|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,943 | Üyeler: 10,668 | Online: 226 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
![]() Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline
|
19. yüzyıl, Avrupa'da imparatorlukların çökmeye, ulus-devletlerin köksalmaya başladığı bir milliyetçilikler çağı'ydı: O yüzden romantizm, politikada olduğu kadar, düşüncede de, sanatta da başat akım'dı. Öte yandan, 19. yüzyıl, pozitivizm'in, tabiat bilimlerinden sosyal bilimlere önce sirayet ettiği, sonra da tartışılmaya başlandığı bir karmaşıklıklar, bunalımlar, kaoslar ve yeni arayışlar çağıydı aynı zamanda. Bu nedenle, 19. yüzyılın sonlarıyla 20. yüzyılın başları, öncelikle sanatın bütün türlerinde ortaya çıkan modernizm'in, modernliğin vaatlerini gerçekleştirememesine karşı bir başkaldırı başlattığı, modern zihin kalıplarının derinlemesine sorgulandığı, "yeni'nin şoku"nun hayatın her alanına nüfûz ettiği, Batı uygarlığının felsefî olarak kendi içine ve üstüne kapandığı, "dil oyunları"nın, eleştiri ruhunun damgasını vurduğu bir aralık'tı. Sanatta, monolojik perspektif kırılmıştı: Bu, tanrılaştırılan insanın, hem insan/lığ/a, hem de yaşadığı dünyaya / tabiata ontolojik saldırı'sına gösterilen bir tepkiydi: Faustyen insan, yitirdiği ruhunu, bilinçaltı dünyasına dalarak aramaya koyulacaktı: Avrupa'da tam bir nihilizm ve yabancılaşma, sosyal kaos ve kültürel çözülme köksalıyordu. Batı'da Kafkaesk "metamorfoz", Ionesco'cu ve Beckett'çi "saçma", Camus'cü "yabancılaşma" sanata, gündelik hayata, ulusal ve küresel siyasete sirayet etmekte gecikmeyecekti: Sonunda, benmerkezci reflekslerinden kurtulamayan Avrupalı ulus-devletler, ürpertici iki büyük dünya savaşıyla Avrupa'yı tarihin yapılmasında kilit rol oynayan bir aktör olmaktan uzaklaştırmayı başardılar! Avrupa, gücünün zirvesindeyken tarihten çekiliyordu! Tıpkı Büyük İskender'in Hind'e kadar uzanan Helen İmparatorluğu, tıpkı "dünya'yı, Roma olarak" görecek kadar büyüyen Roma İmparatorluğu gibi. Osmanlı, milliyetçilikler çağı'nın hem romantik milliyetçilerinin, hem de pozitivist ulusalcılarının, medeniyet ufkunu yitirmelerinin kurbanı oldu: Bu biraz da kaçınılmazdı; çünkü milliyetçilik çağı, siyasî, iktisadî ve entelektüel devrimlerle çağın zeitgeist'ı / zamanın ruhu hâline gelmişti. Sonunda Faustyen ruh, (hem Avrupa'da, hem de bizde) sahibini de yok eden Frankensteinvârî bir hayalete dönüşmüştü: Avrupa'ya, sömürgecilikler ve emperyalizmlerle dünya üzerinde hâkimiyet kurdurtan siyasî, iktisadî ve entelektüel yaratıcı güç, aynı zamanda, Avrupa'yı yıkacak dinamiği de taşıyordu bünyesinde. Kısaca seküler-kapitalizm diye tanımladığım bu bencil, benmerkezci, kibirli ruh, ruhunu da, bedenini de yok eden bir hayalete dönüşecekti. Batı'yı "uygar", Batı-dışı dünyayı da "barbar" olarak tanımlayan ve aşırı şişen bu abartılı-özgüven duygusu, Avrupa'nın gözünü karartmaya, ruhunu yok etmeye yetmişti çünkü. Bu arada modern dünya tarihinin yapılmasında kilit rol oynayan Osmanlı medeniyeti de, gözü kararan, ruhu sırra kadem basan Avrupa'nın iki asır süren saldırısına dayanamadı ve "durduruldu" (Toynbee). Ama Osmanlı bitmemiş, bitirilememişti/r: Bugün küresel sorunların merkezinde Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu'dan oluşan Osmanlı coğrafyası vardır: Bu coğrafyanın alacağı şekil, dünyanın alacağı şekli de belirleyecektir. İşte Türkiye'nin gerçekleştirdiği açılımlar, Türkiye'deki elitokrasinin -nihayet!- yeni bir dünyanın kurulmasını, merkezinde Türkiye'nin bulunduğu Osmanlı coğrafyasının alacağı şeklin belirleyeceğini idrak etmeye başladığının göstergesidir. Osmanlı coğrafyası, lime lime edilerek parçalanmıştı: Bu coğrafyayı yeniden toparlayacak güç, yeni kurulmakta olan dünyanın da motoru olacaktır: Bu güç, Avrupa ve ABD değil, Türkiye olabilir yalnızca. Bunun yolu, Türkiye'nin, medeniyet ufkuna yeniden sahip çıkmasından geçiyor: Bu ufuk, önce Karadeniz İşbirliği Projesi, sonra da D-8 projesi ile ete kemiğe büründürülmüştür. Türkiye, bütün farklılıklara hayat hakkı tanıyan, adalet, hakkaniyet, barış, hürriyet, dayanışma ve kardeşlik ilkelerini hayata geçirmemizi, Pax Ottomana düzen/eğ/i kurmamızı sağlayan Osmanlı ruhu ve misyonuyla donanarak, önce komşularıyla stratejik, iktisadî ve kültürel, sonra da askerî ve siyasî olarak bütünleşmeye doğru gidecek bir yolculuğa çıkarsa, yeni bir dünyanın kurulmasında yeniden kurucu rol üstlenebilir. Küllerinden yeniden doğmakta olan Osmanlı medeniyet ruhunun dirilişi, daha âdil bir dünyanın / darüsselâm'ın yeniden gelişinin yegâne garantisidir. O yüzden D-8 ıskalanmamalı, canlandırılmalı ve söyleyeceği esaslı hiçbir şey olmayan Yaşar Kemal'lerden ziyade, bize esaslı bir medeniyet ufku ve kanatlandırıcı bir diriliş ruhu armağan eden Sezai Karakoç'un kapısı çalınmalıdır!
__________________
''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen) |
|
|
| Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür edenler: | Vukuf-i Kalbi (02.02.10) |
|
|
#2 | |||
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Evet.Bizim pozitivistlerin aynı zamanda oldukça fazla romantik olmalı çok ilginç ![]() Alıntı:
Türkün Türkten başka dostu yoktuuuur ![]() Alıntı:
Bunu isteyen müslümanlar olduğu gibi Amerikalılarda var ama.. Ona ne buyuracağız
__________________
|
|||
|
|
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
![]() Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline
|
amerika ile türkiyenin çıkarları örtüşüyor diyeceğiz
__________________
''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen) |
|
|
![]() |
| Etiket |
| doğuşu, küllerinden, osmanlı, ruhunun, yeniden |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ruhu'l-beyan | k@rdelen | Dini KitapLar | 8 | 26.03.10 17:23 |
| ABD'nin ruhu bu kadında | sina | DÜNYADAN HABERLER | 0 | 13.06.09 15:42 |
| İslamiyetin Doğuşu Çağrı | Hizbul İslam | İslami Flimler | 1 | 03.12.08 11:06 |
| Islamiyetin doğuşu | KARAMURAT | TAVSİYE SİTELER | 0 | 18.09.08 20:40 |
| Dönemlerin Ruhu | mfatihkotku | Makale | 0 | 04.09.08 15:49 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|