| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,943 | Üyeler: 10,668 | Online: 226 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Yusuf Kaplan »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 13.04.10, 01:41   #1
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Yusuf Kaplan'dan Mühim Soru !


Yusuf Kaplan
ykaplan@yenisafak.com.tr
12 Nisan 2010 Pazartesi
Kültürde Yoksanız Yoksunuz


Türkiye, sessiz ve derinden büyük bir kültürel yokoluşun, çölleşmenin, hatta intiharın eşiğine doğru sürükleniyor... Her şeyi, güç ve çıkar ilişkilerinin arenası demek olan siyasete indirgediğimiz, endekslediğimiz için, yaşadığımız kültürel yokoluşu, çölleşmeyi, intiharı göremiyoruz...
Hiç abartı filan yapmıyorum: Türkiye'nin kültürel genleri, kodları, anlam ve değerler haritası fenâ hâlde çözülüyor, tanınamayacak kadar tahrif ve tahrip ediliyor; ama hiçbir şey olmuyormuş gibi hareket ediyoruz... Ve kültürel alanı, kendilerinden başka kimseye geçit vermeyen, yalnızca köşe dönme iştihasıyla ve bu ülkenin kültürel kodlarını tahrip etme kaygısıyla hareket eden kültür magandalarına terk ediyoruz...
Eğer kültürel alanı boşlamamış olsaydık, bizim derinlikli ve incelikli kültürel kodlarımızı bize yeniden hatırlatan, hem dünyaya neler verebileceğimizi, hem de nasıl bir film dili geliştirebileceğimizi gösteren, dünyanın ayakta alkışladığı, Semih Kaplanoğlu'nun "Bal" filminin galasını yapacak para bulamaması gibi bizim için gerçekten yüzkarası bir duruma seyirci kalmazdık.
Eğer kültürel alanı terk etmemiş olsaydık, düşünce tarihinden, sanat tarihinden, estetikten zırnık kadar nasibi olmayan, fikir çilesinin ne demek olduğunu bilmeyen, sanatta büyük atılımlar yapma, çığır açma utkusunun ne tür köklü, derinlikli bir tutkunun ürünü olduğunu idrak edemeyecek kadar köşeyi dönmek gibi, üzerinde nefes alıp verdiği ülkenin kültürünü, değerlerini tarumar etmeyi bir marifet sanmak gibi ilkel dürtülerle hareket etmekten başka bir kaygısı, tasası olmayan kültür magandalarına kültür gibi bir ülkenin hayat-memat meselesi olan hayatî bir alanı terk etme aymazlığı göstermezdik...
Ve kültürümüzü dünyanın imrenebileceği, saygı duyabileceği, ayakta alkışlayabileceği, dolayısıyla taklitlerini üretmek için sıraya girebileceği, dünyaya Sinan ayarında, Yunus çapında, Mevlânâ enginliğinde, İbn Arabî derinliğinde, Merâğî, Itrî, Levnî, Fuzûlî, Bâkî, Şeyh Galip kıratında büyük isimler armağan edebileceğimiz çaplı, fikir çilesi çeken, sanatla insanın ve dünyanın önüne yepyeni ufuklar, fütûhâtlar / açılımlar sunabilen çaplı, öncü ve çığır açıcı düşünürler, sanatçılar, dehâlar yetiştirme kaygısı ile hareket eder ve bunun için tez elden büyük bir kültürel seferberlik başlatırdık...
Çağımız, daha önce görülmediği kadar kültürün belirleyici olduğu bir çağdır. Kültür; medyadan siyasete, gündelik hayattan sanatın bütün türlerine kadar hayatın yönünü, akışını, ruhunu, rengini belirleyen tek alan katına yükselmiştir insanlık tarihinde ilk defa.
Bugün dünya üzerinde hâkim olan ülkeler, bu hâkimiyetlerini öncelikle sinemada, televizyonda, müzikte, kültürün diğer alanlarında ürettikleri ürünlere, bunun için yaptıkları büyük yatırımlara, attıkları adımlara ve atılımlara borçlular. Sözgelişi, son on yıldan bu yana, Amerikan ekonomisinin birinci sırasını, kültür endüstrisi işgal ediyor...
Dünyada savaşlar, sanıldığı gibi, artık silahlarla filan kazanılmıyor... Öncelikli olarak "kültürel silahlar"la yapılıyor ve kazanılıyor... Dünyaya çeki düzen vermek isteyen ülkeler, önce kitlelerin zihinlerini medya, müzik, spor ve sanat endüstrileri aracılığıyla kültürel olarak işgal ediyorlar; kodluyorlar; formatlıyorlar; uysallaştırıyorlar; ondan sonra siyasete, ekonomiye ve silaha sarıldıklarında sonuç alabilmeleri kolaylaşıyor...
Sözgelişi, Amerika, dünya üzerindeki hâkimiyetini, aslâ gelişmiş, smart-teknolojisinin ürünü silahlara sahip olmasına borçlu değil... High-tech smart teknolojiler de son kertede kültürde, bilişim kültüründe atılan adımların ürünü zaten... Bugün Amerika, dünya üzerindeki hâkimiyetini, öncelikli olarak bütün dünyadaki kitlelerin "aç kurt gibi" tüketmek için saldırdıkları, zihinleri, zevkleri, beğenileri önceden ona göre kodlanan, formatlanan, uyumlulaştırılan ve ayartılan Hollywood endüstrisinin film, dizi ve müzik ürünlerine borçlu... Dünya insanlarını kütleler hâlinde mankurtlaştıran, ayartıcı, baştançıkarıcı, popüler ve vulger Amerikan kültürünün açkurtlaştırıcı, bağımlılaştırıcı, köleleştirici, konformistleştirici kültür ürünlerine...
Siyaseten iktidar olmak ama kültürel olarak hiçbir varlık gösterememek nasıl bir çelişkidir, anlayabilmek zor gerçekten. Üstelik de bu ülkenin köklü, derinlikli medeniyet birikiminin temsilcisi olan ve sadece bu ülkeye değil, dünyaya ihtiyaç duyduğu temel değerleri, anlam haritalarını sunması gereken insanların, bu ülkenin kültür hayatını bütünüyle ıskalamaları, boş bırakmaları, kültürel alanı kültür magandalarına terk etmeleri hiçbir şekilde anlaşılabilecek bir şey değildir.
Unutmayalım: Kültürde varlık gösteremeyen hiçbir toplumun bu dünyada varlık gösterebilmesi, dahası varlığını sürdürebilmesi bile artık imkânsızlaşmıştır.



__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 6 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (13.04.10), erva (02.02.11), Isti'sam (13.04.10), MillîGenclik (13.04.10), Nil Fırat (14.04.10), Ruh-efzâ (13.04.10)
Alt 13.04.10, 02:14   #2
Isti'sam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 Isti'sam is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart

Akşam haberleri izlerken tam da bu aklımdan geçmişti. Hep aynı şeyleri izliyoruz, hep siyaset, hep siyaset.. Siyaset değilse bilmem kimlerin hayatları, kimler ne yapmış derdi.. Yusuf Kaplan çok iyi bir kültür bakanı olurdu. Ama bununla da bitmiyor ki.. Her kesim birlikte değişmeli ki bir şeyler olsun... Çook zaman sonra belki..

Teşekkürler yazı için..
__________________




Yürümek isteyen bütün ağarlıklarını bırakmalı;
Yaşamak isteyen ölmeli...


SuÜstüneYazıYazmak
View Isti'sam'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Isti'sam kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (13.04.10)
Alt 13.04.10, 10:38   #3
Müslüman=Türk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 7039
Üyelik tarihi : 22-03-2010
Konuları : 10
Mesajlar : 238
Tecrübe Puanı: 0 Müslüman=Türk is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 02.05.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Vukuf-i Kalbi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster

Yusuf Kaplan
ykaplan@yenisafak.com.tr
12 Nisan 2010 Pazartesi
Kültürde Yoksanız Yoksunuz


Türkiye, sessiz ve derinden büyük bir kültürel yokoluşun, çölleşmenin, hatta intiharın eşiğine doğru sürükleniyor... Her şeyi, güç ve çıkar ilişkilerinin arenası demek olan siyasete indirgediğimiz, endekslediğimiz için, yaşadığımız kültürel yokoluşu, çölleşmeyi, intiharı göremiyoruz...
Hiç abartı filan yapmıyorum: Türkiye'nin kültürel genleri, kodları, anlam ve değerler haritası fenâ hâlde çözülüyor, tanınamayacak kadar tahrif ve tahrip ediliyor; ama hiçbir şey olmuyormuş gibi hareket ediyoruz... Ve kültürel alanı, kendilerinden başka kimseye geçit vermeyen, yalnızca köşe dönme iştihasıyla ve bu ülkenin kültürel kodlarını tahrip etme kaygısıyla hareket eden kültür magandalarına terk ediyoruz...
Eğer kültürel alanı boşlamamış olsaydık, bizim derinlikli ve incelikli kültürel kodlarımızı bize yeniden hatırlatan, hem dünyaya neler verebileceğimizi, hem de nasıl bir film dili geliştirebileceğimizi gösteren, dünyanın ayakta alkışladığı, Semih Kaplanoğlu'nun "Bal" filminin galasını yapacak para bulamaması gibi bizim için gerçekten yüzkarası bir duruma seyirci kalmazdık.
Eğer kültürel alanı terk etmemiş olsaydık, düşünce tarihinden, sanat tarihinden, estetikten zırnık kadar nasibi olmayan, fikir çilesinin ne demek olduğunu bilmeyen, sanatta büyük atılımlar yapma, çığır açma utkusunun ne tür köklü, derinlikli bir tutkunun ürünü olduğunu idrak edemeyecek kadar köşeyi dönmek gibi, üzerinde nefes alıp verdiği ülkenin kültürünü, değerlerini tarumar etmeyi bir marifet sanmak gibi ilkel dürtülerle hareket etmekten başka bir kaygısı, tasası olmayan kültür magandalarına kültür gibi bir ülkenin hayat-memat meselesi olan hayatî bir alanı terk etme aymazlığı göstermezdik...
Ve kültürümüzü dünyanın imrenebileceği, saygı duyabileceği, ayakta alkışlayabileceği, dolayısıyla taklitlerini üretmek için sıraya girebileceği, dünyaya Sinan ayarında, Yunus çapında, Mevlânâ enginliğinde, İbn Arabî derinliğinde, Merâğî, Itrî, Levnî, Fuzûlî, Bâkî, Şeyh Galip kıratında büyük isimler armağan edebileceğimiz çaplı, fikir çilesi çeken, sanatla insanın ve dünyanın önüne yepyeni ufuklar, fütûhâtlar / açılımlar sunabilen çaplı, öncü ve çığır açıcı düşünürler, sanatçılar, dehâlar yetiştirme kaygısı ile hareket eder ve bunun için tez elden büyük bir kültürel seferberlik başlatırdık...
Çağımız, daha önce görülmediği kadar kültürün belirleyici olduğu bir çağdır. Kültür; medyadan siyasete, gündelik hayattan sanatın bütün türlerine kadar hayatın yönünü, akışını, ruhunu, rengini belirleyen tek alan katına yükselmiştir insanlık tarihinde ilk defa.
Bugün dünya üzerinde hâkim olan ülkeler, bu hâkimiyetlerini öncelikle sinemada, televizyonda, müzikte, kültürün diğer alanlarında ürettikleri ürünlere, bunun için yaptıkları büyük yatırımlara, attıkları adımlara ve atılımlara borçlular. Sözgelişi, son on yıldan bu yana, Amerikan ekonomisinin birinci sırasını, kültür endüstrisi işgal ediyor...
Dünyada savaşlar, sanıldığı gibi, artık silahlarla filan kazanılmıyor... Öncelikli olarak "kültürel silahlar"la yapılıyor ve kazanılıyor... Dünyaya çeki düzen vermek isteyen ülkeler, önce kitlelerin zihinlerini medya, müzik, spor ve sanat endüstrileri aracılığıyla kültürel olarak işgal ediyorlar; kodluyorlar; formatlıyorlar; uysallaştırıyorlar; ondan sonra siyasete, ekonomiye ve silaha sarıldıklarında sonuç alabilmeleri kolaylaşıyor...
Sözgelişi, Amerika, dünya üzerindeki hâkimiyetini, aslâ gelişmiş, smart-teknolojisinin ürünü silahlara sahip olmasına borçlu değil... High-tech smart teknolojiler de son kertede kültürde, bilişim kültüründe atılan adımların ürünü zaten... Bugün Amerika, dünya üzerindeki hâkimiyetini, öncelikli olarak bütün dünyadaki kitlelerin "aç kurt gibi" tüketmek için saldırdıkları, zihinleri, zevkleri, beğenileri önceden ona göre kodlanan, formatlanan, uyumlulaştırılan ve ayartılan Hollywood endüstrisinin film, dizi ve müzik ürünlerine borçlu... Dünya insanlarını kütleler hâlinde mankurtlaştıran, ayartıcı, baştançıkarıcı, popüler ve vulger Amerikan kültürünün açkurtlaştırıcı, bağımlılaştırıcı, köleleştirici, konformistleştirici kültür ürünlerine...
Siyaseten iktidar olmak ama kültürel olarak hiçbir varlık gösterememek nasıl bir çelişkidir, anlayabilmek zor gerçekten. Üstelik de bu ülkenin köklü, derinlikli medeniyet birikiminin temsilcisi olan ve sadece bu ülkeye değil, dünyaya ihtiyaç duyduğu temel değerleri, anlam haritalarını sunması gereken insanların, bu ülkenin kültür hayatını bütünüyle ıskalamaları, boş bırakmaları, kültürel alanı kültür magandalarına terk etmeleri hiçbir şekilde anlaşılabilecek bir şey değildir.
Unutmayalım: Kültürde varlık gösteremeyen hiçbir toplumun bu dünyada varlık gösterebilmesi, dahası varlığını sürdürebilmesi bile artık imkânsızlaşmıştır.



Bu millet tekrar özüne dönecek hocam,DÖNECEK!!!
View Müslüman=Türk'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Müslüman=Türk kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (13.04.10)
Alt 13.04.10, 18:36   #4
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Isti'sam´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Akşam haberleri izlerken tam da bu aklımdan geçmişti. Hep aynı şeyleri izliyoruz, hep siyaset, hep siyaset.. Siyaset değilse bilmem kimlerin hayatları, kimler ne yapmış derdi.. Yusuf Kaplan çok iyi bir kültür bakanı olurdu. Ama bununla da bitmiyor ki.. Her kesim birlikte değişmeli ki bir şeyler olsun... Çook zaman sonra belki..

Teşekkürler yazı için..

Rica ederim
Siyasetin ne için yapıldığını bazıları iktidara geldikten sonra,koltuk rehavetine kapılarak unutuveriyor.
Gerçi kimi hiç hatırlamıyor ya...
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler:
Isti'sam (21.04.10)
Alt 02.02.11, 17:49   #5
erva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Fazilet
Üye No : 71
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 84
Mesajlar : 1,389
Teşekkürleri: 1,755
546 mesajına 789 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 erva is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline

Standart

dejenerasyonun referans trendi kültürel yozlaşma...
yazı içn teşekkürler
View erva'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için erva kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
hadid (02.02.11), Vukuf-i Kalbi (02.02.11)
Alt 02.02.11, 19:07   #6
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Bende güncellediğin için teşekkür ederim erva.
Ayrıca bizi hiç unutmadığın için...
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler:
erva (02.02.11)
Cevapla

Etiket
kaplandan, mühim, soru, yusuf

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yusuf Kaplan-Düşüne Taşına DUYURULAR 8 03.01.10 10:49
Yusuf Kaplan -Ne Okumalıyız ? Vukuf-i Kalbi Eğitim 10 15.11.09 20:55
Yusuf Kaplan'a 2 yıl Hapis Şoku! Vukuf-i Kalbi ÜLKEMİZDEN HABERLER 3 17.08.09 17:16
BOP'un Temel Gerekçeleri-Yusuf Kaplan/tv5 Vukuf-i Kalbi VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI 1 08.11.08 00:31

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:03 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.