|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,937 | Üyeler: 10,668 | Online: 221 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI Değerli bazı yazarlara iLişkin köşe yazıLarının yayınLanacağı böLümümüz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 271
Üyelik tarihi : 26-08-2008
Mesleği : Uyku Tulumunda Öğrenci
Nereden : Vizörün Arkası
Konuları : 526
Mesajlar : 5,948
Teşekkürleri: 2,509
2,500 mesajına 4,912 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Günlerdir uykusuzuz ve koşturuyoruz. Herkes elinden geldiğince kamuoyu oluşturmaya, dua etmeye, tepki koymaya çalışıyor. Kuran’da lanetlenmiş bir kavmin kınanması için diplomatik yönden çabalar devam ediyor. Dün, Hakan Albayrak’ın küçük kızı kendi evlerinde babası için yazdığı bir şiiri okudu Bülent amcasına, büyük kızı Ayşe okula gidemiyor, henüz uyumadılar çünkü anneleri sürekli çalan telefonlara cevap veriyor, televizyonlara koşturuyor, dolup taşan evde misafir ağırlıyor. Neşe ve Atilla Kutlutaş da öyle… Bahadır İslam, Ebubekir Kurban, Mustafa Yahya Coşkun’un çocukları ve eşi… Hepsinin durumları aynı… Yalan haberlerle sevinip az sonra üzülüyorlar… Hakan Albayrak’ın yaşlı anne ve babası ha keza… Amcamız seksen üç yaşında ama durup dinmeden Kuran okuyor, ağzını bıçak açmıyor… Bir yazı yazacak olsam, tek adım atmaya çalışsam herkes başımda dikilip “Fevri bir hareket yaparsan esirlerimizin durumu ciddileşir” diyorlar. Haklılar…Zaten ben de gemilerimiz saldırıya uğramadan önce sert yazılar yazarken bunlar olmasın, elçiliklerin önü dolsun diye o kadar agresif davranmıştım ama anlatamadım kimseye… Elçiliklerin önü cılız kalabalıklarla dolu. Korktuğumuz her şey başımıza geldi. İki gün önce TVNET’te dedim ki: “Biz, sokağın sesiyiz. Başbakanımız bir an evvel bir şeyler demezse bu ümmetin erkekleri hadım olacak. Eğer hesap soramazsak sokağa çıkamayız…” Sıradışı programı’nda da şöyle dedim: İsrail devleti uzun zamandır Üçüncü Dünya Savaşı’nın çıkmasını istiyor lakin karşılarında savaşacak erkek bir devlet bulamadılar, niçin erkek olamıyoruz…” Gelen cevaplar şöyle oldu: “Allah korusun, bir ton borcumuz var… Şimdi hazır değiliz… Eğer savaş çıkarsa biteriz…” Zaten bitmedik mi? Gemilerimize 70 milden saldırı yapıldı, önüne geleni öldürdüler, yaralıların bile elleri bağlı, devletimizi adam yerine koyup ne sayıyı ne şehit isimlerini veriyorlar… Henüz elçilerini bile ülkemizden çekmediler, zaten bizim devletimiz de onların elçilerini topraklarımızdan siktir etmedi…” Şehitlerimizin naaşları piçlerin elinde… Kardeşlerimiz, arkadaşlarımız aç, susuz, uykusuz, dillerini bilmedikleri şerefsizlerden tuvalet izni alamıyorlar. Devletimiz karşılık verecek ümidiyle dişlerimizi sıkarak sabırla bekliyor, dua ediyor, gözyaşı döküyoruz ama biliyorum ki bizimkisi sabır değil, bizimkisi katlanmak… Bir akşam, Ankara’da Yüksel Caddesi’nde üç, dört kişi bir garibanı tekme tokat dövünce dayak yiyen zor bela çıplak ayak aralarından kaçarak iki yüz metre uzakta durup bekledi… Çünkü ayakkabıları dayak yerken orada kalmıştı. Belli ki onların gitmesini bekliyordu ayakkabılarını almak için fakat onlar “Gel lan korkma, gel ayakkabılarını al…” diye bağırıyorlardı. Bizimkisi tereddüt ederek yavaş yavaş geldi, ayakkabılarını almak için eğildi ve o sırada kıçına tekmeler atıldı… Bu sahneyi unutamıyorum… Eğer bu memleketin gururuyla diplomasi ve kınama gibi şeyler bahane edilerek daha fazla oynanırsa hadım olacağız, erkekliğimizi yitireceğiz… Uluslar arası sularda İsrail saldırıp gemilerimizi içindekilerle birlikte götürdü. İsim vermiyor, şehitlerimizi göndermiyorlar, ayakkabılarımız orada kaldı… Dünyada sinekler, arılar, hayvanlar bile ölülerini götürmek için dönüp direnirler. Bize bu hakkı bile vermeyecek misiniz? Biz aciziz, gençlerimiz, Müslümanlar, vicdan sahibi tüm vatandaşlarımız savaşmak ve onurlarını kurtarmak istiyorlar. Kurdu kuşa yem etmeyin, bu köklü milleti elli yıllık şerefsiz, köpek, adi İsrail’e soytarı etmeyin, yalvarıyoruz artık, bakın Suriye Golan’a giden yolu açtı, Mısır bile bir iki adım attı, ne bekliyoruz? İşte şimdi yazının can alıcı yerine geldik: “Onlarla savaşamayız, çünkü uçakları, gemileri, tankları, savaş aletlerini İsrail’den alıyoruz. İsterlerse bir düğmeye basıp hepsini kilitlerler, aldığımız silahlarla Amerika ve İsrail’le savaşamayız…” Korkunç… Demek ki meselemiz “Onların silahlarıyla silahlanmak” değilmiş… Tarz olarak evet ama aynı silahla değil… İki gündür söylemlere bakın: Ahmet Davutoğlu “Türkiye’nin 11 Eylül’ü…” diyor ve başbakanımız “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diye ekliyor… Tamam, silahı dışarıdan alıyoruz ama bu durum için milli bir söylem bile geliştiremedik, ona yanıyorum… “Türkiye’nin 11 Eylül’ü, Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…” Vay be… Şu acizliğe, keşmekeşliğe bakar mısınız? Yazıklar olsun… “Yazıklar olsun” Hakan Albayrak ile aramızda bir şifredir, daraldığımız zaman bunu söyler güleriz. Şimdi burada olsaydı ama yok, yazıklar olsun… Dr. Bahadır İslam ile aramızdaki şifre de şöyleydi: “Nedret bizi sattı patron…” Eski Yeşilçam filmlerinin bu repliğiyle kim bilir kaç çay gülmekten burnumuza gelmiştir. Şimdi ona da gülemiyorum: Nedret bizi sattı Bahadır Abi… Esirlerden Samet Doğan nişanlı, daha birkaç ay önce beraber bir röportaj yapmıştık “Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır?” kitabı için… Gerçek Hayat Dergisi için çok ses getirmiş röportajlarımdan ve enfes yazılarıyla tanıyorsunuz Ebubekir Kurban’ı… Dünya güzeli kızlarının babası, hepimizin abisi… O da esirler arasında fakat dönecek inşallah… Çünkü iki buçuk metre uzunluğunda bir Müslüman’ın avuç kadar İsrail toprağına ne dikey ne de yatay sığmayacağını biliyoruz, hele de orada daha bir dik duracak, daha heybetli olacak… Gelecek inşallah, o da gelecek. Her yıl gelenek olduğu üzere yeni kitabım çıkınca ilk röportajı onunla yapacağız Allah’ın izniyle… Ve Mustafa Yahya Coşkun… Çok genç yaşta olmasına rağmen üç-dört kitabı yayınlandı… Son kitabının adı “Kayıp Halife” ydi… Dizgisinden kapağına kadar beraber çalışıp heyecanlandık. Habertaraf.com sitesinde bomba gibi yazılar yazıyordu. Öğrenci evlerinde çektiği fukaralıkları hatırlıyorum da… Oysa iki İsrail askerinin ortasında kelepçeli yürürken nasıl bir iman milyarderi olduğunu gördük. İnşallah dönünce yine çaylarımızı içeceğiz yakışıklı kardeşimle ve çok büyük kitaplar yazmaya devam edecek… Dişlerimizi sıktık bekliyoruz. Gözlerimiz yollarda ve dualarımız onlarla… Hayırlısıyla dönsünler, çaylarımızı, sigaralarımızı içip kafamızı toplayalım, öyle ya da böyle bundan sonra daha kalabalık, daha gözü kara ve hep beraber aynı gemilerle ayakkabılarımızı almaya gideceğiz oraya… Artık her şey eskisi gibi olacak… Bedir gibi, Bedir gibi…
__________________
Leyese için dua bekliyor.
|
|
|
| Bu mesaj için Kara Kalem kullanıcısına teşekkür edenler: | muallim (02.06.10) |
![]() |
| Etiket |
| akyÜrek, artık, eskisi, gibi, herşey, olacakbülent |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bülent AKYÜREK 2. Kez MGF'de... | Kara Kalem | Akademi Röportajları | 24 | 31.10.10 10:28 |
| Bülent Akyürek Samsun'da.... | Cihan_ŞümuL | DUYURULAR | 3 | 06.04.10 15:46 |
| Cinnetim Cennetimdir-Bülent AKYÜREK | Kara Kalem | Diğer Kitaplar | 2 | 06.03.10 22:49 |
| Facebook erkekleri/Bülent Akyürek | Alemdâr-ı İslâm | YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI | 11 | 28.02.10 20:05 |
| Ne Olacak Bu İsmet Özelin Hali-Bülent Akyürek | Kara Kalem | YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI | 22 | 05.01.10 16:05 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|