|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,937 | Üyeler: 10,668 | Online: 222 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI Değerli bazı yazarlara iLişkin köşe yazıLarının yayınLanacağı böLümümüz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : 'akrep'
Üye No : 1162
Üyelik tarihi : 31-10-2008
Mesleği : Öğrenci :|
Nereden : Bezm-i Elest
Konuları : 362
Mesajlar : 3,985
Teşekkürleri: 4,530
2,137 mesajına 3,949 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline
|
17.06.2011 12 Haziran seçimi yapıldı. Sonuçlar üzerinden analizler ve yorumlar yapılmaya başlandı. Bir önceki yazımızda Saadet Partisi ve seçimde aldığı oy oranı ile ilgili olarak geniş bir analiz yapayı arzu ettiğimizi yazmıştık. Şimdi mevcut veriler üzerinden dilimizin döndüğünce o analizi yapmaya çalışalım. Bilindiği gibi Saadet Partisi bu seçimde %1.25 oranında bir oy aldı. Milli Görüş’ün siyasi partisi için bu oran ne demektir? 42 yıllık siyasi tarihi olan bir düşünce yapısının siyasi partisinin alması gereken oy oranı bu mu olmalıdır? Siyasi parti ve seçmen ilişkileri dikkate alınarak iki sorunun altını çizmekte yarar vardır, birincisi Saadet’in az sayılacak derecede oy almasına sebep nedir? İkincisi ise: Saadet daha fazla oy alabilir miydi? Bazı konuların tekrar tekrar altını çizmekte yarar vardır ki mesele daha net anlaşılsın. Bizce seçmen bazında Saadet ve AK Parti ilintili önemli bir sorun vardır! Bu sorun üç seçimdir hem SP’nin Milli Görüş’ün yegâne partisi olduğunu anlatmasına rağmen devam etmektedir. İlintinin kopmayışına tersi bir sebepte AK Partililerin kendilerinin Milli Görüşçü olmadıklarını anlatmaktan kaçınmasından kaynaklanmaktadır. Durum böyle olunca AK Parti halen Milli Görüş’ün RP zamanı başlayan hizmetlerle ektiğini biçmektedir de denilebilir. Kendisi halen Milli Görüş’e duyulan güven üzerinden prim yapmaktadır. Bu güvenin RP ile başlayan Belediye hizmetlerinin mükemmelliğinden başlanılarak ilintilendirildiğini söylemek mümkündür. Madem Milli Görüş’ün yegâne partisi SP’dir o zaman bu durum artık halkın zihninde bir son bulmalıdır. Halkın kimin ne olduğunu, kimin ne olmadığını artık artık anlaması gerekir. Yani AK Parti’nin Milli Görüş’ün partisi olmadığını anlaması gerekir, çünkü ileride olası onun başarısızlığını da Milli Görüşe fatura edilebilir! Öyle ya; gün gelir halk onlar da Milli Görüşçüydü derse, ne denilecek? Siyasette esas olan hiçbir partinin bir başkasının üzerinden nemalanmaması veya zarar görmemesidir. Şayet halk Milli Görüş’ü sevmiyorsa onun partisine oy vermesin! Onun partisi SP’dir. Ama kalkıp ta ikisi de aynısıdır diyerek oyları AK Partiye “ akıtıyorsa o zaman Milli Görüşe büyük haksızlık yapıyor demektir. Bu hatayı yapan elbette AK Parti’nin tüm seçmeni değildir. Bu hatayı yapan eski Milli Görüşçü seçmenlerdir. Onların oranı da epey vardır. Aslı varken, sanal düşünceye kapılıp bir oyu heder etmenin ne gereği vardır. Sanal olarak kurulan ilintinin devam etmesi sonucu AK Parti’nin iktidarda olmasından dolayı ortaya çıkan bazı gelişmeler eski Milli Görüşçü seçmenleri “kerhen” tatmin etmektedir. Geçmişinde halkala barışık olmayan CHP’nin karşındaki güçlü bir AK Parti, eksi Milli Görüşçü seçmenlerin de nefsine hoş gelmektedir. Merkez sağ ve merkez sol kavramlar üzerinden siyasetin kutuplaşmasında eski Milli Görüşü seçmenler AK Parti saflarını tercihi bir kazanım olarak görmektedir. Nur Serter’li bir CHP’nin başörtüsüne karşı zulmünü göre eski Milli Görüşçü seçmenler bu konuda hiçbir çözüm üretmese dahi AK Parti’ye karşı umudunu korumayı kendine görev bilmektedir. Neden hep eski Milli Görüşçü seçmenden bahsettiğimiz mutlaka ilginiz çekmektedir. Çünkü kör düğümü çözecek onlardır da ondan… Onların SP’ye dönüşü ile Milli Görüş yeniden canlanacaktır. Bu ihmal edilmemesi gereken önemli bir noktadır. SP için yeni seçmen kazanma azmi kadar eksi Milli Görüşçüleri de yeniden yuvaya döndürmek zorunluluğu vardır! Türkiye’de siyaset kutuplaştırılmak istenmektedir. Aslında vatandaşın büyük bir kısmı tereddütsüz Milli Görüş’e güvenmektedir. Ona duyulan güvenin oya dönüşümünden ise AK Parti yararlanmaktadır. Bu tutum SP’ye karışı tamamen bir haksızlıktır! Milli Görüş’e güven duyduğu halde onun gerçek temsilcisi olan siyasi oluşuma onay vermemekten kaçınan insanların önemli bir eksiği vardır, o da Refah’la başlayan Fazilet’le devam eden ve en son Saadet’teki bölünme ile sonuçlanan Milli Görüş üzerinde oynanan oyunların zamanında kavranamamasıdır. Bir başka önemli eksiklikte, Milli Görüş karşıtı propagandaların halk nezdinde çabuk kabul görmesidir. Haberi getirenin güvenirliliğini sorgulama ilkesi çoğu zaman ihmal edilmektedir. İnsanımızın birçoğu işbirlikçi medyanın ayak oyunlarını bildiği halede halen “acaba?” sorusu ile kafa karışıklığına prim vermektedir. Peki, 12 Haziran’da alınan oy oranı Saadet’in hak ettiği oy oranı mıdır? Saadet’in daha fazla oy alan partilerden ne eksiği vardır? Hizmete talip olan bir siyasi parti için önemli olan nedir? Doğruluk ve dürüstlük değil midir? Peki, SP kadroları doğru değil midir? Yöneticileri yolsuzluk mu yapmıştır? İktidar olmuşta halka zulüm mü yapmıştır? Söylesin, SP’ye oy vermeyen özellikle eski Milli Görüşçü seçmenler! SP ne hata yapmıştır da ona oy vermekten imtina etmiştir? Yöneticileri hakkında skandal kasetler mi çıkmıştır? Belediye başkanlıkları vardı da rüşvet skandalları ile mi çalkalandı? Milli Görüş’ün partileri zamanında halkın oyu ile hükümette oldu, zamanı geldi Belediye başkanlıklarını da aldı… Neticede ne oldu? Sorumlu siyasetin yapması gerekeni yaptı. İşçi, memur alımında başka partiler gibi kendi adamlarını kayırmadı... Başka görüşten olsa dahi memur ve işçi alımında işin ehlini tercih etti... Hükümet oldu işçisine, memuruna, emeklisine zam üstüne zam verdi... Köylünün ürettiğine, fabrikatörün imalatına hakkını verdi… Acaba insanımızın Milli Görüş’ten beklentileri daha mı yüksekti? Kanaatimizce 42 yıl önce siyasi arenaya çıkan Milli Görüş’ten beklentisi gayet normal olmuştur. Fakat Milli Görüş’ün gelişiyle birlikte birilerinin huzuru kaçmıştır. Esas hatalı olan millet menfaati yerine kendi çıkarını düşünen zavallılardır. O zavallıların çıkar çatışmasındaki mesnetsiz tutumlarıdır. Hatalı olan kesinlikle Milli Görüşe gönül verenler, oy verenler değildir. Hatalı olan Milli Görüş iktidara geldiğinde rantı elden gidenlerdir. Hatalı olan Milli Görüş iktidara geldiğinde çalışmadan paradan para kazananlardır... Hani nerede o Refah Partisi’nin iktidarda olduğu zamanda elleri bastonlu, saçları bellerinde, bedevi görünümlü insanlar? 28 Şubat sürecinde “çamur at izi kalsın” diye yayın yapan birtakım işbirlikçi medyanın yayınlarına alet olan o insanların mide bulandırmaktan başka görevlerinin olmadığı neden o zaman anlaşılmadı? Nerede sahte şeyh Kalkancı? Hapiste değil mi? Hani nerede o ekranlarda gözyaşı dökerek insanların tiksintisine neden olan o bayan? O’nun yaptığının karşılığını aldığı, sahte şeyhin ne olduğu ortaya çıkmadı mı? Peki, madem öyle ise o zamanın mağduru olan Milli Görüş ne çabuk unutuluyor? Neden onun partisi olan SP’ye hakkı olan teslim edilmiyor da oylar götürülüp onun yerine başka bir partiye veriliyor? Madem öyle buyurun, AK Parti yine tek başına iktidardır. Yine mecliste çoğunluktadır. Saadet’ten bir oyunu kıskanarak, onun meclis dışında kalmasına çaba sarf edenlere onay veren eski Milli Görüşçü seçmenler acaba şimdi daha mı rahattır? Yıllardır Milli Görüş saflarında yer aldığı halde başka partilerde aday adayı veya aday olarak, eski Milli Görüşçü seçmenlerin “madem o da orada, bu işte bir iş var, ben de gideyim” düşüncesine kapılmasında neden olanlar acaba şimdi çok mu sevinçlidir! Mademki bir zamanlar Milli Görüşün partisine oy verdiğin zaman beklentilerini açık bir şekilde dillendirirken, şimdi AK Partiye oy verdiği zaman bu beklentilerini neden yutkunuyorsun! Mesele inanç ve ahlak konusunda hassasiyete gelince parti SP ise zor da olsa illa ki başarsın, başkasına gelince hele bakalım, sorgulama ötele gitsin! Hem oy veriyorsun, hem de istediğin olmadığı halde makul karşılıyorsun! Peki, nerede kaldı senin bir zamanlar gösterdiğin inanca yönelik hassasiyetin? Haklı beklentilerine göz yummanın nedeni nedir? İnsanlarımız şimdi gerçekten daha da mutlu mu? Boşanmalar, aile dramları son mu buldu? Neden insanların ahlak ve maneviyat alanındaki zayıflamasının önüne geçilmesine yönelik daha fazla adım atılması talebi öteleniyor da buna göz yumuluyor? Her şey sadece karın doyurmak mı? Her şey CHP’ye karşı güçlü olmakla, CHP iktidara gelmesin de ne olursa olsun düşüncesi ile bitiyor mu? Uyuşturucu kullananların yaş seviyesinin ilkokul çağına kadar inmiş olması mütedeyyin insanlar başta olmak üzere kimseyi rahatsız etmiyor mu? Tüm beklentilerin ertelenmesi için sadece Ergenekon davasının varlığı yeterli bir neden midir? Siyasetin bir hizmet aracı olduğunu unutmamak gerekir. Sizce nüfusunun % 99’u Müslüman olan bir ülkede seçmenin siyasi partilerden öncelikli beklentileri ne olmalıdır? O beklentilerin önemli ölçüde inanç eksenli olması gayet doğal değil midir? Peki, isteklerini bu açıdan geliştiren bir seçmen neden bu taleplerini bir zamanlar % 15 veya %20 gibi oy verdiği bir partiden acil çözüm olarak bekleniyordu da muhatap % 40 veya %50 oy verdiği parti olunca “hele bakalım, zamanı gelince halleder” diyor? Bu toleransın sebebi nedir? Bu ayrımcılığın özünde yatan nedir? Saf değiştiren bir siyasinin çıkıp ta bir sorun hakkında: ”o meseleyi halletmek namus borcumuzdur” diyorsa o meselinin hallini sorgulamak, çözümünün ne zaman olacağını ona sormak seçmenin hakkı değil midir? Bir insan düşünün ki Milli Görüş’te siyasi yetkili olunca birtakım resmi etkinliklerine gitmiyor, sembol olarak elinde tuttuğu tespihini yere düşürmüyor, parti büyüklerinin telkinine kulak tıkıyor da ancak saf değiştirdiği zaman bütün bunları bıkmayı, sembollerin işe yaramadığını kavrayabiliyor? Dahası önceki bir takım hareketlerinin hata olduğunu ta yıllar sonra idrak ediyor? Sanki sütten ağzı yandığı için yoğurdu üfleyerek yemeye başlıyor? Sormazlar mı garezin Milli Görüşe miydi? diye… Bu millet 40 yıl masonik zihniyetin “oylar bölünmesin” safsatası ile aldatıldı. Oylar bölünmesin yoksa CHP gelir korkusu ile sandık başına gitti ve oyunu merkez sağ bir partiye verdi. Aradan yıllar geçti onları bir oyun olduğunun farkına vardı. Fakat kaybeden hem kendisi, hem de ülkemiz oldu. Merhum Erbakan Hoca “onların birbirisinin aynısıdır” dediğinde ise ona yan gözle baktı. Öyle olmadı mı? Peki, şimdi aynı oyun oynanmıyor mu? İşte size bir örnek: Bursa’dan CHP milletvekili seçilen T. Tayan! Kim bu kişi? Bu kişi yılladır merkez sağda siyaset yapmadı mı? Demirel’in en yakın adamları değil mi? Şimdi CHP’den milletvekili seçildi. Sadece o mu? CHP’de merkez sağ düşüncesinde olan başka kimse yok mu? Hani birbirinizden farkınız? Hani biriniz sağ, diğeriniz sol partiydiniz? Demek ki Hoca haklıymış! İyi de, bu millet Hocanın haklılığını anlamak için 30 yıl beklerse, kaybeden kim olur? Yine kendisi değil mi? Evet, millet bir zamanlar Milli Görüş’e oy vermişti! Vermişti, ama Milli Görüş’ün kurduğu hükümetten de alacağını hizmeti fazlasıyla almıştı. Vermişti, ama yüzde kaç! Yüzde otuz mu? Yüzde elli mi? Yoksa tek başına iktidar mı yaptı? Verilenle elde edilen koalisyon hükümeti başka bir şey değildi… Onu götürüp tek başına bir iktidarla mukayese etmek vicdana sığar mı? Yine de sağ olsun, demek gerekir. Seçmene nankörlükte etmemek gerekir. Fakat Milli Görüş’ü eleştirirken ve oyunu vermekten çekinirken dikkat etmekte yarar vardır. Merhum Erbakan hükümeti zamanında kendilerine itibar edilerek Başbakanlık köşkünde ağırlanan kanaat önderleri neden şimdi Saadet’e bir oy vermeye gelince tereddüt ediyorlar? Refah-Yol hükümeti zamanında %50 zam alan memur, %150-300 zam alan Bağ-Kur emeklisi neredesiniz? Neden hakkı teslim edipte bir oyunuzu götürüp yine Saadet’e vermediniz? Şimdi o zamandan daha fazla mı alıyorsunuz? Refah-Yol hükümeti zamanında ektiği ürünün bedelini fazlasıyla alan köylü siz neden çekimsersiniz? Neden kıskanç davrandınız da bir oyunuzu Saadet’e vermekten imtina ettiniz? Aradan yıllar geçmesine rağmen halen merhum Erbakan Hocanın kurduğu 54. hükümet zamanındaki ticareti ile övünen esnaf size ne demeli? Siz neden o günlerin gelmesi ve ticaretinin yeniden canlanması adına evinizden bir oyunuzu götürüp Saadet’e vermeyi akıl etmediniz? Neden aynı esnaf hem siftah etmeden kepenk kapatıyorum diyor, hem de yine oyunu götürüp Saadet Partisi’nin haricinde başka bir partiye veriyor? Bu davranışı anlamak mümkün mü? Sonra da oturup kazanamıyorum diye şikâyet ediyor İşte size icraatı yapılmış Milli Görüş farkı: “Seçmen Milli Görüşe gelince az verdi, ama çok hizmet aldı. Başkasına gelince çok verdi, ama az hizmet aldı!” Anlaşılıyor ki son dönemde ülkemizde seçmen beklentileri yeni bir boyut kazanmıştır. Seçmenin kafasında tek şey vardır o da umuttur! “Umut fakirin ekmeği” derler… Şimdi seçmenin tek umudu; beklemek... Bu bekleyiş her nedendir bilinmez ama hep ahlak ve maneviyat konusunda hassas olan insanların bekleyişi… Başkaları işini öyle veya böyle götürüyor! Bu seçimde de seçmen Saadet’in meclis içinde olmasına müsaade etmemiştir! Evet, oylar bölünmemiştir! Saadet meclis dışı kalmıştır! Varsın kim nerede olursa olsun! Hiç kimsenin bir başkasının hür düşüncesine pranga vurma hakkı yoktur! Herkesin ortak talebi ülkemizin kalkınmasıdır, insanımızın daha fazla mutlu olmasıdır. Milli Görüş bir gün gelecek yine meclise gerecek, yine iktidar olacaktır! Bunda kimsenin şüphesi olmasın. Bu bir temenni değil, bir inanç meselesidir. Bünyesinde samimi ve ihlâslı insanlar oldukça bu hedef yine gerçekleşecektir. Her düşüncenin hem gelişinde, hem zirve yapışında, hem de gidişinde birtakım emareleri önceden görmek mümkündür. Yalnız SP açısından bazı hususların da altını çizerek, var olan eksikler yönelik önlem almakta da yarar vardır. Buna göre: şayet bir Milli Görüşçü, Saadet Partisi teşkilatında oturuyor ve başka partilerin ne yapıp yapmadığına kafa yoruyorsa o zaman SP’nin meclise girişi zaman alır… Şayet Saadet Partisi’de başka partiler gibi seçime birkaç ay kala sadece seçim endeksli çalışacak olursa o zaman Saadet’in iktidarı gecikir! Şayet bir Milli Görüşçü: “Ben bugün Milli Görüş için ne yaptım?” diye kendi kendine soru sormuyorsa o zaman Saadet’in iktidarı bir hayli uzakta demektir… Genel olarak şunun da altını çizmekte yarar vardır. Milli Görüş iktidarında kendisine yapılan hizmetlerden dolayı şayet bir seçmen oyunu neden Saadet Partisi’ne vermediği sorusunu kendine sormuyorsa o zaman kendi tercihinde sorun var demektir. Halkın özgür bir şekilde seçim sandığına gederek, arzu ettiği bir partiye oyunu verdiği demokratik bir düzende, hiç kimsenin oyu zorla talep edilemez! Esas olan hür ve özgür düşünceye sahip insanın kendi oyunu kime verdiğini, onun karşılığında beklentisinin ne olduğunu iyi hesap etmesidir. Zamanı geldiğinde sorgulamayı bildiği gibi, zamanı geldiğinde de hakkı teslim etmeyi bilmesi gerekir. Oyunun kıymetini bilen seçmen ince eleyip sık dokumayı bilmelidir. Bir oydan ne olur ki dememelidir. Saadet açısından bakıldığında tabii ki “Her şey güllük gülistanlık” demek de yanlıştır. Ne şeklide yorumlarsak yorumlayalım SP bu seçimde hak ettiği oyu alamamıştır! Veya seçmen bir oyunu SP’ye vermekte çekimser kalmıştır! Hiçbir şey dışardan görüldüğü gibi olmayabilir! Fakat bilinmelidir ki Milli Görüş için siyasete ilk başladığı, iktidara tırmandığı zamanda ilkesi ve prensibi neyse şimdi de aynı prensip ve ilkeler geçerlidir! Geçmiş zamanları inceleyen iyi bilir ki Milli Görüş’ün partilerinin başarıları hiçbir zaman kolay üzerine inşa edilmemiştir! Onun yapması gereken; halk anlayana kadar kendisini anlatmaya devam etmesidir. |
|
|
| Bu mesaj için hadid kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 8821
Üyelik tarihi : 18-12-2010
Mesleği : Emir kulu...
Nereden : O'ndan... yine O'na...
Konuları : 73
Mesajlar : 2,206
Teşekkürleri: 4,501
1,806 mesajına 4,733 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 10.02.12
Durumu : Status: Offline
|
Dün secim calismalari icin Türkiye'ye giden aile dostlarimiz bize misafirlige geldiler... Ve onlarin secim intibalarindan anlattiklari yukardaki ile bagdasiyor... 1. Saadetlilere karsi saygi ve itimad var 2. Medyanin taraftarligindan kaynaklanan bilincsizlik 3. Saadet baraji gecemez, oylar ziyan olmasin, bu sene akepeye verecegim ama bir sonraki secimde oyum Saadete... bu ve buna benzer ifadelerle karsilasmislar... Ben kabullenemiyorum bu tezadi... |
|
|
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Selamet
Üye No : 3485
Üyelik tarihi : 31-03-2009
Konuları : 59
Mesajlar : 733
Teşekkürleri: 1,075
357 mesajına 642 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 21.05.12
Durumu : Status: Offline
|
bu seçinden sonraki seçim oyum saadete. bu bir tezgahtr kafası koparılmış ve koparan kişinin söyletdiğ şarkıdır. saadete oyunu vereceği seçim hiç gelmez. sorun şu dur.(akp ne yapıyorda hala bizim seçmeni orada tutyor) (yada biz ne yapıyoruzda hala o seçmeni alamıyoruz) |
|
|
|
|
#4 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 622
Üyelik tarihi : 27-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Bileyim:)
Konuları : 1172
Mesajlar : 7,948
Teşekkürleri: 1,802
2,630 mesajına 4,405 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11
![]() Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
|
| Bu mesaj için el-Kevserî kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (20.06.11), yayla77 (20.06.11) |
![]() |
| Etiket |
| analiz, bir, ilişkisi, saadet, seçmen, üzerine |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Anket oyunu: Saadet'ten en fazla iki seçmen gösterilecek | arifan yolcusu | SERBEST KÜRSÜ | 1 | 07.06.11 09:02 |
| Seçmen nerede | muallim | YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI | 1 | 07.04.11 12:35 |
| MGForum Araştırdı: Saadet İl Divan toplantıları 81 İlden Analiz... | ZafeR | MGFORUM GÜNDEMİ | 29 | 14.10.10 11:21 |
| Saadet Analiz / Özel: Bu Mudur Lidere İtaat? | hadid | SERBEST KÜRSÜ | 5 | 19.08.10 12:39 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|