|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,938 | Üyeler: 10,668 | Online: 225 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI Değerli bazı yazarlara iLişkin köşe yazıLarının yayınLanacağı böLümümüz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : 'akrep'
Üye No : 1162
Üyelik tarihi : 31-10-2008
Mesleği : Öğrenci :|
Nereden : Bezm-i Elest
Konuları : 362
Mesajlar : 3,985
Teşekkürleri: 4,530
2,137 mesajına 3,949 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Osman Özsoy - 04.01.2012 İran düşmanlığına ABD'nin ihtiyacı Hiçbir rejim, silahlı mücadeleyi amaç edinen hiçbir toplum hareketi, var olduğunu iddia ettiği bir düşman figürü üretmeden, nefret ve tiksintilerin yansıtılacağı bir düşman oluşturmadan ayakta duramamıştır. Bir düşman ihdası, güvenlik merkezli kurumların da, ideolojik yapılanmaların da temel argümanlarından biridir. İdeal bir düşman yabancı olmalıdır. Aynı zamanda her yerde her şeyi yapabilecek güçte olmalıdır. Bir devlette veya bir toplum hareketinde karşılaşılan güçlükler ve başarısızlıklar düşmanın marifeti olarak lanse edilir. Her başarı da düşmanın şeytanî plânlarına karşı kazanılmış bir zafer olarak yansıtılır. Sovyet Rusya döneminde Kremlin'in propaganda yöneticileri kapitalist dünyayı ve Batı demokrasilerini düşman olarak ilan etmek için büyük bir sabırla II. Dünya Savaşı'nın bitmesini beklemişlerdi. Stalin daha da ileri gitmiş, düşmanı bir sınıfa ayırmış ve tek tanrılı dinlere inananları ortak düşman ilan etmişti. Çin'in ünlü komutanlarından Mareşal Çan-Kay-Şek'in daha sonraki başarısızlığında en önemli faktörün, Japonya'nın yenilmesinden sonra Çin'in karşısına yeni bir ortak düşman çıkaramaması olduğu söylenir. Toplumun önüne bir bir dış düşman koyamayan Mareşal Çan Kay-Şek, Maocu askerler tarafından yenilgiye uğratılmıştır. Sovyet Rusya'nın yıkılması ve Varşova Paktı'nın çökmesinin ardından düşmansız kalan NATO'nun, 1990'lı yılların ortalarından itibaren şekillenen yeni konsept konumlanmasında "İslam" düşman olarak ilan edilmiştir. 11 Eylül 2001 saldırılarında her biri yüzden fazla kata sahip her iki kule çöktükten sonra, yüzbinlerce ton moloz arasında birkaç saat içinde kulelere çarpan uçakların içinde yer aldığı iddia edilen teröristlere ait olduğu söylenen İslam ülkeleri menşeli pasaport bulunduğu savı da, yeni düşmanın kim olduğunu tanımlamaya yönelik bir tertip olarak kurgulanmıştır. Ülkemizde de durum farklı değil... Nitekim 28 Şubat bin yıl sürecek diyenlerin bir tertibi olduğu anlaşılan darbe girişimlerinde ve bu konudaki gerçekleri ortaya çıkarmaya matuf Balyoz İddianamesi'nde yer alan, 'kendi uçağımızı düşürüp suçu Yunan'a atma' tezgahı da bu kapsamda görülmelidir. İdeal bir düşmanın yabancı olması gerekmekle birlikte, demokrasinin olmadığı dikta ile idare edilen ülkelerde devletin öngördüğü resmî ideolojiye uyum sağlamayan ve benimsemeyenler de, iç tehdit unsuru olarak algılanmaktadır. Ülkemizde bu konuda konuşlandırılan tehdit algısı da, uzun yıllardan bu yana irtica tehdidi ve Kürt sorunu olarak işaretlenmiştir. Bugün eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un ifadesine başvurulacak olan İnternet Andıcı davasının içeriği de kısmen bu mahiyettedir. Ülkede irtica ve bölücü unsur tehdidi varmış gibi, gündeme kurgusal sanal malzeme servis etmeye yarayan Genelkurmay menşeli çok sayıda internet sitesi, bu amaca hizmet etmek üzere oluşturulmuştur. Dış tehdit unsurunun yoğunlaştığı dönemlerde yönetim biçimi ne olursa olsun tüm devletlerde ülke genelinde bir birlik ve beraberlik havası oluşurken, iç tehdit unsurunun dış tehdit unsurunun önüne geçtiği ve bunun abartıldığı ülkelerde toplumsal barışın bozulması kaçınılmaz görünmektedir. Gelelim yazıya başlığına esas teşkil eden konuya. ABD savunma giderleri için trilyonlarca dolar harcamakta, milyonlarca asker beslemektedir. Bu kadar büyük meblağdaki bir harcamayı vergi veren Amerikan kamuoyuna izah edebilmesi için var olduğuna inandırılacak bir düşman üretmek zorundadır. II. Dünya Savaşı sonrası dönemde düşman komünist ülkelerdi. Doğu Bloku çökünce İslam düşmanlığı öne çıkarıldı. Hz. Peygamber'in karikatürünün çizdirilmesi gibi sipariş işler, İslam dünyasını öfkelendirmek, tepki için sokaklara dökülen insan manzaralarından elde edilecek fotoğraf karelerini "İslam eşittir şiddet" algısını dünyaya sunmak için tertip edilmektedir. Son 10 yılda en büyük düşman El Kaide Örgütü ve başındaki isim Usame Bin Ladin'di. Geçtiğimiz yıl öldürülüp cesedeni denize atıldığının iddia edildiği andan itibaren, yeni bir düşmana ihtiyaç doğdu. Bu düşman şu aşamada İran gibi görülmektedir. Bugüne kadar zihinlerde üretilen algılar ve oluşturulan resim, bu yeni düşmanın dünyaya takdimini kolaylaştırmaktadır. İran'ın düşman olarak işaretlenmesi ve bu tehdidin abartılarak sunulması, ABD'nin sadece trilyonlarca dolarlık savunma giderlerini kamuoyuna izah edebilmek için değil, aynı zamanda Ortadoğu'nun petrol zengini ülkelerinde oluşturulan İran kaynaklı güvenlik tehdidi nedeniyle, bu ülkelerin aşırı silahlanmasına ve petrolden elde ettikleri gelirin Batılı ülkelerin silah sanayiine aktarılmasına da zemin hazırlamaktadır. ABD'nin Hürmüz Boğaz'ında yaptığı son şov, İran'ı kışkırtmak ve daha agresif tutum izleyerek farklı tepki vermesini sağlamak suretiyle, dünya kamuoyu nezdinde İran'ın etkisiz hale getirilmesi gereken bir düşman olarak görülmesi algısına hizmet etmeyi amaçlamaktadır. Yaşadıkları büyük finans krizinin ardından büyük sarsıntı geçiren Batı ülkelerinin belini doğrultabilmesi ve kaynak temini için, büyük çaplı silah satışına ihtiyacı vardır. İran bu oyuna gelir ve bölge ülkeleri için tehdit olduğu algısını güçlendirecek adımlar atarsa, dolaylı yoldan Batı'nın zenginleşmesine ve kısa sürede kendilerini toparlamalarına da katkı yapacaktır. Bu konuda İran'a ne ölçüde güvenmek gerektiği konusunda tarihe bakarsak, güven vermediğinin de altını çizmek gerekiyor. kaynak
|
|
|
| Bu mesaj için hadid kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Adige Abzakh (06.01.12), GOD LOVE (06.01.12) |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Türkiye ve İran | Adige Abzakh | M.Şevket Eygi | 0 | 22.01.10 09:30 |
| İran pazarlığı mı? | Alemdâr-ı İslâm | Mustafa Özcan | 0 | 25.09.09 07:39 |
| Bana ihtiyacı vardı | sina | KISSADAN HİSSELER | 0 | 31.07.09 23:03 |
| Türkiye’nin “Devlet Aklı”na ihtiyacı var | Alemdâr-ı İslâm | MİLLİ GAZETE | 0 | 09.06.09 07:41 |
| ......milletimizin ve ülkemizin Milli Görüş’e olan ihtiyacı had safhada! | asilyeşil | Zeki Ceyhan | 0 | 21.12.08 19:00 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|