| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,943 | Üyeler: 10,668 | Online: 229 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Yusuf Kaplan »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 17.07.09, 19:29   #1
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart “Konser/vatif Provokasyon”


Yusuf Kaplan - Yeni Şafak
ykaplan@yenisafak.com.tr
2009-07-17

“Konser/vatif Provokasyon” ve Dekadant Kültür Dayatması



Topkapı Sarayı'ndaki “şaraplı, minderli klasik Batı müziği konseri” dolayısıyla yapılan protesto eylemi, toplumun duyarlıklarını, anlam haritalarını, ruhunu hiçe sayan, umursamayan dekadant, dayatmacı girişimlere karşı gecikmiş bir protesto eylemidir. Çünkü yapılan protesto, son derece meşrû, şiddete başvurmaksızın gerçekleştirilmiş bir protestodur. İnsanların şiddete başvurmadan, kimseye zarar vermeden yasalara uygun olarak gerçekleştirdikleri her tür protesto eylemi, meşrûdur, demokratik ve tabiî bir haktır.

Ortada hiçbir taşkınlık gösterisi, şiddet girişimi, konserin yapılmasını engelleyecek “ilkel” bir müdahale filan olmadığı hâlde, protestocuların “konser provokatörleri!” diye lanse edilmeleri ve televizyonlarda, gazetelerde günlerce lanetlenmeleri asıl provokasyonun ta kendisidir.

Medyanın, olayı veriş biçimi provoke edicidir. Primitiftir. Sığdır. Saldırgancadır. Kaba-sabadır. Kakafoniktir. Konservatiftir. Olayı vulgarize edici ve dekadanttır.

Medya da, konseri organize ve icra eden kişiler de, Kültür Bakanı da, son derece meşrû ve şiddete dönüşmeyen demokratik bir protesto eyleminin nedenlerini, mahiyetlerini anlama ihtiyacı bile duymadan aşırı, ânî, ötekileştirici ve ideolojik bir tepki vermekte sakınca görmemişlerdir.

Oysa protestonun yapılış gerekçesi çok açık: Hem Hırka-i Saadet Dairesi gibi kutsal emanetleri barındıran, hem de dünya tarihinin akışını değiştiren yüce hatıralara sahip Topkapı Sarayı'nın böylesine vulger, dekadant ve kakafonik bir konser organizasyonuna (dikkat: konser'e değil, konser organizasyonuna) dekor yapılması, bu toplumun tarih yapan, medeniyet kuran değerlerine, hatıralarına, iddialarına, ruhuna karşı bir saygısızlık, duyarsızlık ve vurdumduymazlıktır.

Başka yer mi yok/tu koskoca İstanbul'da?

Hiçbir ülkede, böylesi bir mekânın ruhuna ters bir faaliyete izin verilmez.
Böyle bir şeyi yapmayı kimse düşünmez bile.

Kaldı ki, konser değil, konserin yapılış biçimi protesto edilmiştir. Hâl böyleyken, ortalığı velveleye boğmak, provoke edici yayınlar yapmak, aşırı tepkiler vermek kesinlikle tedirgin edicidir; kabul edilemezdir.

Kültür Bakanı'nın bu tür konularda daha hassas olması beklenirdi. “İlkel, barbarca” gibi rahatsız edici açıklamalar yapmak yerine, “protesto şık değil; bu tür dekadant bir organizasyon da; o yüzden halkımızdan özür diliyoruz” türünden açıklamalar yapması beklenirdi.

Konseri icra ve organize edenlerin, “ülkemizin kültürünün, tarihinin ve ruhunun sembollerine karşı saygısızlık yapmak gibi bir niyetimiz yoktu; böyle anlaşıldıysa, özür dileriz” diye beyanatlar vermeleri beklenirdi.

Çünkü bir ülkenin kültürünün, tarihinin ve ruhunun sembolü olan bir mekânda, bu kültürü, tarihi ve ruhu hiçe sayan, yok sayan, umursamayan bu tür dekadant organizasyonlara karşı bütün gelişmiş ülkelerde medyası da, organizatörleri de, hele de kültür bakanları da duyarsız kalamaz ve toplumu rahatsız edici açıklamalar yapamazlar.

Ama burada mesele şu tabii ki: Türkiye'de çağdaşlığı, sözümona “çağdaş yaşam tarzını” temsil eden yegane şey, içki; yegâne “kutsal”, “tartışılamaz”, “dokunulamaz” kültürel ve sanatsal formlar ise opera, bale, tiyatro, klasik Batı müziği vesaire olarak ezberlenmiş bir kere!


Bunlara dokunan yanıyor! Ama bu kadar kutsanmasına rağmen operanın, balenin, klasik müziğin dilinden ve ruhundan anlayabilen kaç adam çıkar ya da -somut bir örnek üzerinden gidersek- dâhî operacı Wagner ile dâhî düşünür Nietzsche arasında yaşanan, saç baş yoldurtan derin müzik ruhu ve felsefesi tartışmalarını bilen, bu tartışmalara katılabilecek kaç kişi vardır metamorfoz yemiş, kendi kendini sömürgeleştiren “tipler” arasında acaba?

Dünyada etik, estetik ve adalet ilkeleri çerçevesinde kurulmuş tek medeniyetin “çocukları”nın, bu medeniyetin ruhunu hiçe sayarak, anlamadıkları, karşılığı olmayan, sadece “iktidarlarını” sürdürmeye ve toplumu İslâm'dan uzaklaştırmaya yarayan statükocu konservatiflikleriyle (tutuculukları, ezbercilikleriyle) her Allah'ın günü bu ülkenin derûnî kültürüne karşı iğrenç provokasyonlara imza attıklarını, ruhunu şarap gibi sudan şeylere sattıklarını, millete metamorfoza uğratıcı, kendi kendini sömürgeleştirici, dekadant ve vulger bir kültür dayattıklarını hatırlatıyor ve itiraz ediyorum bu dekadansa, sığlığa, dayatmacılığa!
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Aşk-ı Mâ'şuk (17.07.09), Isti'sam (18.07.09)
Alt 18.07.09, 00:18   #2
Isti'sam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 Isti'sam is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart

Yazar güzel söylemiş..
ama kültürümüzü, değerlerimizi savunan yazarların çok fazla yabancı kelime kullandıklarını düşünüyorum..
bu rahatsızlık verici..
__________________




Yürümek isteyen bütün ağarlıklarını bırakmalı;
Yaşamak isteyen ölmeli...


SuÜstüneYazıYazmak
View Isti'sam'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Isti'sam kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (18.07.09)
Alt 18.07.09, 12:55   #3
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Bravo

Bunun önünü açan maalesef Sezai Karakoç'tur.Müslüman yazarların ağızlarında,İslamı bile tanımlama yoluna giderken,avrupanın kokuşmuş medeniyetinin kavramlarıyla açıklama yoluna gidiliyor.Bu hem Hakkın doğru bir şekilde anlatılmasını kısıtlar,hem Hakk'ta kalmayı...
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler:
Isti'sam (18.07.09)
Cevapla

Etiket
“konser or vatif, provokasyon”

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:59 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.