|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,937 | Üyeler: 10,668 | Online: 220 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI Değerli bazı yazarlara iLişkin köşe yazıLarının yayınLanacağı böLümümüz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5090
Mesajlar : 16,315
Teşekkürleri: 24,286
9,034 mesajına 19,479 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu :
Status: Online
|
LİDERLİK ZALİMİN DÜMEN SUYUNDA GİTMEK DEĞİLDİR.
O’nun dışında kalan her şey batıl, O’nun koyduğu yolun (sırat-ı müstakım) dışında kalan bütün yollar sapkınlıktır. Kendi varlığımız da dahil her şey ölümlü sadece O ölümsüzdür. “Sen de ölücüsün (öleceksin) onlar da ölücüdür-ölecektir-” buyuran Allah(c.c) bu gerçeği peygamberi(s.a.s) üzerinden herkese ilan etmiştir (Zümer/30). Her Müslüman,özellikle de “yönetenler” bu gerçekleri iyi bilmelidirler ki hakkı batıl,batılı hak ve saltanatlarını da ebedi görmek hastalığına düşerek insanlara zulüm etmesinler.Batılı hak zannederek ona tabi olmak göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin bozulup yok olması demektir. (müminun/71) Cihad ve cihan devleti Osmanlı Devletinin padişahları nefis hastalıklarına düşmemek için ;”büyüklenme padişahım senden büyük Allah vardır” hükmünü hep söylete gelmişlerdi.Bunu yaparak da hem kendilerini “kibre” düşmekten,hem de yönettikleri insanları bu hastalıktan doğacak olan zulümlerden korumak gayretinde olmuşlardır. Zembilli Ali Efendi Yavuz Sultan Selim Han’ın huzuruna girerken ; “…….Allah zalimleri sevmez”(Al-i İmran/56,57) ayetini okuyarak zulme düşmemesini ihtar ederdi. Zulme düşmek kadar tehlikeli olan bir durum da Allah’ın(c.c):”kafirlere destek vermeyin-Kasas/86” hükmüne aykırı olarak onlara özenmek ve onlarla birlikte hareket etmektir. Nefsine esir olan toplumlarda “Adil” liderlerin düşmanı çok olur. Böyle toplumların rağbet ettikleri lider tipi,görkemi güzel, dışa yansıyan sözleri hoşa giden.söylediklerinin aksini yapan(Bakara/204-205) “karizmatik”! Liderlerdir. Onların, kendilerine gerçeği hatırlatan uyarıcıları yoktur. Danışmanları, hakikat katili basın ve yayın organları, ölümü hayat gösteren şakşakçıları vardır.“Şeytanın zürriyetine” tabi olmakta bir sakınca görmez, adına da “ ince siyaset” derler. Bütün başarıları!, çok yönlü ve etkin propaganda gücünü kullanarak yaptıkları yanlış işlerin doğru olduğuna halklarını inandırmaktaki maharetleridir.Kötüyü örnek göstererek kötünün dahi yapmaya cesaret edemediği kötülükleri hissettirmeden yapabilmeleridir.Hanelerinde bin bir düzensizlik bulunur fakat aleme “nizam” vermeğe kalkarlar. Bilmezler ki aleme nizam vermek için Alemi yaratana sıkı sıkıya bağlı, zalimin karşısında mazlumun yanında olan cesur bir yürek gerekir. Bu dünyadan böyle bir yürek geçti ve sadece bir yıllık koalisyon hükümeti Başbakanlığı döneminde hem de Siyonizm’in bütün engellemelerine rağmen Nijerya’dan Endonezya’ya Yemen’den Kafkasya ya,Bengladeş’ten Balkanlara kadar yayılan bir coğrafyada D-8 gibi muhteşem bir projeyi hayata geçirdi.Gözlerimizle gördüğümüz bu hakikate sahip çıkıp devam ettirmek yerine “kendimizi lider” görüp onu engellemek isteyenlerle birlikte hareket ederek hem o liderin hem de ümmetin hakkını zayi ettik. NİYETTE SAPANIN ALLAH KALBİNİ DE SAPTIRIR. Musa (a.s.) halkına ,”.. Ey halkım! Benim size gönderilmiş bir Allah elçisi olduğumu bile bile bana niçin eziyet ediyorsunuz demişti.Ne zaman ki onlar hak’tan saptılar Allah da onların kalplerini saptırdı ..Saf/5”.İslam coğrafyasının bu hale gelmesinin sebebi haktan sapan kalplerin hak düşmanlarına olan muhabbetleridir.Coğrafyamızda Yaşanan olaylar da kör bir tesadüfün eseri olmayıp adım adım ve ustalıkla hayata geçirilen küresel Siyonist-Haçlı ittifakı işgalidir. 2003 Yılı Ağustos ayında ABD Ulusal Güvenlik danışmanı Gondoleezza Rıce;”Büyük Ortadoğu projesi-BOP-içinde yer alan 22 ülkede rejimler ve sınırlar değiştirilecektir” demişti. Değişecek dememiş, değiştirilecektir” demişti. Aynı bayan,ABD Dış işleri bakanı olunca da “Yeni bir Ortadoğu” kurmanın zamanı geldiğini söylemişti.Bunları söylemekle de olan ve olacak olan işgallerin gayesinin ne olduğunu, faillerinin de kimler olduğunu ifade etmişti. 19 Mart 2003 tarihinde vurulan Irak, vurulmakta olan Afganistan ve Pakistan dan sonra Çanakkale zaferinin kutlama günlerinin hemen ertesinde (19 Mart 2011 ) hilkat garibesi Fransa Cumhur başkanının ev sahipliği yaptığı bir toplantı sonucunda alınan bir kararla ve Fransız iç işleri bakanı Claude Gueant tarafından ilan edilen bir “haçlı savaşı” ile Batı bu sefer de Libya vurmaya başlamıştır ve hala vurmaktadır.Saddam ve diğerleri gibi Kaddafi de bahanedir.Esas hedef Sudan’ın güneyindeki petrol bölgesi olan Darfur’un Sudan’dan koparıldığı gibi Libya’nın petrol ve su kaynaklarının(Büyük Nehir projesi) bulunduğu doğu bölgesinin Libya dan koparılmasıdır. * O Libya ki 1974 yılında Merhum Milli Görüş liderinin öncülüğünde gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatında Türkiye’ye yardım etmişti. O Libya ki 1974 yılından beri milyarlarca dolarlık proje ile ülkemiz işveren ve işçilerinin ekmek kapısı olan Osmanlı mirası,kardeş bir coğrafyanın adıdır. Turgut Reis ve Türk şehidliğini bağrında barındıran Trablus bizden bir coğrafyadır ve biz dün /1911/ o coğrafyayı korumak için karşısında savaştıklarımızla, bu gün aynı safta o topraklara karşı yani kendi kendimize karşı savaş açmış durumdayız. İşte kalp sapmasının sonucu budur. Bu savaşlarda işgal güçleri ile birlikte olmanın izahı yoktur. “Kaddafi zalimdir” diyen zeka özürlüler Siyonist-haçlı ittifakının hem kafir hem de daha zalim olduğunu Filistinde,Irak ta,Afganistan da …görmektedirler.Pastadan pay almak gerekir diyen ne idüğü belirsiz zihniyetler ise aynı şeyi Irak işgali için de söylemişlerdi.Pastadan aldıkları yegane pay, manada bir buçuk milyonun katledilmesi,on binlerce kadının ırzının kirletilmesi maddede ise can düşmanımızın yanı başımıza yerleşmesi,bir litre benzinin dört lira olmasıdır. Başkasının kanından medet ummak için katille birlikte olmakta sakınca görmemek çukurluk derecesinde bir ahlak nasipsizliğidir. VURULAN TÜRKİYEDİR, VURULACAK OLAN DA TÜRKİYEDİR. İslam coğrafyasının vurulması her yönü ile Türkiye’nin vurulmasıdır. Türkiye’nin ekonomik olarak nefes aldığı her nokta vurulmakta, istiklal savaşındaki gibi bir kuşatılmışlık haline düşmesi durumunda yardım alabileceği bütün ülkelerle arasına setler örülmektedir. Bu ülkelere yapılan ihracatın % 30 civarında gerilemesinden doğan kayıp üzerine savaşın yükünden gelecek olan pay da işin cabasıdır.Türkiye’nin müdahil güç olarak Nato ile beraber olması da Arap dünyasında Türkiye’ye karşı düşmanlıkları derinleştirilmektedir.Bu gün gösterilen aldatıcı sevgi gösterilerine hiç kimse aldanmasın. Ne kadar büyük olursa olsun bütün maddi kayıplar Siyonist-Haçlı ittifakı füzeleri ile vurulan masumların yanında bir hiçtir. Ne kadar acıdır ki,canı telef olan Müslüman, malı telef olan Müslüman,ırzı kirletilen Müslüman,kalbi kafirler tarafından katledilen kardeşine acımayacak hale getirilen de yine Müslümandır! Libya da bunlar olurken halkın nazarlarını başka yöne çevirmek için dışarıda dolaşarak hariçten gazel okuyan Türkiye Cumhuriyet-i sn. Başbakanı 20 Mart 2011 Tarihinde Cidde Ekonomi Forumuna katıldı ve Hangi Arap ülkesinin kime ait olduğunu bilmeyenlere bir kez daha anlattı. Libya’yı ,Libyalılara vermek için de Nato’nun Libya’ya girmesi gerektiğinin altını çizdi. Acaba Başbakanın elinden ödül aldığı Kaddafi hangi ülkenin lideridir? Bu gün vurulan toprakların tamamı Osmanlı devletinin sınırları içinde kalan topraklardır ve bu topraklar dün Türk ve Arap ırkçılığı üzerinden bölünmüştü. Bu gün de ve “şimdilik” kaydıyla Türkiye ve Suudi liderliğinde, Siyonist-Haçlı ittifakının küreselleşme aldatmacası doğrultusunda birleştirilmek istenilmektedir. Bizi bu kanaate sevk eden de yine sn. Başbakanın ;” etnik, coğrafi ve din temeline dayalı birliktelikler küreselleşmenin reddettiği bir durumdur” sözüdür. Sn. Baş bakana göre üzerinde ittifak edilecek yegane birlik küresellikmiş. Mehmed Akif merhumun “tek dişi kalmış canavar” dediği Batı karşısında Müslümanların ittifakı için söylediği ; *”Girmeden tefrika bir millete düşman giremez/toplu vurdukça yürekler onu top dindiremez” şiiri de buna şahit kılındı. Hakda “sabit kadem” olmayıp duruma göre tavır alan(durumdan vazife ya da ayrılık çıkaranlar) zihniyetlerin sözlerini geçmiş uygulamalarını da göz önüne alarak tersinden okumak gerekir. Mesela Türkiye de “istikrar” denilince akla gelen şey Siyonist sermayenin; Döviz,faiz,petrol,altın ve borsa gibi beş sömürü kanalından elde ettiği yüksek gelirlerin bozulmaması,halkın sürekli soyulması ve halka çaktırmadan bu işi başaran iktidarların sürekliliği anlaşılmalıdır. Aksi halde 28 Şubat gelir kapıya dayanır. Aynı Sn. Başbakan bir zamanlar İstanbul Gazi Osman paşa meydanında mikrofonu yutarcasına, yine Akif den bir şiir okumuş ve “Zulmü alkışlamayacağını/ zalimi asla sevemeyeceğini/gelenin keyfi için geçmişe sövemeyeceğini/zalimin hasmı olduğunu ve mazlumu sevdiğini cümle aleme ilan etmişti. Bununla da yetinmemiş Batı’ da tükürmedik çehre bırakmamıştı. Peki ya bu gün, Bir asırdır Orta doğuyu kana bulayan Gazze zalimi mecliste,hem de ayakta alkışlanmakta, Küresel zalimlerle “eş başkan” olmak övünç sebebi sayılabilmektedir. Heyhat! Nereden nereye? SONUÇ: Yürütülmekte olan haçlı savaşı ile; * Geçmişte bir Osmanlı gölü olan Akdeniz Siyonist-Haçlı gölü haline getirilerek Siyonist İsrail’in kontrolüne (otoritesine) veriliyor, * Türkiye’ye kendi eli ile kendi aleyhine delil toplatılıyor, Güneydoğu ve doğu üzerinde aynı oyun ile işgale zemin hazırlanıyor.( ki sivil itaatsizlik adı altında emniyet amirine tokat atılmasının altındaki niyette budur). * 25 MART 2011 tarihinde İsrail Dış işleri bakanı Avigdor Lieberman’ın bir komutan edası ile “Suriye ve İran’ı da vurun” demesi ile İşgallerin esas sebebinin Siyonist İsrail olduğu kesinleşmiştir ve sizce sırada hangi ülke olabilir? Biz de yazımızı merhum Akif den bir şiir ile bitirelim ve diyelim ki;….. “Demek İslam’ın ancak namı kalmış Müslümanlarda/Bu yüzdenmiş demek hüsran-ı milli son zamanlarda Eğer çiğnenmemek isterlerse seylab-ı eyyama/Rücu etsinler artık Müslümanlar Sadr-ı İslam’a.(Safahat/323 Başta Anadolu olmak üzere dünyanın her tarafında bulunan Milli Görüşçüler ve Milli Görüşçü olma adayları,Çanakkale de olduğu gibi bu oyunları bozup küfrü dehlizine hapsedecek olanlar yine sizlersiniz.Allah’ın adıyla,Allah adına ve karşılığını da yalnızca Allah’tan bekleyerek mücadele meydanına daha bir şevkle inmek ve son nefesi verinceye kadar o meydandan çıkmamak zamanıdır.Başarı Allah tandır. Liderlik Zalimin dümen suyuna gitmek değildir - Ajans5 Haber Sondakika Haberler |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Biz, Akp Gibi Zalimin Değil, Mazlumun Yanında Olduk! | Alemdâr-ı İslâm | Erbakan Video Arşivi | 2 | 29.11.10 00:27 |
| İslam'da Liderlik | Alemdâr-ı İslâm | Muhittin Yıldırım | 6 | 11.08.10 16:21 |
| Erdoğan, Kurtulmuş, Şener ve siyasette liderlik. | Cihad Yıldızı | MGFORUM SANAL TAKİP | 4 | 11.08.09 11:54 |
| Yeni liderlik dönemi | Alemdâr-ı İslâm | MİLLİ GAZETE | 0 | 15.06.09 10:37 |
| Zalimin Uyukusu | Muhammed | KISSADAN HİSSELER | 0 | 13.04.09 11:12 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|