bi adam.. Ama biz yeni uyanıyoruz..
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler: | واويلا (03.12.08) |
|
|
#3 | |
|
Grubu : Misafir
Üye No :
Konuları : 227
Mesajlar : n/a
Son Aktivitesi : 01.01.70
Durumu :
|
Alıntı:
Varsa bir yanlisi göster,uyar,dikkat cek,delilini göster... ama öyle alcak,yüzü kara seklinde degil MÜSLÜMANA YAKISIR SEKILDE EKLESTIR... yakismiyor vukufcugum YAKISMIYOR !!! |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Hay hay gösterelim.. Şu ödevimi bitireyimde,göstercem ben sana ![]() Delilsiz konuşmam ben
__________________
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Grubu : Misafir
Üye No :
Konuları : 227
Mesajlar : n/a
Son Aktivitesi : 01.01.70
Durumu :
|
Alıntı:
Alcak malcak falan gibi asaglayici bir uslubla "milli-görüscü=milli dövüscü" damgasini yemekten baska bir ise yaramazsin. Tesbitlerini bekleriz |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Alimlerin tesbitlerini veririz inşaAllah. Aşalayıcı bi uslup kullanmıyorum,ona yakışanı kullanıyorum kardeşim. Selametle
__________________
|
|
|
![]() |
| Etiket |
| cevap, hkaramana, kokması, or or, tuzun, ulanması, ulemanın |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|