|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,943 | Üyeler: 10,668 | Online: 226 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
![]() Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline
|
Fikriyat olmadan tatbikat olmaz. Ama Türkiye'de olur. Olur; çünkü fikir de, fikriyat da yok Türkiye'de. O yüzden her şeyi tahrif ve tahrip eden hastalıklı, travmatik bir tatbikat var yalnızca. Fikriyat olmadan tatbikat olmaz sözünü, felsefe olmadan hiçbir şey olmaz, hiçbir şey yapılamaz, diye de anlayabiliriz. Eğer iyi bir felsefe birikimi; köklü, köklere inen, kabuktan kurtulup özlere ulaşan bir felsefe eğitimi; canlı, yaşayan bir felsefe dünyası olsaydı bu ülkede, tahribat da, tahrifat da olmazdı. Ama hangi felsefe? Elbette ki, gerçek felsefe; hakîkî, her şeyi araştıran, soruşturan tahkîkî felsefe: Sual soran, meselesi olan, sual sorma mesuliyetlerini hayretle ve şevkle, zevkle ve vecdle yerine getiren bir felsefe. O hâlde işe en başından başlayalım ve "felsefe nedir?" diye soralım; soralım da görelim nasıl bir tahrifat ve tahribatla karşı karşıya olduğumuzu. Evet, felsefe nedir? Bu soruya en yanlış cevabı, felsefecilerin vereceğinden hiç şüpheniz olmasın. ![]() Çünkü felsefe'nin kendisi de, tarihi de, her şey gibi, Aydınlanma düşüncesi tarafından silbaştan yeniden kodlanmış, yeniden yazılmıştır. Felsefenin gerek Aydınlanma öncesi Batı felsefe tarihlerindeki, gerekse diğer medeniyetlerin düşünce geleneklerindeki anlamları, derinliği, zenginliği yitip gitmiş, ruhu sırra kadem basmıştır. En başta, Eflatun'un hikmet arayışı olarak, hakîkatin hatırlanma çabası diye tarif ettiği "felsefe"den eser bile kalmamıştır. Batı düşüncesinin, biliminin ve estetiğinin "kurucu baba"sı olarak kabul edilen Aristo bile, bu metamorfoz'dan, kodlama'dan nasibini almıştır. Aristo, felsefeyi, dünyayı, eşyayı, insanı ve Tanrı'yı TANIMA çabası olarak tarif etmişti. Aristo'nun felsefeyi gökten yere, yukarı'dan aşağı'ya, fevkalade'den alelade'ye indirdiği, aleladeyi fevkaledeştirecek, fevkaladeyi aleladeleştirecek tarihî bir dönüşümün, insanı tanrılaştıran antroposantrik dünya tasavvurunun temellerini attığı doğru. Ama hiç olmazsa, Aristo, felsefeyi, modernlikten -özellikle de Aydınlanma'dan- sonraki süreçte olduğu gibi, (Descartes gibi "tabiatın efendileri olacağız" diyerek) insana, dünyaya, eşyaya HKİMM olma gibi sapkınbir çaba olarak görmüyordu. Antikitede felsefe, spekülatif felsefeydi; teorik yani nazarî felsefe; kâinâtın, insanın, Tanrı'nın ve hakîkatin hakîkatinin künhüne vâkıf olma kaygısı güden bir tür hikmet arayışıydı. Bu tür bir hikmet arayışı çabasının izlerini kıta Avrupası felsefesinde de görmek mümkün bugün. Ama felsefenin "baba"sı olarak kabul edilen Thales'in izini sürdüğü, insanın ayağını güvenle basabileceği muhkem bir temel arayışı çabasının sözkonusu olduğu esaslı bir temel'den yoksun çağdaş Batı düşüncesi. Çünkü felsefe bitti Batı'da. Wittgenstein, felsefenin bize (Batılılara) tarif yapılacak bir temel sunamadığını, sadece tasvir yapabilecek durumda olduğunu, o yüzden haddini bilmesi gerektiğini hatırlatarak felsefenin cenazesini çoktan kaldırdı. Modern Batılılar, pratik dolayısıyla yararcı (önce utilitarian, sonra pragmatist) bir kaygıyla hareket ettikleri için felsefeyi bitirdiler Batı'da. Yalnızca Batı'da mı? Keşke öyle olsaydı. Batı felsefelerinin tarifini de, tarihini de, bütün medeniyetlerdeki felsefelerin tariflerini de, tarihlerini de tersyüz ettiler; yeniden kodladılar ve tanınamaz hâle getirdiler. Sözgelişi bugün Budizm olarak bildiğimiz şey, 19. yüzyıl Romantizminin, ardından 20. yüzyıl karşı-kültür hareketinin şaşkın, bitkin new age kuşağının kodladığı, içini boşalttığı bir Budizm'dir. Budizm'in kendisiyle ilgisi yoktur. Aydınlanma düşüncesi "sınırlı aklı"yla, sadece Batı hegemonyasını aklamakla sonuçlanan araçsal akla ve akıl tutulmasına kapı aralamış, felsefeyi de, düşünceyi de bitirmiştir. Bu arada hikmet arayışının aracısı aklın bütün algı kapılarını kapatmıştır insanlığın düşünce birikimlerine; insanlığın düşünce birikimlerini bu sınırlı aklıyla alabildiğine sınırlamış, aydınlanmacı aklın hapishanesine tıkamış ve boğmuştur. Bu hapishanenin gönüllü ajentalarından biri, belki de birincisi, ne olup bittiğine dair de, kendisinin ne olduğuna, başına neler geldiğine dair de hiçbir köklü, derinlikli, kafa patlatılmış fikri olmayan metamorfoz yemiş Türk entelijansiyasıdır. O yüzden Türkiye'de felsefe yoktur. Dünya felsefesi de yoktur, Batı felsefesi de, İslâm felsefesi de. Sadece Aydınlanmacı aklın posası çıkmış klişeleri dolaşımdadır. Türkiye'de en güvenilir Batı felsefe tarihi İz Yayıncılık'tan yayımlanan Wilhelm Weischedel'in Felsefenin Arka Merdiveni başlıklı metindir. Felsefenin artık görünmeyen, girilemeyen arka bahçesini, gerçek mahiyetini ve hakikatini tanımadan felsefe de, fikriyat da, tatbikat da oluşturamayız vesselam. Weischedel'in kitabından yola çıkarak devam edeceğiz bu tartışmaya…
__________________
''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen) |
|
|
| Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür eden 7 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (09.12.09), erva (30.04.10), Fâris (09.12.09), Isti'sam (09.12.09), Lâ (09.12.09), Vukuf-i Kalbi (09.12.09), ıssız sokak (09.12.09) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Yarın gidip kitabı alıyorum
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler: | el Büğdüzi (09.12.09) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akıncı
Üye No : 5955
Üyelik tarihi : 29-10-2009
Konuları : 4
Mesajlar : 130
Teşekkürleri: 109
81 mesajına 141 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3
![]() Son Aktivitesi : 16.12.09
Durumu : Status: Offline
|
bu kitabı okuyacağım inşallah. çok istemiştim felsefe okumayı imam hatipli olduğumuzdan olmadı... herşeyde bir hayır var elbet.
__________________
"varın altında yokluk, yokun altında varlık başını kaldır da bak, boşluk bile mezarlık" n.f.k |
|
|
| Bu mesaj için ıssız sokak kullanıcısına teşekkür edenler: | el Büğdüzi (09.12.09) |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 25
Üyelik tarihi : 08-08-2008
Konuları : 93
Mesajlar : 657
Teşekkürleri: 966
401 mesajına 784 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 29.08.11
Durumu : Status: Offline
|
Yusuf Kaplan adeta yasayan Cemil Meric. Insaallah kendisiyle uzun uzadiye ders yapma imkani olur yakin zamanda. Tesekkürler, el-Bügdüzî
__________________
suskun |
|
|
| Bu mesaj için Fâris kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | el Büğdüzi (10.12.09), Vukuf-i Kalbi (09.12.09) |
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 71
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 84
Mesajlar : 1,389
Teşekkürleri: 1,755
546 mesajına 789 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline
|
felsefenin arka merdiveni.... doğru tercih... kesinlikle okunması gereken eserlerden biridir
|
|
|
![]() |
| Etiket |
| arka, bahçesi, felsefenin, giril or e or meyen, görünmeyen |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| O,görünmeyen üniversitemizdi.. | ERCANLI | ASRIN MÜCAHİDLERİ | 0 | 13.11.09 15:46 |
| Gül bahçesi.... | AĞLAYAN_GÜL | Şiir | 0 | 19.04.09 17:19 |
| Erdoğan’ın imam hatipleri arka bahçesi görenlerden ayrıldık sözüne yanıt | marmara_besyo_agd | BELGELERLE GERÇEKLER | 0 | 28.03.09 20:12 |
| Cennet Bahçesi | Vukuf-i Kalbi | VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI | 3 | 04.11.08 17:54 |
| Gül Bahçesi Programı... | Hizbul İslam | MGForum Program Arşivi | 0 | 12.09.08 07:56 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|