|
| Konular: 50,316 | Mesajlar: 311,943 | Üyeler: 10,668 | Online: 226 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Administrator
Üye No : 31
Üyelik tarihi : 08-08-2008
Mesleği : Seyyâh
Nereden : FuâD
Konuları : 632
Mesajlar : 3,533
Teşekkürleri: 4,173
1,920 mesajına 4,970 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Hangi/si Atatürk? (1)Tabular, bu tabuları koyanların kendilerine güvenmediklerini gösterir. Tabular, korkular ve düşman icatlarıyla ayakta tutulabilir ancak; ve orada sapla saman birbirine karışır, insanların zihinleri allak bullak olur,yalan-dolan hükümfermâ olur, gerçekler hasıraltı edilir. Tabular, sadece canlı cenazeler üretir; insanları tabutlaştırır ve ruhsuzlaştırır: Gözünü kör eder, zihnini tarumâr eder, vicdanını yok eder insanların. O yüzden tabular, (Sovyet tecrübesinde gördüğümüz gibi) bir gün yıkılmaya; korku ve düşman icatlarıyla çarpıtılan gerçekler, er ya da geç, gün ışığına çıkmaya mahkûmdur. Çünkü tabularla, yalanlar ve çarpıtmalarla yaşanamaz. Şu ân Batı uygarlığı, kendi dışındaki bütün medeniyetleri ya yok ettiği; ya da fosilleştirerek etkisiz hâle getirdiği için, korkularla ve hayalî düşman icatlarıyla ayakta durabiliyor. Batı uygarlığının omurgasını oluşturan sekülerlik, en büyük tabu katına yükseltilmiştir. Seküler olmayan dünya tasavvurları, metafizik hakîkatler, ya seküler algılama biçimlerine göre tarif ediliyor ve böylelikle tanınamaz hâle getirilerek tahrif ve tahrip ediliyor; ya da yok sayılıyor. Bu söylediklerime şöyle bir itiraz yöneltilebilir: Batı'da her şey eleştirilebiliyor; bu anlamda, Batı'da tabu diye bir şeyden sözetmek ne kadar mantıklı? Evet Batı'da her şey eleştirilebiliyor ama hangi açıdan? İkincisi de, Batı'da tabu diye bir şey yok mu gerçekten? Batı'da her şeyi eleştirebilirsiniz; ama tek bir açıdan eleştirebilirsiniz: Sadece hâkim yani seküler paradigmanın içinden. Hâkim paradigmanın dışına çıktığınız zaman, bırakınız eleştirebilmeyi, sizin varolabilmeniz, kendiniz olarak, nasıl inanıyorsanız öylece yaşayabilmeniz imkânsızlaşır: Çünkü hâkim paradigmanın dışına çıktığınız ândan itibaren marjinalleştirilirsiniz; gettolara mahkûm edilirsiniz; ötekileştirilir ve böylelikle etkisiz hâle getirilirsiniz; yani fosilleştirilirsiniz. Türkiye'de, hâkim paradigmanın içinden de olsa eleştiremezsiniz; tabulara dokunamazsınız: Tabulara dokunduğunuz ân, "yanarsınız". Peki, tabuların bu kadar sert şekiller alması, ancak "polisiye yöntemler"le koruma altına alınması, neyin göstergesidir? Elbette ki, Türkiye'deki tabuların zorla, tepeden dayatıldığının ve bu tabuları "polisiye yöntemler"le dayatanların kendilerine güvenlerinin olmadığının bir göstergesidir. Yeri gelmişken söylemekte yarar var: İslâm'da tabu yoktur: Her şey tartışılabilir ve eleştirilebilir'dir. İslâm'da emirler ve yasaklar vardır; bunlara uyup uymamak kişinin özgür iradesine ve vicdanına bırakılmıştır. Yasaklar, insan hayatının, inancın, aklın, "mal"ın ve neslin tehlikeye girdiği durumlarda işletilir. Bugün Atatürk'ün ölümünün üzerinden 70 yıl geçmesine rağmen, üretilen zoraki tabular nedeniyle kafamızdaki Atatürk portresi çok karışık. Solcuların, milliyetçilerin, Atatürkçülerin ve İslâmcıların Atatürk'ü, neredeyse taban tabana zıt! Ama solcuların da, milliyetçilerin de, Atatürkçülerin de, İslâmcıların da zihin kalıpları aynı! Buyurun buradan yakın! Bugün size, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri başlıklı kitaptan (c. II, s. 140-141) bir hayli düşündürücü, belki de "ezber bozucu" bir alıntı yapacağım. Mustafa Kemal "Konya Gençleriyle Konuşma" başlığıyla aktarılan konuşmasında şunları söylemiş: "…Bozuk zihniyetli milletlerde ekseriyet-i azîme [büyük çoğunluk, yani halk] başka hedefe, münevver denen sınıf başka zihniyete maliktir. Bu iki sınıf arasında zıddıyet-i tâmme, muhalefet-i tâmme vardır. Münevveran, kitle-i asliyeyi kendi hedefine sevketmek ister; kitle-i halk ve avam ise bu sınıf-ı münevvere tâbi olmak istemez. O da başka bir istikamet tayinine çalışır. Sınıf-ı münevver, telkinle, irşadla kitle-i ekseriyeti kendi maksadına göre iknaa muvaffak olamayınca başka vasıtalara tevessül eder. Halka tahakküm ve tecebbüre [zor kullanmaya] başlar; halka istibdatta bulunmaya kalkar. Artık burada asıl tahlîlî noktaya geldik: Halkı, ne birinci usul ile, ne de tahakküm ve istibdat ile kendi hedefimize sürüklemeğe muvaffak olamadığımızı görüyoruz. Neden?"Atatürk, sorduğu soruya kendisi cevap veriyor: Aydınlarla / elitlerle halk arasında bir uçurum olduğunu; elitlerin / aydınların fikirlerinin, "milletimizin ideal ve ruhuyla ilgisinin olmadığını"; bu dünyada esaslı şeyler yapabilmek için "asıl temeli kendi içimizden çıkarmak", "milletimizin tarihini, ruhunu, geleneğini sahih, salim ve dürüst bir nazarla görmek zorunda olduğumuzu" söylüyor. Atatürk'ün söyledikleriyle bugün geldiğimiz nokta, taban tabana zıt bir görünüm arzediyor. Bu yaman çelişkiyi, Attila İlhan, "İnönü diktası"nın ve kapıkulu gibi çalışan yetersiz, yeteneksiz entelijansiyasının "cinayet"leriyle açıklamamız gerektiğini söylüyor. Cuma günkü yazıda, bu önemli tartışmayı sürdüreceğiz… Yusuf Kaplan/Y.Şafak
__________________
. |
|
|
| Bu mesaj için MillîGenclik kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Üye
Üye No : 1285
Üyelik tarihi : 08-11-2008
Mesleği : Futbolcu
Nereden : Irak
Konuları : 2
Mesajlar : 36
Teşekkürleri: 20
8 mesajına 9 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 03.02.09
Durumu : Status: Offline
|
Kardeşim yaptığımız yorumların söylediğimiz sözlerin nereye varabileceğimizin muhasebesini iyi yapmamız lazım. Yapmış olduğunuz yorumdan tüm MGF sorumludur... Dikkat edelim... @Asr-ı_Saadet Konu Saadetgenclik tarafından (10.11.08 Saat 22:49 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 267
Üyelik tarihi : 26-08-2008
Nereden : izmir
Konuları : 119
Mesajlar : 2,078
Teşekkürleri: 1,216
689 mesajına 1,000 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 02.05.12
Durumu : Status: Offline
|
bu muhabbetler sadece bana değil herkese kabak tadı vermiştir herhalde |
|
|
| Bu mesaj için hatipli_mücahit kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (10.11.08), MillîGenclik (10.11.08) |
|
|
#4 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Üye
Üye No : 1275
Üyelik tarihi : 07-11-2008
Konuları : 2
Mesajlar : 16
Teşekkürleri: 1
4 mesajına 7 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 20.11.08
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Edebi ile adabı ile Atatürk eleştirisi yapıyordu... Sonra, sonra Hasan Mezarcı, iddialara göre çeşitli işkencelerden sonra Mesih olarak hayatta kalmayı başarabilmişti...Eğer o gün Hasan Mezarcı'nın Genel Kurmay'da abileri olsa idi o bugün halen aramızda olacaktı...Bakınız Can Dündar konuştu mu herkes alkışlıyor, çünkü, Can'ın Genel Kurmay'da abileri var...Oysa biz yıllardır bunları söylüyoruz... Ve enteresandır bir kardeşimiz dikkat edin diyor... Muhterem o yazı Yeni Şafak gazetesinde yayınlanmış bir makaledir... İşte Hasan Mezarcı'da tam bugünlerde konuşmalıydı...
__________________
Ben müslümanım, müslümanlardanım; müslümanlarda bendendir... Numan Kurtulmuş: "Yetişmemizde Sezai Karakoç, Necip Fazıl, Cemil Meriç, Kemal Tahir, Tarık Buğra, Aliya İzzet Begoviç, Muhammet İkbal, Ali Şeriati'nin çok etkisi oldu." |
|
|
|
| Bu mesaj için Harun Reşid kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | *Mona Roza* (16.11.08), MillîGenclik (11.11.08) |
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Bugün kadir mısıroğlu "o filmi ben yapsaydım,esir ederlerdi evladım.Bu meseleleri açığa çıkarmak için azcık dinsizlik istiyorlar" dedi.. Doğru.. Hasan Mezarcı müthiş bi araştırmacıymış.İstiklal Mahkemesi zabıtlarını ortaya çıkarmış,meclis kararıyla bastırmıştır.İşaret yayınları sanırım yayınladı..Bende var ama daha okuyamadım.Tükenmeden alın çünkü basmıyorlar daha..Neyse.. Hasan mezarcı hakkında kendi görüşümü sorarsanız,işi abarmış..Bu görevler siyasilerin işi değil...Bakın müslümanların başı ne yandı bu mübarekler yüzünden... Bu arada;Yusuf Kaplanın benden başkası tarafından foruma asılmasına,çok sevindim ![]() Gerçekten büyük bi entellektüel birikime sahip...İstifade edilmesi gerekenlerden. Mevla razı olsun Milligençlik ağabey... ![]()
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler: | MillîGenclik (11.11.08) |
|
|
#6 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Administrator
Üye No : 31
Üyelik tarihi : 08-08-2008
Mesleği : Seyyâh
Nereden : FuâD
Konuları : 632
Mesajlar : 3,533
Teşekkürleri: 4,173
1,920 mesajına 4,970 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Evet maalesef, müslüman isen söylediklerin önyargılarla bezenip, düşünülmeden yaftalanır, topluma sunulur: 'İrtica!' Bu konuda açıkça tezahür eden bir atasözümüz, gamımızı bir nebze olsun dindirip, azıcık da keyif katmıyor değil hani.. : ) ''Dinsizin hakkından imansız gelir''... * * * Rabbim siz değerli ilim erbabı mü'min kardeşlerimizden de razı olsun... Selametle...
__________________
. |
|
|
|
| Bu mesaj için MillîGenclik kullanıcısına teşekkür edenler: | Vukuf-i Kalbi (11.11.08) |
![]() |
| Etiket |
| atatürk, hangi or si |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|