| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,937 | Üyeler: 10,668 | Online: 220 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI »

YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI Değerli bazı yazarlara iLişkin köşe yazıLarının yayınLanacağı böLümümüz.

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08.02.11, 12:35   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5090
Mesajlar : 16,315
Teşekkürleri: 24,286
9,034 mesajına 19,479 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Online

Standart 28 Şubat

28 Şubat



Tarih: 28 Şubat 1997 MGK Toplantısı. Askerlerin hâkimiyetinde geçen, hükümete yoğun baskıların yapıldığı, anti demokratik kuralların meşru gibi uygulandığı bir dönem. Anayasa gereği yürütmeye tavsiyeden ileri geçemeyen fikir ve görüş bildirmesi gereken MGK haddini aşmış ve adeta hükümete emir vermeye kalkışmıştır. Dönemin iktidarı, Refah Partisi ve DYP arasında ki REFAH-YOL koalisyon hükümetidir.

28 Şubat dönemi Türkiye’de tüm kesimler adına, sağcı, solcu, İslamcı, demokrat, Kemalist, Laik kesim, tam bir turnusol kâğıdı görevi görmüştür. Kimin ne kadar neci olduğu ortaya konulmuştur. Sağcı ne kadar sağcı, ya da İslamcı ne kadar İslamcı, Demokrat ne kadar demokratmış ortaya konuldu.

Esasen ben 28 Şubat sürecini sadece bir yönüyle Hacı Bayram Hz.’nin yaptığı imtihana benzetiyorum. Nasıl mı? Malumunuz Hacı Bayram Veli Hz. Osmanlı Devletinde geniş nüfuza sahip önemli bir Şeyh’dir. Hatta öyle ki devlet onun talebelerinden askerlik ve vergi yükümlülüğü istemez. Hal böyle olunca bazı menfaatçiler, hatta Müslüman olmayanlar bile Müslüman’mış gibi, sırf vergi ve askerlikten kurtarmak için Hacı Bayram Hz.’ne talebe olmuşlar. Bu durum karşısında Devleti Aliye de sıkıntı duymaya başlamış. Devletin vergisi önemli ölçüde azalmış. Padişah II. Murat Hacı Bayram Veli Hz. Den bu husussa çözüm bulmalarını rica etmişler. Padişahtan daha çok rahatsız olan ve bu durumu daha iyi görebilen Büyük Veli memnuniyetle kabul etmiş ve meşhur çözümünü üretmiş. Büyük bir meydana dev bir çadır kurdurmuş. Tüm talebelerini de bu çadırın etrafına davet etmiş. Çadırın etrafı onbinlerce talebesi ile dolmuş. Ve Büyük Veli demiş ki benim gerçek talebelerim çadıra girsin onları kurban edeceğiz. Samimi talebeleri içeri girmiş. Bu arada önceden getirilen koyunlar kesilmiş ve kanları dışarı akıtılmış. Bu durumu gören samimi olmayan, sözde talebeleri derhal oradan kaçmış. Ancak samimi talebeleri ise tereddüt etmeden çadıra girmiş. Ve böylece Hacı Bayram Hz. gerçek talebe sayısını Devlete daha net olarak bildirmiş.

Uzunca anlattığımız bu olayla 28 Şubat arasındaki bağ ise şöyle; ikisi de turnusol kâğıdı görevi görmüş ve samimi olanlar ile olmayanların ayrımında çok önemli rol oynamıştır.

28 Şubat sürecini ayrıntılı incelediğimizde karşımıza çıkan tabloyu şu şekilde izah edelim. Ülkede bir araştırma yapılacak olsa, İslamcılar bu sürecin Müslümanlar aleyhine olduğuna, Müslümanlara birçok işkence ve zulüm yapıldığını söylerler. Diğer cepheye baktığımızda ise bu durumun kendi lehlerine olduğunu ifade ederler. Çünkü ayrıntılara bakmadan incelediğimizde karşımıza çıkan tablo hakikaten hayli ilginçtir. Birçok Kur’an kursu kapatılmış, birçok vakıf ve dernekler kapatılıp mal varlıklarına el konulmuş, cemaat ve tarikatlar sindirilmiş, bu grupların gazete, televizyon vs baskı altına alınmış görünmektedir. Bu yönüyle baktığımızda İslami kesim haklı görülmektedir. Evet, 28 Şubat sürecinden hayli olumsuz etkilenmişlerdir. Fakat gerçek sadece bundan ibaret değildir. 28 Şubat sonrası döneme baktığımızda çok daha ilginç tablolar ortaya çıkmıştır.

Aslında bu süreç tek kelime ile İslam tarihinde ki Hudeybiye antlaşmasına benzemektedir. Görünüşte Müslümanların aleyhine olmuş fakat kısa süre sonra sürecin Müslümanların lehine olduğu görülmüştür. Antlaşmanın imzalandığı esnada Hz. Peygambere itiraz edenler çok geçmeden nelerin olduğuna bizzat şahit olmuşlardır.

İşte tam da 28 Şubat böyle bir şey. Yaşandığı yılda her şey bitti, post modern darbeciler ve şakşakçıları kazandı gibi görünse de kısa süre sonra her şeyin aslında görüldüğü gibi olmadığı anlaşıldı. Üstelik kendileri tarafından desteklenen yeni hükümet eliyle sorumlular tasfiye edildi.

Orduyu yıpratmama adına, birkaç kendini bilmez işbirlikçi generalin oyununa gelmeyip geri çekilme süreci işte tam da Hudeybiye’dir.

28 Şubat sürecine dâhil olanlara ayrıntılı olarak bir bakalım;

IGMG (İslam Toplumu Milli Görüş Teşkiletı) tarafından konferansa davet edilen, dönemin başbakanı N.Erbakan konferansta şunları söylemişti; ”Türkiye, 28 Şubat’a menfi medya, menfi siyaset ve menfi sermaye yüzünden girdi, bu süreçten ancak müspet medya, müspet siyaset ve müspet sermaye ile çıkabilir”

1999 yılında ülkemizde banka krizi patlak vermiş ve yaklaşık 30 bankaya el konulmuştur. 28 Şubat sürecine destek olan Tüsiadcı iş adamlarından yaklaşık 30 tanesi servetlerini kaybettikleri yetmezmiş gibi itibar ve haysiyetlerini de kaybedip ülkeden silinip gittiler.

Yine bu sürece destek veren emekli generallerden birçoğu bu bankaların mütevelli heyetlerindeydiler. Onlarda yargılandı ve itibarlarını kaybettiler. Bazılarının mallarına el konuldu ve hapse atıldılar.

Ve yine bu sürece destek veren medya organlarından birçoğunun bu bankalarla işbirliği olduğundan medya organına el konuldu ve devlet tarafından satıldı. Buna en büyük iki örnek ATV-SABAH grubu ile SHOW TV-CİNE 5 grubudur. Bu iki medya devi tamamen el değiştirdi. Erol AKSOY ve Dinç BİLGİN medyadan çekildi. Ayrıca yine bu sürecin devamında STAR TV- Uzan Grubu da her şeylerini kaybedip ülkeyi terk ettiler.

Muvazzaf generallere gelince, mahşerin, ya da işbirlikçilerin üç atlısı üç yağız delikanlı generaller bir anda emekli edildi. Kimdi bunlar; Çevik B. Teoman K. Güven E. Katıldığı bir toplantıda cumhurbaşkanı adayı olabileceğini açıklayan Çevik B. Kimse tarafından gale alınmadı ve gündemden silindi gitti.

Arta kalan ve daha sonra deşifre edilebilen asker ve diğer bürokratlar ise Ergenekon terör örgütü ile işledikleri tüm suçlar bir bir ortaya atıldı ve topluma saygıdeğer insanlar olarak aktarılanların ne oldukları ortaya çıktı ve hepside ETÖ suçlaması ile hapse atıldı. Devletin sistemini ciddi anlamada tehdit eden, tarihsel süreçte İttihat ve Terakkiye ve Bab-ı Ali Baskını sürecine çok benzeyen bu yapılanma bertaraf edildi. 28 Şubat’ı bizzat örgütleyen bu kişilerde sahneden silinme noktasına geldiler. Ve hatta tüm itibarlarını kaybettiler.

28 Şubat sürecinin siyasi sonuçlarına gelince çok daha dikkat çekicidir. 7 defa gidip 8 defa gelen Demirel’in ve veliahdı Çiller’in ve yeni başkan M. Ağar’ın DYP’si, 10 yıla yakın ülkeyi yöneten 2.Menderes denilen Özal’ın ve veliahdı, Mesut YILMAZ’ ın ANAP’ı, Karaoğlan Ecevit’in DSP’si, Uzan’ın Genç Partisi gibi halk üzerinde etkisi olan malum partiler tamamen etkisiz hale getirildi. Siyasette yeni dönem başladı. İşbirlikçi liderlerin tamamı temizlendi. Milli menfaatlere karşı olan hiçbir siyasi partiye ve lidere icazet verilmedi. Nasıl ki ABD, fiilen, ülkesinde Demokratlar ve Cumhuriyetçiler olarak 2 görüşe izin veriyor ve bunlar arasında seçim istiyorsa Türkiye de buna benzer bir sisteme, 2 den fazla siyasi parti de olsa, geçiş yaptı denilebilir. Milli olmayan, ülke menfaatlerine hizmet etmeyen hiçbir partiye veya görüşe müsaade etmiyor.

Kesin olarak şunu diyebiliriz ki, artık Washington’dan, Brüksel’den ya da Tel Aviv’den talimat alma devri tamamen geçmiş ve talimat mercii artık milletlin ta kendisi olmuştur.

28 Şubat;
Başta, Siyaset, ekonomi, medya, ordu, yargı, vakıf ve dernekler olmak üzere ülkenin tamamen millileşmesine sebep olmuştur. Artık halk üzerinde hiçbir işbirlikçinin etki gücü kalmamıştır.

Hudeybiye’den 1369 yıl sonra II. Hudeybiye 28 Şubat (1997) olarak yaşanmış ve müspet sonuçlar doğurmuştur. Günümüzde dahi 28 Şubat sürecinin devam ettiğini birçok siyasetçi, devlet adamı, aydın ve yazar söylemiştir. Hatta 28 Şubat 1000 yıl sürecektir diyenler dahi mevcuttur. Yani 28 Şubat denilen süreç amiyane tabirle sivilcenin patlatılmasından başka bir şey değildir.

Süreci hazırlayan işbirlikçiler farkına varamadan ülkenin sivilleşmesine ve millileşmesine çok önemli bir katkıda bulundular. 28 Şubat sürecini fırsat zanneden işbirlikçi medya, iş adamı, siyasetçi ve askerler bir anda saflarını belli edip kendilerini deşifre etiler. Bu deşifre onların sonlarına sebep oldu. Turnusol kâğıdı vazifesi gören 28 Şubat kimin ne mal olduğunu ortaya çıkardı.

Evet, şimdi sürece baktığımızda kararı yeniden verelim; kim kazandı 28 Şubatçı işbirlikçiler mi? Yoksa sivil ve Milli cephe mi? Bunu en iyi anlamanın yolu şu an kimin nerede olduğuna bakmak. Biz yerimizdeyiz. Kim yok? 28 Şubat artıklarından eser kalmadı. Son artıkları ise Ergenekon ve balyoz davası süreci ile temizleniyor…

Selam olsun Sultan Abdülhamit’e
Yolun açık Olsun Türkiye’m…
Dünya huzuru için sana ihtiyaç var…
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler:
Adige Abzakh (08.02.11)
Cevapla

Etiket
Şubat

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
bu gün 23 şubat hatipli_mücahit EFSANE GENÇLİK AKINCILAR 11 23.02.11 16:12
28 şubat'a dava celal çürüttü TARTIŞ-YORUM 3 14.09.10 17:11
28 Şubat Gerçeği şehzade TARTIŞ-YORUM 1 28.02.09 09:20
28 Şubat Ve Ergenekon Vukuf-i Kalbi Millî Gazete - TV5 0 20.09.08 15:15

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:15 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.