|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,943 | Üyeler: 10,668 | Online: 226 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
![]() Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline
|
Medeniyet, bütünlük fikrine dayanır: Cismânî olan'la rûhânî olanın bütünleştiği, insanın süflî olanla mücadelesinde ve mücahedesinde yücelerin yücesine ulaştığı ulvî bir ândır, ulvî olan'la bütünleştiği kutlu bir zamandır medeniyet. Din, mekke sürecinde hayat bulur; medine sürecinde hayat olur; medeniyet sürecinde hâl hâline ulaşır. Meşhur Cibril hadisinde enfes bir şekilde tasvir ve tarif edildiği üzere, mekke sürecinde insan, islâm düzlemine geçer; medine sürecinde iman düzlemini yaşar; medeniyet sürecinde ise ihsan düzlemine ulaşır. Yeni bir medeniyet tarifi yapıyorum burada: Uyduruk uygarlığın da, kaos ve çatışma fikrine dayanan kıytırık sivilizasyon'un da yanından yöresinden bile geçemediği ve aslâ geçemeyeceği bir medeniyet fikri öneriyorum. Bu fikir, sadece fikir düzeyinde kalmamış, Fahr-i Kâinât Efendimiz tarafından tatbik edilmiş, hayat haline getirilmiş bir fikirdir. Peygamberler, medinelere medeniyet tohumları ekerler. Bize düşen, rahmetin ve şefkatin, şeriatın ve hakikatin, ahlâkın ve estetiğin, sulhün ve selâmetin, emanetin ve ubudiyetin kaynağı, son peygamberin, varlıkların övüncü ve kıvancı Efendimizin mekke sürecinde toprağa ektiği, medine sürecinde yeşerttiği tohumları, mekke ve medine şuuruyla donanarak meyveye durdurabilmenin yollarını keşfedebilmektir. İşte medeniyet süreci, yemişe duran ağaçların meyvelerini devşirmek ve bu meyvelerden bütün varlıkları nasibdar etme işi ve işlemine soyunmaktır. Burada sözünü ettiğim meyveler, elbette ki, sadece dünyevî ve cismânî gıdalar değildir: Rûhânî ve ulvî gıdalardır aynı zamanda. Cismânî bir kabukla techiz edilen, içinde özü barındıran, özenle koruyan, varlığın ve hakîkatin özlü tarihini saklayan özsularıdır daha çok da. Din'in insanı rûh-ı nebâtîden alıp, hislerinin, hassalarının teşekkül ettiği rûh-ı hayvânî mertebesine ulaştırdığı; oradan idrak kapılarının açıldığı, insana, yüce insana, Alemlerin Hâlikı'nın halk eylediği Hz. İnsan'a eşyanın isimlerini, hakikati öğrettiği, hakikatin kapılarının anahtarlarını yani emaneti yüklediği, Allah'ın, kendi ruhundan üfleyerek ubudiyet makamına yükselttiği, ubudiyeti yüce husûsiyetler, azim ve aziz meziyetler kazanan insanı hilâfet mükellefiyetiyle taltif ettiği ruh-i insânî makamına ulaştırdığı, enlemesine ve boylamasına gerçekleşen bir yolculuğa çıkarttığı, eşref-i mahlûkât katına kanatlandırdığı, içerden dışarıya, dışarıdan yukarıya, yukarıların yukarısına ulaştırdığı bir tekevvün hâlidir medeniyet. Ramazan Bayramı, toprağa üflenen ruhun ağaçlarını meyveye durdurduğu, yemişlerini verdirdiği ve yedirdiği bir şölen mevsimidir. Üç günlük bitimsiz, doyumsuz bir şölendir Ramazan Bayramı. Söz, fiil ve hâl süreçlerinin toplamı olarak tarif edilen sünneti seniyyenin hayat bulduğu, hayatımıza hayat ve ruh üflediği, hakikat yolunun ve yolculuğunun herkese hayat sunduğu, herkesle hemhal olunduğu, herkesin ve her şeyin kendisini bulduğu, kendisini yani hakikati keşfettiği, kendisi yani hakikat olduğu bir şölen ânı, zamanı durduran, herkesi ve her şeyi ihata eden, kucaklayan, bağrına basan bir varoluş bayramı zamanıdır. Mekke sürecinde münferit müslim şahsiyet yani vücut hayat bulur; medine sürecinde müşterek mümin şahsiyet yani vicdan hayat olur; medeniyet sürecinde ise kürevî / cihanşümûl muhsin şahsiyet yani vecd tahakkuk eder. İşte insanın yüce bir varlığa dönüşme yolculuğunun mertebelerini oluşturan bu mekke, medine ve medeniyet süreçlerini Ramazan Bayramının teşekkül sürecine de aynen tatbik edebiliriz. Her yıl, aslında, bu süreçleri yeniden yaşarız. Ama bu süreçlerin nasıl tahakkuk ettiğini idrak ederek bu süreçleri yaşarsak, Ramazan Bayramı'nda şölenle taçlanan bu varoluş ve hakikat yolculuğunu daha bir şuurla, daha bir içtenlikle, daha bir coşkuyla idrak edebilir ve Ramazan'ın ve Ramazan'ın armağanı olan bayramın kadrini, kıymetini daha iyi bilebiliriz. 11 ay, mekke sürecinde teşekkül eden münferit müslim şahsiyeti vücut buldurtma mücadelesi ve mücahedesi veririz; Ramazan'a gelince, medine sürecinde teşekkül eden müşterek mümin şahsiyeti vicdana dönüştüren, vicdanı hayatımızın her anında tahakkuk ettirten topyekûn gerçekleştirdiğimiz bir varoluş mücadelesi ve mücahedesi gerçekleştiririz. Ramazan Bayramı bu mücadelenin ve mücahedenin başarıyla sonuçlandığı, meyvelerinin alındığı, devşirildiği, inanan inanmayan herkesi kuşatan, kucaklayan, inanan inanmayan herkese bir şölen havası yaşatan bir vecd halinin, şuurun şiire durduğu bir ihsan, bir güzellik mevsiminin adıdır. Ne mutlu bu şölene katılabilenlere! Mekke ve medine süreçlerinden geçerek kutlu medeniyet sürecine, yani bayrama bedenleriyle ve ruhlarıyla ulaşabilenlere ne mutlu!
__________________
''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen) |
|
|
| Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür edenler: | Muhammed (27.09.09) |
![]() |
| Etiket |
| bir, fütûhâtı, medeniyet, ramazan, şöleni |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Mehdi; Bir Medeniyet Mühendisidir | milliçözümcü | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 29.08.09 04:57 |
| Bedeviyet ve medeniyet | Adige Abzakh | M.Şevket Eygi | 0 | 03.08.09 11:04 |
| FetiH şöleni............... | erva | SERBEST KÜRSÜ | 35 | 11.06.09 12:13 |
| Şehir ve Medeniyet | Alemdâr-ı İslâm | Abdülkadir Özkan | 0 | 05.06.09 10:09 |
| Seher İbadeti Olmadan Fütuhat Olmaz | Vukuf-i Kalbi | VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI | 0 | 22.04.09 22:59 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|