|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,938 | Üyeler: 10,668 | Online: 227 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI Değerli bazı yazarlara iLişkin köşe yazıLarının yayınLanacağı böLümümüz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 888
Üyelik tarihi : 20-10-2008
Konuları : 1521
Mesajlar : 7,102
Teşekkürleri: 7,769
2,861 mesajına 4,489 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11
![]() Son Aktivitesi : 26.02.10
Durumu : Status: Offline
|
Ramazan bereketi ve Dini idrakin ihyası Her Ramazan, oruçla birlikte Teravih Namazı ve Kur'an mukabeleleri İslâm dininin Müslümanlar tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlıyor, dini idrakin ihyasına yardımcı oluyor. "On bir ayın sultanı" dediğimiz ve içinde "Bin aydan hayırlı" Kadir Gece'sinin bulunduğu güzelim Ramazan'a kavuşarak, oruca niyetlenirken Allah'a sığınıyoruz. İslâm dünyasının yaşadığı acılardan ötürü, içimizi burkan şeyleri zihnimizin bir köşesinde duaya konu edinmeyi düşünüyor, kendi dertlerimiz arasında en çok akidelerimizin ve dini hayatı şekillendiren ibadetlerimizin tartışmaya açılmasından endişe ediyoruz. Her yıl bir takım tartışmalı görüşleri bulup ortaya çıkaran fitne-fesat taifesi, çeşitli olaylar karşısında nasıl davranıp yorumlanacağını bilemeyen şaşkın ve şöhret delisi ilahiyatçıları da arayıp buluyor. Bütün bu medyatik fitne ve fesat taifesine rağmen ülkede Ramazanın ruhaniyeti ve bereketi her yıl gibi biraz daha derinden yaşanıyor, sonraki yıllarda da artarak yaşanacağı kanaatini pekiştirerek geliştiği inancındayım. Buna her yıl daha da artan bir heyecanla şükrediyoruz. Tabii İslâm dünyasının yaşadığı acıları da her duada bunları anıyoruz Ramazanın bir özelliği de iftarlar ve iftar-sahur sohbetlerdir. Her çevrede, her radyo ve televizyonda bu türden sohbetlere rastlamak mümkündür. O yüzden Ramazan bereketinin bir yönü de bizdeki dini, milli ve insani değerleri gözden geçiren bu sohbetlerin heyecanıdır. Bu heyecan ülkemizde olduğu gibi bütün dünyada İslâmî idrakin yeniden ihyasına imkân veriyor. Sohbetten muhabbete "Gönül ne kahve ister ne kahvehane Gönül sohbet ister kahve bahane" Sözünü ettiğimiz şeyleri konuşmak, bir bakıma da dertleşmek için gönül sohbet ister, bu da Lâedri diye nitelendirilebilecek isimsiz bir şairin ifadesiyle böyle dile getirilmiştir. Kültürümüzde sohbetin çok önemli bir yeri var. Çünkü kitabî olmak, hayatında dışında kalmak istemiyorsanız peygamberlerle filozofların muhataplarını eğitmek ve yönlendirmek için başvurdukları sohbete bigâne kalamazsınız. Çünkü sohbetle oluşan bağ çok farklıdır. Hz. Peygamber Efendimizin 23 yıl boyunca yaptığı sohbetlerle yetişen insanlar "sahabe" olarak adlandırılmış, tarihte benzeri görülmemiş biçimde büyük bir sosyal, siyasî ve kültürel değişmeye yol açan Kur'an insanlığın hayatına bu sohbetlerle girmiştir. Bunu idrak edemeyen veya Asr-ı Saadet kavramına yabancı bir kültürle yetişen insanlara söylenecek pek bir şey yok... Onlara acımak yerine bu zavallılıktan kurtulmaları için faaliyet yapmak gerekir. İkinci mısradaki "sohbet"i "bir dost" diye değiştirerek söyleyenler de vardır. Önemli olan halden anlayan ve aynı dili konuşan bir insan bularak onunla sohbet edebilmektir. Bir toplum kültürel bakımdan yozlaşıyor, kendi kaynaklarına yabancılaşıyorsa, burada o toplumda kamu hizmetleri yapan kurum ve kuruluşların çok önemli bir sorumluluğu var. Kültürü günlük yaşamanın dışında düşünmüyor ve belli çevrelere, gelir düzeyi yüksek elitlere mahsus bir lüks gibi görmüyorsanız, bu konularda ciddî programlar yapmanız gerekir. Toplum mühendisliğine soyunan asker-sivil bürokrasinin, 10. Yıl Marşı'nda ifade edilip de bu çevrenin söylemi haline gelen "On yılda onbeş milyon genç yarattık her yaştan!" mısraıyla bütünleşen tavrı, bu ülkedeki yabancılaştırma politikasının parolası gibidir. Bu politikanın büyük şehirlerde yaygınlık kazanması, yerli ve milli politikaların en önemli engelidir. Bunların zamanla aşılması değil, bilinçli olarak terk edilmesi gerekir. Yoksa, örneği çok görülen para-makam-kadın üçgeninde yok edilen Anadolulu gençlerin dinî şuurunun yenilenmesi hiç mümkün olmaz. Böyle yetişen ve köklerinden kopan insanları Ramazan sohbetleri diriltir. Eğer siz kültürel yatırımları önemsemez ve yalnız siyasetle sonuç almaya çalışırsanız, hem kültürel hem de siyasi bakımdan yok olur gidersiniz. Maalesef 60 yıldır sağ politika anlayışı hep bu çerçevede kaldığı için kültürel iktidarla işbirliği halindeki CHP zihniyetine mağlup olmuştur. İktidar olup da muktedir olamamanın temelinde aslında bu husus var. Ramazan sohbetleri ve İslamla diriliş seferberliği Ramazan sohbetlerinin konusu, dinimizle birlikte ülkemizin ve İslâm dünyasıyla birlikte insanlığın sosyal, kültürel ve estetik meseleleri olmalıdır. Bunlarla yönlendirilen insan ve toplum, sorumluluk sahibi kültür ve sanat adamlarının sürekli gündeminde olmalıdır. Kültürün dinî ve millî hüviyeti, sanatın beşerî münasebetlerden yola çıkarak ahlâkî ve estetik kaygılarla gelişme zarureti, sanat ve edebiyatla, daha geniş olarak kültürel hayatla meşgul olanları sürekli düşündürür. Biz kalarak evrensel formlara ulaşmamız, dinî çerçeveleri zorlamadan yeni ve güzel eserler ortaya koymamız başlıca estetik meseledir. Bunların da elbet sosyal boyutu var. Tarih, din, kültür, medeniyet ve sanat tarihi konularının bir arada konuşulabilmesini mümkün kılan ve kültür hayatımıza tutarlı bir bakış imkânı getirebilen yazı türlerinden biri olan sohbet tarzıyla yalnız edebî meseleleri ele almak yanlış bir tutum olur. O yüzden biz, yalnız günümüzün meseleleriyle kendimizi sınırlamamalı, ufkumuzu genişletmeli ve bazen tarihi ve edebi eser incelemesiyle öteki alanlardaki konuları ele alan çalışmalara da yönelmeliyiz. Ramazan, oruç, namaz, zekât ve sadaka ile birlikte kültürün de kaynaştığı bir ay olmalı. Esasen gönülden gönüle sesleniş biçimi olarak gördüğümüz sanat ve kültür faaliyetlerinin sevilip benimsenmesi, bunlar vasıtasıyla ruhî ve zihnî melekelerin geliştirilmesi ve geniş çevrelere yayılması Ramazan sohbetleriyle daha kolay olur. Çünkü sohbet, kültürel faaliyetlerin en etkilisidir. Bir dünya görüşünün en iyi ifadeye kavuşmasında, güzelliklerin ön plana getirilip gençlerin manevî dünyalarının zenginleştirmesinde bu tür sohbetlerin etkisi büyüktür. Hayrın en güzel biçimde söylenmesi, her zaman bazı imkânları da birlikte getirir. Sanatçı ve kültür adamı duyarlığı, sohbetin imkânlarıyla daha da zenginleşir, bütün anlatım biçimlerini gözden geçirerek edebî birikimimizi yenileştirir. Buna her zaman ihtiyacımız var. Bu arada, bazı dostların teşebbüsüyle kurulan Namaz Platformu gibi Oruç, Hac ve Zekât gibi konuların bu ayda daha kolay anlaşılacağına inanıyorum. Çünkü çok geniş bir iştirâkle başlatılan "Namazla Diriliş Seferberliği"ne katılanların sayısı Ramazan'la birlikte daha da arttı ve geniş kitlelerin katılması mümkün oldu. Ben bunlara öteki İslâm şartlarının da ilave edilmesinin gereğine inanıyorum. Laikçi medya bile dine bu ayda ilgi gösterirken dini idrakin daha kolay yenilenmesi mümkün olabilir. Ramazan sohbetleriyle yoğunlaşan ve dine ilgisiz medyada da görülen Namaz ve Oruç yazıları ile Ramazan programları bu ülkede yeni bir kültürel dirilişin mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Ramazanla birlikte bu seferlikte yeni hamleler başlaması ve dinî kültürle İslâmî hayat tarzının ihyası gerçekleşmiş olacaktır. Ramazan bereketinin manevi ve kültürel özellikleri yanında, bir de maddî görüntüsü var ki, bu da din kardeşliğinin en görünen yanıdır. Dul ve yetimlerle muhtaçlara ve felâketzedelere yardım, Ramazanın en göze çarpan özelliklerinden biridir. Fakat dinî hayatın yeniden ihyası ile gönül eğitimi ve temel değerlerin anlaşılması çok daha önemli bir Ramazan bereketidir. Yazar: Mustafa Miyasoğlu
|
|
|
![]() |
| Etiket |
| bereketi, dini, idrakin, ihyası, ramazan |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|