|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,938 | Üyeler: 10,668 | Online: 223 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| ÜLKEMİZDEN HABERLER İçinde Yaşadığımız Bereketli Topraklar Üzerinde Olup Bitenler, Gündeme Takılanlar... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu :
![]() Üye No : 18
Üyelik tarihi : 08-08-2008
Konuları : 80
Mesajlar : 1,426
Teşekkürleri: 1,113
347 mesajına 610 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 05.12.09
Durumu : Status: Offline
|
![]() Uykusu bölündüğü için sabah ezanına kızan Mağdenin başlattığı muhabbete katılan Atsız, ölmeden önce ezanı bir de kadın sesinden dinlemek istediğini yazdı on olarak ‘Sabah’dan Mehmet Barlas değindi. Üç hafta önce ‘Radikal’den Perihan Mağden değinmişdi. Dört hafta önce de tesadüfen ben aynı konuyu ele almışdım. Demek ki bizleri müştereken uğraşdıran bir mesele. Ama muhakkak ki sádece bizleri değil, muhtemelen milyonlarca insanı. O mesele şu: Ezánın kulak zarını patlatacak ölçüde sonuna kadar açılan hoparlörlerden, üstelik bununla da yetinmeyerek mikrofonlara avazları çıkdığı kadar haykıran müezzinlerden dinlenilmesi mecbûriyeti, bu bir. İkincisi Ezán-ı Muhammedî’nin maalesef çok kere ses terbiyesi ve hákimiyeti bozuk müezzinler tarafından okunması ve üç, cámi sayısındaki aşırı yükselme sonucu neredeyse her 200 metreye bir mináre düşdüğünden ezánın artık bir terennüm olmakdan çıkıp tüyler ürpertici bir kakofoniye, bir ‘ses mezbeleliği’ne tahavvül etmesi... Perihan Mağden sabah ezanları başlarken ‘yatağına bir ses bombası’ atıldığı duygusuna kapılıyormuş. Ben Istanbul’la Köln arasında gidip geldiğimden, eğer uzunca bir ayrılıkdan sonra sıcak bir mevsimde, yáni genellikle pencerelerin açık bırakıldığı bir zamanda Dersaádet’e avdet edersem ilk sabah ezanlarında yüreğim ağzıma gelerek yatakdan düşüyorum-(!)-. Gerçi takrîben bir hafta kadar sonra biraz bağışıklık kazanıyorum ama o ‘formu’ tutana kadar bütün vücûdum ezik çürük içinde kalıyor. Geçirdiğim rûhî sarsıntı da cabası. Bana bunlar olursa hastalara, çocuklara, bütün gece çalışıp ancak sabáha karşı uykuya yatmak zorunda kalanlara ne olur tahmîni zor değil. Ben bu hoparlör belásı zuhûr etmeden önce ezánı, hele henüz yatmamışsam sabah ezanlarını büyük bir haz ve hattá huşû içinde dinlerdim ki dindar bir insan bile değilim. Bu kulak yoluyla harîm-i ismetime tecávüz durumu ortaya çıkınca nefret etmeğe başladım ama ezánın kendisinden değil icrá yönteminden. Peki, ben şimdi buna rağmen günáha giriyorsam bunun sorumlusu kim ola? Pek çok kimse bu ses tecávüzünü taassuba bağlıyor. Ben görgüsüzlüğe. Hani ‘dağdan indim şehire, şaşırdım birdenbire’ derler ya bu da artık köylü olmayan, ama henüz şehirli de olamamış birtakım şaşkınların ezásı ki çekmesi bizim nesillere isábet etdi maatteessüf! Benim bu konudaki ilk yazıma Konya’dan da bir yankı geldi. Yazan bizzat imam-hatibliymiş ama o da ağır biçimde derdli. Çalışdığı ofisin yakınında bir cámi varmış. ‘Şerefeler yetmedi kubbeyle civardaki ağaçlara da hoparlörler yerleştirdiler.’ diye yazıyor. Diyánet İşleri Başkanlığı bundan on bir yıl önce bir uygulama başlatacağını duyurmuşdu. Buna göre Ezán-ı Muhammedî, her vaktin kendi özel melodisiyle en iyi müezzinlere stüdyolarda kaydetdirilecek ve birbirlerine yakın cámilerden aynı anda ‘yayınlanacak’ idi. Ve nisbeten düşük bir ton seviyesinden!!! Böylece de herkes artık bu kutsal terennümü tekrar ‘telezzüz’ etmeğe, onun lezzetini almaya başlayacakdı. Nereye takıldı bilmem. Hazret-i Muhammed herhalde mü’minlerin ödünü patlatmak ve insanları Müslümanlıkdan soğutmak amacını gütmüyordu. Tuhaf bir toplumuz. Kemalistler Atatürk’ü, yáni kendine aklı ve bilimi rehber edinmiş bir pozitivisti, ádetá insanlıkdan çıkararak tanınmaz hále getirdiler. Yüce Önder’i soğuk ve itici bir put háline sokdular. İslamcılar da İslámiyet’i tanınmaz hále getirmek için birbirleriyle yarışdalar. Oysa bundan 500 küsur sene önceki Müslümanlar, sırf Hıristiyanlar rahatsız olmasın diye Fîrûzağa Cánii’nin mináresini ters yana dikecek kadar açık görüşlü ve saygılıydılar... Sosyologlar ve psikologlar bugünki durumu inceleyip sebeblerini bulsalar ne iyi olurdu! Hazır laf açılmışken size bis sırrımı ifşá edeyim mi? Benim rüyám ölmeden önce Ezán-ı Muhammedî’yi bir de kadın seslerinden dinleyebilmek... Mübarek Cuma günü vaaz gibi yazı oldu.-(!)- yagmuratsiz@stargazete.com (Star) _____________________ Haberin tarihi 08.08.08 fakat görmek yeni nasip oldu sizlerle paylaşmak istedim.. Selametle..
__________________
Her bildiğini söyleme ama söylediklerini daima bil. ***
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : İlim Lâzım
Üye No : 1
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Mesleği : Bilgisayar Öğretmeni
Nereden : İstanbul
Konuları : 194
Mesajlar : 1,692
Teşekkürleri: 448
599 mesajına 1,481 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 03.10.10
Durumu : Status: Offline
|
Soyadını okuyunca anladım zaten nasıl bir yazı çıkacağını.. Ünlü milliyetçi hatta öyle milliyetçi ki, haşa ülkücülüğü İSLAM'dan yüksek(!) gören milliyetçi NİHAL ATSIZ'ın oğlu bu Yağmur Atsız.. Yeri gelmişken bu İSLAM düşmanlarının bir kaç alıntısını yapalım: Alıntı:
ALLÂH ıslah etsin, ıslahları mümkün değil ise Kahhar sıfatı ile bu Din düşmanlarının üzerine tecelli etsin inşaALLÂH.. Selametle... |
|
|
|
![]() |
| Etiket |
| dinleme, ezan, kadın, sesinden, Özlemi |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|