| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,943 | Üyeler: 10,668 | Online: 231 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Yusuf Kaplan »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15.06.09, 10:33   #1
el Büğdüzi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 el Büğdüzi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart Harem ağaları, hadımları ve köle psikolojisi


Bu sütunda yıllardır Türkiye'nin temel sorununun temel sorununun ne olduğunu idrak edememesi olduğunu söyleyip duruyorum. Türkiye'nin temel sorunu, bu ülkenin tarih yapmasını mümkün kılan asil medeniyet iddialarını, ideallerini, ruhunu, rüyalarını yitirmesi; buna mukabil olarak, Türkiye'nin tarihte tatil yapmasına yol açan bir kendi kendini sömürgeleştirme aymazlığına soyunmasıdır.

Bu yakıcı gerçeği görecek çapta imajinatif ve kişilikli bir entelijansiya olmadığı için, Türkiye, hiç beklenmedik zamanlarda beklenmedik sorunlarla boğuşmaktan kurtulamıyor bir türlü. O yüzden, geliştirdiğimiz davranış biçimi, vaziyeti kurtarmaktan öteye geçemiyor.

Oysa Türkiye gibi tarihin en büyük medeniyet tecrübelerinden birini üreten imparatorluğunu ve yaratıcı ruhunu -içerden ve dışarıdan çevrilen türlü abrakadabra numaralarıyla- yitiren bir ülkenin çocuklarının karşı karşıya kaldıkları sorunlara köklü bir medeniyet şuuruyla ve perspektifiyle yaklaşmaları beklenirdi.

Ancak Türkiye'de böylesine ufuk ve zihin açıcı bir perspektif aramak ne yazık ki, imkânsız. Çünkü Türkiye'nin yakın tarihi bizim bizzat yaptığımız bir tarih değil. Bize dayatılan bir tarihtir. Bu toplumun yeniden tarih yapmasını imkânsızlaştırmak amacıyla, uzunca bir süre beslenen, büyütülen ve imparatorluğun dört bir taraftan Avrupalılar tarafından kuşatıldığı bir zaman diliminde, bu en zor zamanda, bu yokoluş mevsiminde bu milletin canına okuyan gayr-ı Türk ve gayr-ı müslim bir azınlığın dışarıdan (özellikle de İngilizlerden aldığı muazzam destekle) bu millete ölümcül darbeyi vurdukları bir tarihtir.

1908'den itibaren, bazı istisnâî durumlar hâriç, bu ülkeye bu ülkenin çocukları çeki düzen verememiştir. İşte bu tarihten itibaren bu ülkenin gerçek sahipleri / mâlikleri bu ülkeden, bu ülkenin kurumlarından kovulmuştur, (başörtülüler örneğinde yaşadığımız gibi) eğitim, ülkeyi yönetme gibi temel mülkiyet hakları ellerinden alınmıştır.

Bunun en tipik örneği bu ülkenin İstiklâl Marşı'nı yazan Mehmet Akif'tir. Bir ülkenin İstiklâl Marşı'nı yazmış şairine ülkesinde yaşayamayacak kadar hayatının zehir edilmesini, gece gündüz ciğeri beş para etmez hafiyelerle takip ettirilerek ölüm tehditleriyle karşı karşıya bırakılmasını, Çanakkale'yle birlikte başlayan İstiklâl Savaşı sürecinde ve sırasında bu ülkenin kefereye teslim edilmemesi için destansı bir mücadele veren asil çocuklarına bu ülkenin dar edilmesini, vaziyeti kurtarmak pahasına es geçtik bugüne kadar.

Ama bu ülkede ipleri ellerine geçiren azınlıklar, bu milletin bütün kutsallarını, bütün medeniyet iddialarını, bütün tarihî birikimlerini, “irtica!” numarasıyla yok etme mücadelesi vermekten bir saniye bile vazgeçmedi.

Türkiye'de bazı insanlar “artık Türkiye'de darbe olmaz” deyip duruyorlar. Ben “Türkiye'de artık bu saatten sonra darbe olmaz” diyen insanlara her zaman hep hayretler içinde kalarak baktım. Çünkü Türkiye, hiçbir zaman tam anlamıyla darbe ortamından çıkamamış, normal bir sürece girememiştir.

Seçimlerin yapılması, sivillerin işbaşına gelmesi, Türkiye'de normal bir sürecin yaşandığı izlenimi verdiriyor bize. Ama bütün bunların hepsi son kertede büyük bir illüzyondan ibaret.

Oysa bu durum, toplum olarak rehavete sürüklenmemizden, her şeyin normal olduğu yanılsamasına kapılmamızdan başka bir işe yaramıyor. Zira bu durum, Türkiye'nin temel varoluşsal meselelerini her defasında sürgit ertelememize ve zamanla unutmamıza yol açıyor.

Evet, seçimlerin yapılıyor, halkın seçtiği aktörlerin işbaşına geliyor olması yalnızca illüzyondan ibarettir. Bunun en önemli göstergeleri, çok partili siyasî hayata geçtiğimiz tarihten bu yana siyasî iktidarların, kimi zaman açık / askerî darbelerle, kimi zaman örtük / yargıya dayalı darbelerle, çoğu zamansa Türkiye'nin gerçek iktidarlarının kontrolünde olan medyalar tarafından önce yapay olarak üretilen, icat edilen, sonra da gerçeğe dönüştürülen ötekileştirmelerle, iç gerilimlerle eylemsel ve söylemsel şiddete maruz bırakılarak hadım edilmeleridir.

Bu ülkenin tarih şuuru, medeniyet iddiası, ufuk çizgisi, derinlikli kültürel değerleri, metamorfoza uğramış, sömürge-zihniyetli medyalar tarafından, eğitim sistemi tarafından her Allah'ın günü hadım edilirken, ellerine sopa geçirmiş aktörlerin zaman zaman “höööt!” diye efelenmelerinden şikâyet etmeye kalkışmak olsa olsa bir köle psikolojisi olsa gerek.
__________________


''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen)
View el Büğdüzi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (15.06.09), Vukuf-i Kalbi (15.06.09)
Alt 15.06.09, 11:02   #2
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

güncelleyelim..
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
ağaları, hadımları, harem, köle, psikolojisi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:59 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.