| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,943 | Üyeler: 10,668 | Online: 231 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Yusuf Kaplan »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01.06.09, 13:08   #1
el Büğdüzi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 el Büğdüzi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart Kamplaşma ve militanlaşma çağrısı!



Türkiye, daha önce tanık olmadığımız tehlikeli bir kamplaşmanın eşiğine sürükleniyor. O yüzden, en temel konularda bile anlaşma, iletişim kurma zemini yavaş yavaş yok oluyor.

Kampın tarafları, gerçekliği de, karşılığı da olmayan saplantılarının militan taraftarları olma yönünde adım adım ilerliyorlar.

Demokrasinin askerî darbelerle askıya alındığı zamanlarda “demokrasi elden gidiyor” diye sokağa dökülmeyen ama darbecilere karşı başlatılan soruşturmadan ötürü traji-komik bir şekilde “demokrasi için” sokağa döküldüklerini söyleyecek kadar komikleşen tiyatroculardan bazıları, geçenlerde, bir televizyon programında, “laiklik için yeterince militanlaşılmadığı”ndan yakındılar ve “militanlaşmayanları” kınadılar…

Bu tehlikeli militanlaşma çağrısına karşı “kafayı mı yediniz siz?” diye tepki veren olmamasına çok şaşırdım doğrusu!

Ayrıca bu tuhaf ve sığ tiyatroculardan biri, programda, hızını alamayarak, “belki ortada korkulacak somut bir durum yok; ama şüphelenilecek bir durum var; artık her şeyden şüphe ediyorum; şüphe etmemiz gerekir”(!) deyiverdi!

Gören de, “büyük Türk tiyatrocusu” değil de, şüpheyi sistematize ederek modern dünyayı kuran Descartes konuşuyor zannedecek!

Gerçekten, hasta bu adamlar! Medyanın bu tür hastalıklı kişileri “adam” diye ciddiye alıp çarşaf çarşaf yer vermesi akıl mantık alacak bir şey değil!

Militanlık yapacaklarına, sığ sloganlar atacaklarına, bu tiyatrocular, “dünyaya, neden, tiyatronun nasıl yapılabileceğini gösteren bir dil mi armağan etmeyi başaramadık?” diye sorsunlar kendi kendilerine!

Hayır! Ne gezer! Üstelik, irticanın ayak sesleri filan gibi vıcık vıcık sığlık ve ilkellik ifadesi kokan bir dille Türk tiyatrosunun bu dönemde yerli oyunlar sahnelemesinden şikâyet ediyorlar!

İnanılır gibi değil! Gerçekten hasta bu adamlar!

Hiç unutamadığım bir şey var: Yeri gelmişken sizinle de paylaşayım burada: 1980'li yılların başlarındaydı. O vakitler iki haftada bir yayımlanan Milliyet Sanat dergisi, 27 tiyatro yazarı, dramaturgu ve yönetmeniyle “Türk tiyatrosu, gelenekten yararlanmalı mı?” başlıklı bir soruşturma yapmıştı. İnanır mısınız, sözümona Türk tiyatrosunun en önde gelen temsilcilerinin katıldığı soruşturmaya biri (rahmetli Haldun Taner) hâriç, “Türk tiyatrosunun gelenekten yararlanması da ne demekmiş, tiyatronun gericilikle ne işi olurmuş!” vesaire türünden insanın tüylerini diken diken eden cevaplar vermişlerdi! İnanılır gibi değildi doğrusu!

Dünyanın hangi ülkesinde, kendi geleneksel tiyatrosundan, sanatlarından, estetiğinden, ifade biçimlerinden yararlanmayı “gericilik, irtica” olarak gören tiyatrocuları vardır? Böyle bir şeyi havsalanız alabiliyor mu?

Türk tiyatrosunun gelenekten yaralanmasını ya da Türk tiyatrosunda yerli eserlerin sahnelenmesini “gericilik! irtica!” naralarıyla reddeden tiyatrocular Türkiye'nin tiyatrocuları olabilir mi?

Dahası İslâm'dan, İslâm medeniyetinden, sanatından zırnık kadar anlamadıkları hâlde nefret eden, geleneksel Türk tiyatrosunun, dünya tiyatrosuna yaratıcı, özgün, imajinatif bir tiyatro dili armağan edebilecek zengin ve derinlikli bir tiyatro geleneği olduğundan bîhaber bu adamların, darbeciler yargılandığı için “demokrasi elden gidiyor!” diyerek sokaklara dökülmekle yaptıkları iş, traji-komik ve berbat bir sokak tiyatrosu değil de nedir ki, Allah aşkına!

Tiyatrocuların yaptığı “militanlaşma” çağrısı sadece tiyatrocularla sınırlı değil! Kamplarını kalın duvarlarla ören, toplumu, toplumun derin tarihini, medeniyet birikimini, kültürel dinamiklerini “irtica” olarak görerek “militanlaşma” çağrıları yapacak kadar ipin ucunu kaçıran beyinsizler, Türkiye'yi çok tehlikeli bir çıkmaz sokağın eşiğine yuvarladıklarını ne zaman görebilecekler acaba?
__________________


''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen)
View el Büğdüzi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
Çağrısı, kamplaşma, militanlaşma

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:59 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.