|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,939 | Üyeler: 10,668 | Online: 222 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| ÜLKEMİZDEN HABERLER İçinde Yaşadığımız Bereketli Topraklar Üzerinde Olup Bitenler, Gündeme Takılanlar... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Hoca'yla dalga geçmişlerdi ama başlarına geldi ![]() Ergenekon belgelerinde ortaya çıkan ve Pamukbank operasyonunda rol oynadıkları söylenen Mesut Yılmaz ve Aydın Doğan ile ilgili iddialar, Doğan'ın gazetecilerini telaşlandırdı. Hürriyet Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, konuşma bandının sahte olduğunu iddia etti. Aydın Doğan'ın en büyük gazetesi olan Hürriyet'in Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, ortaya konulan iddialar konusunda telaşa kapılmış olacak ki, bugünkü köşesinden konuşma bandının sahte olduğunu yazdı. Daha önce Erbakan Hoca'nın konuştuğu iddia edilen bantları yayınlayan ve 'Bunlar montaj' diye tekzip edildiğinde dalga geçen Hürriyet'in, Doğan'la ilgili bantların sahte olduğunu iddia etmesi ise manidar bulundu. İşte Hürriyet Yayın Yönetmeni'nin yalan olduğunu iddia ettiği o yazısı: Adamı tutturamadık, kod'unu verelim-Ertuğrul Özkök BUNCA yıldır gazetecilik yapıyorum, bu kadar pervasızca bir sahtekárlığa tanık olmadım. Sahte belge yayımlayanı gördüm. Sahte belgeye inananı da gördüm. Ama sahte belgenin üzerinde bile sahtekárlık yapacak kadar pespayeleşen bir gazetecilik anlayışını hiç görmedim. 2002 yılında hangi amaçla, kimleri etkilemek için hazırlandığı çok iyi bilinen bir sahte konuşma kaydı Ergenekon dosyasına konunca bakın 24 saat içinde nasıl bir sahtekárlık kuyruğu oluştu. İlk gün ne dediler: "BDDK Başkan Yardımcısı Ali Vural ile Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu üyesi Veli Dural dinlemeye yakalanıyor." Amaçları ne? Pamukbank’a el konulduğunu Aydın Doğan’a haber verecekler. Pamukbank dediğiniz banka, neredeyse 20 yıldan beri bizzat sahibi tarafından hortumlanmış, batırılmış. Türkiye’de hortumlanan bankalara bir bir el konulurken, ona da el konulacağını bilmeyen kalmamış. * * * Belge mi? İşte bugün Hürriyet’te okuyun. Devletin banka denetlemesini yapan kuruluşunun kapı gibi belgesi. Var mı buna sahte diyecek biri? Bankayı hortumlayan sahibi, şimdi, bir sahtekárın evinde bulunan hayali konuşmaların Ergenekon dosyasına konulmasını bahane ederek oraya buraya çamur atmaya çalışıyor. İlk gün bu sahte belge, bir gazetede "Ortaya çıktı" diye yayımlanıyor. Gazetenin yönetimini arıyoruz, "Bizde çalışan Veli Dural diye biri yok" diyoruz. "BDDK yetkilileri, bizde de Ali Vural diye biri yok diyorlar" diyoruz. Önce bize, "Var, biz bulduk. Ali Vural, TMSF ayrıldıktan sonra orada çalışmış" cevabını veriyorlar. Yani BDDK Başkan Yardımcısı dedikleri kişi, bir anda TMSF çalışanına dönüşüyor. TMSF’ye başvuruyoruz. "Bizde bu isimde kimse yok" diyorlar. Kişiler hayali, telefon numaraları hayali, Amerikalı hayali, Türkler hayali. Hepsi hayali çıktı ya, bu sefer ikinci sahtekárlık geliyor. "Ali Vural ile Veli Dural kod adıymış." Üstelik utanmadan, yüzleri kızarmadan, sahte belgeyi bile tahrif ediyorlar. Sahte belgedeki Ali Vural ve Veli Dural isimlerinin yanına parantez açıp, "Rumuz" kelimesini ekliyorlar. Kin ve nefret gözlerini o kadar bürümüş ki, Ergenekon Savcısı’nın basına dağıttığı belgenin herkesin elinde olduğunu bile unutuyorlar. O sözde belgenin hiçbir yerinde, bu kişilerin "Rumuz" olduğunu gösteren tek kelime yok. Ama pespayeliğin, alçalmanın da sınırı yok. Herkesin ismi açık. Mesut Yılmaz, Kemal Derviş, Aydın Doğan, Engin Akçakoca... Nedense asıl konuşmayı yapan iki kişinin hayali olduğu anlaşılınca, ertesi gün Babıáli Goebbels’leri tarafından o isimler "Kod"a, "Rumuz"a çevriliyor. Üstelik aralarında da bir anlaşmaya varamamışlar. Bir "Kod" diyor, öteki "Rumuz". Olaya sonradan müdahil olan üçüncüsü ise, henüz "Kod" aşamasına geçememiş, ilk günkü gerçek sandığı isimlerden devam ediyor. Bir de telefonda konuştuğu iddia edilen ANAP Genel Başkan Yardımcısı Hayali Cevdet Bey var. Sahtekárlık telaşından onun yanına rumuz yazmayı da unutmuşlar. * * * Yine de bu sahtekárlıkların ortaya çıkmasının bir yararı var. Ergenekon dosyasına konan yüzlerce sahte belge bize şunu gösterdi. Bu ülkede, sahte belge üretme çeteleri varmış. Bence savcı bu çetelerin üzerine de gitmeli. Böyle yapmadığı takdirde, iğrenç bir iftira yöntemi yaygınlaşacak. Önüne gelen çete, sahte konuşmalar, sahte MİT raporları, imzasız ihbar mektupları ile kafasını bozan herkesi ihbar etmeye, karalamaya başlayacaktır. Bu ülkede böylesine aşağılık iftiraların üzerine atlamaya, sahte belge üzerinde bile ikinci sahtecilik yapmaya amade gazeteci müsveddeleri de bulunduğuna göre, artık Allah sonumuzu hayretsin. habervaktim.com
__________________
Konu Vukuf-i Kalbi tarafından (15.08.08 Saat 14:48 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
![]() |
| Etiket |
| ama, başlarına, dalga, geçmişlerdi, geldi, hocayla |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|