|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,938 | Üyeler: 10,668 | Online: 224 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| Vefatıyla ilgili Köşe Yazıları Erbakan Hocanın vefatıyla ilgili yazılan köşe yazıları. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MGVideo
Üye No : 3293
Üyelik tarihi : 20-03-2009
Nereden : Kutlu Dava
Konuları : 2342
Mesajlar : 3,138
Teşekkürleri: 1,533
2,259 mesajına 7,248 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7
![]() Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline
|
![]() Yıldız Ramazanoğlu ZAMAN Dört kuşaktan insanlar buradaydı. Bir kadın dört aylık bebeğini uyuttuğu çocuk arabasını sürmeye çalışırken "Neden geldin bu küçücük çocukla?" uyarılarına hiç aldırmıyordu bile. "Bizi savunan, sahip çıkan adamın gidişine tanık olsun istedim, alışsın bu ülkenin hallerine" diyordu. Hayalleri olan adam Fırtınaları harekete geçiren, bir kelebeğin kanadının titremesidir' Necmettin Erbakan" yazıyordu büyük bez afişlerden birinde. Bu sözü onun toplumsal karşılığının da işareti sayılır. Yok sayılmak istenen, varoluşunu oluşturan değerleri aşağılanmış susturulmuş bir halkın derin hissiyatına dokunmaya çalışmıştı siyaset yaparken. Ölüm haberi her zaman ölenin zaaflarını, eksik yanlarını siler ve zihinlerde farklı bir işleyişe yol açar. Bir insanın bu dünyadaki varlığının sona ermesi hiçbir şeye benzemez. Cemal Süreya'nın dizesindeki gibi "her ölüm erken ölümdür" bir bakıma. Erbakan hoca da bu yönüyle kimi gerçekleşmiş kimi ise kalpten kalbe yol bulmuş sevdalarla bu dünyadan ayrıldı... Başında takke olan çok yaşlı bir adam ağlıyordu yanımda. Tek gözü bantlıydı. Muhtemelen katarakt ameliyatı olmuş, bantları çıkmadan kendini yollara vurmuştu. Neden ağladığını sorunca, "Bunu anlatamam, içimdekini birden izah edemem." dedi bastonuna dayanarak. Gebze'den sabah ezanı çıkıp gelmiş. Böyle bir durumda ağlamanın gözüne ne kadar zarar verebileceğini hatırlattığımda, tek gözümle ağlıyorum diyordu bu mümkünmüş gibi. Çok farklı görünümlerde uzun saçlı kısa saçlı kimileri küpeli gençler, kravatlı adamlar, başörtülü ve başı açık kadınlar, yaşlı amcalar ve özellikle de büyük bir kararlılıkla kalabalıkları yararak ilerleyen yaşlı kadınlar. Dört kuşaktan insanlar buradaydı. Bir kadın dört aylık bebeğini uyuttuğu çocuk arabasını sürmeye çalışırken "Neden geldin bu küçücük çocukla?" uyarılarına hiç aldırmıyordu bile. "Bizi savunan, sahip çıkan adamın gidişine tanık olsun istedim, alışsın bu ülkenin hallerine." diyordu... Karikatürler geçiyordu gözümün önünden insan seline katılmış giderken. Ayağında takunya başında takke, elinde abartılı bir tesbih, dört karısı arkada karakargalar gibi simsiyah dizili. Bu, daha en güzeli. Nice çirkin betimlemeler aklımızda. Hayatta biricik eşi olmuş, ona "ölüm onları ayırana dek" sadakatle bağlanmış, her zaman nezih bir şekilde muamele etmiş biri olarak, yaratılmak istenen imajlardan inciniyordu elbette. Fakat nüktedanlığı ile atlatıyordu bu karalamaları. Gün gelecek herkes milli görüşçü olacak, derken ölümünde bir günlüğüne gerçekleşti bu. Erbakan İslamcılığı üzerine birçok çalışma yapıldı ve elbette daha çok tartışılacak ve ideolojik olarak üzerinde yükseldiği paradigmalar konuşulacak ama bu onun İslami uyanışın ilk sembol ismi olması gerçeğini değiştirmez. Bir arkadaşımın Akdeniz Caddesi'yle Fevzi Paşa Caddesi'ni gören üçüncü kattaki işyerine çıktığımızda öğle ezanı okunuyordu. İnsanlar keskin soğuğa aldırmadan gelirken ihtiyaten tedarik ettikleri kartonları, kalın kâğıtları hatta gazeteleri yerlere sermiş namaza durmuşlardı. Yüz binlerce insanın aynı anda secdede rükûda olması olağanüstü bir manzara. Eli bastonlu dedeler, Afrikalı delikanlılar, Özbek takkeli adamlar, koltuk değneğiyle ayakta durmaya çalışan engelli gençler, bebekli kadınlar ne arıyor olabilirdi bu zor koşullarda? Bir pankart: "Adaletin direnişin kimliğimizle varoluşun mücadelesini senden öğrendik..." Hava soğuktu ve yağmur çiseliyordu. Bir hikâyeye başlar gibi oldu cümle ama esaslı ve hakiki bir hikâyenin kahramanıydı Erbakan hoca. Yaşarken benim de yeterince anlayamadığım. Esas mesele şuydu: Bir hikâyemiz var mı bizim, yoksa çöpe atmamız istenilen bin yıllık geçmişimiz gerçekten yalan mıydı? Bir kadının, "Altın saçsalar çıkmazdım evden, benimki gönül işi." dediği gibi bu insanlar hikâyemizi bize geri vermeye çalışan bir adamın ayna tutmasıyla kendi varoluş ilkelerinin peşinden mi gelmişlerdi, kendileriyle mi karşılaşmak istiyorlardı cenazede?.. Bize Kurtuluş Savaşı'nı kazandırmış değerlerin küçümsenmesine karşı durmuş bir adamda kendi yansımalarına bir kez daha bakmak için. Binlerce insan asla cami avlusuna ulaşma ihtimali olmadığını bildikleri halde, ortak hikâyeye katılmak ve tanık olmak istiyorlardı. Dünyevileşmenin bizi küçük hesaplara boğduğu bir zamanda ortak bir aşkın hedef olabilir miydi, müptezelliğe kafa tutulabilir miydi, bunu nezaketini hiç bozmadan yapan namaz kılan adama bunun için gelmişlerdi. Hayal kuran, Türkiye'nin ilk motor fabrikasını yapan adama saygıları sevgileri bakiydi demek. Yönetmenliğini Tolga Örnek'in yaptığı en güzel Türk filmlerinden biri olan Devrim Arabaları'ndaki mühendis aslında Erbakan'dan başkası değildi. Büyük Türkiye, İslam birliği, D-8 projeleri de yürekten kabul görmüştü. Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır, Nijerya gibi her birisi kendi bölgesinde önemli bir yere sahip ülkelerin ekonomik ve kültürel dayanışmasını hayal etmişti ve bunu bütün engellemelere rağmen kısmen gerçekleştirmişti de. Evlerinin en iç odalarından dışarı çıkmalarının haram olduğunu bildiren adamlara karşılık o dışarı çıkın ve üzerinize yapılan siyasete müdahil olun, inisiyatif alın, diyordu. Dindar kadınlar verilen roller yeterince birincil ve etkin olmasa da siyasette onunla adam yerine konulduklarını, birey olduklarını hissettiler. Sağ ve sol söylemler arasında sıkışıp kalan insanlar inançlı ve antiemperyalist söylemle bu mecrada buluştular. Cenazeye İslam dünyasından birçok liderin katılımı da bu dünyanın yaralarına içtenlikle değmiş olmasının, İslami birikime, ümmetin selametine esenliğine verdiği değerin bir karşılığı. Mescid-i Aksa'nın avlusunda karşılaşıp tanıştığım Filistin İslam Alimleri Birliği Başkanı, hemen Necmettin Erbakan'ın sıhhatini sormuştu bana. Türkiye'den geldiğimi duyunca aklına gelen ilk soruydu bu. Hayal kuran, hiçbir koşulda vazgeçmeyen, inanç ve iman adamı Erbakan hoca şimdi cenaze törenindeki büyük gerçekliğiyle de bütün siyasilerin önünde engin bir tecrübe olarak duruyor.
__________________
Üç şey başarı getirir ; Aşk,Azim ve Kararlılık [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için ZafeR kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz: | Abdülhamit (10.03.11), Alemdâr-ı İslâm (10.03.11), HANZALA (12.03.11), muallim (02.04.11), Zirve58 (10.03.11) |
|
|
#2 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 3713
Üyelik tarihi : 13-04-2009
Konuları : 254
Mesajlar : 2,691
Teşekkürleri: 2,521
1,501 mesajına 3,022 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
!
__________________
![]() YA ŞEHİT YA GAZİYİZ BİZ BU DAVA UĞRUNA HAKYOLUNDAN DÖNMEYİZ BİZDE İMAN KONUŞUR!!! Milletimizin; saadet ve selameti için ,yaşanabilir türkiye için, yeniden büyük türkiye için ,yeni bir dünyanın kurulması için ,canla başla çalışacağımıza ,SÖZ VERİYORUZ!!! HOCAM SEN OLMAZSAN GÖZDE YAŞLAR SENİ ARAR SENİ SEVİYORUZ EFSANESİN ERBAKAN |
|
|
|
| Bu mesaj için hakyol kullanıcısına teşekkür edenler: | Alemdâr-ı İslâm (10.03.11) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Azimli Üye
Üye No : 6894
Üyelik tarihi : 24-02-2010
Konuları : 1
Mesajlar : 62
Teşekkürleri: 46
35 mesajına 54 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3
![]() Son Aktivitesi : 21.11.11
Durumu : Status: Offline
|
bu forumda bazı arkadaşların hayalleri şimdiden suya düşmüş yenilgiyi kabul etmiş bazı üyeler görüyorum(:::::::::::: |
|
|
|
|
#4 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Sistem Yöneticisi
Üye No : 95
Üyelik tarihi : 09-08-2008
Mesleği : Proje-Tasarım
Nereden : 168.1.7
Konuları : 1110
Mesajlar : 3,488
Teşekkürleri: 4,031
2,257 mesajına 8,076 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Elhamdülillah dimdik ayaktayız. |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,632
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Azimli Üye
Üye No : 6894
Üyelik tarihi : 24-02-2010
Konuları : 1
Mesajlar : 62
Teşekkürleri: 46
35 mesajına 54 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3
![]() Son Aktivitesi : 21.11.11
Durumu : Status: Offline
|
seçim anketlerindeki havaya kendini kaptırıp zaten oylar kurtulmuşa kaydı diyen ümitsiz bazı arkadaşlar var. |
|
|
![]() |
| Etiket |
| adam, erbakan, hayalleri, olan |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Savunan Adam Prof Dr Necmettin Erbakan | Cihad Yıldızı | Erbakan Video Arşivi | 1 | 05.10.09 20:03 |
| Adam Gibi Adam : Savunan Adam | intifada-AGD | MİLLî GÖRÜŞ | 0 | 22.09.09 19:58 |
| Suskunluğun Hayalleri | AĞLAYAN_GÜL | Şiir | 0 | 18.06.09 21:11 |
| Adam gibi adam, savunan adam | sevgiliye sevdalı | Erbakan'ın Mücadelesi | 5 | 07.12.08 13:54 |
| Abdülhamid Han'ın hayalleri zorlayan projesi | Alemdâr-ı İslâm | ÜLKEMİZDEN HABERLER | 1 | 10.11.08 14:59 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|