|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,943 | Üyeler: 10,668 | Online: 231 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
![]() Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline
|
Türkiye'de bir dizi furyasıdır gidiyor. Bu furyanın, film endüstrisinin ve tiyatronun canlanmasına katkıda bulunduğu bir gerçek. Ancak bu katkı, niteliksel değil, niceliksel. Aslında televizyon dizilerinin sosyo-kültürel ve politik sonuçları, üzerinde daha fazla kafa patlatılmayı hak ediyor. Çünkü diziler, tam bir laik ikonoloji üretiyor; toplumu zihnî ve kültürel olarak dönüştürüyor: Yaratıcı ve ufuk açıcı bir dönüşüm değil bu: Kültürel erozyon ve metamorfoz üreten yıkıcı ve bütün kültürel kodlarımızı, anlam haritalarımızı delik deşik edici bir dönüşüm. (Yeri gelmişken hatırlatayım. Araplar birbirlerine kızdıklarında, "ananı Türk televizyonunda gördüm" diye küfrediyorlarmış!) .Bu dizileri yapanların çoğu, sol hatta sosyalist kişiler. O yüzden, dizilerin ürettiği ve pekiştirdiği laik ikonolojinin hiçbir yaratıcı muhayyileye dayanmaması, sadece Binbir Gece Masalları'ndan esinle yapılan bir dizinin bile insana "Kaliforniya'da geçiyor/du" dedirtecek kadar sığ ve popüler Hollywood konvansiyonlarını yeniden-üretmek için bu ülkeyi dekor yapması, bu sözümona solcu tipler açısından hiç sorun değil. Çünkü onlar kapitalist bezirganlara dönüşerek ceplerini doldurmanın mücadelesini veriyorlar yalnızca. Solculuk işin numarası! Entelektüel yaratıcılık, imajinatif ufuk, dolayısıyla yeni bir televizyon dili kurmak gibi sorunlar, bu tiplerin akıllarının uçlarından bile geçmeyen ve kafaları da basmayan yakıcı sorunlar aslında. O yüzden Türkiye'deki sol çevreler, yalnızca sığ, sulu-sepken aşk üçgeni çevresinde geçen ve üç kuşağın da sadece "karı-kız" peşinde koşuşturdukları, sentimental ve dramatik (izleyiciyi sömürü) dozu yüksek dizilere imza atmakta hiçbir sakınca görmüyorlar! Oysa sol'un (üstelik de Amerikan solu'nun yaptığı!) Miami Vice ya da David Lynch'in Twin Peaks / İkiz Tepeler dizileri ne kadar imajinatif dizlerdi… Solun yapması gereken şeyi, bu ülkede sayıları bir elin parmağını geçmeyen az sayıda "sağ" kanattaki televizyoncu / sinemacı yapıyor. Siyasî, sosyal sorunları, yaptıkları dizilerin konseptlerinin merkezine solcular değil, sağcılar yerleştiriyor bu ülkede. Sadece bu gerçek bile, Türkiye'de sol diye bir fenomenin olmadığını göstermeye yeter. Onlar, ceplerini doldurmakla, "laylalarda-maylalarda" "gecelerini gece etmekle" meşguller! İşte Kurtlar Vadisi dizisinin bu kadar tutmasının ve tam bir sosyolojik fenomene dönüşmesinin gerisinde bu yakıcı gerçekler gizli. Kurtlar Vadisi, bu ülkenin sorunlarını yüreklerinde hisseden, bu ülkenin kültür ve medeniyet birikimiyle bütünleşmiş, yetenekli, kabına sığmaz bir avuç sinemacının / televizyoncunun eseri. Yönetmen olarak Osman Sınav'ın, senarist olarak Ömer Lütfi Mete'nin Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener gibi yetenekli arkadaşların keşfedilmesinde, yetiştirilmesinde ve önlerinin açılmasında öncü rolü oynadıklarını biliyoruz. Kurtlar Vadisi, estetiği ve dili bakımından Hollwood konvansiyonlarından bütünüyle kopabilmiş değil. Ama yerli özellikler taşıdığını da görmek gerekiyor. Eğer Kurtlar Vadisi ekibi, tasavvufta doruk noktasına ulaşan en derûnî olan'la en sade olan'ı bir arada sunabilme estetiğini keşfedebilirlerse, televizyon dili ve estetiği geliştirme konusunda da öncü bir atılıma imza atabilirler. Kurtlar Vadisi'nin medyada mahkûm edilmesinin nedeni, görünüşte, şiddeti biraz grafik ölçekte, abartılı kullanması gibiymiş gibi bir hava veriliyor; (elbette şiddetin dozajı biraz fazla ve düşürülmeli) ama gerçekte, Kurtlar Vadisi'nin yaptığı şey, solun, işbirlikçi olarak bir parçasını oluşturduğu için aslâ yapamayacağı, Türkiye'ye çeki düzen veren, bu toplumun önünü tıkayan, Türkiye'de yapay gerilimler icat ederek Türkiye'nin enerjisini tüketen derin ve kirli ilişkileri, yerli-yabancı aktörleri faş ediyor olmasıdır. Bu kirli ilişkilerin bir parçası olan medyada Kurtlar Vadisi'nin her fırsat mahkûm edilmesinin asıl nedeni budur. Türkiye'de ilk defa bir dizi, Türkiye'nin kolektif ruhunun ve vicdanının tercümanı oluyor. Dizinin başarısı burada gizli. Diziyle ilgili çok söyleyeceklerim var; ama yerim bitti. Başta Pana Film'den Cüneyt Aysan, Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener olmak üzere, diziye emek veren ve ruh katan bütün arkadaşları kutluyorum.
__________________
''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen) |
|
|
| Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (05.06.09), evlad-ı fatihan (05.06.09), Nureddin Zengi (05.06.09), Vukuf-i Kalbi (05.06.09), şehzade (05.06.09) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu :
![]() Üye No : 12
Üyelik tarihi : 04-08-2008
Nereden : Hünkar mahfili
Konuları : 416
Mesajlar : 3,359
Teşekkürleri: 845
1,299 mesajına 2,562 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7
![]() Son Aktivitesi : 27.05.10
Durumu : Status: Offline
|
Kurtlar vadisi dizisi tüm eleştirmelere rağmen Türkiyede bir furya açmıştır.Halk gerçekleri daha iyi görerek yorumalrını daha sağlıklı yapabilmiştir.SAdece Türkiyenin siyasi yapısı hakkında değil tüm Dünya sityaseti ile ilgili bilgiler vererek insanların bilgilenmesini ve ufkunu sağlamıştır.İnsanımız zaten kitap okumuyor ama televizyon seyrediyor işte bu durumda etkisi kaçınılmazdır. Ben takdir ediyorum yeni sinema filmi gladio yu da merakla bekliyrum
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] mevlam için neyse değerim,ben o kadar ederim...
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Refah
Üye No : 2526
Üyelik tarihi : 10-02-2009
Nereden : İstanbul
Konuları : 127
Mesajlar : 949
Teşekkürleri: 233
278 mesajına 406 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 21.05.11
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
__________________
Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes Ey kahpe rüzgar artık ne yandan esersen es... |
|
|
|
| Bu mesaj için Nureddin Zengi kullanıcısına teşekkür edenler: | evlad-ı fatihan (05.06.09) |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Yusuf Kaplan'ın asıl ihtisas yaptığı meslek sinema ve televizyonculuktur.Dolayısıyla medeniyet ile ilgili görüşlerini kendi fikrime aynen intikâl ettirirken,sinema mevzusunda bunu yapmamak benim için ayıp olur ![]() Kıymetini bilmiyoruz böylesi adamların... İllâ millide yazacak diye kafayı takmışız..
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler: | evlad-ı fatihan (05.06.09) |
![]() |
| Etiket |
| kolektif, kurtlar, ruhu, türkiyenin, vadisi, vicdanı |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|