|
| Konular: 48,952 | Mesajlar: 306,678 | Üyeler: 10,575 | Online: 369 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| ÜLKEMİZDEN HABERLER İçinde Yaşadığımız Bereketli Topraklar Üzerinde Olup Bitenler, Gündeme Takılanlar... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Nereden : Kâinat
Konuları : 4762
Mesajlar : 15,431
Teşekkürleri: 23,197
8,361 mesajına 17,869 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
'İslam'da dini nikah zorunluluğu yok' Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'na bilgi veren Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Eğitim Uzmanı İbrahim Ural İslam'da dini nikah zorunluluğu olmadığını söyledi. CHP'li Arıtman da bunun halka anlatılmasını istedi... AK Parti İstanbul Milletvekili Güldal Akşit başkanlığında toplanan TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, AB Türkiye Delegasyonu Siyasi Müsteşarı Diego Mellado ve Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Eğitim Uzmanı İbrahim Ural'dan bilgi aldı. Mellado, Nisan veya Mayıs aylarında hazırlanacak yeni Lizbon Antlaşmasında yeni stratejilerin belirleneceğini, bu stratejiler arasında kadın erkek fırsat eşitliğinin önemli bir yer tutacağını bildirdi. Kadınların istihdamda eşitliği, istihdama erişiminin önemine değinen Mellado, strateji belgesinde ekonomik krizin aşılması kapsamında kadınların istihdama eşit erişiminin sağlanmasının öngörüleceğini söyledi. AB'ye üye 27 ülkede siyasete katılan kadınların oranının, o ülkedeki demokrasinin gelişmişlik oranıyla paralellik gösterdiğini belirten Mellado, AB'nin demokratik platform alanı kapsamında kadınların siyasete erişiminin de kolaylaştırılacağını bildirdi. Mellado, ''Ceza hukukunda sürdürülen çalışmalarla, kadınlara yeni yetkiler tanınması öngörülüyor. AB, kadın erkek fırsat eşitliği konusunda yetkisini daha da artırmış olacak. Türkiye'yi de artan kadın erkek fırsat eşitliğiyle AB'de görmek istiyoruz. Komisyonunuz, Türk mevzuatındaki uygulamalarında itici bir güç olabilir'' diye konuştu. ARITMAN'IN SÖZLERİ GERGİNLİĞE YOL AÇTI CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Türkiye'de erkeklerden çok kadınların AB'ye üye olunmasını istediğini ileri sürerek, üye olunması halinde kadın haklarında ilerleme olacağını savundu. Arıtman'ın ''Türkiye'nin AB'ye sırt çevirip, yüzünü Arap ülkelerine dönmeye başladığını, Türkiye'deki kadınların Yemen, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirliklerindeki kadınlarla aynı durumda olduğunu'' söylemesi üzerine AK Parti'li komisyon üyeleri tepki gösterdi. ''Kimi kime şikayet ediyorsun'' diyerek tepki gösteren AK Parti Samsun Milletvekili Fatih Öztürk, Arıtman'ın söylediklerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Canan Arıtman, Türkiye raporunun çok sağlıklı oluşturulması gerektiğini, namus ve töre cinayetlerinde öldürülen kadınların sayısının AK Parti iktidarı döneminde arttığını iddia etti. AK Parti'li Öztürk, Arıtman'ın yanlış bilgi verdiğini belirterek, ''İktidara karşı mücadele eden son donkişottur; tektir. Görüşleri, Komisyonumuzun görüşünü yansıtmamaktadır'' dedi. AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, AK Parti döneminde kadın erkek fırsat eşitliğine yönelik çok sayıda yasal düzenleme yapıldığını anımsatarak, Türkiye'nin AB sürecinde tüm fasıllarda müzakereye başlaması gerektiğini söyledi. AK Parti Aksaray Milletvekili İlknur İnceöz ise Türkiye'nin birilerine şikayet edilmesi yerine durumun daha iyi noktaya getirilmesi için çalışmalar yapılması gerektiğini belirterek, töre ve namus cinayetlerine ilişkin komisyonun ilk kez AK Parti döneminde kurulduğunu, hazırlanan rapor doğrultusunda genelge yayımlandığını bildirdi. Türkiye'nin yönünü ne tarafa çevirdiğini AB'nin çok iyi bildiğini ifade eden İnceöz, Türkiye'nin dünyadaki her ülkeyle iletişime açık olduğunu dile getirdi. Komisyon Başkanı Akşit, sunumun ardından söz alan Arıtman'ın soru sorma yerine görüşlerini açıklamasına müdahale etti. ''Provokatörlük yapmayın'' diyen Akşit, Arıtman'ın mikrofonunu konuşmaya kapattı. Akşit, Komisyon üyelerini toplantının kurallarına uymaya davet etti. Arıtman, normal şartlarda Komisyondan ayrılması gerektiğini belirterek, mücadele etmek amacıyla Komisyonda kalacağını söyledi. ''DİNİ NİKAH ZORUNLU DEĞİL'' İslam açısından küçük yaşta evlendirilmenin değerlendirmesini yapan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Eğitim Uzmanı İbrahim Ural, evliliğin karşılıklı bir akitten ibaret olduğunu, bunun karşılıklı irade beyanıyla yapıldığını söyledi. Ural, evlenmek isteyenlerde ''akıl baliğ'' denilen ergenlik çağına gelme şartı arandığını, İslam dininde akıl baliğ olmamış kişilerin evlenmesinin söz konusu olmadığını belirtti. 1917 tarihli Osmanlı Hukuk-ı Aile Kararnamesinde yer alan erkeklerde 18 yaş, kadınlarda ise 17 yaş şartının genel olarak dünyada kabul gördüğünü anlatan Ural, Osmanlı dönemindeki evliliklerin mahalli kadılar tarafından ve ''izinname'' adlı belge düzenlenmek suretiyle yapıldığını, nikahın ilan edilip, düzenlenen törenlerle de topluma duyurulduğunu söyledi. Günümüzde beşik kertmesi, akrabalıkların yakınlaştırılması veya fakirlik sebebiyle evliliklerin yapılabildiğine dikkati çeken Ural, İslam'a göre küçük yaşta iradesi dışında evlendirilen kişinin, akıl baliğ olduktan sonra zorlamayla yaptığı evliliği tek taraflı feshedebildiğini bildirdi. İbrahim Ural, şöyle devam etti: ''Küçük yaşta evliliklerin, İslami geleneklere yüklenmesinin ilmi dayanağı yoktur. Dini nikah zaruri olmadığı gibi nikahta akit, ilan, tescil aranıyor. İslam'da 'imam nikahı' veya 'dini nikah' kavramı yok, sadeci nikah var. İki şahit huzurunda, irade beyanıyla evlilik gerçekleştiriliyor. Toplumda evliliğin ilan edilmesi, törenlerle yapılıyor. Resmi nikah kıyılmasıyla İslam dininin evlilik şartları yerine getirilmiş oluyor. Dini nikah daha çok örf, adet ve geleneklerden kaynaklanıyor. Dini nikahta, nasihatler yapılıyor, tövbe istiğfar ediliyor, topluca dualar yapılıyor, dini mesajlar veriliyor. Resmi nikah yapılmasıyla evlilik aktı gerçekleştirilmiş olur.'' Ural, evlilikle ilgili toplumda yanlış ve yaygın bazı geleneklerin ıslahı konusunda yoğun çalışma içerisinde olduklarını, illerin 4'te 3'ünde kurulan Aile Büroları aracılığıyla halkın bilgilendirildiğini söyledi. ÖRF VE ADETLERİN DEĞİŞTİRİLMESİ Komisyonu Başkanı Güldal Akşit, belli değerleri değiştirmenin, ortadan kaldırmanın hiçbir topluma fayda getirmeyeceğini savundu. Amaçlarının gelenekleri değiştirmek olmadığını, yanlış bilgiler konusunda halka doğruların anlatılmasını sağlamak olduğunu belirten Akşit, din adamlarının yaptığı bilgilendirmelerin halk tarafından dikkate alındığını, bu bilgilerin kabul edildiğini söyledi. Erken yaşta evliliklerin, sağlık ve eğitim alanı başta olmak üzere çok sayıda sorunun kapısını araladığını ifade eden Akşit, ''İnsanların sahip olduğu değerleri ortadan kaldırmak doğru değil. Dini nikahın zorunlu olmaması ayrı, dini nikahın yok sayılması ayrı şeyler. Net bir şekilde, geçerli bir evliliğin nasıl yapılacağı vurgulanmalı. Aslolan resmi nikahtır, nikahı geçerli hale getiren dini nikah değildir'' diye konuştu. CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, ''İslam'a göre dini nikah yaptırmanın gerekli olmadığının'' topluma anlatılması gerektiğine dikkati çekti. Arıtman, insanların bilgilendirilmesiyle yanlış örf, adet ve geleneklerden uzaklaştırılacaklarını söyledi. Arıtman, Komisyon Başkanı Akşit'in ''örf ve adetlerin değiştirilmemesine'' yönelik tutumuna katılmadığını söyledi. Örf, adet ve gelenekler değiştirilmeden çağdaşlaşmanın mümkün olmayacağını savunan Arıtman, bazı toplumlarda uygulanan kız sünnetlerinin son derece vahşi olduğunu, o toplumları bu geleneklerden uzaklaştırmanın gerekli olduğunu söyledi. DSP İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş, resmi ve dini nikah konularının vatandaşa anlatılması gerektiğini söyledi. Ağırbaş, din adamlarının görevlendirilmesinin doğup büyüdükleri yerin dışına yapılması gerektiğini, aynı yörede yetişen imamların oradaki gelenek ve görenekleri özümsediğini dolayısıyla bazı yanlış gelenekleri topluma anlatamayacaklarını söyledi. Akşit, CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in ''ağır ve tehlikeli işler yönetmeliği konusunda çalışma yapılmasına'' ilişkin başvurusunun kısa sürede gündeme alınarak görüşüleceğini bildirdi. AA,20 Ocak 2010 |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler: | muallim (21.01.10) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2150
Mesajlar : 13,747
Teşekkürleri: 7,757
5,644 mesajına 12,320 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu :
Status: Online
|
O zaman devlet İslâm'a göre nikah kıysın,dinî nikaha gerek kalmasın. Uyduruk uyduruk,gereksiz yorumlar ya..
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (20.01.10), Birikim_1453 (20.01.10), Durr-û Meknûn (21.01.10), muallim (21.01.10), Nureddin Zengi (20.01.10) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 89
Üyelik tarihi : 11-08-2008
Nereden : İslambol
Konuları : 7
Mesajlar : 371
Teşekkürleri: 85
148 mesajına 275 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 15.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Tövbe Estağfurullah. Nerede kaldı mihir, nerede kaldı icab kabul, nerede kaldı şartlar. İslam'a göre evliliğin şartları var. En basit örnek. İslam'a göre süt kardeşler evlenemez. Ama bizim medeni kanuna göre böyle bir zorunluluk yok.(Yöresel durumlarda da çoğunlukla evlenmez ama bu devlet denetiminde olmadığı için bu örneği verdim.) Diyanet AB-AKP locasının emrine girmiş gibi görünüyor...
Yazık yazık... Vesselam... |
|
|
| Bu mesaj için Birikim_1453 kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 3461
Üyelik tarihi : 29-03-2009
Konuları : 654
Mesajlar : 4,482
Teşekkürleri: 10,380
2,949 mesajına 5,367 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7
![]() Son Aktivitesi : 06.12.11
Durumu : Status: Offline
|
Allah islah eylesin.Ellerinden gelse bazıları nikahsız da yaşar.Affedersiniz...
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] " Kişi Sevdiği ile Beraberdir " (Hadisi Şerif) "İlim mü'minin en yakın dostudur.
Akıl onun yol göstericisi;iyi,yararlı amel,işlerini düzene sokucusudur. Yumuşak huyluluk onun veziri,sabır onun hükümdarı,şefkat ve merhamet onun babası,hazımlı olmak onun kardeşidir." |
|
|
| Bu mesaj için muallim kullanıcısına teşekkür edenler: | Alemdâr-ı İslâm (21.01.10) |
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1942
Üyelik tarihi : 04-01-2009
Konuları : 143
Mesajlar : 1,284
Teşekkürleri: 357
636 mesajına 1,242 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
yeni birşey değil maalesef..ramazanda oruç bozmayanlar fetvası çıkardıkları vakit duyurmaya çalışmıştım herkeze diyanetin hıyanet olduğunu.. geçenlerde yusuf tavaslı hocamızın eşi ile sohbet ettik sordum eski bir diyanet görevlisi olarak nasıl bakılıyor şimdiki bu yanlışlara diye ,artık diyanet değil hiyanet dediklerini anlattı kendiside.. ayynen öyyle.. diyanet-- out hıyanet-- in Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Saim Yeprem, İslam dininde “dini nikahın” olmadığını belirterek, “Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kıyılan resmi nikah, İslam dininin de geçerli saydığı nikahtır” dedi. Prof. Dr. Yeprem, dini nikahın”, kilisede, rahip ve papazlar tarafından kıyılması mecburi olan Hristiyan nikahı için kullanılan bir terim olduğunu söyledi. İslam'da bu anlamda bir “dini nikah” olmadığını ifade eden Yeprem, “Her işte olduğu gibi nikahta da ALLAH'a dua ederek hayır talep etmek, Müslümanların iyi davranışlarındandır. Bu yapılmadığı takdirde resmi nikahın geçerliliği de ortadan kalkmaz” dedi. Dini nikahın, Hristiyanlıkta geçerli olduğunu vurgulayan Yeprem, şunları kaydetti: “Dini nikahın kıyılması için nikahı kıyan din adamının ALLAH adına hüküm veren biri olması, nikahın kıyıldığı yerin kutsal yer olması ve yapılan işin de dini işlem olması lazım. Dini nikah için bu üç unsurun olması gerekir ki, bu da Katoliklerde olan bir nikahtır. Kilise kutsal sayılan yerdir, papaz, ALLAH adına konuşan din adamıdır, nikah da ebediyen bozulmayacak olan dini bir işlemdir. İslam'da, ALLAH adına söz söyleyen bir din adamı ve kutsal bir mekan yoktur. Namaz kılınan her yere mescit, cami denir ve başka amaçlarla da kullanılabilir. Buraların, kilise gibi kutsiyeti yoktur. Medeni Kanunun hükümlerine göre kıyılan resmi nikah geçerlidir. İslam dininde bu anlamda dini nikah yoktur.” Osmanlı İmparatorluğu döneminde mahalle imamları tarafından kıyılan nikahların bugün belediyelerce kıyılan nikahtan farklı olmadığını vurgulayan Yeprem, “Mahalle imamlarının, devletin itibar ettiği kayıtları tutan, evlilik cüzdanını veren, mahkemelerin kayıtlarını tutan niteliği vardı, bugünkü belediyelerin evlendirme daireleri gibiydi. Bu işlemleri o zaman mahalli imamlar yürütüyordu” diye konuştu.
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için k@rdelen kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (21.01.10), muallim (21.01.10) |
|
|
#6 |
|
Grubu : Akademi
Üye No : 5437
Üyelik tarihi : 01-09-2009
Mesleği : İnş.Malz.ve Boya satışı,İzalasyon uygulaması
Nereden : Gaziantep /türkiye
Konuları : 34
Mesajlar : 201
Tecrübe Puanı: 3
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Peki sayın diyanet işleri Başkanlığı bu ayetlere ne diyecek?. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla Müşrik kadınları, iman edinceye kadar nikahlamayın; iman eden bir cariye, -hoşunuza gitse de- müşrik bir kadından daha hayırlıdır. Müşrik erkekleri de iman edinceye kadar nikahlamayın; iman eden bir köle, -hoşunuza gitse de- müşrik bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar, ateşe çağırırlar, Allah ise kendi izniyle cennete ve mağfirete çağırır. O, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki öğüt alıp-düşünürler. (BAKARA SURESİ / 221) Yine onu (kadını üçüncü defa) boşarsa, (kadın) onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. Eğer (bu koca da) onu boşarsa, onlar (ilk koca ile karısı) Allah'ın sınırlarını ayakta tutacaklarını sanıyorlarsa, tekrar birbirlerine dönmelerinde ikisi için günah yoktur. İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; bilen bir topluluk için bunları (böyle) açıklar. (BAKARA SURESİ / 230) Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini de tamamlamışlarsa -birbirleriyle maruf (bilinen meşru biçimde) anlaştıkları takdirde- onlara, kendilerini kocalarına nikahlamalarına engel çıkarmayın. İşte, içinizde Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere bununla (böyle) öğüt verilir. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah, bilir de siz bilmezsiniz. (BAKARA SURESİ / 232) (İddeti bekleyen) Kadınları nikahlamak istediğinizi (onlara) sezdirmenizde ya da böyle bir isteği gönlünüzde saklamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Gerçekte Allah, sizin onları (kalbinizden geçirip) anacağınızı bilir. Sakın bilinen (meşru) sözler dışında onlarla gizlice vaadleşmeyin; bekleme süresi tamamlanıncaya kadar nikah bağını bağlamaya kesin karar vermeyin. Ve bilin ki, elbette Allah kalbinizden geçeni bilmektedir. Artık ondan kaçının. Ve bilin ki, şüphesiz Allah bağışlayandır, (kullara) yumuşak davranandır. (BAKARA SURESİ / 235) Eğer onlara mehir tesbit eder de, el sürmeden boşarsanız, bu durumda -kendileri veya nikah bağı elinde olanın bağışlaması hariç- tesbit ettiğiniz (mehr)in yarısı onlarındır. Sizin (tümünü veya fazlasını) bağışlamanız takvaya daha yakındır. Aranızdaki üstünlüğü (derece farkını) unutmayın. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı görendir. (BAKARA SURESİ / 237)
__________________
De ki: ''Hak geldi, batıl zeval buldu. Şüphesiz ki batıl daim zeval bulucudur''. |
|
|
| Bu mesaj için Zeynel Açıkgöz kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (21.01.10), muallim (21.01.10) |
![]() |
| Etiket |
| dini, nikâh, yok, İslâmda, zorunluluğu |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Dini nikah ve resmi nikahın hükümleri aynımıdır? | Ef'al-i Kulub | ÂİLE VE ÇOCUK EĞİTİMİ | 27 | 02.12.10 14:17 |
| “Ilıman İslâm” İfâdesi, Allah’ın Dini Olan İslâm’a Bir İftiradır | Minikkelebek | AKADEMİ GRUBU | 0 | 11.12.09 23:17 |
| İslâm Dîni,Kadın Hakları Üzerinde Titizlikle Durmuştur | Seida | İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP | 37 | 03.08.09 22:57 |
| "Nişanlılık döneminde dini nikah yapılması uygun mudur?..." | 34-İSTANBULLU | TARTIŞ-YORUM | 29 | 19.02.09 16:59 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|