| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,943 | Üyeler: 10,668 | Online: 229 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Yusuf Kaplan »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29.06.09, 11:47   #1
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Varlık ve Hakîkatle Dolaysız İlişki: Şiir ve Sinemanın İmkânları


Yusuf Kaplan
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Pazartesi, 29 Haziran 2009
Varlık ve Hakîkatle Dolaysız İlişki: Şiir ve Sinemanın İmkânları

İslâm'ın tarih sahnesine çıktığı zamanlarda şiirin sahip olduğu konum ve yer ile, çağımızda sinemanın sahip olduğu konum ve yer arasında gözümüzden kaçan dikkat çekici bir paralellik var: Şiir, İslâm'ın doğduğu çağın zeitgeist'ıydı. Sinema ise çağımızın zeitgeist'ı.
Hz. Peygamber'in İslâm'ı tebliğle mükellef kılındığı çağda, şiir, o çağın en yüksek, en gelişkin, hayatı bütün imkânları ve zaaflarıyla en sarsıcı şekillerde "kavrayan" yegâne idrak ve ifade biçimiydi. En gelişmiş biçimlerinde, bir varoluş ve hakîkat kaynağı, bir hayatiyet vasıtası ve vasatı sunuyordu şiir.
Çağdaş İslâm düşüncesinin iki büyük düşünüründen ikincisi olan İkbal (ki, birincisi Bediüzzaman'dır), Hz. Peygamber'in şiire ilişkin yaptığı iki tariften sözeder: Birinci tarif, şiirin ne olmaması gerektiğine, ikincisi ise ne olması gerektiğine dâirdir.
Hz. Peygamber , dekadans'ı / çözülmeyi, çürümeyi süslü ve ayartıcı bir dille anlatan, insana hayat ve sıhhat bahşetmeyen, toplumu yok olmanın eşiğine sürükleyen şiir anlayışını yerer. Dolayısıyla şiirin ne olmaması gerektiğine ilişkin şu ilkeyi sunar bize: Sanattaki iyi şey, hiç de zorunlu olarak hayattaki iyi şeyle özdeş değildir. Bir şairin nefis bir şiir yazması mümkündür; ama yine de bu şiirle toplumunu Cehennem'e sürüklemesi de mümkündür. Çünkü bu şiir insanın hayat gücünü yok edebilir.
Peygamberimiz, şiirin ne olması gerektiği konusunda ise şu sanat ilkesini sunar bize: Sanat, hayata tabidir; hayata bağımlı olmak zorundadır; hayatın üstünde ya da hayattan üstün değil. Varlıkla ve hakîkatle dolaysız ilişki kurdurtarak bize tam bir keşif ve vecd hâli yaşatabilmelidir.
Çağımızda, şiirin yerini sinema almıştır. Övülen ve yerilen şiir konusundaki nebevî ilkeleri, sinemaya da aynen uyarlayabiliriz…
Medeniyetler, büyük kriz zamanlarında, yaşadıkları krizi anlayabilmelerine ve aşabilmelerine imkân tanıyacak büyük form'lar geliştirirler.
Medeniyetlerin bu büyük kriz ânları, varoluş ve hakîkat krizi yaşadıkları ânlardır. Bu büyük kriz ânlarında, varlık ve hakîkatle doğrudan, dolaysız ilişki kurmayı başarabilen kişiler, ancak sanatçı-düşünür kişilerdir. Büyük sanatçılar, zaten aynı zamanda büyük düşünürlerdir: Bizden Mevlânâ, Sinan, Itrî, Şeyh Galip, İkbal, İranlı sinemacı Mecid Mecîdî; Batı'dan ise Goethe, Dostoyevski, Wagner, Puşkin, Kafka, Tarkovsky bu büyük sanatçı-düşünürlere örnektir.
Büyük düşünürlerse aynı zamanda varlıkla ve hakîkatle dolaysız ilişki kurabilecek düzleme ulaşmış sanatçı duyarlıkları gelişkin kişilerdir. Batı'dan Nietzsche, bizden Bediüzzaman bu kişilere örnektir.
Sanatçı-düşünürlerin de, sanatçı duyarlıkları sonuna kadar açık düşünür kişilerin de en önemli özellikleri, varlıkla ve hakîkatle dolaysız ilişki kurarak hem düşünce / sanat metinleriyle, hem de bizatihî hayatlarıyla vecd ve keşif hâlini hayata geçirmeyi başarmış olmalarıdır.
Medeniyetlerin kriz zamanlarında geliştikleri sanat formları, bu formlarla ilişki kurma biçimine göre hem o medeniyetin en büyük zaaflarını fâş eder; hem de, medeniyetin, yaşadığı krizi nasıl aşabileceğine ilişkin imkânları da bilkuvve sunar; ama bilfiil hayata ve harekete geçiremez. Bu imkânların bilfiil harekete ve hayata geçirilebilmesi, varlıkla ve hakîkatle doğrudan, dolaysız ilişki kurabilme imkânlarına sahip medeniyetlerin ve çocuklarının başarabileceği bir iştir.
Burada en önemli nokta şurasıdır. İnsan, vecd hâlini gerçekleştirmekten kaçınamaz. Eğer insan, varlıkla ve hakîkatle dolaysız ilişki kurabilecek düzlemde değilse, Hollywood sineması, popüler sinemalar, dolayısıyla bütün popüler sanatlarda olduğu gibi, vecd hâlini değil, kaçış biçimlerine dönüşen ve vecdin karikatürü olan, ayartıcı, baştan çıkarıcı sahte coşku ve haz biçimleri üretilebilir yalnızca.
Böylelikle varlık ve hakîkat kavranamadığı, vücûda gelemediği, üstü örtüldüğü için, genelde popüler "sanat"lar, özelde ise Hollywood sineması ve bütün popüler sinemalar, hem insana, kendisini, hayatı ve keşfedilmemiş kıtaları keşfetme imkânları sunamaz; hem de bu keşif yolculuğunun bizatihî kendisini yok eder.
Eğer insan, varlıkla ve hakîkatle dolaysız ilişki kurabilecek bir idrak düzlemindeyse, çok katmanlı keşif ve vecd hâlini dolaysız olarak, sahici bir şekilde yaşar ve yaşatır; Tarkovsky ve Mecîdî'nin filmlerinde olduğu gibi.
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler:
el Büğdüzi (29.06.09)
Alt 29.06.09, 11:59   #2
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5090
Mesajlar : 16,315
Teşekkürleri: 24,287
9,035 mesajına 19,480 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Vukuf-i Kalbi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster

Büyük düşünürlerse aynı zamanda varlıkla ve hakîkatle dolaysız ilişki kurabilecek düzleme ulaşmış sanatçı duyarlıkları gelişkin kişilerdir. Batı'dan Nietzsche, bizden Bediüzzaman bu kişilere örnektir.
Sanatçı-düşünürlerin de, sanatçı duyarlıkları sonuna kadar açık düşünür kişilerin de en önemli özellikleri, varlıkla ve hakîkatle dolaysız ilişki kurarak hem düşünce / sanat metinleriyle, hem de bizatihî hayatlarıyla vecd ve keşif hâlini hayata geçirmeyi başarmış olmalarıdır.
İkinci yazı beklediğim gibi olmadı ......
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!

Konu Alemdâr-ı İslâm tarafından (29.06.09 Saat 12:03 ) değiştirilmiştir..
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 29.06.09, 12:07   #3
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
müderris´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
İkinci yazı beklediğim gibi olmadı ......
Bence de
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler:
Alemdâr-ı İslâm (30.06.09)
Cevapla

Etiket
dolaysız, hakîkatle, ilişki, imkânları, kaplan, sinemanın, varlık, vukuf-i kalbi, İlişki, İmkanları, yusuf, Şiir

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:59 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.